EĞİTİM, ÖĞRETİM ÖĞRENME İLE İLGİLİ;YANLIŞ, BİLİNMEYEN VEYA EKSİK BİLİNEN ÖNEMLİ BAZI KAVRAMLAR
VE İNSANIN BAZI SANAL ARAÇLARI
Kavram;
Doğadaki olayları, süreçleri, olguları ve yaratıkları gözlemleyerek bunlar
arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler
yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız.Bu genellemelere kavram deriz.Örneğin, kütle-hacim maddenin
özelliklerini ifade eden kavramlardır.
Genellemelerimize verdiğimiz
adlara bilimde kavram deriz.
-Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir
biçimde anlayamayız.
-Yaratıkların,süreçlerin, olgu ve olayların;benzerlik
ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak
genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki
biz buna kavram deriz. Örneğin; enerji, ışık.
-Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır.
-Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir.
-Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil
edilmelidir.
-Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır.
-Cisim olarak
göstermek ayrıdır.
-Bazı kavramlar sübjektiftir.
-Birkaç kriterle yaşatarak
öğretebiliriz.
Kavram: doğa ve ötesindeki; olgu, olay yaratık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Ör.sıcaklık,
-Bazı kavramların isim yüzleri vardır
bunlara kavramisim denir. Ör,çiçek (hem isim hem kavram)
-Bazı isimlerin kavram yüzleri yoktur (kavram olamazlar).Ör. Ahmet
-Tüm
olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim
yöntemlerinin, kavramların, kavramisimlerin, isimlerin hayata güncelle kombinezonunu/larını (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı
düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir.
-Bu düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki
mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize
kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir.
-Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili
bilgileri doğru edinmek ve öğrenmek gerekir.
-Bilgileri edinmek ve hayatla
ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir.
-Zihnimizdeki sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Ör.toparlak/topak kırmızı, toparlak/topak sarı,toparlak/topak yeşil, tatlı topak... vb, portakal/tatlı/sulu sarı topak.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
-Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.
Yerleşim yerlerinin aralarındaki iletişimin insanlık için önemi ne ise; kavramların kavram araçlarıyla doğru konumlandırılarak öğretilmesi ve zihnimizde doğru konumlandırılmaları bundan daha önemlidir. (Demirkuş 2005).
A-Bildiklerimizi lisanımıza devşirmenin yapı taşları(veri tabanları ) olan kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakamları ve sembolleri hayatımızda doğru ve liyakatli kullanmayı alışık tepki (refleks) haline getiren öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ne demektir?
B-Kavramları, isimleri ve kavramisimleri; zihinsel fıtrat(yapı) özgünlüklerine(çeşitlerine) ve zihinde ilişkisel Kavram Kümesi -kavram örgütleme yapılarına uyumlu doğal ve yapay kavram kümeleri şeklinde örgütleyip liyakatli ve doğru öğreterek hayata uygulatmak ne demektir?
C-Doğal insanların, ilkel insanların, gelişmiş insanların ve evrensel insanların zihin havuzundaki zihinsel kavram örgütlenmesi- İlişkisel Kavram Kümesi ilişkisinin ayrıcalık ve özgünlerin farkındalığını anlamaya çalışın. Hangisinde vahşi, hangisinde cahil, hangisinde akli, hangisinde evrensel zihinsel kavram örgütü-ağı ve yapısı vardır?
İpucu;Temizliği, dürüst olmayı, peygamber ahlaklı olmayı…vb eylemleri,
-Evini, arabasını,…vb eşyayı,
-Hayvanları, bitkileri, …vb canlı gruplarını,
-Milleti, vatanı, toplumu…vb insani gruplarını,…vb
1-Sevmek,
2-Hoşlanmak
3-Önemine inanmak
4-Merhamet etmek arasındaki yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarının farklarını ve farkındalıklarını liyakatli anlamaya, hayata uygulamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavradıktan sonra liyakatli eşleştirmeye çalışın
Ör.sevginin liyakati hangi yaratıkta,eşyada, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir.
Ör.sevginin, hoşlanmanın ve merhametin liyakati hangi yaratıkta/larda,eşyada/larda, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir.
