BİYOLOJİ EĞİTİMİNDE EVRİM SEMPOZYUMU  İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi  Biyoloji Bölümü  Malatya  3-4 Mayıs 2007
            
BİYOLOJİ EĞİTİMİNDE EVRİM SEMPOZYUMU SÖZLÜ BİLDİRİLERİ

Biyoloji Eğitiminde Evrim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi


1                                                          EVRİM BİLİMİ İLE İLGİLİ FİLMLER                                                                                                                        



                                                              21.YÜZYILDA EVRİMİN BİLİMDEKİ  KONUMU VE UYGULAMA ALANLARI 

                                                                                         Nasip DEMİRKUŞ*    Özlem CİHANGİR*
                Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Orta Öğretim Fen ve Matematik Bölümü Biyoloji Eğitimi Anabilim Dal VAN

                                                                                                                  
                                                                                                            ÖZET


      Bildiride, son gelişmeler dikkate alınarak, canlı, cansız ve yarı canlı varlıklar (spor, tohum vb.) arasındaki ilişkilerin tanımları yapılacaktır. Bu tanımlar çerçevesinde evrimin enerji hallerine dayalı tanımı yapıldıktan sonra aşağıdaki soruların tümüne açıklayıcı yanıt olabilecek bilgi verilecektir.
        Sonuç olarak uzay çağında ve gelecekte  evrim-teknoloji ilişkisinin,  kullanım ve uygulama alanlarıyla ilgili kesin  bilgiler verilecektir.

        Evrim bilimi gerekli midir? Evrim kuramı ileri sürülmeseydi ne olurdu? Evrim kuramı ileri sürülmeden önce evrimle ilgili bilgi var mıydı veya biliniyor muydu? Evrim bilimi  gerçek mi, yalan mı, yoksa  yakıştırma mı? İnsan evrimi aşabilir mi? Evrimin mi kanunları, prensipleri  ve kuralları olur yoksa kuralların ve kanunların mı evrimi olur? Bilim nedir?  Temel olarak kaç alt dala  ayrılır? Evrim Fen Bilimlerini ne kadar ilişkilendirebilir?


GİRİŞ
     21.Yüzyılda gelişen teknoloji ve çığ gibi büyüyen bilimsel bilgi yığını; evrimin bilimdeki konumu ile  ilişkilendirilip disiplinize edilmesi son derece önemlidir. Eğer bu gerçekleştirilmezse; bilgi yığını içinde; özgünlüğüne liyakati ile kavuşmamış veya  kaos tartışmaları ile çıkmaza girmiş bir evrim bilimi ile baş başa kalırız. Bunun için evrim bilim dalının liyakatli ve verimli disiplin anlayışı ile 21. yüzyılda konumunun ve hedefinin belirlemesi zorunlu gözükmektedir.

Evrimle İlgili Bazı Temel Kavramlar

Enerji:
Bilinen tüm varlıkların meydana geldiği ve geri dönüştüğü toplam (total) potansiyel gücü ifade eden bir kavramdır. İstisna hariç tüm enerji miktarı ve kapsamı tüm varlıklardan daha büyük bir kavramdır. Enerji tüm varlıkların kişilik kazandığı ve şekillendiği hamuru gibidir.
       Kâinatta çeşitli enerji halleri mevcuttur Ör. katı, sıvı, gaz, ısı, ışık..vb. Enerji doğal ve sanal enerji döngüleriyle hal değiştirir. Sanki enerji kainattaki ilk haline meyilli hal değiştirerek hayat buluyor. Şöyle ki enerji hal değiştirmeden uzun süre dengede duramamakta veya dengesizliğe (hal değiştirmeye) meyilli toplam(total) varlık hamuru halleri gibi gözükmektedir. Doğa, hala doğa ötesine doğru genişlemektedir. Enerji hiç bir zaman israf olmayacak bir döngü içinde devamlı varlıkların kisvesi altında (varlık olarak) hal değiştirerek ömrünü geleceğe taşımaktadır. Büyük kıyametle (kainatın ölümü ile) kainattaki tüm enerji halleri ya da toplam kainat enerjisi ölecek, yani aslına veya orijinine geri dönecektir. 

Enerji Hallerinin Dönüşüm Prensibi:Her enerji hali, bulunduğu veya değişen koşullara bağlı olarak, orijine doğru en ekonomik eşik minimum farklı enerji haline/lerine dönüşmeye meyillidir.

Enerji Hallerinin Evrimi:
Filogeni (kategori hayat döngüsü) ve ontogeni (tekil hayat döngüsü) bakımından, kainatın oluşumundan bugüne kadar tüm varlıklardaki enerji hallerine ait döngülerin, kronolojik olarak ortaya çıkışları, ortadan kayıp oluşları, birbirine dönüşümleri, hal değiştirmeleri vb. ile ilgili süreç ve olguları ifade eden ilgili kavram-deyimdir. Ör.bilgisayarın sanal(işletim sistemi…vb) ve mekanik enerji halleri, insanın sanal (akıl,zeka...vb.) ve bedensel enerji halleri

Enerji Hallerinin Filogenisi:Kainatın oluşumundan, ölümüne kadarki oluşan bir enerji halinin belli koşullarda;birden çok enerji hallerine ve bir birine dönüşüm eğilimlerinin açılım kümelerini (enerji halleri) ifade eden kavram deyimdir. Örneğin;magmadan toprak çeşitlerine ve diğer eneji hallerine açılım.

Enerji Halleri Döngüsü:Belli ortamlarda çeşitli enerji hallerinin bir arada biri birine dönüşüme meyilli döngüsünü ifade eden kavram-deyimdir. Ör;bazı canlılarda ki kreps döngüsü. Önemli olan bu mantık sistemini tüm varlıklara ve kainata güncellemektir.

