a-1.jpg
Günümüzde insanların çoğunluğu doğadan uzak olarak kentlerde yaşıyor. Onlar için mevsim­ler sıcak ve soğuk tanımından öteye gitmiyor. Sı­nırlı sayıdaki park ve bahçede ya da yol ağaçlan-dırmalarındaysa mevsim farklılıklarını hissettire­cek ağaçlar ya yok ya da yeterli sayıda değil. El­bette kentli insan ilkbaharda yeşilin çeflitli tonla­rını ve çiçeklenmeyi, yazın çiçeklenme ve meyve oluşumunu, sonbahardaysa yeşil, sarı, kırmızı ve bordonun çeflitli tonlarının değişimini gördüğün­de mevsimlerin farkına varır. Bu farklılıklar, do­ğaya ilgiyi artırır, kişiye yaşamın, kendi yaşamı dı­şında da devam ettiğini gösterir ve yaşama sevin­ci verir.
Elbette, kent ağaçlandırmalarında tür çeşitlili­ğine gidilmesini engelleyen birçok neden var. Bu olumsuzluklar hava kirliliği, kök gelişiminin sınır­lı alanda olması (kuraklık), toprakta yeterli hava­lanmanın olmaması, suyun ve besinlerin yeterli ve düzenli olarak alınamaması.
Hem olumsuz koşullara dayanıklı hem de tüm mevsimlerde estetik olacak ağaçlar var ve batılı ülkeler bunları kentlerde yaygın olarak kullanıyor­lar. Bizim kentlerimizdeyse ya üretimi kolay tica­ri ağaçlar dikiliyor ya da bu türler hiç tanınmıyor. Oysa üvez ağacı, yukarıda saydığımız estetik özel­liklere sahip ve olumsuzlukların tamamına daya­nıklı bir ağaç cinsi. Üvezlerin (Sorbus), ülkemizde doğal olarak yayılım gösteren 17 taksonu var. Üvez (S. domestica), akçaağaç yapraklı üvez (S. torminalis), kuş üvezi (S. aucuparia), ak üvez (S. umbellata) en önemli türler.
Üvez cinsi; kışın yaprağını döken, farklı boy­larda (3-25 m.), Gülgiller (Rosaceae) ailesine ait orman ağaçlarını içerir. Çiçekler, bileşik yalancı şemsiye şeklinde olup erkek ve dişi organlar aynı çiçekte yer alır.
"Sorbus" sözcüğü Latince "sorbum"dan gelir ve "meyve" demektir. S. acuparia taksonunda sı­fat olarak kullanılan "acuparia" sözcüğü de kuş-
rakları kabızlığa etkilerinden dolayı dahilen; yap­rakları halk arasında şeker hastalıklarına karşı kullanılır ve laboratuvar deneyleri de kan şekeri­ni düşürücü etkiye sahip olduğunu göstermiş du­rumda. Yine yaprakları, kabızlığa karşı ve göğüs yumuşatıcı etkiye sahiptir. Ülkemizde aktarlarda satılan türse çoğunlukla ak üvez.
Üvez çok değişik toprak ve iklim koşullarında yetişebildiği gibi hava kirliliğine de dayanıklı. Taç biçimi, çiçekleri, gövde ve kabuklarıyla yaprakla­rının çok estetik olması nedeniyle peyzaj düzenle­melerinin ve kent ağaçlandırmalarının ana ağacı konumunda. Ak üvez, yüksek dağ kuşağında önemli bir erozyon kontrolü bitkisi; akçaağaç yap­raklı üvez de çok değerli olan kerestesi nedeniyle batıda çok makbul bir orman ürünü. Buna bağlı olarak, endüstriyel ağaçlandırmaların önemli bir ağacı. Genellikle yaz aylarında çiçek açması, arıcı­lık açısından da önemli.