-Yukarıdaki mantıktan hareketle toplumsal bazda kullanılan hemen çoğu kavramlar, kavramisimler, isimleri noktalama işaretleri, harfler, rakamlar ve semboller; akli gereksinim ürünü değilde, nefsi rastgele gereksinim ürünü olarak vahşice(doğal) kullanılmakta olduğundan emin olun. Çok azı bilinçli ve liyakatli kullanılmaktadır. O zaman tüm kavramları, kavramisimleri, isimleri noktalama işaretleri, harfleri, rakamları ve sembolleri hangi sahalarda daha liyakatli kullanmamız gerektiği konusunda Evrensel Alfabe, dil ve lisanımızın veri tabanını oluşturan kavram, isim ve kavramisimler konusunda yapacak çok önemli işlerimiz var demektir.
Ör.peygamberin ve eşlerinin itlere ve evcil diğer hayvanlara icabeti ile asrımızın insanlarının icabeti arasındaki farkındalığı anlamaya çalışın.
Ör.bir ite sadece merhamet etmek, hem sevmek hem de merhamet etmek ve samimiyetle hep sevip duygularının baş köşesine oturtmak arasındaki liyakat ve farkındalığı anlamaya çalışın.
-Aynı şeyi bir insan yavrusu için düşünün.Tüm yaratıklara veya her şeyi sevmeye, saygı duymaya, tapmaya…vb icabet etmeye insanın zamanı, gücü, olanakları, yetmeyeceğini ve çevremize liyakatli icabetin farz olabileceği anlamaya çalışın.
-Zaman isteyen, ilgi isteyen bu ayrıcalığı tüm kavram, isim ve kavramisimler için düşünerek eğitim sistemindeki vahşeti(doğallığı) görmeye çalışın.
-Yani bir insanın; gönlük ve yıllık hayat döngüsünde bitmez tükenmez sanılan hayatının bilinçli olarak; kavramsal, isimsel, kavramisimsel, eylemsel ve düşünsel olarak neyi nereye ne kadarını harcaması gerektiği konusu ciddi bir şekilde düşünülmeli ve hesaplanmalıdır.
-Yada liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitimle bu istendik peygamber ahlakı alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları öğrencilerimizde geliştirmeliyiz.
Bu amaçla
dersin girişinde ve sonuç kısmında dersle uzaktan ve yakından (önemli sıra dışı kavramlar) ilgili
bazı TEMEL-ÖNEMLİ kavramların tanımları, örnekleri ve uygulamaları verilmiştir.
Ayrıca beyin fırtınası soruları;
Öğrenciler de hür düşünce ufkunu geliştirmek için; kavram yanılgılarını telafi etmek, Lüzumsuz-liyakatsiz; ilahların, kişiliklerin, puları(idoların), kimlikleri(idlerin)...vb yerini doğrularla değiştirmek ya da depolarize etmektir: Ayrıca zihninde-beynindeki sanal-doğal kaynaklarla ilişkilendirip hayatla güncellenmesi amaçlanmıştır.
ALLAH C.C.'HU KİMDİR? Kendini istediği yaratıklara ve varlıklara; belge, icraat, peygamberlerle ve dinleriyle veya dilediği gibi bildiren-hissettiren... vb!!! bilinen, bilinecek, var olacak ve var olan tüm alemlerin yegane ilahı ve rabbidir. Dinleri, peygamberleri ve kitaplarıyla insanları peygamber ahlakı kurallarına riayete davet eden ve ebediyeti yaratıklara bağışlayan;mert ve ikram sahibi, eşi, ortağı, benzeri olmayan;doğmayan ve doğurmayan yegane yaratıcıdır. Peygamberleri, alimleri ve değişmek isteyen insanları, kurumları, devletleri, milleteri... vb; peygamber ahlaklı kılmak için;fıtratlarına uygun!!! terbiye eden, değiştirebilen rabbimizdir.Tüm yaratıkları büyük kıyametle öldürüp ve tekrar diriltecek olan kusursuz güçlü zattır.Düşündüklerimizi, hayal ettiklerimizi ve yapamadıklarımızı; sanal, soyut veya diğer enerji halleri şeklinde somutlaştırıp hayata uygulatan, uygulayan, uygulatabilen….vb her şeye kadir, kusursuz ve eksiksiz zattır.Kör, topal, katil, sakat, cansız …vb tüm yaratık, olay, süreç, davranış ve enerji hallerine; kusursuz empati duyan ve icabet eden yegane zattır. Kendini tarif ettiği gibi olan ve isimlerini kendisi bildiren tek zattır. Gönderdiği tüm dinlerin ve her şeyin; sahibi, kadiri, yaratanı ve hakimi tek mabuttur. Arda kalan; gizli, açık ve diğer konumlardaki ilahların hepsi onu taklitçi, belgesiz ve delilsiz çapulcu sahte doğa-uzay dinlerine tabii yada Allah CC’NİN dinine ve insanlara karşı kahpe, sahte, çapulcu ve deccalı ilahlardır.
