Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
| BİLİM TARİHİ DERSİ NOTU
Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, Din, Siyaset, Devlet, Vahşi ve Doğal Laiklik, Rejim, Çevre, Demokrasi, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Öğretim Üyesi;Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2010 |
|
1-Bu dersi işlerken, Bilim, İlim, Tarih, Geçmiş,, Gelecek, Zaman, Olay, Süreç, Olgu, İnsan, Teknoloji nedir?…vb kavramların;ortak payda, özgünlük, içiçeliklerini…vb belirledikten sonra, biri biriyle ve teknoloji ile olan ilişkilerinin insana tesiri ve insanın onlar üzerindeki etkilerini Bilim ve Tarih merceğinden-açısından analiz edeceğiz. 2-Kriminolojik olarak 21 YY’IN başlangıcından kainatın ilk oluşumuna ya da yaradılışına doğru kabaca tarih ve bilimin gelişim olgusunun süreçlerini belirleyeceğiz. 3-Daha sonra kısaca ve özet olarak 20 YY’ DA yontma taş ve cilalı taş devirleri öncesine ya da lisansız doğal ya da vahşi insana (modern insan nefsi) kadar ki inanlığın bilimle ilişkilerini dönemlere ayıracağız. 4-Bu bilgilerin ışığında kabaca kavimlerle bilimsel gelişimin tarihsel ilişkisini kategorize edeceğiz. 5-Tüm bu bilgilerimiz önem derecesine göre vurgulanarak gerekirse örneklendirilecektir. Dersi İzleme ve İşlemede Uygulanacak Yöntem; Konuların fıtratına uygun olarak sıra dışı işlenecektir. Yani geçmişten geleceğe değil, günümüzden geçmişe, basitten karmaşığa ve en iyi bildiğimizden en az bildiklerimize doğru konuyu işleyeceğiz. Kısaca en iyi bildiklerimizden hareketle, bulunduğumuz bilim ve tarih koordinatlarından; geçmişe doğru ilerlerken-hareket ederken ;bilim ve tarih açısından, geçmişten geleceğe doğru; Önemli; 1-Bilim Tarihi Değişmezleri (sabiteleri) 2-Bilim Tarihi Değişkenleri 3-Bilim Tarihi Değişenleri 4-Bilim Tarihi Geçişkenleri 5-Bilim Tarihi Uyumları 6-Bilim ve Tarihin ortak paydalarını Kategorize Eden-Oluşturan Mantık Sistemlerine Dayalı Makale ve Filmlerleri İlişkilendirerek İşleyeceğiz. -Bilim ve Tarih ile ilgili filmler izlenecek veya ödev olarak verilen filmler de öğrencinin bilmesi-öğrenmesi gerekenler Köylü Yöntemi ile sorulaştırılacaktır. Bu amaçla A-Bilimin beş duyumuz (Görme , işitme…vb) ve ötesine kazandırdığı teknolojik araçları kullanılarak toplanan verilerin doğada uygulama alanlarının vardığı sınırları belirlemek amacıyla bazı filmler seçilmiştir. B-Bilimin uygulandığı alanlar. C-Bilimin doğadan edindiği en son duyum ve bilgiler. D-İnsanlarca kullanılan bilimin meyvesi teknoloji ürünleri. E-Bilimin silah yapında pervasızca kullanılışı. F-Bilim ve tarihin sınırlarını içeren... vb filmler öğrencilere gösterilerek tartışılacaktır. |
|
Yaratık: Özgün enerji hali veya doğa ve doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın kişiliği, enerjinin ise halleri vardır. Gerçek: Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan veya hiç değişmeyen yaratık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan çok şey gerçektir. Hayatta, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçeklerdir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir. Süreç ve Olgu ; Bir eylemin veya eylemlerin, kısaca herhangi bir şeyin zamana bağlı olarak başlangıçtan sona (geleceğe) doğru, giderken bu zaman dilimi içerisinde ki ilişkili olduğu bütün olaylar (zaman dilimi + eylem yada eylemler) ve denklemlerin tümüne süreç denir.Ör:İnsan yeryüzünden uzaya,çimlenme-doğum-yayılma sürecine girmiştir. Olgu:süreç+mekan, Ör. Güneşin Batıda Batması bir olgudur. İnsan:En küçük birimi: verimli bir erkek ve verimli bir dişiden oluşan; Işık hızından daha hızlı düşünebilen zihinsel olarak doğayı aşabilen, yüksek iletişim yeteneklerine, en kötü - en iyi karakterlere sahip ve doğayı en çok etkileyen ve ondan etkilenen, zihnen bedenen ve kapasite bakımından en gelişmiş yaratık olarak biliniyor. Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis. -Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir. -İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5 Kainatta bilinen ve bilinmeyen boyutlar ve çok şey. Tüm bu boyutlar Allah CC’HUN ilmini aşamaz. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır. Allah CC’HU mahlukattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah CC’HU insana şah damarından daha yakındır (Ayet var) Hız Boyutu; Birim zamandaki eylemin boyut değiştirme-yönsel (mekan, zaman…vb boyut değiştirmenin) ifade şeklidir. Var olan hız tanımı; birim zamanda alınan yol kâinatta her zaman ve koşulunda geçersizliği yakın zamanda kanıtlanabilirliği olasıdır. Hızla ilgili var olan formüllerin sonsuzlar ve sıfırlarla ifadesi bu konudaki hız tanımının yetersizliğine kanıt gösterilebilir. Hız çok sayıda boyutun tutkalı gibidir. Hız arttıkça içinde geçtiği ve etki alanındaki boyutlar kaynaşır/kaynaştırır. Kâinatlardaki (nesnel, anti nesnel, sanal, düşünsel…vb) hızlanışın akıbeti ola ki bu olacaktır. Yani kütle çekim boyutlarının birleşimi, kaynaşımı, çeşitliliği ve çok miktarda enerji hallerinin hal değiştirip varlık alemindeki orijinine dönüşü olacaktır. Işık hızından daha hızlı olan düşünsel boyut içindeki hızlanışın bağıntılarının sonuçları çok zevkli ve araştırılması gereken bir konudur. Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Mekan Boyutu;Klasik mekân tanımı; en-boy-yükseklik-bileşke… vb fazla boyutu içinde barındıma özelliğine sahip tanımlı alan olarak bilinir. İlk mekân; nesnel, anti nesnel… vb kainatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… vb varlıklar alemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan yaratık boyutlarına doğru değişimi için; kainatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekan-mekanlardır. Bekli de en küçük mekânlardır. Bu ilk mekana doluşan; atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar. Matematiksel ve yapısal olarak mekân bir yaratıktır. Ola ki ilk yaratıklar ilk mekânlardır. Bu gün bilinen en büyük nesnel mekân kainatı kuşatan kozmik ağ kümesi mekanıdır. Hidrojen atomunun dış yörüngesindeki içindekilerin mekanı kabul edilebilir. Mekanın yaratıklardaki karşılığı aktivite gösterdiği, etkilendiği , etkilediği alanın dış sınırlarıyla tanımlanır. Allah CC’HUN ilmi içindeki her şeyin var olduğu ebedi boyutlardaki varlıklar âleminden zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… vb kainatları ve tüm yaratıkları yaratırken ebedi hızı ve zamanın yavaşlatarak kainatlarda dengeli zıt yön-konum-zaman-mekan… vb geçici boyutları yaratmıştır. Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri dahilinde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır. Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır. Düşünsel Boyut (Hafıza Boyutu);Kendilerine Akıl, ruh ve vicdan emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel aleminde ürettiği ebedi hızdaki tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır. Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kainattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım(hadis var). Allah CC'HUN insanda tecelli ettiği geçici mekandır. Hz. Muhammed AS’IN Batıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah CC’HU ona oku emrini vermiş ve kalbini okumuştur. Takiben Hz. Muhammed AS kalbindekileri peygamber ahlakı hasletleri ve Hz. Kuran bilgilerinin tümünü hayatına uygulayarak, mantığına, bilincine ve davranışlarına mekanize ederek alışık tepki ve zamanla alışkanlık haline getirmiştir(gelmiştir).Peygamber ahlakı hasletlerini kazanmak ve yaşantısından hayır görmek için insanlara da Hz. Muhammed AS'IN davranış ve eylemleri örnek gösterilmiştir. Zaman Boyutu;Zaman bir yaratıktır ve parçalanmış boyutlu kainatlarda genellikle!!! hıza bağlı olarak değişir. Yaratık olmanın vasfı olan bir boyuttur. Zamanın varlığı tüm yaratıklara yapışık olarak yaşar. Yaratık ebedileşse bile zamanın girdabından kurtulamaz. Zaman diğer boyutlar gibi hıza bağlı olarak değişir ancak yok edilemez. Aklı, ruhu olan yaratıklar ve diğer bazı yaratıklar da uykuda ve uyanıkken farklı algılanabilen bir yaratıktır. Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kainatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerin yaşam döngülerinde alışık tepki (refleks) haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Batıni kainatın 1 zaman biriminin zahiri kainatın 50 bin katıdır diye!? Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah her şeyi nurunda yarattı, Onun (Allah CC’HUN)her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var. Zahiri Doğal(vahşi) Kainattaki kanunlarla kainatın sıfatlarına bakıldığında kainattaki pek çok sıfat ve kanunların nesnel ve sanal yaratıkların üzerinde görmek mümkündür. Ancak kainatta olamayan sıfatlardan bazıları insanda vardır. Yani insanda var olan kainat ve içindeki nesnel yaratıklarda olmayan bazı özgünlükle vardır. İnsanlara Allah CC’HU tarafında verilen Akıl, Ruh ve peygamber ahlakı hasletleri kainatta ve diğer hiçbir nesnel yaratıkta yoktur. Peygamber ahlakı ve düşünsel olarak kainatı aşabilme özelliği nesnel yaratıklarda sadece insanda vardır. Batini ve zahiri kainatta akılın meleklerde ve cinlerde var olduğu bildirilmiştir. Ayet ve hadis vardır. Kainatın vahşi ahlak ürünü olan insanlardaki doğal(vahşi); kutsiyet, inanç, örf, adet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, idler, putlar (idoller)…vb tabular yer yüzü geçmişinde ve günümüzde vardır. Evrime Teorisine göre: İnsan; Homo sapiens sapiens türüne ait yeryüzündeki tüm insan fertlerini içeren kapsamlı bir kavramdır. İnsanlar; genetik yapılarının