Üvez ağacı varlığımız azalıyor. Bunun neden­leri, ülkemizde kitlesel fidan üretimi, ağaçlandır­ma, gençleştirme ve orman bakımı yöntemlerinin ortaya konmaması. Üstelik üvez ormanlarımız hakkında kesin bir envanterimiz olmadığı gibi, to­hum teminine olanak sağlayan tohum bahçeleri de yok. Bilinen tek şey, üvezlerin ya tek başına, ya da diğer orman ağaçlarıyla karışık ormanlar kurduğu. Yönetmeliklerde üvezlerin korumaya alınmasına karşın, ormanlarda yapılan gençleştirme çalışmalarında onlara öncelik verilmediğin­den, tek başına yayılış gösterdiği alanlar, daha kolay gençleştirilen ibreli türlerle kaplanıyor. Bu durum biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden ol­duğu gibi, orman ürünü çeşitliliğinin de azalması­na neden oluyor. Örneğin, üvez-ibreli karışık or-manındaki doğal gençleştirme çalışmalarında, ön­celikle üvez soyunu devam ettirecek önlemler alınmalı, sonra ibreli gençleştirmesi yapılmalı. Oy­sa uygulamalar doğrudan ibrelilerin biyolojisine uygun olarak yapılıyor. Yeni oluşan gençlikte,
lar tarafından çok sevilen türlerin meyvelerini ifa­de eder. Kuş yakalamada kullanılan kuş kapanı "avis" ve "capere" sözcüklerinden türetilmiştir. Doğal ortamda üvez tohumları, meyvelerin olgun­laşmasından sonra kuşlar (karatavuk, cırrık) ve diğer canlılar (sincap, insan, ayı vb) tarafından ye­nir. Tohumlar, bu canlıların sindirim sisteminden geçerek, dışkılarıyla çimlenme ortamına taşınır. Üvez çiçekleri böcekler tarafından döllendikleri gibi, uçma organları olmayan tohumları da, hay­vanlar tarafından yayıldıkları için biyolojik çeşit­likte (fauna) önemli yere sahiptir.
Üvez meyveleri, hem yabanıl yaşam hem de insan için besin kaynağı oluşturur. S. domestica meyve üretimi amacıyla yetiştirilir. Kuzeybatı Ana­dolu'da tanınır ve tüketilir. Üvezin, toprak ve su isteği açısından azla yetindiği düşünülürse, atıl ta­rım alanlarında alternatif ürün olarak kullanılabi­lir. Ak üvez ise dağ köylerinde, doğal ortamdan toplanıp meyve olarak tüketilir. Ayrıca, iyi bir ıs­lah çalışmasıyla da ürün kalitesini yükseltmek mümkün.
Üvezlerin çeflitli organlarından modern tıp ve alternatif tıpta yararlanılıyor. Üvez meyve ve yap-
a-2.jpg
BİLİM ve TEKNİK
a-3.jpg
üvezler ya hiç yer almıyor ya da ender görülüyor­lar. İbrelilerin biyolojisine uygun olan bu müdaha­lede elbette ibrelinin bol tohum yılı tercih edili­yor. Oysa üvezler bol tohum yılına 2-3 yılda bir ulaşıyorlar ve bunun da ibreli ağaçların tohum yı­lıyla çakışması olasılığı az. Bunun en önemli ne­deni, uygun ekolojik koşulları takiben gerçekle­şen bol tohum tutumu. Bu durumda ibreliler ge­nelde iki yıl sonra kozalaklarını olgunlaştırırken üvezler aynı yılın sonbaharında meyvelerini olgun-laştırırlar. Üvezlerin gençliklerinde yavaş büyüme­si de ayrı bir sorun. Yine gençlik bakımı çalışma­ları sırasında üvez gençlikleri tanınmadığından, bunlar diğer çalılarla karıştırılarak genellikle te­mizlenir. Oysa orman bakımı çalışmalarında biyo­lojik çeşitlilik açısından önemli türlere öncelik ve­rilmeli ve müdahaleler onları koruyacak şekilde yapılmalı. Ağaçlandırma çalışmalarında, uygun ekolojik ortamlara üvez fidanı dikilmek istense bi­le, kitlesel fidan üretimi gerçekleştirilmediğinden bu mümkün olmuyor. Bu sorunları gidermek ama­cıyla Eğirdir Orman Fidanlığı'nda gerçekleştirilen çalışmalarla, üvezlerin fidanlık tekniği ortaya kon­muş, kitlesel fidan üretim çalışmaları başlamış ve ilk başarılı ağaçlandırma çalışması gerçekleştiril­miş bulunuyor.