İnsanın/lığın yegane babasına (Adem AS’A) nefisini (meleklerini) ilk defa ve en önce(yaratmadan önce) secde ettirterek dirilten. Adem AS'A secde etmeyen iblisi (Adem AS’MI ve zürriyetini; düşman, hor ve cahil gören yaratık) huzurunda men eden ve kovan kusursuz erdemli ve insancıl yegane rabbimizdir.
El Evvel Allah CC'HU vardı; çok şey ilminde idi/dir/olacak, sonra taktir ettiklerini yaratık olarak yarattı. Daha sonradan insanı da yarattı ve kendini ona bildirdi, tanıttı.
İnsanın fıtratından verim alması için; İnsanın fıtratı geliştikçe kaldırabileceği oranda, sırasıyla, Suhuflar (Adem AS, Nuh AS…vb), Zebur (Davud AS), Tevrat (Musa AS) , İncil(İsa AS) ve Kuran-ı Kerim (HZ. Muhammed AS son peygamber) kitaplarını ve peygamberlerini uygulayıcı olarak gönderdi.İnsanın kainat ve dünya hayatından verim alması için kitaplarını ve peygamberlerini göndermiştir.İnsanı bu düstur üzerinde halife kılıp geri davet etti.Sonradan (El Ahir Allah CC'HU) tüm yarattıklarını öldürüp (El Kahhar Allah CC'HU) dilediklerini ebedi kılmak üzere tekrar dirilteceğini (El Hay Allah CC'HU) bildirmiştir. (ayetler vardır)
Allah CC'HUNE: insanlığın hayırlı mukadderatı için cıvıtmadan; irade ve fıtrat ölçüsünde!!! kurallarına itaat edilir. Şükür, tenzih, zikir ve secde ile dua edilir.
Allah CC’HU; Kelime-i Tevhidi("Lailâhe illâllah, Muhammedürresûlullah" yani "Yegane İlah ALLAH C. C.’DİR, Ondan Başka İlahlar Yalandır ya da Yoktur Muhammed AS Onun Elçisidir" samimiyetle zikir eden ve kabul eden herkesi affedeceğini bildiren-müjdeleyen yegane rabbimizdir (kovulmuşları ve özel haldekiler hariç).
Allah CC’HU;Kendisine şirk koşmayan Cümle-i Şahadet-Tevhidi ( İslam’daki ilk ve tek dogma farz) Zikir Eden ve Kabul Eden Yani " Kelime-i Tevhit/Yegane İlah ALLAH C. C. Ondan Başka İlahlarYalandır ya da Yoktur!" diyen tüm insanları/sorumlu yaratıkları en sonunda affedecek ve ebedi hayat bağışlayıp cennetlere (istisnalar ve kovulmuşlar hariç) koyacak olan yegane rabbimizidir. Günahlar ya af edilir ya da cezası çekilerek kurtuluş müjdelenmiştir. Allah CC’HUN bu müjdesi beni fetih etmiştir.
Ancak İslam’daki diğer 4 farz sadece sıhhati ve olanakları elverişli olanlara sorumluluk yükler;
Zekat ve Hac'dan yeterince parası olanlar mutlak sorumludur.
Oruç'tan sıhhati elverişli olan sorumludur. Sıhhati elverişli olmayanların yeterince parası varsa bedelini sadaka eder.