yatkınlığına ilaveten, eğitim ve yetiştiği çevrenin ürünüdür. Işıktan daha hızlı düşünen insan; bedenen ve zihnen olgunlaşıp, en azında ışık hızında verimli ve pozitif şeyler üretmeye başlayınca geçmiş negatiflerini telafi edebilir: Filmi izleyin. Bilimi ve Doğayı Kullanışına Göre İnsan Kategorileri I-ilkel (akli primitif) İnsan/toplum/devlet, II-Doğal İnsan/toplum/devlet III-Çağdaş(asri) İnsan/toplum/devlet IV-Normal İnsan/toplum/devlet V-Evrensel İnsan/toplum/devlet VI-Gelişmiş İnsan//toplum/devlet VII-Diğer İnsan/toplum/devlet Teknoloji nedir?Fen bilgisinin meyvesi olan teknoloji doğadan edinilen bilgilerin mekanize edilmesi, doğaya ve doğadaki yaratıklardan yararlanmak amacıyla kullanılan sanal ve gerçek araç gereçlerdir. BİLİM NEDİR?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler.Bilim hayatın başlamasıyla insanın çevresindeki, iç dünyasındaki…vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır.Büyük Kıyametle ölüme mahkumdur. Daha çok öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim yaratıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir. Bilimin tarihi olur ilmin tarihi olmaz!! Bilim ölümlü olduğu için bilimde mutlak gerçek yoktur, ilim ölümsüz olduğu için ilimde mutlak gerçekler vardır. Bilim, ilimin yaratıklarda yeşeren ölümlü-sonlu bilgi örüntüsü boyutudur. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler. Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim-İlim bilirkişisi, alimi kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir. Bilim; ilimin yaratıklardaki hayatla ilgili örüntüsü-örgüsüdür. Bilim; yaratık ve enerji halleri arasında öğrenme aracıdır. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır. Bilgi: Doğadaki sübjektif-objektif yaratık, olay ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla zihnimize özümsenen, alınan, giren veya zihinsel operasyonla ürettiğimiz ürünlerin zihnimizde bıraktığı; anlamlı imaj, kavram ve ilişkisel kalıntılardır. Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi;doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular... vb şekil de zihnisel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ... vb dinamik kalıntılardır.Bilgi canlı yaratıklara çevreye uyum yada yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına kayıt edilir. Örneğin bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirmesi.Bilgi cansız yaratık sistemlerinin çevreye uyma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren yada sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki göstermesi. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinindeki öğrenebileceği yada gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.Ruh Allah CC’HUN emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu varlıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini ve rabbini tanımasına yardımcı olur. Bilgi;bilimin (nesnel + sanal insani bilim) ilimin(tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal+düşünsel+ilahi... bilim)... vb zihnimizdeki veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir. *İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008 *Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik ve hurafe bilgilerle doluşur. *Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur. *Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder. İnsanlarca Kullanılan Bilimin Meyvesi::İnsanın bilim aracını ve teknolojik araçlarla ürettiği sanal ve nesnel teknoloji, bilgi, kültür... vb. benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki çok şeyi öğrenip, kendi arzularına göre işleyip devşirmesidir. Bilimsel Açıdan Doğa Ötesi:Bilim açısından henüz genişleme boyutuna ve ulaşılmayan doğanın geleceğini ifade eder. Bilim, ilmin, öğretim ve öğrenim eğitimin alt ünitesi ünitesidir. Bilim daha çok öğretim, ilim ise eğitim kavramı ile ilişkilidir. "Hayatta en Hakiki Mürşit İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Yol Gösterici Aramak Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." Atatürk 1 Ancak akıllı yaratıklar en hayırlı mürşit olabilir. En hayırlı mürşitler akıllı yaratıklar içinde aranır. En hayırlı mürşitler akıllı yaratıklar içinde çıkar. Şeytan ve ona uyanlar şeytan olmak için yaratılmamışlar. Akıllı varlıklar olarak yaratılmışlar ancak hilkat garibesi tercihleriyle kader çizgisi/leri içinde şeytan olma unvanını hak etmiş en hayırsız ve sapık mürşit/lerdir. “Dinsiz İlim Kör, İlimsiz Din Topaldır” Albert Einstein 1, Bu öz deyişte kavram ve düşünce yanılgısı var. Belki de özeyiş;“Dini Eksik Bilen Kör, İlimi Sakat Olan Topaldır” DEMİRKUŞ 2009 şeklinde söylenseydi daha mantıklı olurdu. “İlimsiz Din Düşünülemez, Dinsiz İlim Düşünülebilir” ,“İlimsiz Din ve İlimin Dini Düşünülemez”, “İlimsiz