Fidanlık ve Ağaçlandırma Yöntemleri
Meyveler sonbahardan kış aylarına kadar ka­demeli olarak olgunlaşır ve olgunlaşmaya başla­dıkları dönemde, elle sıkıldığında kolayca ezilir­ler. Toplanan meyveler birkaç gün güneşe serile­rek iyice olgunlaşmaları sağlanır,
bekletildikten sonra tercihen sonbaharda, bunun mümkün olmadığı durumlarda erken kış aylarında doğrudan yastıklara ekilir. Geç kış ve ilkbahar ekimlerindeyse ekim tarihine bağlı olarak 2-3 ay 4-6 °C sıcaklıkta katlanmış tohumlar ekilmelidir. Yastıklara metrekareye 10-15 gr tohum isabet edecek şekilde 2-3 mm derinlikte 7'li çizgi ekimi uygulanır. Tüplü fidan üretimindeyse her tüpe 2-3 tohum atmak yeterlidir. Tohumlar, ekimi taki­ben 6 °C gibi düşük sıcaklık değerlerinde çimlen-meye başlarlar ve % 80-95 oranında çimlenirler. Bir yaşındaki fidanlar 3-4 mm çapa ve 15-25 cm boya ulaşır ve sağlıklı ağaçlandırma çalışmaların­da kullanılabilir fidanların sayısı, metrekarede 200-250'yi bulur. Ağaçlandırma çalışmalarında derin toprak işlemesi yapılmalıdır; hektar başına 2000-3000 adet tüplü veya çıplak köklü, bir ya­şında fidan dikilmesi yeterlidir.
Kültür formlarına gereksinim duyulması du­rumunda "vejetatif üretim" yapmak gerekir. Bu amaçla da en iyi yöntem, tohumdan gelmiş 3 yaş­lı üvez fidanına durgun göz aşısı uygulamaktır. Park ve bahçelerde kullanılacak üvezler en az 5-6 yaşında kaplı olmalıdır. Üvez durgun sudan hiç hoşlanmaz; bu nedenle park, bahçe ve yol ağaç­landırmasında kullanılması durumunda dikkatli olunması gerekir.
Üvez ağaçlarının sonbaharını görmek ve renk değişimini izlemek, insana doyumsuz bir haz ve­rir. Özellikle akçaağaç yapraklı üvez kırmızıdan bordoya kadar değişen rengiyle, ak üvez sonbaha­rın hüznünü yansıtan sapsarı rengiyle uzun süreli manzaralar oluşturur ve insanı hayal dünyasına götürür. Bu manzaralar kentlere taşınmalı, kentli insanlar mevsimlerin değiştiğinin, her mevsimin farklı bir güzelliğe sahip olduğunun farkına var­malıdır.
Ümmühan Gül şan Gültekin Hazin Cemal Gültekin Eğirdir Orman Fidanlığı Isparta
ğaç yapraklı üvezde 18-24 gr, ak üvezde 17-23,3 gr, kuş üvezinde 19-21 gr ve üvezde 29-33 gr arasındadır.
Üvez meyvelerinin içerdiği bazı kimyasallar (blastakolin), doğrudan çimlenme engeli oluştu­rur. Tohum kabukları mekanik olarak, embriyo­nun su ve gaz alışverişini engellediği gibi, embri­yonun büyümesi ve uzamasına da direnç gösterir. Embriyodan kaynaklanan çimlenme engeli, embri­yonun dinlenme ihtiyacının bir sonucudur. Tohum doğrudan çimlenmeyerek, daha uygun çimlenme ortamına taşınmayı ve çimlenme için uygun koşul­ların oluşmasını bekler. Bu durum, bitkinin soyu­nu devamı açısından yaşamsal öneme sahiptir.
Üvez tohumlarının çimlenme engelinin gideril­mesinde başarılı sonuç alabilmek için, meyve etin­den, kabuktan ve embriyodan kaynaklanan çim­lenme engellerinin birlikte giderilip, uygun çim­lenme sıcaklığının sağlanması gerekir. Aksi taktir­
meyveler daha sonra ezilerek birkaç gün oda sıcaklığında su­da bekletilir. Tohumların geçe­meyeceği eleklerde basınçlı su altında meyve etleri uzaklaştırı­larak tohum elde edilir. Gölge ve rüzgar almayan bir yerde 2-3 gün kurutulan tohumlar suda yüzdürülerek boş ve sağır tohumlar uzaklaştı­rılır.
Meyvelerin tohum verimi akcaa-ğaç yapraklı üvez ve kuş üvezinde % 3-
a-4.jpg
de ya yeterli sonuç alınamaz ya da çimlenme hiç gerçekleşmez.