 Genel Enerji Halleri:  
1-Zihinde Kavramsal ve İmaj Enerji Halleri: Zihnimizde bulunan ve üretilen bilgilerin kavramsal ve imaj olarak kodlanmış enerji halidir. Aynı zamanda zihinde ve bilinçaltında kavramlarla ilgili depolanan bilinçaltı ve zihinsel altyapı enerji halleridir. Örneğin; Aşk, sevgi ve evrim nedir sorularına zihinde harekete geçen tepki yada enerji halleridir.
2-Zihinde Düşünsel Enerji Halleri: Tefekkür ve düşünmekle üretilen; pozitif, negatif, nötr yani olumlu (+) olumsuz (-), nötr (0) varyasyon ve diğer enerji halleridir. Örneğin; Zihinde senaryolar üretmek.    
3-Bedensel  Enerji Halleri:
Genellikle ısı, ışık, ses, katı, sıvı, gaz, jel vb. enerji halleridir.  
4-Duyusal ve Zihinsel Araç Enerji Halleri: Zihinsel sanal araçlar ve mevcut  duyularımızla ilgili enerji halleridir. Zihin bir düşünsel havuzdur. Örneğin; zeka, akıl, mantık zihinsel sanal araçlarımızdandır.
5-Diğer Enerji Halleri:
Yukarıdaki kategorilere girmeyen enerji halleridir.

Filogeni (Katlanmış Hayat Döngüsü):Bir taksona ait canlı grubunun gerçek hayat hikayesini ifade eder.  

Ontogeni
(Ferdi Hayat Döngüsü):Bir taksona ait ferdin gerçek hayat hikayesini ifade eder.

Filogenetik ve Ontogenetik Şekillenmenin İlişkisi;Filogetik Şekillenmenin-Evrimsel Açılımlarının Kümülatif/Katlanmış Döngüleri (Filogenetik Morfogenezisin Kümülatif Döngüleri), sanki taksonlar bağlamındaki kümülatif ontogenetik gelişmelerin makroskobik tümevarımlarının ortak paydaları gibidir. Doğal döngüdeki koşulların ve filogenetik gen havuzundaki genlerin çevresel etkilerle genetik yapılarında birikmiş kayıtların(genetik değişimlerin) etkileşimin ürünleri olarak:yeni koşullara; ya elemine olur, ya değişmeden yaşamaya devam ederler yada uyumsal değişimler göstererek yeni taksonlar veya yeni varyasyonlar olarak ortaya çıkarlar.Doğal seçilim kadar, çevrenin etkisiyle değişime uğrayarak gen havuzunda meydana genelen yeni değişimler yada uyumsal kayıtlarda büyük önem taşır. Sadece doğal seçilimi yada çevresel koşullar şekillenmede ileri sürmek yetersiz gözükmektedir.

Bilim:
Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler. Daha çok öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim varlıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır.
Bilim; varlık ve enerji hallari arasında öğrenme aracıdır. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.


İlim:
Bilime ilave olarak;ahlakı, doğa ötesi ve tasavvufu içeren, tüm bilgi ve uygulamaların hayatla gerçek ilişki ve tanımlarıyla şekillenen en kapsamlı kavramdır.İlim daha çok eğitim kavramı ile ilgili olup, beşeri merkezli olarak bilime ulaşır.
Bilim ve ilim; tüm varlıkları, olguları, olayları, süreçleri, ilişkileri ve enerji hallerini tanımak için bir araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.Bilimi ve ilimi bilgilerimizle işletip, hayata uygularız.
İlim, Bilime ilave olarak ahlaki - doğa ötesi ve tasavvufu içeren en geniş bilgi havuzunu temsil eden kavramdır. İlim daha çok beşeri merkezli olarak, bilime ulaşır.

Bilimsel Açıdan Doğa Ötesi: Bilim açısından henüz genişleme boyutuna ulaşılmayan doğanın geleceğini ifade eder.
 
İlim Açısından Doğa Ötesi: Beşeriyetin madde aleminden (evren, dünya) madde ötesine tüm sanal dünya/lar vb. iç alemi kast edilmektedir.

Bilgi:
Doğadaki subjektif-objektif varlık(nesnel), olay ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla  zihnimize özümsenen, alınan, giren  veya  zihinsel operasyonla  ürettiğimiz  ürünlerin  zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı  imaj, kavramsal ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca bilgi; varlıklar hakkında bilinen veya  zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı  imaj, kavram ve ilişkisel veri  halleridir. Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bir bakıma bilgilerimiz bilimin veri tabanlarını teşkil ederler. Bilim; varlık ve enerji arasında araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.
Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki varlık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. İnsan ruhunda ise doğa ve doğa ötesindeki öğrenebileceği her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.
Bilgi;bilimin(nesnel) ve ilimin(nesnel + sanal bilim) veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir.


Varlık:
farklı enerji döngülerinden oluşan özgün canlı veya cansız sistemlere denir. Özgün enerji hali/leri veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Varlığın hem eneji döngü hali/halleri hemde kişiliği, enerjinin ise halleri vardır.

Kainat:
Beş duyumuz ve teknolojik araçlarla idrak edebildiğimiz tüm varlıkları içeren en büyük evrendir.  

Nesnel Canlı Varlık:
Yaşamak ve üremek için enerji tüketimine gereksinim duyan ve kendisine benzer fertler meydana getiren varlık grubuna denir. Kısaca özgün üreyebilen, etrafını etkileyen, etkilenen ve bilgi ile ulaşılan varlıktır. Aktif kalıtım maddesi taşıyan ve doğal koşullarda kendisine benzer ferter verebilen nesnel varlıklara denir. 

Canlılar Bilimi:
Tüm canlıları inceleyen bilimdir.

Cansız Varlık:
Yaşamak için enerji tüketimine gereksinim duymayan, kendisine benzer fertler meydana getirmeyen objektif varlık grubuna denir.

Cansızlar Bilimi:
Tüm cansızları inceleyen bilimdir.

Geçiş Özelliği Gösteren Yarı Canlı Varlık:
Örneğin spor, tohum, vb. özel hallerde oluşan veya  ontogeni hayat döngüsünün aşamalarına denir. Canlının hayat döngüsünün aşamaları veya halleridir.

Araform Bilimi:
Canlı ve cansız olduğuna henüz karar verilmeyen ya da canlı-cansızlar arasında geçiş gösteren varlıkların kategorize edildiği ve incelendiği bilimdir.Ör.tohum, spor

Bilinmeyen:
Henüz varlıkların idrakine ve bilincine ulaşmadığı veya idrakinden silinip kaybolmuş/unutulmuş bilgi veya enerji halidir.  

Bilinmeyenler Bilimi:
Canlı, Cansız ve Araform  Biliminin  kategorisine girmeyen varlıkların bilimidir.  