Din, İlimin de Dini Olamaz.” Her Dinin Mutlaka İlmi Vardır, Fakat Hiçbir İlimin Dini Düşünülemez. Her İlim ve Bilimde Doğru ve Hayırlı Değildir . Demirkuş 2008 .1, 2 “Dinler Allah CC'HU Tarafınadan Akıllı Yaratıkları Gerçeklere Davet Eden Peygamberlerce Hayata Uygulanmış Yaşam Şekilleri ve Kurallar Bütünüdür. İlim ve Bilim İse; Öğrenme ve Uygulama Aracıdır” Demirkuş 2008 "Hayatta En Hakiki Akli Araç; İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Akli Araç Aramak Belki de Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." DEMİRKUŞ 2010 “İlim İlim Bilmektir İlim Kendin Bilmektir Sen Kendini Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır ” Hz. Yunus EMRE , İlim Bilmeye Araçtır, Sen Aracın Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır. ” Düzenlendi DEMİRKUŞ 2008 "Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır" Ayet ve Hadis “İlim Çin’de Bile Olsa Gidip Alınız” Hz. Muhammed AS“"İlim(Hikmet) Müslüman'ın Yitik Malıdır, Nerede Bulursa Alır.""İlim öğrenmek,Beşikten Mezara Kadar Farzdır” Hz. Muhammed AS Özel not;hayvanlarda uygulamalı bilim ve zeka sahibidirler.Örneğin; kuşların gagasıyla, maymunların taşlarla sert kabuklu yumurta ve meyve kırması gibi. Av avcı ve yaşam yerini kullanma ve sahiplenme bilimine sahiptirler. Hayvanların ilim sahibi olmaları şimdilik meçhuldür veya bilinmiyor.Belki de bazı hayvanlar da ilim sahibidir. Çünkü artık bazı insanların hayvanlardan daha aşağılık, hatta zihinsel olarak hayvanlarla özdeş veya zihinsel metriksleri hayvanlarla birebir örtüştüğünü biliyoruz. Ancak insan ilim sahibi yaratık oluşuyla karakterize olunur.Biri birinden eteklenebilir konumdadırlar. Genel olarak bilim ve ilimin tarihi yaratıkların var oluşu ile başlar. Bilim ateş gibidir doğru kullanılmadığı zaman etrafa zarar verir. Bu hemen çok şey için böyledir. Belki de liyakatli kullanılmayan çok şey çevresine zarar verir. İlim, Bilim ve Bilim Tarihi Arasındaki İlişki; Bilim Tarihi;Günümüzden geçmişe ve geleceğe yaratıkların ve enerji hallerinin;deneyimsel, potansiyel, yapısal, bilimsel …vb bilgileri örüntüsünün tümünü içeren sonu ölümlü ilimin yaşam sürecidir. Bilimin bilimsel hayat hikayesidir. Geçmiş……….……..Zaman…………. Gelecek …..………..Yaratık……………. …………..Bilgi Örüntüsü……….. A Bilimi Tarihi . . . D Bilimi Tarihi . . Evrim Bilimi tarihi Tarih Bilimi Tarihi . Z Bilimi Tarihi…… BİLİM TARİHİ KAVRAMI>TARİH BİLİMİ KAVRAMI, Örneğin;Hücre Bilimi Kavramı>Hücre Teorisi Kavramı, Evrim Bilimi>Evrim Teorisi Kavramı -Bu mantıktan hareketle; Bilim kavramının kapsamı, tarih kavramından daha büyük olduğu için; -Bilim Tarihi;tüm bilimlerin tarihini içeren ve insanla ilişkilendirmeye çalışan bir bilim dalıdır. Tarih Bilimi; Bilimin bir dalıdır.Ör. Fizik Bilimi, Kimya Bilimi veya Biyoloji Bilimi gibi bilimin bir dalıdır. Tarih nedir? Bulunduğumuz zaman boyutundan geçmişe ait her şeyi tarih olmuştur. Kısaca Tarih; “İnsanla İlgili ve İnsanlarca Yaşanmış Olay, Olgu, Süreçleri…vb İnceleyen Diri Bilim Arşivi Olgu ve Süreçleri Gibidir” Demirkuş 2008 Evrim ve Tarih Kavramları da karıştırılmamalı; Evrim yaratıkların gerçek hayat hikayelerinin bilimsel açıklamasını yapamaya çalışan bir bilim dalıdır. Hayvanların kültürü olmadığı için tarihi olmaz. Hayvanların evrimi olur. Tarih daha çok insanla ilgili kültürel, toplumsal, bilimsel... vb insanların geçmişini ilişkilendirip izah etmeye çalışan bir bilim dalıdır. Bu açıdan belki de, bilim tarihi dersinin gerçek adı, "Bilimin Tarihi", “Bilimin Evrimi” veya "Bilimin Evrimi ve Tarihi" şeklinde olmalıydı. Geçmiş nedir? Geleceğin tersidir. . Bulunduğumuz boyutlar sistemi ve ilişkiler denkleminden önce (mazide) ; yaşanmış her şeyi (olay, süreç,olgu…vb) içeren kapsamla ilgili kavramdır. Gelecek nedir? Geçmişin tersidir. Bulunduğumuz boyutlar sistemi ve ilişkiler denkleminden sonra veya ilerde(atide); yaşanacak her şeyi (olay, süreç,olgu…vb) kapsayan kavramdır. “Olay, Olgu, Süreçlerin…vb yaşanacak paketi gibidir” Demirkuş 2008 Yaşam Nedir? Zaman nedir?Hıza bağlı olarak; geçmişe ve geleceğe doğru; uzayan, kısalan veya ortadan kalkabilen ölçülebilir bir kâinat boyutudur. |