Namaz;peygamber ahlakının liyakatli sorumluluk ve eylem bilincini geliştirdiği için dinin direğidir. Olanaklar elverdiğince kılınmalıdır. Olanaklar elverişli değilse gerekirse göz ucu ile bile kılınması önerilmiştir.(hadis)
Bu 4 farzın ircaa edilmesinin belki de esas amacı
1-Namaz;peygamber ahlakının liyakatli sorumluluk ve eylem bilincini geliştirdiği ve insanı kötülüklerden koruduğu için dinin direğidir. Olanaklar elverdiğince kılınmalıdır. Olanaklar elverişli değilse gerekirse göz ucu ile bile kılınması önerilmiştir.(hadis)
2-Zekat;Mutlak gerekli insani paylaşma olgusu ve duygusunu,
3-Hac;Mutlak gerekli insani birlik ve beraberlik duygusunu,
4-Oruç;Yokluğa doğru empati duyma, açlık hissetmeden yaşama ve şükür duygusunu insanda geliştirmek için vardır.
Kısaca yaşamın önemini bilen ve liyakali değerlendiren peygamber ahlaklı insanları ortaya çıkarmak için 5 farz vardır.
Nefsini(meleklerini) insanın/lığın yegane babasına secde ettirten ve insanın nankörlüğüne ve affedilmez eksiklerine rağmen sahiplenen, af eden ve ebedi cennet hayatını müjdeleyen kusursuz erdemli Allah 'CC'HUNE zevkle, gururla ve onurla; fikir,zikir, tenzih, secde ve şükür edilir.Ona tapıyorum.
Bâtını/Düşünsel/Sanal Kalp; ilk kalp atışından ölüme kadar(kalbin durması),ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde;Akıl, Ruh, Zeka, Mantık, Hafıza-Zihinsel Beden, Düşünce, Fikir, Nefis, Muhakeme, Özgünlük, Haset, Kibir, Gadab, Ucup, Kıskançlık, Sevgi, Merhamet, Kahhar…)insan sıfatları ve davranışları…vb sanal-nesnel araçlarımızı(nesnel bedenimiz)içeren sana kalp kapasitesidir veya bâtını/düşünsel/sanal kalp havuzundur. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
Zahiri Doğal(vahşi) Kainattaki kanunlarla kainatın sıfatlarına bakıldığında kainattaki pek çok sıfat ve kanunların nesnel ve sanal yaratıkların üzerinde görmek mümkündür. Ancak kainatta olamayan sıfatlardan bazıları insanda vardır. Yani insanda var olan kainat ve içindeki nesnel yaratıklarda olmayan bazı özgünlükle vardır.
İnsanlara Allah CC’HU tarafında verilen Akıl, Ruh ve peygamber ahlakı hasletleri kainatta ve diğer hiçbir nesnel yaratıkta yoktur. Peygamber ahlakı ve düşünsel olarak kainatı aşabilme özelliği nesnel yaratıklarda sadece insanda vardır.
Batini ve zahiri kainatta akılın meleklerde ve cinlerde var olduğu bildirilmiştir. Ayet ve hadis vardır.
Kainatın vahşi ahlak ürünü olan insanlardaki doğal(vahşi); kutsiyet, inanç, örf, adet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıları, idler, putlar (idoller)…vb tabular yer yüzü geçmişinde ve günümüzde vardır. |
Melek Kimdir?
-En doğru tatmin edici ve yeterli tanımı İslamiyet’te vardır.
-Diğer eski dinlere göre verilen tanımlar kafa karıştırır, eksik ve yanıltıcı niteliktedir.
-Melek Allah CC’NİN Nurunda yarattığı bedensel yapıları ve kişilikleri nurdan nefsi olmayan her şeyi ile Allah CC’NİN emirlerine tabii nurdan memur yaratıklardır.
-Nefsi olmadığı için meleğin iyisi kötüsü olmaz.
-Allah CC ne isterse ve emir ederse şaşmadan bereketli ve hayırlı hürriyetler mesabelerinde onu yerine getiren nurdan yaratıklardır.
-Meleklerin hepsi Allah CC’NİN kendine kaim(kendine tam itaat eden-özgü) nefsi durumundadırlar.
-Onlarda büyük kıyamette ölecekler.
-Büyük kıyamet sonrası bilinen ve bilinmeyen tüm yaratıklar ölü iken yegane diri olan Kahhar olan Allah CC’DİR.
-Çeşitli görevlerde melekler vardır.
-İnsanların sevap ve günahlarını kayıt eden katip melekler.
