TOLUM VE ÇEVRE DERSİ 


  
                                                             İNSANDA ZİHİSEL VE AHLAK KİRLİLİĞİNİN ÇEVREYE ETKİSİ


Evrimleşme,  Teknoloji ve İnsan :Kutuplarda hayvanların beyaz renkli olmasıyla;üzüm üzüme baka baka kararır mantığı çok güzel örtüşür.Ancak insan oğlu;ışıktan daha hızlı düşünen(a) beyni(1,2,3,4), mükemmel bedeni (1) ve sanal araçlarıyla kainatı aşarak, evrimin bir adım önünde gibidir. Ör;Eskimoların;  kutupta  yaşamak  için, mutlaka beyaz renkli giyinmek ve görünmek zorunluluğu yoktur.Evrimleşmede; varlıkların değişen doğal koşullara genotipik  yatkınlıklarından  çok, doğanın; kendine benzetme,koşullarına uyuma zorlama-değiştirme mekanizmaları sonucu belirleyicidir. Doğa; işleyiş mekanizmasına uyumlu olarak çalışmayan-değişmeyen genleri veya varlıkları değiştiriyor ya da öldürüyor. İnsan için durum farklıdır. İnsanın zihni ve sanal araçları çok hassas, nefes aldığı habitatın etkisinde kalır ve beden de bundan etkilenir.Ancak hassas olduğu kadar, akıl, ruh, zeka, mantık...vb. gibi güçlü sanal araçları ile ışık hızıyla düşünen beyni, bilinen büyük
  zihin kapasitesi
veya sanal kalp kapasitesi: ilk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızıyla düşünen beyin ivmesiyle genişleyen sanal kapasitedir veya kalp havuzunda, insan sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. 
    Sanki bu asır; insanın zihinsel-bedensel becerilerinin sadece doğaya yönelmesinin sonucu; patojen teknoloji; insan bilincinde ve bedeninde/lerinde doğal olarak (doğal olarak=vahşice)  tecelli etmiş veya yeşermiştir. Belki de, insanın,beynini-zihinsel kapasitesini ve sanal araçlarını doğru-verimli çalıştıramamasının sonucu; doğanın-vahşi hayatın etkisindeki, insani ahlak normlarını kurtaramıyor.Bunun sonucu olarak: insanda; güzel ahlak, adil düzen yerine,  doğal ahlak (vahşi) ve vahşi düzen gelişmiştir. İnsan, zaman kayıp etmeden doğanın acımasız yasal çarklarına sarkmış veya etkisindeki sanal dünyasını doğa üstüne-ötesine geliştirip evrimleştirmesi gerekir. Dün bedenimiz ve güdük zihnimize hükmeden vahşi doğa ana, bu gün; zihnimizi asimile etmektedir. Bu günkü insanlar; "doğa beyinli teknoloji tarzanlara" benziyor. İnsanın zihinsel-bedensel olarak; güzel ahlaklı olmak koşulu ile, beyinin %100 nü formatlayıp-çalıştırıp vatanı olan doğayı aşıp evrimleşmeyi sollaması (aşması) gerekir. Bugün insanoğlu özgünlüğüne vahşi doğa yasalarıyla hüküm ettiriyor. İnsanın sanal dünyasının huzuru ahlakına ve davranışına da yansır.İnsanın sosyolojik döngüsünde(dijital-sanal, zihinsel, sosyolojik, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngüler); kavimler arasındaki çeşitliliğin önemi;Yellowstone gri kurtlarının gerçek hikayesinden daha çok şey ifade etmelidir. Belki de insan bunun farkında bile değildir. 
(Filim İzle)
Kısaca, bu gün insanoğlunun zihni ve düşüncesini:doğa hapishanesine kenetleyen eğitim ve öğretim sistemi; analiz edici ve üretici olduğu kadar, insan zihnine, tümevarım-tümdengelim (sentez-analiz) reflekslerini kazandırarak, doğa ötesine aşması gerekir ki hür düşünceye sahip kişilikler gelişsin. Mevcut eğitim sistemi ile;insan zihni minimum olarak bu ritmik tümdengelim ve tümevarımı gerçekçi olarak kavraması ve uygulaması gerekir ki, güzel ahlaklı fert ve toplumlar ortaya çıkabilsin.  Aksi taktirde insan zihninin alt yapı bilgisini oluşturan; sadece doğa bilgileri; eksik-yanlış;örf adet, vecize ata sözlerine dayalı; köreltici ve sakat zihniyete sahip fert ve toplumlar ortay çıkar. Buna ilave olarak sadece doğaya yönelik bilgilerde insanı vahşileştirir. Ör:Bugün sözde çok gelişmiş ülkeler deki sosyal ahlaki seviyenin kalitesi bunların ürünüdür.  