| I-Bilim Tarihi Açısından: Herhangi Bir Şeye;Değişik ve Farklı Enerji Halleri Açısından Bakmak ve Mantık Yürüterek İncelemek Ne Demektir? Bu başlıkları anlamak ve doğru kavramak için;bakış açısı, düşünce sisteminin yönü, şekli ve düşünce-mantık yürütme sisteminin kriterleri çok önemlidir ve görecelidir (izafidir). Bunu doğru kavramak için aşağıdaki soruları ve ip uçlarını inceleyip anlamaya çalışın. Örneğin; 1-Yapısal olarak canlı yaratıkların, toprakla olan ortak paydaları nedir/nelerdir? 2-Yapısal olarak canlı yaratıkların ve toprağın özgünlükleri nedir/nelerdir? 3-Yapısal olarak toprak ve canlı yaratıkların özgünlerinin (paylarını), benzerliklerinin(ortak paydalarının) ve geçişenliklerinin sınırlarını belirleyiniz? 4-Bir et parçasının içeriği ile toprağın içeriğinin özgünlük ve ortak payda özelliklerinin belirlenmesinde yaratığın kişilik kazanması arasında nasıl bir ilişki vardır? II-Bilim Tarihi Açısından:Enerji Haline/lerine, Yaratığa/lara, Olaya/lara, Sürece/lere, Olguya/lara, Topluma/lara... vb Herhangi Bir Şeye/Şeylere;Göreceli Doğru Bakış Açısı, Doğru İnceleme ve Doğru Anlam Yükleyerek Tanımlamak Ne Demektir? İp ucu;her ikisine de içerdikleri element açısından bakın ve elementlerin oluşturdukları yapı taşları açısından anlamlandırmaya çalışın. Bilim tarihini incelerken; yaratığa, olaya, sürece, olguya, toplumlara, geliştirilen bilime ve teknolojilere; A-Zaman, Olay/lar, Süreç/ler ve Olgu/lar Açısından Bilimin Gelişimini İnceleyeceğiz. B- Bilimin Gelişiminde Dikkate Değer Gelişmelere Neden Olan Toplumlar Açısından Bilimin Gelişimini İnceleyeceğiz. C-Diğer Açılardan Bilimin Gelişimini İnceleyeceğiz. Bilimin sünnetlerini, yöntemlerini ve teknolojileri doğru kullanarak doğadaki enerji halleri, yaratıklar arasındaki ilişkiler ve bağlantılarla doğadan yararlanmak, geçmiş ve geleceği asrımıza doğru güncellemek gerekir. |
| -Bilim Tarihi Açısında Düşünce Aleminde Aklımızla, Kişiliğimizle ve Zekamızla Doğru Yürümek Olası mı? -Bilim Tarihi Açısında Geçmişte Geleceğe Düşünce Aleminden Nesnel Alime Doğru Hangi Taşlara Basarak veya Nirengi Noktalarına Dayalı Yürümek Gerekir? -Geleceği, Günümüzü, Geçmişi Doğru Gören Düşünce, Mantık, Öğretim, Öğrenim ve Eğitim Sistemleri Nasıl Geliştirilmeli? -Gelecek ve Geçmişle Gerçek, Doğru Örüntülü Ve Dinamik İlişki İçindeki Mantık Ve Düşünce Sitemlerini/lerini İnsanlara Hangi Mantık, Eğitim ve Düşünce Sistemleriyle Nasıl Verilmelidir? -Bulunduğumuz Boyuttan Gelecek ve Geçmişe Hangi Mantık, D üşünce ve E ğitim Sistemleriyle Gerçekçi ve Doğru Ulaşabiliriz? -Bilimsel Düşünüş ve Düşünce Mantığının;Günümüze, Geçmişe ve Geleceğe Gerçek, Doğru Örüntülü ve Dinamik Güncellenmesi Ne Demektir? -Nesnel ve Düşünsel Boyutların;Geçmişten Geleceğe Örtüşen Değişmezlerinin Hayata Doğru Güncellenmesi Ne Demektir? 1-Bilimdeki sürekliliklere, değişmez veya en az değişen yaratık, süreç, eylem, olgu, olay…vb dayalı ilişkisel düşünerek düşünsel yoğunlaşarak düşüncede yol almak. Ör;güneş dünya var olalı beri hep doğudan görünür ve yükselir batıda inerek görünmez olur. Her geceyi bir gündüz takip eder ve kutuplardaki 6 aylık gündüz durumu. Dünyanın yörüngesi ve şekli hep en az değişendir. 2-Bu mantıktan hareketle kainattaki tüm hidrojen atomlarına dayalı olarak ilişkisel (sekronize) düşünerek kainatın ilk yaratıldığı konumuna ulaşa bilirsiniz.Yani yaradılışın hemen akabinde yaratılan en eski yada ilk hidrojen atomları hala vardır. Ancak oksijen ve demir atomları çok sonradan oluşmuş ve ortaya çıkmıştır. 3-Bilimsel verilere dayalı bu nesnel ve sanal düşünsel mantığı İslami farz, sünnet ve düşünsel verilerle doğru-kesin eşleştirerek ve ilişkiselleştirerek iç ve dış dünyamızı peygamber ahlakıyla yaşam döngümüzle ilişkisel içselleştirmemiz ve dışsallaştırmamız gerekir. Bununla peygamber ahlaklı insanların feyzine ulaşmak olasıdır. 4-Kişiliğimizi ve bilincimizi bu doğal ve peygamber ahlakı işletim sistemleriyle ilişkisel donatarak geçmişten geleceğe doğru ve gerçekçi düşünebilen, gerekirse; ruhu ile, aklıyla, nefsi ile, kişiliğiyle, bedeniyle, zekasıyla ilişkisel düşünüp zaman boyutlarına yoğunlaşabilen yada beyninin, hafızasının sınırlarını aşabilen her sanal ve nesnel aracıyla nesnel organıyla çevresiyle bütünleşerek doğru empati duyan insan tipi olmayı başarırsak düşünebilen çoğu bilgisayarlar-hayvanlar ve yaratıklar insanlara hayran kalır. Ör.peygamberler ve alimler böyle insanlardır. İnsanlık fert ve toplum bazında bu doğal bilim işletim sistemi öğretimi ve eğitimine ilave olarak peygamber ahlakı işletim sistemi ile donatılıp hayata hazırlanmadıkça ürettikleri ve tüm yaşam döngüsüyle doğaya ve çevresine öldürürcü ve zarar veren bir yaratık olmaktan kendini kurtaramayacaktır. İnsanlar bedensel ve teknolojik olarak henüz güneş ışığını bitkilerin etkili kullanacağı kadar evrimleşmemişlerdir. Ancak insanlar peygamber ahlakı ile yaşam döngülerini ve şekillerini sürdürürlerse doğanın bereketli hudutları içinde hemen tüm nesnel ve sanal yaratıklardan hayırlı ve verimli olabilirler. Peygamber ahlakı kurallarıyla donatılmış insanlar evrimin ve gelecekteki değişimin afatından da emin olurlar. Sonuç Olarak;Bilimsellikle doğadaki enerji halleri, yaratıklar arasındaki ilişkiler ve bağlantıların mantık sistemlerini öğretim ve eğitimle insanlarımıza doğal işletim sistemi olarak yükleyerek geçmişteki, yaşanan ve gelecekteki asırlara