EVRENİ DİNLEYEN TEKNOLOJİLER VE EVRENDE BAŞKA CANLI VAR MI? ( 45 Dk )

FİLMİN ÖZETİ

 

 

 

 

 

        Radyo ve televizyon sinyalleri dünyamızdan sızarak derin uzay boşluğunda ilerliyor. Bazı insanlar eskiden uzaylıların bizi ziyaret ettiğini düşünmektedir. Evren bizim algılayamadığımız kadar büyük ancak bizim uzayı seyretmemiz mümkün. Uzayda bulunması ihtimal canlıların araştırılması gerekir. STE araştırması, son 20 yıldır devam ediyor. Şimdiye dek binlerce yıldız tanındı. Bu yeni tesisle STE Enstitüsü 20 yıl içinde milyonlarca yıldızı araştırabilecek. Teleskopun kapasitesiyle 2025 yılında uzaylıları duyacağız. Yalnız olmadığımızı, 2020-2025 yılı arasında öğreneceğiz. Birçok bilim adamı uzaylılarla irtibat kurmakta tedbirli olmamız gerektiğini savunuyor. Son 100 yıldır radyo sinyalleri yayıyoruz. Sinyaller ışık hızıyla gezenden dışarı sızıyorlar. Bir gün oralarda zeki bir hayat olursa burada olacağımızı bilecekler.

 

Evren milyarlarca galaksiden oluşur. Bu galaksiler içerisinde samanyolu bizim içerisinde olduğumuz galaksilerden biridir. Evreni km hesabı ile ölçmek imkânsızdır. Bunun için ışık yılı ile ölçülür. Bir ışık yılı 9,5 katrilyon km’dir. 1995’te yeni bir gezegen keşfettik. Evren bizim algılayamayacağımız kadar büyüktür. Şuan uzaylılarla iletişimimizden birkaç yıl ötede olduğumuz sanılıyor. Bazı insanlar uzaylıların geçmişte bizimle temasa geçtiğine inanmaktadırlar. Bugün başka bir gezegendeki yaşam olduğu fikri bilim adamlarınca kabul görülmektedir. 1995’ten buyana gelişen teknoloji ile uzaydaki nesnelerin hareketi daha ayrıntılı görülmektedir. Güneş sistemi dışında yüz otuzdan fazla sistemin bulunduğu bilinmektedir. Dünyamızdan ışık yılı uzaklıktaki gezegenler uzak yıldızların hareketi ile ölçülmektedir. Yaşamın var olması için gerekli olan bir takım şartlar vardır. Bu şartlar bilimsel araştırmalar sonucunda diğer gezegenlerde de aranmaktadır. Böylece bu şartların uygun olduğu gezegenler yaşamın olabileceği düşünülmektedir. Bu koşullar içerinde gezegenin güneşe olan yakınlık ve uzaklık, gezegenin büyüklüğü çok önemlidir. Eğer bir gezegen güneşe çok yakın ise Venüs’ün durumunda olduğu gibi yüzey sıcaklığı + 500 C derecede olmakta ve su buharlaşmaktadır. Tam aksi bir durumda ise yani uzaklaşma durumunda gezegenin yüzeyi -180C derece gibi çok soğuklara ulaşabilmektedir. Bazı mikroorganizmaların bu olumsuz şartlarda yaşayabildiği bilinmektedir. Bilim adamları bu tespitle yola çıkarak diğer gezegenlerde de böyle olumsuz şartların olmasına rağmen canlılığın olabileceği konusunda bazı fikirler üretmişlerdir. Bunun sonucunda da diğer gezegenlerde araştırmalar yapılmaktadır.

California’da bulunan enstitüde yapılan araştırmalarda radyo sinyalleri kullanılarak uzaydaki canlıları tespit etme çalışmaları yapılmaktadır. Burada yapılan çalışmalar sonucunda bir şelale yanında çalınan flüt sesi gelmektedir. Bilim insanları artık yeni güneş sistemleri bulma yolunda başarılara imza atmaktadırlar. 1970’lerde uzaya gönderilen uydu ile daha ayrıntılı çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Birçok bilim adamı yaşamın olduğu galaksilerde olduğu gibi milyarlarca galaksi içerisinde başka yaşam olduğunu ileri sürecek çalışmalar yapmaktadırlar. Bilim insanlarının yapmış olduğu çalışmalarda mikroskobik canlıların olduğunu dayanılarak diğer gezegenlerde de bu canlıların olduğunun bulunması burada yaşamın olduğunu göstermektedir. Titan gezegeni güneş sistemi içerisinde dünya gibi tek atmosferi olan gezegendir. Bu gezegen dünyanın yarısı kadardır. Bilim insanları buranın dünyanın ilk zamanları gibi olduğunu açıklamaktadır. Güneş sistemi içerisinde yaşam için en iyi aday Mars’tır. Burada yapılan incelemelerde çok geçmişte suyun olduğunu göstermektedir. Uzaylıların ziyareti olarak tarla halkaları teşhis edilmiştir. İlk UFO 1947’de tarif edilmiştir. Yapılan en son araştırmalarda 72 saniyelik bir sinyal kaydedilmiş olup bu sinyalin uzaylılar arasındaki konuşma olarak belirlenmiştir. Kaliforniya’daki seti enstitüsünde yapılan çalışmalarla buradaki bilim adamları 2020-2025 yılları arasında uzaylılar hakkında tam bilgi sahibi olabileceğimizi tahmin etmektedirler.

Aşağıdaki Soruların Cevapları Filmin Ayrıntılarında Vardır.

1-    Uzaylı avının doğduğu yer neresidir?

2-    Dünyanın en büyük radyo sinyali vericisi nerededir?

3-    Evrenin ölçümü neden km hesabı ile yapılamamaktadır?

4-    Işığın bizim galaksiden geçmesi ne kadar sürer?

5-     Bilim adamları diğer gezegenlerdeki canlıları bulabilmek için nasıl bir yöntem izlemektedirler?

6-    Uzaylılar hakkında tam olarak bilgi sahibi ne zaman olacağız?

7-    Güneş sistemi içerisinde atmosferi dünyaya benzeyen galaksi hangisidir?

8-    İlk UFO hangi yıl tarif edilmiştir?

9-    Uzaydaki canlılar hakkında bilgi edinebilmek için en çok kullanılan yöntem hangisidir?

10- Samanyolu galaksisi içerisinde dünya dışında yaşamın en ideal olduğu gezegen hangisidir?

11- İlk olarak bilim insanlarını şaşırtan uzaydan gelen ses neye benzetilmektedir?

12- Günümüzde Güneş sistemi dışında kaç sistem bilinmektedir?

  1. Evrende yalnız mıyız?
  2. Uzaylılarla nasıl iletişim kuracağız
  3. Hangi enstitü araştırmalarına devem ediyor?

 

Davut ARABİ EĞİTİM BİYOLOJİ 4. SINIF