Kayıp Varlık: Önceden bilinen sonradan arandığında bulunamayan-ulaşılamayan varlığın konumudur. Bilinen bir varlığın, diğerinin/lerinin malumatından kaybolması veya kendisini kayıp etmesi/ettirmesidir.

Yok Olmak:
Hal değiştirirken veya öldükten sonra; hal değiştirmeden  önceki  hayatıyla bağlantısı kurulamıyorsa; önceki kişilik yok olmuş demektir. Örn: bitkisel hayat.  


Yok Olmak:
Hal değiştirirken (ölürken), hal değiştirmeden  önceki  hayatıyla bağlantısı kurulamıyorsa; önceki kişilik yok olmuş demektir. Örn: bitkisel hayat.  

Gerçek:
Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan veya hiç değişmeyen varlık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan her şey gerçektir. Hayatta, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçektir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir.

Yalan:
Karşılığı  doğru ve haklı olmayan gerçektir. Yalan gerçeğin tersidir. Var olmayandır (yoktur). Örnek;Güneşteki füzyon misali aşkımın yanında kainat kıvılcım bile değildir. Demirkuş 2003. Ör.Kara delikler kabrim, ak deliklerde meyve vereceğim” Demirkuş 2003. Hayvanlarda yalan var mıdır? Toplumda yalan olmasaydı ne olurdu? Yalanın mubah olduğu uygulama alanları var mı? Sorular yalanın toplumsal döngülerdeki gerekliliğini vurgulamak için önem taşır.

Yokluk
:Hiç bir şeyin olmadığı anlamına gelen yokluk kavramının karşılığı koca bir yalandır. Yaklaşık; Yokluk=Yalan !! Yokluk  kavramı hiçbir enerji halinin olmadığı boyut/larla örtüşen bir kavram olarak ifade edilmesiyle kavram yanılgısını yaratmaktadır. Bu kavram, kayıp ve bilinmeyen kavramları ile karıştırılmaktadır. Belki de;"Enerji
Yoktan Var Vardan Yok Edilemez"
prensibinin tanımı eksik veya mantıksızdır.
Çünkü enerjisiz bir boyut düşünmek mantıksızlık ve saçmalıktır. Doğadaki tüm döngüler bu mantıksızlığın kanıtı olabilir!! ”Enerji Kayıptan Var, Vardan  Kayıp Edilebilir” demek belki daha doğrudur veya mantıklıdır.            
Bu açıdan
, bilim ve insan henüz gençtir. Bilim ile bedensel beş duyuya ilave olarak, sanal dünyamız ve duyularımızla idrak edişimiz; eğitim, öğretim ve teknoloji ile pozitif bir şekilde evrimleştirilmedikçe; evrim teorisi ve prensiplerinin bazı bölümlerini gerçeklerle ilişklendirmenin ispatı şu an için olanaksız gözükmektedir. Bunun ispatı için bazı zihinsel ve bedensel enerji hallerini açıklamak asırlar alabilir. Hz. Muhammed AS. Miraca çıkmasıyla, Adem A.S.’ın yer yüzüne inmesini ışınlamayla ilişkilendirmeyi ispat etmeye veya çürütmeye henüz bilimsel veri ve teknoloji eksik ve yetersiz.Bu durum şu an zor, köre ışığı tarif etmek misali. Belki de ışınlamanın gerçekleştiği çağda veya maddeden anti maddeye doğru insanda var olan tüm  enerji hallerinin döngüleri deşifre edildiği zaman bunu daha iyi anlamamız sağlanmış olacaktır.  

Değişim;Enerji veya varlığın;bulunduğu konum, hal ve hayat denkleminden farklı konum, hal veya hayat denklemine geçme eylemi, süreci veya olgusudur.
I-Doğal Değişimler:Doğal koşullarda meydana gelen değişimlerdir.Ör;evrimsel değişimler, türleşme
II-Yapay Değişimler:İnsandan kaynaklanan değişimler. Ör, çevre kirliliğinden kaynaklanan değişimler
III-Ferdi ve Sosyolojik Değişimler:Tercihlerimizden kaynaklanan ferdi ve toplumsal değişimler.
A-Liyakatli Değişimler:Sosyolojik veya tüm döngülerde;yaşatıcı, tamamlayıcı pozitif bütünleşik veya analitik özgünleşen değişimleridir.Ör,Liyakatli devrimler. Ör,Doğru, insancıl veya akıllı eğitimin, güzel ahlaklı insanları.
B-Liyakatsiz Değişimler:Sosyolojik veya tüm döngülerde, anatgonistik yani yok edici, zararlı bölücü ve parçalayıcı veya zararlı bütünleştirici değişimlerdir. Ör,Liyakatsiz devrimler ve ihtilaller. Ör,Yanlış, başıboş, doğal yada vahşi eğitimin kuduz-koyun-sürü ahlaklı insanları.
IV-Nötr Değişimler:Değişim potansiyeli mevcut ancak, sistemin ve organizmanın minimum değişimini ifade eden değişimlerdir.
V-Diğer Değişimler:Kategoriye girmeyen değişimler.

Sabite;
değişim potansiyeli sıfıra yakın seyir eden:matematiksel, sosyolojik, ferdi özellik-eylem-davranış…vb karşılık gelen kavramdır. Ör;plank sabiti, küresel ısınmaya tepkisiz insanların bedensel-zihinsel eylemin değişmez cahillikleri sosyal sabitelerdir.

Devrim;
doğadan (evrimden) kaynaklanan rekabetin, nefsin gücüne veya akıla dayalı uzun süre kabul gördürülen/gören toplumsal eylemler ve kurallar bütünüdür.Ör;Veto imparatorluğu toplumsal hile, oyun ve hayvani gücün (nefsin) ürünüdür. Güzel ahlakla örtüşen devrim ve akli devrimlerin hepsi akıl ürünü devrimler kategorisine girer. Semavi dinler: Allah C.C. tarafından vahiy edilen aklın uygulama ürünü gibidirler.

Sistem Zekası-Sistem Zeka Birimi;çevrenin ve ortam koşullarının;varlıkların ve enerji hallerinin;filogenik gelişim ve oluşum süresince;varlıklara ve değişik enerji hallerine ait sistemdeki/lerdeki döngüsel ve çekimsel etkileşimlerinin dinamik dengesine etkilerinin sanal aracına sistem zekası denir.Plazma boncuğu, sinir sistemi, kas sistemi, elektron, pozitron, atom, evren, robot zekası...vb zeka gibi. Bir sistemin çevreye uyum için gerekli minimum zeka konumu o sistemin sistem zeka birimini ifade eder.