ait; değişmez, değişken ve diğer bilgileri hayatına doğru güncelleyerek kendini namuslu ve akıllıca konumlandırmasını ispatlayarak ve inandırarak alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmek. Yani cebine, nefsine, ceddine, keyfine …vb önceliğine göre değil tüm insanlığın liyakatine yakışır konumlandırmayı (Allah CC'HUN rızası mesabesinde konumlandırmayı) alışık tepki (refleks) haline getirtmek. Pekiştireç; A-Bilim tarihinin geçmişine ve geleceğine doğru düşünsel-mantıksal-nesnel ve ilişkisel alemleri; matematiksel sembollerden kurulu denklemlerle yol alıp keşfetmek, kuşatıp anlamaya çalışmak ne demektir? B-Bilim tarihinin geçmişine ve geleceğine doğru düşünsel-mantıksal-nesnel ve ilişkisel alemleri; bilimsel olarak değişmez yada en az değişen veya ortak payda; yaratık, olay, olgu, süreç…vb üzerine kurulu ilişkisel kavramlara dayalı denklem ve sembollerle yol alıp keşfetmek, kuşatıp anlamaya çalışmak ne demektir? A ve B şıkkını bir arada düşünün. C-Düşünsel ve nesnel alemde;kavramsal düşünme mantık sistemine dayalı-kurulu denklemlerle, matematiksel mantık sistemine dayalı sembollerle kurulu denklemlerle yol alma-düşünme, geçmişi, geleceği günümüzle ilişkilendirme arasında ne fark vardır? Algıda Değişmezlik Kuramı Nedir ve Nasıl Uygulanır? Algıladıklarını/a, Düşündüklerini/e, Yaptıklarını/a… vb Doğru Anlamlandır, Doğru Öğret ve Doğru Anlam Yükle !!! Bu konuda öğrendiklerini hayattaki deneyimlerinle ve uyguladıklarınla doğrulayarak, gerçekçi ve yanıltıcı değer yargılarını tanı ve doğru-liyakatli değişimi kabullen !!! Demirkuş 2009 1-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki;eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb aynı dilerdeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan değişmezleri(sabiteleri) en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 2-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültür dillerindeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb bazda aynı fakat eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişkenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 3- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki geçişkenlik gösteren; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 5- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda uyumları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? 6- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda ortak paydaları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.? Düşünme mantığı ipuçları;Geçmişten geleceğe doğru düşünürken;düşünce mantığınızın çalışma sistemini, eğitim sistemini-bilgisayar programlarını;değişmezler, en az değişenlerden-değişkenlerden….en çok değişenlere-değişkenlere göre doğru çalıştırmayı ve kurgulamayı-kurmayı deneyin. Kavimlerde İnsani, Akli, Bilimsel ve Mantıki Özgün ve Ortak; Dil, Lisan ve Alfabe Yaratmanın Gerekliliği Kuramı. |
Bilimin Evrimi ve Tarihi Süreci Açısından; değişmezler,değişkenler, değişenleri, uyumları, ortak paydaları ve geçişkenleri çok önemli kavramlardır. 8-Bilim Tarihindeki Kavramsal Tanımlar;Bilim Tarihinin tarihi süreçteki; mekanları, zamanları, toplumları…vb, değişmezleri(sabiteleri), değişkenleri, geçişkenleri, uyumları, ortak payda ilişkileri ve özgünlüklerin sınırlarını belirleyen algıda değişmezlik seviyesindeki net kavramları ve tanımlar kümesidir. Çıkarsama; Bilim Tarihinin; Kanıtları, Mirasları ve İnsana Kazanımları Nelerdir? |
| BİLİMİN HAYVANLARDAN İNSANA KADARKİ TARİHİ BOYUTU; Aslında bilim, yaratıkların, filogenisinden öncede vardı. - Yaratıkların hayat bulmasıyla, hayata uygulanarak daha anlaşılır anlam, önem ve kişilik kazanmıştır. Bilim:karşılaştığımız , algıladığımız, bildiğimiz…vb; yaratıklar, olaylar, süreçler, olgular..vb çok şey arasındaki ilişkileri, özellikleri, özgünlükleri, bedensel-zihinsel ürettiğimiz her şeyi tanıma, anlama, anlama yükleme-anlam verme ve onlardan yararlanma aracıdır. Bilim aracı, hayvanlar tarafından içgüdü (genlerine dayalı), zekaları ve deneyimlerine dayalı olarak kullanılmaktadır. Hayvanlar;zekaları, içgüdüleri ve deneyimlerine dayalı olarak bilimi kullanarak;yaşam yerlerinde ve yayıldıkları yeni alanlarda yaşamaya- bedensel-zihinsel olarak uyum sağalamaya çalışmaktadırlar. Hayvanlar genellikle ;içgüdüsel(genlerine dayalı), vücut dili, taklit..vb şekilde yavrularını eğitmektedirler. Hayvanlar doğaya uyum için ;vücut yapılarını evrimsel mekanizmanın rotasına uyumlu fertler hayat bulmuştur. Ör. Bazı kuşlar, primatlar, böcekler, karada ve suda yaşayan sürüngenler çeşitli vücut yapılarını, taklit, kamuflaj yapı ve eylemleri etkili bir biçimde geliştirmişlerdir. Geliştirdikleri bu yapı ve yeleklerini zekalarıyla bilim aracını etkileşimli bir şekilde kullanarak başarılı bir şekilde kullanmaktadırlar. Ör.