İnsanın doğayı aşan bir zihniyete ulaşmasının yolu;kendini tam öğrenmesi ve tanımasından geçer. Yani, gerekli minimum koşulları zihnen ve bedenen(zihinsel-bedensel araçlarının işlev ve etkileşimlerini yaşayarak öğrenmek ve tanımak) yaşayarak tanıyıp öğrenerek eğitilmesine  gereksinim vardır.  Bu da akıl sahibi ve basireti açık insanların yardımı ve inançları  ile olur. Basireti bağlı insanlar internete bağlanamayan bilgisayar gibidirler ( 1,23, 4 , 5 )
Gerçekten;bilim, fen bilgisi,demokrasi, siyaset ve spor;insanların ahlakını güzelleştirmiş olsaydı bugünkü teknolojide  ilerlemiş ülkeler ahlak abidesi olurlardı.Örneğin;Irak savaşından sonra;ABD 180 milyon dolar tazminat ödeyerek ordudan çıkardığı eşcinsel askerlerin yerine 180 milyon dolar daha ödeyerek dışardan normal asker almıştır. Hatta bu eş cinsel askeri hayattan etkilenen bir ABD'li Bayan general; Iraklı erkek mahkumlara kamera önünde eş cinsellik dersi uygulamalarını iştahla dünyaya-insanlığa sergilemiştir.Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin deyyus  veya pezevenk aşk maymunlarında da; dişilerin nezaretinde bu gay ilişkiler mevcuttur.  Doğal-Evrimsel gücün, insanların % 99 luk maymunsu genlerine  ve  ahlaki üzerine etkisi yozlaşmaktan yana olsa da.İnsanın Sanal dünyasını gerçekçi düzenlemek için; pozitif düşünmeyi baskın-refleksler haline getirmek ve bunu destekleyen; güzel ahlaklı insanların bedensel-düşünsel hareketleri-davranışları taklit ettirilerek geliştirmek gerekir. Ör:Akıl,Zeka,Mantık,Ruh..vb Düşünsel yeteneklerini ve sanal araçlarını ibadet kurallarıyla çalıştıran,İbadetlerinde hayır gören Müslümanların; namaz kılmaları  (her Müslümanım diyen veya namaz kılan Müslüman değildir; gizli-açık multi münafıklar hala menfaat farzları gereği Müslümanım der veya namaz kılarlar)kılması, Zikir yapmaları, Tefekkür etmeleri, Oruç, Hacca gitmeleri ve Güzel amel işlemeleri, güzel ahlaka tesiri pozitiftir.
Ancak İnsanların bazı doğal istenen yeteneklerini geliştirmek ve istenmeyen özelliklerini, güdükleştiren-körelten, zihinsel-bedensel tahribatlı eğitim yapan;Dadaylama'nın keşişlerinin yaptıkları riyazet-davranışları doğru değildir.Film İntranet 3' 4' .Sanki bu asırda; öğretimle, insanların zihin ve  bedenleri; doğayı anlama ve üretimi artırma pahasına: acımasızca çalıştırılıp,yarıştırılıp ve  savaştırılırken,1 sanal dünyaları (iç dünyaları da) saldım çayıra varsa eğer rabbi kayıra olmuştur(başıboş bırakılmıştır).
Meşhur olmak veya azınlığın yararına; insanlığın bilinç seviyesini aşan veya onlara zarar verecek buluş-teknoloji-ürün ve fikirleri vaktinden önce sunmaktan kaçınmak
gerekir. Ne yazık ki; bazı bilim adamları vaktinde erken, bazı fikir ve buluşları insanların eline vermekle hata etmişlerdir. Bu çocukların eline ateşli silahları emanet etmeye benzer. Ör: Atom Bombası, Nükleer Enerji…vb.
          Doğal-yapay  yaşantının  ve  teknolojik  hayatın, insan beynini pozitif evcilleştiremeye  tesiri şüphelidir1,2,3,4. Arthur Clark’ın (1)söylediği ve önerdiği çözüm;bu gün zaten vardır; Pigmeler ve  Eskimolara acıyan süper güçler misalidir.

insanların güzel ahlaklı olması için; karınlarını doyurup, doğaya hakimiyet ve hortumlama bilgilerini sunmak ve tıka basa rahatlarını teknoloji ile sağlamakla olmaz. Tartışmazsız ahlaki gerçeklerin mutlak gerekliliğini-yararını ve tersi durumları; öğretim ve eğitmde örneklerle somutlaştırmakla olur.