Gen- Sistem Zekası (Geçişken Zeka);Canlı ve cansız ortamlara uyum sağlayan ve her iki ortamdaki özellikleri taklit edebilen geçiş özelliği gösteren canlı ve yarı canlı varlıklarda görülen zeka çeşididir. Örn.ekosistem, virüs, spor,ahtapotlar, mürekkep, balıkları, tohum… vb. zakası

Biyolojik Zeka;Doğanın ve çevrenin;filogeni, ontogeni ve gelişim sürecinde;organizmanın, gen sistemlerine çevre ile dinamik etkileşimli kayıt ürünü hayvani sanal araçtır.

Gen Zekası ve Gen Zeka Birimi:Aslında canlı varlıklar yaşadıkları sürece değişen çevre koşullarına: en hızlı, en doğru ve en mükemmel; uyum sağlama, algılama, kavrama ve mantık sistemleri geliştirme, verimli değişimle sonuçlandırma ve hedefe ulaşmak, değişime uyum için gerekli-istenen yetenek ve özellikleri genlerine kayıt edilir.Buna kısaca değişen koşullara; gen-değişim ve uyumu kaydı denebilir. Bu kayd edilen özelliklerin bazıları zaman içerisinde ve evrimsel süreçlerde uygun koşullarda fenotipe(dış görünüme) yansıyacak şekilde, bedende yeşerir ve canlının hayatına güncellenir. Gen seviyesindeki kayıtların özgün gen ve ilişkili-etkileşimli gen kümesinden…vb prokaryot, tek hücreli...organ, beyin, sistemler, beden, populasyon, birliğe kadarki değişimlerin kalıcı sanal araçlarına gen zekası diye biliriz. Gen-zeka özellikleri doğadaki yapılarla-yasalarla, biyolojik yapılarla-yasalarla ve çoklu zeka kuramıyla örtüşmektedir. Kısaca;canlı ve yarı canlı varlıklardaki tüm zekalarının tabanı gen zekası birimine/lerine dayanır ve çoklu zeka tipleride onların etkileşimli tümevarım sonuçları gibi gözükmektedir. Gen zekası birimi, sistem zekası birimi ile ilişkilidir, ondan etkilenerek;gen değişim ve uyumu kayıtlarını yapar.
Beyin;öncelikle nesnel bedenlerimizde özelleşen organlara ait gen zeka kümlerini ve gen görevlerini ilişkilendiren veya gen görevi ve zekaları ilişkilendiren yönetim merkezidir.Beyin nesnel ve zihinsel bedenlerimizin sürekli uyanık ve çalışan diri işlevsel kavşak ayağı gibidir. 0,1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,11, 13, 14, 15,16, 17, 18, 19

DOĞA BİLİMİ:
Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerine ait bilgilerin Evrim Bilimi ile  hayat bulduğu bütünleşik  pozitif bilimdir.
-Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerinin doğal şekillenmesi ve Evrim Biliminin ile  geleceğin dirimsel ve  uygulamalı bilimi şekillenir. Bu bilim Doğa Bilimidir.
-Tüm pozitif bilimlerin morfogenezisi  doğa biliminde hayat bulur.
-Evrim Bilimi doğadaki ve insandaki tüm özgün enerji halleri bilimsel olarak deşifre edilip, doğa ötesi güç-teknoloji, tera bilgisayarlar ve tera teknolojiyi kullanan evrimle gerçek hayat hikayeleri ilişkilendirildiği zaman, Doğa Bilimi bilimdeki gerçek konumunda hayat bulmuş olacaktır.
-Her bilim dalı  bir çiçek kabul edilirse;Evrim Bilimi bu çiçeklerdeki özgün balı toplayan bal arısı misali topladığı balları “Doğa Bilimi” kovanlarındaki  peteklere doluşturarak ona geleceğe yönelik dirimsel hayat veren bilim gibidir (Grafik 1,   Grafik 2).   

EVRİM BİLİMİ:
Tüm zaman süreci içerisindeki dinamik değişimleri ilişkilendiren doğa bilimidir.Canlı, Cansız ve Araform bilimlerine ait varlıkların gerçek hayat hikayelerini bilimsel verilere dayalı olarak açıklamaya çalışan bilimdir.
    -Tüm enerji hallerindeki;enerjilerin, varlıkların, oluşumların (eylemlerin, olayların, süreçlerin, olguların …vb) yaşanmış ve yaşanacak gerçek hayat hikayelerini bilimsel bulgulara dayalı olarak ilişkilendiren bilimdir.Evrim Bilimi sanki-özellikle akli primitif (ilkel) insanın nefsini tanıma aracıdır.Devrimler;insanın, evrimler ise varlıkların özallikle hayvanların (kısmen insanın ve bitkilerin) zihinsel ve bedensel değişimin (değişmenin) aşısı/ları gibidirler. Aşıların seçimi, hazırlanması ve dozu yaşatıcı olmadıkça faydadan çok zarar verir.0, 0, 12,  3,  45, 6, 7, 9
       Doğa ve doğa ötesindeki: değişen süreçleri, benzerlikleri, ayrıcalıkları, değişimleri; orijine ve kronolojik sürece göre (filogeni ve ontogeni mantık süreçleriyle) ilişkilendiren doğa bilimidir.
      Diğer bir deyişle evrim bilimi,bilim felsefesinin çatısında; fen ve beşeri bilimlerinin felsefeleri arasında bilimsel-objektif verilere dayalı ilişki ve bağ kurmaya çalışan bütünleştirici doğa bilimidir (Grafik 1,Grafik 2). Kısaca evrim tüm bilimsel gerçekleri verimli disiplin kurallara  dayalı olarak filogenik-ontogenik mantıkla  ilişkilendiren bilimdir.  
       Evrim Bilimi, beş duyuya dayalı verilere ilaveten, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle donanım bilgisini zenginleştirecektir. Bu zengin donanımı; insanın uzaya açılmadan önce yer küresindeki ve uzaydaki tüm biyotik ve abiyotik verileri oluşturmaktadır. Geçmişe bugüne ve geleceğe ait bu veriler  bilimsel kurallarla filogenik-ontogenik mantıkla  ilişkilendirilerek günümüzde ve uzay çağında uygulanacaktır.       
        Evrim Bilimi; temel bilimleri biyotik ve abiyotik döngü-mantık sistemlerini gerçek bilimsel verilerle ilişkilendirir. Bu gücünden hareketle, beşeri bilimlere doğru objektif ve bilimsel verilerle çimlenerek onları biyotik ve abiyotik döngüler ve mantık sistemleriyle dirilterek Doğa Biliminin bedenine bilgi aktarır.
       İnsandaki enerji halleri deşifre edildikçe evrim biliminin bu konudaki önemi ve gerekliliği anlaşılacaktır.