örümcek-örümcek ağı, arı-bal peteği, karıncalar-köprü oluşturmaları, çeşitli hayvanlarda toplu avlanma ve toplu savunma, çitaların-leoparların çeşitli av hayvanlarının yavrularını (ceylan yavrularını) yakalayarak yavrularına avlanma-avlanma tekniklerini öğretmek için onları öldürmeden saatlerce avlanma yaptırdığını biliyoruz. Özellikle hayvanlar vücutlarını geliştirirken çeşitli kamuflaj , güçlü- yenilmez hayvanların-doğal (doğal olayları-renk ve yapıları) davranışlarını ve yapı-renklerini taklit ederek (kral yılanını taklit eden, taklitçi ahtapot gibi)düşmanlarından korunurlar ve avlanırlar. Hatta çeşitli böcekler, bakteriler, virüsler…vb mikro organizmalar bile çeşitli ilaçlara..vb karşı genetik yapılarını değiştirerek-geliştirerek çok kısa sürede evrimleşebiliyorlar (direnç). |
BİLİM TARİHİ AÇISINDAN;
İNSANLARIN, PRIMATLARIN VE HAYVANLARIN ORTAK PAYDALARI VE ÖZGÜNLÜKLERİNİN AYRIŞIM ÇİZGİLERİ;
|
| 21.YY'IN Bilimi; 21.Yüzyılın Başlangıç bilimi 20 YY’IN doruktaki teknoloji çeşitleri;İletişim (internet), Nano, Makina, Sanal Teknoloji, Uzaya Açılım Teknolojisi, Müsrif-İlkel Teknoloji Patojen(öldüren-silah) ve Fosil Teknoloji( doğayı etkili biçimde hortumlama ve kullanma teknolojisi)…vb şeklinde kategorize edilebilir. 20.YY’DAKİ Bilimin meyvesi olan teknoloji, 19. YY’IN başlarında başlayan Fosil ve Müsrif-İlkel Teknolojinin devamı Patojen(Silah Teknolojisi) )teknolojidir. Liyakatsiz, aç gözlü, kapitalist ve İlkel insanlarca kötüye ve cahilce kullanılan bilim ve teknolojilerden kurtulmamız için;bilim ve teknolojinin;kullanım, uygulama ve gelişimini ahlak seviyesi daha gelişmiş insanlara emanet etmemiz gerektiği kuşku götürmez bir olgudur. 21.YY'DA Bilimden İnsanlığın Hayır Görmesi İçin Uyulacak Birkaç Elzem Kural (20.YY'IN Bilim ve Teknolojiyi Yanlış Kullanım Hatalarına Düşmemek İçin) Çözüm 1-21.YY’DA çözüm için güzel ahlak seviyesi yüksek insanları ön plana çıkartan rejim, eğitim, öğretim ve sınav sistemleri geliştirmek zorundayız. 20.YY o kadar kötü kullanıldı ki 21. YY’LA kara delik olacağından korkulmaya başlanmıştır. Geleceğe ve gelecek nesillerin haklarına darbe yapan 20 YY’LIN cahil ve edepsiz insanların bilimi hoyratça kullanışları gelecekte ibretle anılacak. 2-21.YY’DA güneş, dalga, manyetik alan, rüzgar, nükleer (diyet olarak)…vb enerji kaynakları kullanılarak yerküresi bedenin; gazını, petrolünü emen ve katı cevherlerini kemirmekten vazgeçmek zorundayız. 3-21.YY’DA geliştirilen teknolojilerin, halkın/ların istendik ahlak, değer ve inanç yargılarıyla olan ilişkileri dikkate alınarak serbest bırakılmalı veya doğal patent verilmeli. 4-Uzayıda da yerküresinin; 19-20.YY mantık sistemleriyle kirletmememiz gerektiğinin önemini;vurgulayıcı bilinçle eğitim sisteminin vazgeçilmez koşulları içine koymamız gerekmektedir. |
| 20. YY’IN Bilimi(Uzak Doğu, Batı ve Kuzey Bilimi) ; 19. YY’DA lokomotifin icat edilmesiyle, kömür ve petrol yataklarının hoyratça kullanılmasıyla çevrenini etkili bir biçimde kirletilmeye başlamasıyla karakterize edilmiş ve mayalanmış Müsrif-İlkel, Patojen(öldüren) ve Fosil teknolojidir. 20. YY’IN Başlarında bilim;şovenist, kapitalist ve komünist sistemlerin yıkılan;çarlık, şahlık ve imparatorlukların mirasları üzerine hortlamak, arda kalan kavimleri besi yeri olarak kullanmak ve dünyanın hakimiyetini ele geçirmek için; silah ve savaş teknolojilerini(patojen teknoloji) geliştirmek üzere çok kötü ve liyakatsiz kullanılmıştır.I. ve II.Dünya Sıcak ve III . Dünya Soğuk cehalet savaşlarıyla. Bilim ve teknoloji ile geliştirdikleri silahlarını satmak üzere;iç savaşlarla halkları besi yeri olarak kullanmışlardır. Kapitalist(Sermaye Kuduzu)ler ve Komünistler birleşerek; faşistleri, şovenist ve nasyonalist ülkeleri çökertmişlerdir. Kendileri de veto imparatorluğu kurallarıyla dünyayı paylaşmışlardır. doğal hakimiyet için;kapitalistler ve komünistlerle aralarındaki doğal rekabet(vahşi-doğal birliktelik) silahlanma yarışını doruğa çıkarmıştır, Bu hakimiyetin hırsı ile yapılan bilimsel çalışmalar uzaya hakimiyet konusunda rekabete girişmiştir. Böylece uzay teknolojisi doğmuş oldu. Sonuçta, bilimi daha etkili biçimde kullanan kapitalistler;Müslümanları yanlarına çekmek için;kafircikleri alt edelim diye bazı Müslüman kavimleri menfaatleri gereği hidayete erdirme(Taliban ve İran hidayeti), bedava teknolojiler takdim ederek (Pakistan nükleer enerji... vb) planlarını uygulamaya koyan Karunizm (kapitalizm) komünist sitemin başını hidayete erdirmeyi başarmıştır. Bu gün ise kapitalistler;demokrasi sistemini yayacağım bahanesiyle Gayri Müslim inanç ehline (eski din ehli kavimlere, birleşmiş milletler, sosyalistler ve ılımlı komünistlere) göz kırparak veya yanların alarak hidayet ettiği müslüman ülkelere rableşmeye kalkışıyor ve Karunizm (kapitalizm) için büyük ortadoğu besi yerini hazırlıyor gibi. Kapitalizmin tarihi ortaklarına oynadığı oyunlarıyla örtüşen örneklerini hayvanlar aleminde (av ve avcı ilişkikilerinde) görmek olasıdır. |