-Allah CC’YE yapılan zikirleri bildiren avamla ilgili melekler, yaratıldığından beri hep secdede, hep kıyamda, hep rükuda…hep aynı eylemde kıpırdamadan ve yorulmadan şevkle görevli …vb melekler vardır.
-En çok tanınan 4 melek ise; Allah CC’NİN emirlerini, vahilerini, ilimle ilgili bilgileri peygamberlere ve istediği yaratıklara bildiren Cebrail. AS
-Allah CC’NİN yarattığı kainatı ve tüm yaratıkları taşımakla görevlendirdiği İsrafil AS.
-Büyük kıyamet sonrası bilinen ve bilinmeyen tüm yaratıklar ölü iken yegane diri olan Kahhar olan Allah CC’DİR.
-Hay (hayat veren) Allah CC Büyük kıyamet sonrası tekrar İsrafil AS adlı meleğini dirilterek ona sura üfleyip tüm yaratıkları diriltmesini emir verecek ve öldürülen yaratıklardan taktir edilenler tekrar diriltilecektir.
-Allah CC’NİN yarattığı kainattaki ve tüm yaratıklardaki dinamik olayları sevk ve idareyle görevlendirdiği Mikail.AS
-Allah CC’NİN ruhundan üflediği (ruh verdiği) yaratıklar öldüğü zaman ruhlarını alıp Allah CC’YE götüren Azrail AS dır.
Cinler ve İblis Kimdir? En doğru tatmin edici ve yeterli tanımı İslamiyet’te vardır.
-Diğer eski dinlere göre verilen tanımlar kafa karıştırır, eksik ve yanıltıcı niteliktedir.
-Mavi alevli ateşten yaratılmış ve her türlü kılığa bürünebilen kainatın farklı ve nesnel hemen çok boyutlarında yaşayan yaratıklardır.
-Allah CC'HU tarafından Adem AS yaratıldıktan sonra(insanın halifeliği nedeniyle) tüm yaratıklar gibi cinlerde insana bağlanmışladır ve insanın metriksindedirler.
-İnsanın metriksini hiç bir yaratık aşamaz. Allah CC'HU mahlukattan münezehtir. Allah CC'Yİ tenzih ederim
-Adem AS cennete yaratılıp konmadan önce yer yüzünde ve kainatta Allah CC’YE karşı sorumlu ve halife olan yaratıklardır.
-Onlara din ve peygamber gönderilmiştir.
-Onların içinde Menazil adlı topal bir cinin oğlu olan Azazil adlı cin, melek değil ve nurdan yatılmamıştır.
-Azazil(İblis) tüm diğer cinler gibi mavi alevli ateşten yaratılmış cinlerden Menazil adlı topal bir cinin oğlu bir cindir.
-Azazil cinlere ve meleklere imam olara atanmış ve rivayet edilir ki 200 yıl namaz kılıp cinlere ve meleklere imamlık yapmıştır.
-Adem AS yaratılmadan önce yer yüzündeki insanımsı cahil yaratıklar(vahşi/doğal insanlar) daha henüz kainattaki yaratıklara dağa, taşa, güneşe taparak tapmanın emekleme aşamasında iken Cinler alemi dorukta halife hatırı sayılır ilim sahibi idi.
-Ola ki vahşi insan dağa, taşa, güneşe…vb eşyaya tapmaya başladığı zaman(Ör.Astekler, Mayalar, İnkalara, Ortadoğu ve Afrika halkları) cinler halife idi ve vahşi insanın bu eylemiyle alay etmiş ve hayvan muamelesi yapmışlardır.
-Yani yer yüzünde güneşe tapınarak oluk oluk kan akarken imamı iblis/Azazil İbni-Menazil (cinlerin imamı) insanları yolda şaşırtma ergini kötüye kullanarak yandaşı cinlerle cirit atıyordu.
-Yer yüzü hali Allah CC’YE ayan oldu ve yeni bir halife yaratacağını celallenerek nida etmiştir.