Doğal ortamda, kuşların ve diğer hayvanların dışkılarıyla yayı­lan üvez tohumları çoğun­lukla aynı yıl, geç kış ve er­ken baharda çimlenir. Çimlen­menin ikinci yıla sarkması, doğ­rudan meyveyle birlikte düşen to­humlardan kaynaklanır. Yani, meyve­lerde bulunan kimyasallar çimlenmeyi bir yıl geciktirir.
Kitlesel fidan üretimi amacıyla Eğirdir Orman Fidanlığı'nda uygulanan
Kaynaklar:
Gökşin, A., 1982, Türkiye'de Doğal olarak Yetişen Üvez (Sorbus L.) Taksonlarının Yayılışları ile Önemli Bazı Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Üzerine Araştırmalar. Ormancılık Araştırma Enstitüsü Yayınları, Teknik Bülten, Seri No: 120, 84 s Ankara.
Gültekin, H, C., Divri,k, A., 2005. Üvez (Sorbus L.) Taksonlarında (S. torminalis (L.) Crantz, S. aucuparia L., S. Umbellata (Desf) Fritsch var. Umbellata, S. Domestica L.) Fidan üretim Çalışmala­rı Hakkında Bazı Tespitler. Orman Ve Av Dergisi Sayı:2 s 40-41, Ankara.
Gezer, A., Gültekin, H, C., Deligöz, A., Yücedağ, C., 2004, Bazı Üvez (Sorbus L.) Türlerinde Katlama Süreleri ve Ekim Zamanla­rının Tohumların Çimlenmesi Üzerine Etkisi. SDÜ Fen Bilimler Enstitüsü (Yayında). Isparta.
Gültekin, H, C., Gülcü, S., Gültekin, U, G., 2005, Üvez (Sorbus do­mestica L.), (Sorbus Umbellata (Desf.) Fritsch.), (Sorbus tormi­nalis L.)’’ Tohumlarının Katlama Süreleri Üzerine Araştırmalar. (AGM) Eğirdir Fidanlığı Teknik Rapor No:27, 10 s, Ankara.
Baytop, T., 1999, Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Nobel tıp Kitapevleri Yayını, 2. Baskı, , istanbul, 480s
5, ak üvezde % 3-4 ve üvezde % 0,6-1,5 oranındayken, 1000 tane ağırlığıysa akcaa-
Önemli Üvez Türlerinin Özellikleri_____________
S. domestica (Üvez): 20 m. boyunda; beyaz çiçekli; meyvesi armut biçimde (2,2 cm); sarım-tırak-kırmızı renkli ve üzeri kırmızı benekli; yap­rak tüysü. Orta ve Batı Karadeniz ile Marmara Bölgesinde, ayrıca Hatay yöresinde 100 ile 1000 metreler arasında yayılır. Sıcaklık ve ışık isteği fazla, kuraklığa dayanıklıdır ve kalkerli topraklar üzerinde iyi bir gelişme gösterir. Or­manlık alanlarda görülmesine karşın, kültür formları tarla ve bahçelerde yaygındır.
S. torminalis (Akçaağaç yapraklı üvez): 25 m. boyunda; beyaz çiçekli; meyve armut biçimin­de (1,4-2,0 cm); olgunlaşma rengi kırmızımtı-rak-kahverengi; akçaağacınkine benzer yaprak-
teknik şöyle: Tohumlar, 5-10 gün suda
lar. Güney-Doğu Anadolu dışındaki bölgelerde, 100-2200 metreler arasında yayılış gösterir. En iyi gelişimini derin, verimli, kireççe zengin top­raklarda yapar.
S. aucuparia (Kuş üvezi): 20 m. boyunda; be­yaz çiçekli; meyve küre biçiminde (0,6-1,1 cm); kırmızımtırak rengi, yaprak tüysü olup; Anado­lu'nun güneyi hariç diğer bölgelerde 1000-2800 metreler arasında yayılış gösterir. Çok çeflitli toprak tiplerinde yetişebilir ve gölgeye taham­müllüdür.
S. umbellata (Ak üvez): 6 m. boyunda çoğun­lukla çalı formunda, beyaz çiçekli, küre biçimin­de meyve (0,6-1,6 cm.); koyu kırmızı renkli; yaprak geniş yumurta biçiminde. Anadolu'nun tamamında 100-2800 metreler arasında yayılır. Bol ışıklı, sığ ve taşlı yamaçlar üzerinde küçük kümeler halinde bulunur.
a-5.jpg
Ocak 2006 57 BİLİM ve TEKNİK