EVRİM MEKNİZMASI;Evrim Bilimindeki tüm mekanizmaları ifade eden ve içeren genel bir kavramdır. Evrim Bilimi, Evrim Teorisi ve Evrim Mekanizmaları en az Hücre Bilimi, Hücre Teorisi ve Hücre Mekanizması gibi farklı anlamlar taşımaktadır. Evrim, Evrimleşme, Evrim Bilimi ve Evrim Teorisi kavramları doğru bilinmezse kavram ve düşünce yanılgısına neden olur. Evrim Bilimi öğretiminde özellikle algıda değişmezliğe yönelmek gerekir. Ör.Hücre, Hücre oluşumu, Hücre Bilimi ve Hücre Teorisi çok iyi bilinmektedir.

EVRİMLEŞME;Doğal ve yapay yasalara dayalı ortaya çıkan/çıkartılan koşulların, canlıların genotip ve fenotipleri üzerinde meydana getirdikleri kalıcı kalıtsal değişimleri ifade eden kavramdır.


EVRİM;Evrimle ilgili tüm, kavram, süreç ve bilgileri içeren genel bir kavramdır.


EVRİM BİLİMİNİN UYGULAMA ALANLARI:
Varlıkların kökenini araştırmak neden gereklidir? Varlıkların kökenini bilmemizin bize ne yararı vardır?

I-Uzayda Evrim Biliminin Uygulamaları:
Örneğin bir gezegende bir bölgeyle ilgili klimatolojik, topografik, jeolojik, fiziksel vb. tüm biyotik-abiyotik bilimsel envanterleri almış olalım. 1, 2, 3     

Bu yaşam yerine tüm doğal döngülere uyumlu en uygun hangi canlıları ekeceğiz? Ya da insanların bu ortama nasıl bir yaşam döngüsü kurması gerekir? Kuracaklarının sağlıklı çözümü ve uygulanması,  yer küresindeki edinilen uygulanabilir sağlam verilere bağlıdır. Bu veriler de  evrim bilimi ile ilişkilendirilerek  toplanacaktır. Toplanan veriler; varlıkların filogeni ve ontogeni mantık sistemleriyle, bilgisayar ortamında simüle edilerek sonuçları pratikte test edilir. Yapılan testlerde bilgilerin uygulanabilirlikleri belirlenir. Bu uygulanabilir  veriler yer küresinin filogenetik ömrü içerisinde hangi filogenetik paftasıyla örtüşüyorsa, o zaman dilimindeki fauna ve flora göz önünde bulundurularak ekim yapılır.

Ünlü bilim adamı Craig Venter 2003 yılı Kasım ayında yaklaşık 5000 baz uzunluğunda bir virüs genomunun yapı taşlarından iki hafta gibi rekor bir sürede bakteri virüsü sentezlemeyi başarmıştır. Bakteri virüsü 0X174'ün 5386 baz uzunluğundaki genomunun kimyasal olarak sentezlenmesi yalnızca 14 gün sürmüştür.Bu bilimsel çalışmaların ileride, çeşitli gametleri, zigotları ve mikroorganizmaları canlı yapı taşlarından elde etme aşamasına ulaşacağı kesindir. Hatta evrim biliminde filogeni ve ontogeni mantık-kurallar sisteminin çevre ile ilişkisi doğru deşifre edilirse, hangi ortamda hangi gen sisteminin yaşayabileceğinin çözümü de ortaya çıkmış olacaktır. Basitten hareketle, taksonların gen sistemi ile yaşam yerleri arasındaki ilişki kombinezon olasılıkları hızlı (tera-kuantum) bilgisayarlarla ilişkilendirmek, hesaplamak zor olmayacaktır. Örneğin 266 bit uzunluğundaki bir code'un şifresinin çözülmesi gerektiğinde, en hızlı dijital süper bilgisayar, şifresini çözmek için 14 milyar yıldan fazlasına ihtiyaç duyuyor. Buna karşılık, bir kuantum bilgisayarı, çözümü birkaç dakika içinde bulabiliyor.

           Bununla beraber insanlar çeşitli canlılara ait dondurulmuş zigot, yumurta ve gamet stoklarıyla da uzaya açılacaktır.

Ancak evrimsel bilgilerimize dayalı olarak hangi gametin ya da hangi zigotun hangi çevre koşullarında çimlenebileceği ya da neye, nerede, nasıl, evrimleşebileceğini dijital ortamda simülasyonlar ve gerçek uygulamalarla gösterip, evrimle ilgili verilerimizi doğru toplamak zorundayız. Aksi takdirde çok büyük zaman kaybı söz konusudur.             

Bu çalışma alanında zaman kazanmak ve veri almak için, organizmalar arasındaki evrimsel yakınlık spektrumunu doğru tespit etmeliyiz. Bunu gen sistemleriyle ilişkilendirip organizmalar arasındaki filogeni-ontogenin; benzerlik, değişim, geçiş ve nötr gen sistemleri haritalarının çıkarılması gerekecektir. Sonuç olarak eksik te olsa yeryüzündeki canlılara ait filogeni-ontogeni gen haritası çıkarılmış olacaktır.

Bu gen haritalarının bilgilerine dayalı olarak, benzer ve yakın genlerin değişen çevre koşullarına bağlı olarak gösterdiği uyumun değişim süreci; gen aktarma ve yapay yaşam oluşturma teknikleri bize çok zaman kazandıracaktır. Örneğin; kuramsal olarak bir bakteriden bir ortamda başka bir bakterinin evrimleşmesi için 30 yıllık bir sürecin   geçmesi gerekmiş olsun. Bugünkü teknoloji ve gen aktarımı yöntemleri geliştirilerek 30 yıl beklememize gerek kalmayacaktır. Evrim Bilimi ile edindiğimiz sağlıklı bilgiler yer küresindeki sanal ve gerçek verilere dayalı olarak, mevcut teknolojiyi kullanarak, karşılaştığımız ortamlarda ne tip gen kombinezonlarını içeren sistemleri-canlıları ekeceğimizi önceden bilmemiz mümkün olacaktır.