-Ola ki yer küresinde hayvanlar mesabesinde insanımsı yaratıklar (vahşi insan) tapmanın emekleme aşamasında iken tapınmaları cinler tarafından hayvan muamelesi görerek topluca güneşe taparak insan katıl edilmesini motive edilerek gırgır geçilerek hoş olmayan muamele görmüşler ve bu olaylar devam ederken Allah CC’HU bir halife yaracağını celallenerek meleklerine nida edince, melekler yarabbi biz sizi yeterince tespih etmiyor muyuz, yer yüzünde bir kan mı kopacaktır diye sitem etmişlerdir.
-Allah CC’HU şüphesiz benim bildiğimi siz bilemezsiniz diye cevap vermiştir.
-Adem AS hem tüm nenesel kainattaki (yaşadığımız kainattaki) tüm kozmik topraktan hem de cennete ki topraktan (çamuru yoğrularak) yaratılarak cennete konmuştur. Adem AS özel ve her iki alemin toprağından yaratılmıştır.
Belki de vahşi insan (dünyevi doğal insan) sadece kozmik çamurdan türeme ile (hayvanlara benzer olarak yaradılışta) türetilmiştir.
-Tüm melekler ve inanan cinler Adem AS'A secdeye davet edilmiş; ancak İblis (Azazil ibni Menazil) adlı imam secdeye kapanmamıştır.
-İblise neden secdeye gitmediği söylendiğinde ondan daha büyük ilme sahip olduğunu ve ondan daha hayırlı olduğunu iddia etmiştir.
-Ola ki yeryüzündeki vahşi-doğal insanlarla(akılsız-ruhsuz insanlar) veya insanımsılarla ilişkilendirerek-benzeterek cennete yaratılan ve Allah CC’HUN Ruhunda üfleyip akıl işletim sistemini yüklediği Adem AS’LA gırgır geçen iblis derhal oradan kovulmuş ve cinlerin halifeliği yaratıklara kötü örnek olmaya başlayınca vadesi bitirilerek yeryüzü ve kainatta halifeliği men edilmiştir.
-Tapma ve halifelik vakti gelen insan halife ilan edilmiş ve melekler insana icabet etmiştir.
-Sonra yer yüzündeki güneşe yada diğer yaratıklara tapmanın kıblesi Adem AS’A bağlanarak yönlendirilmiştir.
-Sonrada iblis Adem AS ve Eşine cennete musallat olunca Adem AS ve eşi yaratıldığı cennetteki kainattan yer yüzüne bedensel olarak indirilerek;kıyamete kadar insan iblisin ve Adem AS zürriyetinin davalı tarlası halinde bereketlendirilmiş ve dini diyetlere dayalı (peygamber yaşantısı) yaşama şekillerini düzenleyerek geri davet edilmiştir.
-Vahşi tapmanın gereği insan güneşe ve diğer yaratıklara insan kurban etme, nefsine eziyet etme vahşetinden zevk alan, insansılarla gırgır geçerek alaycı sadist ziyafetinde iblis ve yandaşı insalara-cinler men edilmiştir. Tüm tayfesi(insan ve cinler) şeytan olarak ilan edilmiştir.
-Gün geçtikçe tapınma gereği duyan insanlara ve cinlere melekler tarafından yardım edilmiş ve insanlardaki inanç sapıklıkları gün geçtikçe azalmış, insan peygamberler ve dinler yer yüzüne gönderilerek bu güne gelinmiştir.
-En son halife insan, en son din İslam ve en son peygamber Hz. Muhammed AS olmak üzere dinide;mucizevi olarak bugün bilimin kabul ettiği kainatın ve tüm yaratıkların geleceğini, varacağı son durumunu Malik Allah CC din günü sahibi olan olarak bildirmiştir. Filmleri izleyin;İnsanlık Sonrası, Yerküresinde Olası Evrimsel Değişim Evreleri, Evren Nasıl Ölecek , Evrenin Ölümü İle İlgili Teorilerin Bilimsellikle Örtüşümleri,
Özel Not;
-Gerçekleri öğrenmek için madde tabanlı düşünmek (nesnel bilimsel tabanlılık yetersizdir) diğer enerji hallerine çekinik ve yetersizdir.
-Madde(nesnel beden) tabanlı(ateistlerde düşünme tarzı) , ruh tabanlı(ruhban düşünme tarzı), kişilik(ego düşünme tarzı)) tabanlı, şeytani kişilik (cince düşünme tarzı)) tabanlı, hayvani(hayvanca düşünme tarzı)) kişilik tabanlı düşünmeni hepsi bir arada kişilik tabanı üzerinde istişareli düşünerek tercih yalnız İslamiyet’te vardır.