| 19.YY Biliminin Kökeni (Rönesans Bilimi ve Yakın Batı Bilimi=Avrupa Biliminin Ortaya Çıkışı ); Ortaçağ engizisyon mahkemeleriyle ceza ve eza gören evrensel insanlar ve özellikle bilim bilginleri (bilim insanları?!) ya da asrımızda iblis avlama ütopyaları ile insanlığın; siyaset, bilim ve din insanlarına olan güvenleri kayıp olmuştur. Amerika kıtası yerlilerine şeytan gözü ile bakılmasının sonucu toplu katliamlara maruz bırakılmışlardır veya insanla şeytan kavramları karıştırılmıştır. Sonuçta ortaçağ din ehilleri tarafından(eski din ehilleri) ümmet makamından laiklikle kovulan ve işe yarmaz ilan edilen meraklı evrensel insanlar (meraklı bilim insanları);fen bilimleri aracı ile dünyaya doğaya dalarak ya da bilimi doğayı hortumlama sanatı edinerek; dünyanın ve insanlığın dengesini bozacak kadar olmuşlardır. Bu cahil evrensel bilim bilginleri (bilim insanları?!) ve kendilerini tasdik eden tebaa ile bir zamanlar kendilerini laikle ümmet makamında kovanlara başat olmuşlardır. Bu sefer rejim şemsiyesi altında laikliği karşı güç olarak din ehillerine karşı kullanmaya başlamıştır. Bilimi ve fenni; dünyayı-doğayı hortumlama yarışı, sanatı, mantığı haline getiren bu evrensel cahil insanlar; bu sefer bir birlerine hüküm ederek I., II. sıcak dünya cehalet savaşları ve III. yarı sıcak-yarı soğuk dünya cehalet savaşıyla veto imparatorluğu doruğuna ulaşmışlardır. Velhasıl insanlık miracındaki insan ahlak paftası; doğa ve hayvanlar aleminin miracına inmiş ve bu gün buradan nasipleniyorlar ve dünyaya hüküm ediyorlar. Belki de bu değerli insanlar zihinsel-düşünsel olarak;doğayı, hayvanlar alemini ve teknoloji metriksini aşamadıkları için ya da dikkatleri, idrakleri ve mantık sistemleri: doğal, hayvani; nesnel, düşünsel ve zihinsel metriksi içinde boğulduğu için; insani ve peygamber ahlakı kurallarına doğru empati duyacak zihinsel alt yapı ve güvenden mahrum olmuştur. Belki de doğa ötesine aşacak ilim ve dini alt yapıya ya da aşacak rehber bilgiye sahip olmadıkları için bu miraçta boğulmuş mazlum insanlardır.Vadesi dolmuş eski dinlere ait çarpık bilgilerde zaten o miraca inmesine neden olmuştur. Bu asırki yönetim boşluğunu/larını; evrimleşerek ya da kılık değiştirerek siyasileşen ortaçağ engizisyon zihniyeti insanları (Dini aşamazsınız(Din aşılmazdır)/hadis):haktan ve batıldan yana görünenler(münafıklar) hatta İslam dinini/leri koruma ve kollama yiğitliğine soyunan cahilleri kullanarak!!! parti, tarikatlar, ekonomi toplulukları, dernekler... vb sivil, özel, kişisell kurum ve örgüt maskesi altında (gizli-derin devlet ) ekonomi, bilimi ve insan kitlelerini liyakatsiz kullanıyorlar olması olasıdır.0, 1, 2, 3, 4 Hayvani demokraside çoğunluğun haklı monarşisi olarak;partiler demokrasinin ve çoğunluğun temsilcisi ve şeyhine sadık(parti liderine) tarikatlar olarak kullanılmaktadır hala. Özet Olarak; Ortaçağ döneminde eski din ehli+ krallık+imparatorluk…vb tarafından kendilerine ve dini kurallara itaat etmeyenleri laikle devre dışı bırakılmışlardı. Daha sonra yetersiz ve vadesi dolmuş bun dinlerden kendini kurtaran insanlar bilim akaidine yoğunlaşarak doğayı ve doğadaki yasaları anlamaya ve yaşantısında kullanmaya veya güncellemeye yönelik bilimi yani teknolojiyi geliştirdiler. Bu sefer doğadaki yasaların ve yaratıkların doğadan yararlanmasını taklit ederek hayatına güncelleyerek uygulamaya başlamışlardır. Halada bilim bilgini (bilim insanı?!) kisvesi altında bu görevleri devam etmektedir. Ancak bu bilim bilginleri (bilim insanları?!) halkın gözdesi olmaya başlayınca monarşileri ve din tacirlerini Fransız devrimi ile devirerek devre dışı bırakmak için laikliği kendi lehlerine çevirmişlerdir. Ancak bu süreç tüm Asya ve Avrupa’ya yayılırken Asya’daki hemen tüm monarşileri kökten yıkmış(şahlık, padişahlık, krallık, çarlık) ancak bilim bilginleri (bilim insanları?!) bilim işçisi gibi hala çalışırken Avrupa’daki imparatorlukların ve krallıkların hemen hepsi balkona ve terasa çıkmış seyrediyorlar. Belki de İmamı Gazali R.A, Said-i Nursi R.A…vb İslam alimlerinin bahsettiği aşırı fen bilimlerine dalmanın insanlığı vahşileştireceği (0,1, 2, 3,4) ya da peygamber ahlakından ve imandan zayıf düşüreceği felaketi;bazı batılı, uzak doğulu, kuzeyli…vb bazı evrensel ve bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) yaşantısında ve kişiliğinde ortaya çıkmıştır bu asır. |
2009 Güz Dönemi Bilim Tarihi (Biyoloji) Etkinliklerinde Öğrencilerimden Özetlerini Dinlediğim ve İzlediğim Filmlerdeki Genel Çıkarsamalar; |