Kısaca bakterinin gen kombinezonları ile 30 yıl sonra oluşan bakterinin gen kombinezonları arasındaki farkı teknolojik gelişmelerle, gen aktarımları teknikleri ile ve yapı taşlarından  gen üretimi ile bugün üretebilirsek ve uygulayabilirsek o zaman biz uzayda evrimi ışık hızıyla uygulamış olacağız.    

EVRİM BİLİMİ ENVANTERLERİNİ TOPLARKEN UYULMASI GEREKEN BAZI TEMEL KURALLAR VE YÖNTEMLER:
1-Biyotik süreç: Yer yüzündeki bütün canlı varlıkların zamana bağlı biyolojik gerçek hayat hikayeleri (filogeni – ontogenileri) ve gelecekleri ile ilgili gerçek bilgi edinmektir.
2-Abiyotik süreç: Zamana bağlı olarak biyolojik gerçeklerin cereyan ettiği mekan ve olayların oluştuğu habitatlarında fiziksel ve kimyasal bilgi edinmektir.
3-Uygulama alanının biyotik süreçlerine olumlu tepki verebilecek olası taksonların biyotik ve abiyotik döngülerinin simülasyonları ve uygulanabilirlikleri, alana uygulanabilecek olası döngüler ve taksonların belirlenmesi gereklidir.
4-Bu uygulamalara geçilmeden önce yer küresindeki birim alanların abiyotik-biyotik süreç -olgu haritaları verilerinin çıkartılması, yeryüzünün mevcut ve gelecekteki abiyotik süreçlerin değişimine bağlı olarak yeni biyotik süreçlerin ve döngülerin başlatılması konusunun en azından dijital ortamda hazırlanması ve doğruluğunun da test edilmesi gerekir. Uygulamaya geçilmeden önce birim alanla uğraşırken yapacağımız değişikliklerin biyosferdeki diğer döngülere tesirini ve etkileşimini pozitif, negatif ve nötr olarak değerlendirmemiz gerekecektir. Örneğin; uzaya açılmadan önce yer küresinin birim koordinatlarındaki topografik, iklimsel ve biyotik envanteri geçmiş ve geleceğe yönelik kaydedilmelidir. Sonra bu habitatta var olan biyotik döngülerin dışında farklı hangi kombinezonların sığdırılabileceğine bakılmalıdır.
5-Yer küresindeki abiyotik ve biyotik döngülerin ve süreçlerin bilgisayar ortamına simüle edilmesi; gelecekle ilgili doğru tahminlerde bulunmamıza yardımcı olacak ve başka gezegenlerdeki biyolojik döngü mayalama aşamalarına yardımcı olacaktır.
6-Biyotik-abiyotik süreçler, döngüler ve organizmaların gen sistemleri arasındaki doğal ilişkiler ve kuralların disiplinize ve kategorize edilmesine geçilir. Bu çalışmalara yer küresi ve diğer uzay ortamları için yapılmaya devam edilir. Bu çalışmaların sonuçları gelecek nesillerimiz için çok büyük önem taşır.