-Bunlardan (şeytani, hayvani ve nesnel tabanlı düşünmek nefis tabanlı düşünme gruba girer). Dünyası için ahreti, ahret için dünyasından vaz geçen bizden değildir.(Hadis vardır).
-Onun için bilim melek, cin ve şeytan kavramlarına çözüm getirmekte cahil kalıyor..
-Cinler özellikle hassas inanç sahibi insanların düşünsel enerjisini kontrol ederek bedenine hüküm ederler.
-Onun için iblis ve tayfası tüm ademin çocuklarını yolda atıp şaşırtacağının cehaletini Allah CC’YE itiraf etmişlerdir.
-İnsanlar genellikler cinler alemindeki yaratıklara işletim sisteminin yüklü olduğu bâtını/düşünsel/sanal kalp ve zihin havuzunda hissederler ve muhatap olurlar.
-Vahşi insanlar doğal işletim sistemine sahip oluşları nedeniyle cinlerden kedilerini saflaştırmaları çok zayıf olasılıktır.
-İnanç sahipleri hassas insanların düşünsel alemde cinleri keşfetmesi daha kolaydır.
-Bu insan tiplerinin düşünsel işletim sistemleri daha hassa ve özeldir.
-Cinlerin kendisine musallat olduğunu vahşi insanlar hissetmezler.
-Ancak inanç işletim sistemi yüklü insanlar bunu net hisseder.
-Bilimin cinleri çözümlememesinin en büyük güçlük ve sıkıntısı burada yatar.
-Enerji seviyelerinin bilinçli hassas paradoks şeklinde oluşundan olsa gerek.
Dinde ve Doğada Uyumsal Değişim(evrimleşme) Şart m? Değişmeyenler ne olur?
Değişmek istemeyeni/leri (DEĞİŞMEZ CAHİLLERİ) Allah C.C. değiştirmezmiş(ayet). Haklı ve gerekli değişmeyi istemeyenlerin (cahillerin) liyakati doğadaki dogma yasalarla şekilleniyor; ya doğa yasalarına uyumlu asimile olup yok olur (bileşenlerine parçalanır), ya değişenlerin-uyum sağlayanların biriken devasa kitlesinin kementlerine malzeme olur ya da doğaya uyumlu döngülerin (dijital/hesabi,sanal, zihinsel, düşünsel, hayali, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngülerin) aksamı olurlar sonrada buna batıda evrimleşmiş deniyor. Kısaca;fert ve toplumsal bazlarda belki de tüm canlılar, geleceğin fiziksel, toplumsal, sürü, sanal, zihinsel…vb koşullarına uyum için;ya ilahi nadası (formatı) ister ya da doğal format(nadas) yer. Bu uyumsal değişimin bedeli de yediği doğal veya ilahi format ( nadas) nedeniyle sıkıntı ve acı çeker. Belki de değişim için bu bedel ve olgu tüm canlı için değişmez bir sonuçtur. Dinde ve normal hayatta;siyasi, düşünsel ve/veya nesnel mazoşistler nadası yerken ve siyasi, düşünsel ve/veya nesnel sadistler acı çektirir veya işkenceyi seyir ederken zevk alırlar bu tepkileri normal değildir. Bu tepkiler toplumsal normlara çok zarar vermiş, toplumları şaşırtmıştır. Bu özel anormal tepkidir. İnsan İçin Yaşamak; Geleceğe Liyakatli Değişmektir (Uyum Sağlamaktır) Demirkuş 2007. Belki inanmaya fıtratı müsait olamayan insanlar, dini tercih etmeyen ya da dinden nefret eden insanlarla , inanç cahilleriyle , münafıklarla uğraşmaktansa; harfleri, rakamları, elementleri, olayları, olguları, süreçleri, aşkları, kitapları, makaleleri, hayvanları, nefisleri ya da kısaca;bu tip değişmek istemeyen fert, toplum ve kavimler hariç; tüm külli enerji ve külli metriksi (ortamı) inandırmaya çalışmak ve doğaya pozitif değerler kazandırmak amacıyla merhametli-adil icabet etmek daha hayırlıdır.Dinin, rejimin ve bilimin toplumsal döngülerdeki ilişkisel özgünlüklerinin önemini ve liyakatlerinin