EVRİM DİN VE BİLİM KAOSUNUN KÖKENİ VE ÇÖZÜMÜ
     
       Bütün bilgilerin evrim bilimi ile sentez edilmesi gerekir. Bunun sebebi de evrim biliminin yaşaması veya realitesinin kabul ettirilmesi için sadece evrim teorisi ve  prensiplerini ileri sürmek, hücre teorisini hücre bilimine baraj yapmaya benzer. Bir bilim dalının yaşaması ve kabul görmesi için sonuçlar ve uygulamalarının gerekliliği yeterlidir.
       Evrim bilimini esas ayakta tutan, tüm beşeri ve pozitif fen bilimlerinin ontogeni ve filogeni döngülerindeki ilişkilendirici yasalarıdır. Evrim teorisi, evrim bilimi demek değildir. Evrimin prensipleri de sanki haklı olarak, orta çağ din kaosundan din biliminin ve yasalarının pozitif bilime etkisini nötralize etmek, bilimsel gelişmelere pozitif yön-hız kazandırmak, insanda pozitif bilinç (materyalist, objektif) ve yöntemleri geliştirmek için doğada keşif edilen doğal yasalardaki mantık sistemlerinden ibarettir.
       Belki de Evrim Bilimini; Evrim Teorisi ve Evrimin Prensipleri ile %100 özdeşleştirip anlatmak için zaman erkendir.Yapılan tartışmalar; bilim dalları arasında ilişkilendirici örümcek misali ilişki ağı kuran evrim biliminin  geleceğimizin uygulama alanları ve uzay çağı için sağlıklı envanter toplamasına ve gelişmesine engel olmaktadır. Bu  tepkiler bir zamanlar Osmanlının 400 yıl matbaayı kabullenişte kayıp ettiklerine neden olanlarla örtüşüyor gibidir.
      Bilim ve din arasındaki en büyük çelişkiler ve çıkmazlar, Batının Ortaçağ döneminde başlamıştır. Ortaçağ dönemindeki din fobisi, materyalizme ve bilimin popülaritesine eklenince sonuçta bütün inanç sistemlerine bu perspektiften bakmak doğal bir sonuç olarak ortaya çıkmıştır. Ülkemiz de bundan nasibini almıştır.
Sonuç olarak, laiklik ve evrim prensipleri ile bilim ve bilim insanları bu kaostan yakasını kısmen kurtarmışlardır. Ancak bu sefer bilim ve bilim insanları siyasetin metriksine malzeme olmaktan kurtulamamıştır.Yada bilim insanları, siyaset ve siyasetçileri bilimin metriksiyle kuşatamamıştır.Belki de siyaset dinle bilimi boğuşturuyor farkında değiliz. Hatta bazı bilim insanları siyaset uğruna dine karşı malzeme olarak yıpratılıyor. Dine teslim olmadan dini anlamaya yada eleştirmeye envanter ve veri açısından daha zamanımız erken. belki de en büyük sorunlardan biri budur. belkide  hedefimiz siyaseti bilimin metriksine almak dinlerle örtüşen gerçek veriler kadar diyet yoruma ve tartışmalara girmek daha doğrudur.
       Evrim bilimindeki mutlak gerçeklere tenezzül etmeyen fert ve toplumlar bunun acısını çekeceklerdir.
       Belki de Evrim Bilimine çok uzaktan bakışımız ya da evrim mekanizmasını bir kompleks yapı olarak eksik ya da yanlış algılayışımız; bizi evrim bilimi, evrim prensipleri, evrim mekanizması  ve evrim teorisi özgünlüklerinin birbirine karıştığı konumlarda kaosa sürüklemektedir (Evrimde kavram yanılgısı!) .
       Sonuç olarak, laiklik ve evrim prensipleri ile bilim ve bilim insanları bu kaostan yakasını kısmen kurtarmışlardır. Ancak bu sefer bilim ve bilim insanları siyasetin metriksine malzeme olmaktan kurtulamamıştır.Yada bilim insanları, siyaset ve siyasetçileri bilimin metriksiyle kuşatamamışlar.Belki de kapitalistler ve münafıklar siyaseti kullanarak, dinle bilimi boğuşturuyor farkında değiliz. Hatta bazı bilim insanları siyaset uğruna dine karşı malzeme olarak yıpratılıyor. Ateisti, cahili, münafığı, fanatik inanç sahipleri yani zıt ifrat ve tefrit görüşleri adem ve primat anatgonistik(yok edici) gizli-kamuflaj teolojik tartışmalarla dinle bilimi boğuşmaya sürüklerken; biz insanlara yaklaşık 100 yıldır çok değerli sinerjitik(biribirini destekleyici-tamamlayıcı) insan enerjisini ve vakitlerini kayıp ettiriyor.Ki bilim insanı ve insan daha genç, dinle uğraşmak bilimi ve bilim insanını yıpratır. Dine teslim olmadan dini anlamaya yada eleştirmeye envanter ve veri açısından daha zamanımız erken. belki de en büyük sorunlardan bir budur. Hedefimiz siyaseti bilimin metriksine almak dinlerle örtüşen gerçek veriler kadar, çözüme, eğitime, diyet yoruma ve tartışmalara girmektir.Özellikle eğitimde bilimce sakıncalı gözükmeyen dini değerleri ve bilgileri kaynak göstermek koşulu ve dürüstlüğü ile, etkili bir biçimde kullanmaya mecburuz. Kafir icadı mantığı cehaletine düşmeyelim.Doğru ve gerçekleri; kim söylerse söylesin, kim yaratırsa/yaratmışsa/yaratacaksa yaratsın her zaman bilimin ve evrimin kabulüdür.
Neden evrimin dinle alıp veremediği antagonistik polemiği üzerinde duruluyor ki? Neden dünde dinin matbaa ile alıp veremediği, bugünde evrimle alıp veremediği vardır? Herkes evrim teorisinin ve evrim prensiplerinin her cümlesine katılmak zorunda değildir. Ancak evrim bilimindeki mutlak gerçeklere tenezzül etmeyen fert ve toplumlar bunun acısını çekeceklerdir. Zaten evrim bilimi de sadece evrim teorisinden ve evrim prensiplerinden ibaret değildir. Evrim Bilim Dalının en önemli özelliği; tüm bilim dalları arasındaki bütünleştirici özelliği ile geleceğimize hizmet vererek; çoklu (multi) disipliner mantık sistemleri ve yöntemler zinciri ile bilgileri ilişkilendirmesidir. Bu bilgiler gelecek nesillere hizmet verecektir. Acaba primat mı Havva'dan Adem'den yoksa adem mi primattan türemiştir’in cevabını ispatına kalkışmanın psikozu ve antagonistik tartışmaları bizi matbaanın kabul edilmesinin 400 yıllık tartışmalarına götürür. Evrimin gerçek boyutunu/larını eksiksiz ortaya koymak için, madde ile anti madde arasındaki enerji hallerinin hepsinin varlıklardaki döngülerinin eksiksiz bilimsel bilgilerine sahip olmak gerekir. Bunun için vakit erken. Bu bile bizi evrimin bilinen gerçeklerine dayalı ilişkilendirici özelliklerinden yararlanmamıza engel olmamalıdır. Tüm enerji hallerine ulaşabilen, doğru okuyabilen ve tanıyabilen gelişmiş bilim insanlarına ve bu enerji hallerini insanların anlayabileceği, algılayabileceği seviyeye deşifre edebilen teknolojiye gereksinim vardır.

Dünya’dan Başka Bir Yerde Hayat var mı? Varsa Bu Olasılık Oranı % Kaçtır?
       Son yıllarda yapılan araştırmalar, özellikle Mars’tan getirilen kayaçlar üzerinde yapılan incelemelerde nano-bakterilere benzer mikro organizmaların varlığı, çoğu bilim insanları tarafından kabul görmüştür.

       Galapagos adalarındaki, bitkilerin %42'si, kara kuşlarının %75'i, sürüngenlerin %91'i ve memelilerin tümü adalara özgü neo endemiktirler.

       Relik endemiklerin en yüksek olduğu ada Madagaskar adasıdır.

 Ontogenik ve filogenetik gelişim mantık sistemleri dikkate alındığında, endemiklerin oluşum nedenleri ve işleyen evrim mekanizmalarının mantık sistemleri bir arada disiplinize edildiği zaman, uzaydaki canlıların yer küresindekilere benzeşim olasılık oranları; ilkel prokaryotlara doğru % 100’e yaklaşırken, insan ve diğer gelişmiş canlıların benzeşim olma olasılığı %0’a doğru yaklaşılır gibi gözükmektedir.
Sanki yerküresindeki bir taksonun uzayda akrabalarının olma olasılığı, Filogenetik bakımdan ortaya çıkışından, yaşadığı gün veya ölümüne kadar; uzun ömürlü, geniş hoş görülü ve geniş yayılış alanlarına meyilli-uyumlu ve baskın gen sistemlerine sahip olmasıyla doğru orantılıdır.

TARTIŞMA VE SONUÇ              
        İnsan beyni ışık hızından daha hızlı düşünen ve sağlıklı düşünme yeteneklerine sahiptir. İnsan düşünsel yeteneklerini, zihinsel kapasitesini ve zihinsel araçlarını doğru kullanarak doğayı aşabilir. Zihinsel-bedensel araçlarla, sağlıklı bilgilerle ve  doğru tercihlerle teknolojik evrim bilimi ile kendimizi donatıp geleceğimizi hazırlamalıyız. Bu sayede;irademiz ve  doğru tercihlerimize dayalı evrimleşme çizgilerini ve doğayla uyumlu yaşama koşullarımızı hazırlamayı ele geçirmiş olacağız. Çünkü  insan gelecekteki değişimleri bu  şekilde aşamazsa, doğa yasalarıyla işleyen çarklar  arasında malzeme, yok olmak veya döngünün bir elemanı olmaktan kendisini kurtaramaz.         
       
 Geleceğin tartışmasız zorunlu bilimi biyolojinin, evrim bilimi ile birlikte, diğer tüm bilim dallarını doğal döngülere uyumlu-doğru  ilişkilendirilmesi ve verimli-uyumlu canlı-cansız döngülerin yaratılması için, öneminin tüm bilim insanlarınca desteklenmesi gerekmektedir. Bu zaruretin acısını yakın geçmişimizde yaşadık. Biyolojik döngüler dikkate alınmadan uygulamaya konulan abur cubur Müsrif Teknoloji , Patojen teknolojik buluşlar bu günkü çevre sorunlarının baş  nedenleridir.
        Belkide 21. Yüzyıl gözde bilimi, biyoloji merkezli  evrimle ilişkilendirilmiş tüm temel bilimleri  içeren "Doğa Bilimidir". Grafik I ve Grafik II


                                                               
                                                                                                                                            Grafik I

                                                          
                                                                                                                                      Grafik II  
 
    
  İnsanın biyolojik bilincinin teknolojiye hakimiyetinin önemi ve nedeni gerekçeleriyle  tüm bilim insanlarınca iyi bilinmelidir. Evrim Biliminin, bilimlerin merkezinde olması ve bilimsel ilişkilendirmedeki önemi  doğru vurgulanmalıdır. Verilen biyoloji derslerine ilave olarak, uzay biyolojisi dersinin evrim dersi ile ilişkilendirilip lisans ve yüksek lisans derslerine konulması gerekir.           
       Matbaa  ve Evrim Biliminin tümünü reddetmek (Evrim ya da Darvin psikozu) cehaletin psikozudur. Matbaa ve evrim cahilleri ile iddialaşıp zaman kaybetmektense, bilenin bilmeyenin (cahilin) halinden anlama olgunluğunu göstererek çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Bilim ve Din cahillerine yararlı olabileceğimiz davranış, ilişki ve tepki kombinezonları geliştirmeli ya da gerekirse onlardan uzak durmaktır. Aksi taktirde onlarla iddiaya girmek ve uğraşmak, toplumsal denklemlerde bulunması gereken mutlak sabiteleri veya değişmezleri değiştirmeye kalkışmakla;hem cehalettir, hem vakit kaybı hem de toplumsal huzur denklemini kısır tartışmaların kaosuna sürükleyip berbat eder.
    
   Dinde de değişmek istemeyeni Allah değiştirmezmiş.Tarihteki uygulamalar bunu göstermiştir. Ancak bu sonuç  insanlara çok şey kaybettirmiştir.           
        Evrim Bilmindeki çeşitlilik mantığı  o kadar açık ve berraktır ki küçük benzetmelerle bile izahı mümkündür. Örneğin; bir kitap düşünelim; kitabın tamamı -Türkçe yazılmış olduğu farz edilecek olursa, 29 harfin ard arda sıralanmasıyla oluşmuştur bu harflerin belli bir sistemle yan yana gelerek bir konuyu açıkladığını düşünelim. DNA daki alt ünitelerin örneğin, bazların dizimi çeşitlilik gösterdikçe tür çeşitliliği de söz konusudur. Ancak bu dizilim belli kurallara göre oluştukça anlamlı sonuçlar ortaya çıkar. Kitaptaki kelimeler ve harfler dilin belli kurallarına göre yer değiştirdikçe anlam kazanır.Bu anlamlı kelimeler arasında her zaman mantıklı geçiş formları aramak belki mantıksızlıktır. Fiolgenetik; açılım, daralma, paralellik...vb varyasyonları ile ontogenetik döngü arasındaki anlamlı fark ve türlerin özgünlüğü belkide budur.Yani canlıların total gen havuzu içindeki, tür gen havuzları arasında geçiş gen havuzu aramak genetik izolasyon mekanizmasına, ontogenik ve filogenik kurallara ters düştüğü için her zaman taksonlar arasında ara form aramak mantıksızlık gibi gözükmektedir.
Yapay-Kurgu Marsta Bitki Yetiştirme
http://projects.olin.edu/marsport/hist_n_myst.html
http://science.nasa.gov/headlines/y2004/25feb_greenhouses.htm
http://www.spaceref.com/news/viewnews.html?id=455
http://www.spaceref.com/news/viewnews.html?id=466
http://science.ksc.nasa.gov/biomed/marsdome/
http://www.nasaexplores.com/show2_912a.php?id=04-208&gl=912
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://solarsystem.nasa.gov/scitech/display.cfm?ST_ID=166
http://scitation.aip.org/getabs/servlet/GetabsServlet?prog=normal&id=APCPCS000880000001000919000001&idtype=cvips&gifs=yes
http://media.nasaexplores.com/lessons/04-208/fullarticle.pdf
http://media.nasaexplores.com/lessons/04-208/fullarticle.pdf
http://www.newmars.com/forums/viewtopic.php?p=66735&sid=a4649c94ddc15786695a93a4e5f0b152
http://www.marstoday.com/viewsr.html?pid=9721
http://www.space.com/scienceastronomy/mini_mars_040415.html
http://media.nasaexplores.com/lessons/04-208/9-12_1.pdf
http://www.astrobio.net/news/print.php?sid=140
http://science.nasa.gov/headlines/y2005/05aug_nostress.htm
http://www.lpi.usra.edu/meetings/earlymars2004/pdf/8091.pdf
http://www.mars.asu.edu/christensen/advancedmarsclass/gulick_icarus_97.pdf
http://www.ingentaconnect.com/content/ap/is/1997/00000130/00000001/art05802
http://science.ksc.nasa.gov/biomed/marsdome/papers.html