konumlarını doğru kavramaktan aciz namuslu ve dürüst inanç, bilim ve rejim cahilleri; bu toplumsal zincirin halkasını/larını koparmadan, alternatifinin liyakatini kavramadan veya tenezzül edip üzerine bu reçeteyi bir ay bile uygulamadan; yargılamasının acısını gelecek nesillerimiz çekecektir. Sürekli genişleyen ve hızlanan kainattaki değişimin(Göğü hala genişlemekteyiz/ayet var) mekanlara ve yaratıklara etkisine uyumsal tepkiye; canlılar(canlı sistemle) genleriyle ve zekalarıyla, cansız sistemler zekaları ve değişime uyum mekanizmalarıyla, akıllı yaratıklar yaşama şekillerini, döngülerini, mekanlarını, davranışlarını, kısmen de genlerini değişime uğratarak uyum sağlarlar. Değişmek istemeyeni Allah CC’HU değiştirmez (ayet var). Değişmezler(Cahiller) doğa yasarlıyla değişir. Önermesinin sizde zihinsel doku uyuşmazlığı yaptığı alanlarını daha uygun öneriler ileri sürerek eleştiriniz.
İpucu;;sürekli değişen kainata fert, toplum, ülke, devlet bazında insanın/ların;yaptığı peygamberi ibadetler ve uyguladığı peygamber ahlakı kurallarla zihinsel-düşünsel işletim sistemini/lerini sürekli güncellenmesi gerektiğini düşünün. Güncellenemeyen düşünsel ve zihinsel sistemlerin nesnel-düşünsel-sanal hayat döngüsünde zarar görebilecekleriyle ilişkilendirin.
Değişim/lere bağlı olarak hangi andan…hangi asırlara hangi kavimlerin insanlığın hangi boyutunda olması gerektiğinin değişmez kader çizgilerini Allah CC’HU taktir eder, ve ircaa eder. Akıllı insanlardan da kendilerine verilen tercih hürriyetleriyle de kalan işlemi peygamber ahlakı tercihleriyle en sağlıklı tamamlanması istenir. Bunu yapmayanlar bedelini verimsiz ve istenmedik sonuçlarla öder.
1
Belki de değişmek isteyen insanların Allah CC’HUNU doğru anlamak ve muhatap oldukları - olacağı tüm yaratık-olay-olgu-süreçler..vb; doğru algılamak, doğru empati duymak-kurmak ve doğru iletişim için insan sanal araçları için gerekli mantık ve düşünme ara yüzünü içeren insani işletim sistemini yüklemek için (kalbini temizlemek=kalp nadası ve kuran ahlakının işletim sistemini yüklemek için) sanal dünyası ve sanal araçları (zihinsel kapasitesi) nadas (formatı) yapılması gerekir. Ör.bir robotun veya bilgisayarın önce kapasitesi nadas (format) yapılır. Sonra onunla iletişim kurmak için ona işletim sistemi, dil ve sanal programlar yüklenir. Bu yöntemin/lerin bir yolu da kişilerin doğru zaman-koşul-mekan da…vb fıtratlarının kaldırabileceği kadar çoğu şeyin veya temel şeylerin terseri-nötrleri- ilgisizleri. ilişkisini ve çevreye çimlenişini uzlette ve yer yer toplum içinde yaşayarak ve yaşatarak öğretip-öğrenip hayata güncellemektir. Bu hikmeti taklit ederek; insanlarda iletişimin sağlıklı olması ve birbirini doğru anlamaları için (algıda değişmezliği yaratmak için) bu yöntemi kısıtlı eğitimde uygulayabiliriz
Kapitalist(Sermaye Kuduzu)ler, siyasiler ve inanç münafıkları dinden ve Allah"tan yana görünüp, hatta inandıklarını paralarına bile kazarken, uygulamada Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)-fosil teknoloji yönünden az gelişmiş toplumların samimi, saf veya cahil insanlarını tepe tepe toplumsal ve teolojik mayın tarlalarına (Allah’ın hududuna) sürükleyerek dine karşı bedensel ve zihinsel eylemlerde kullanıyor.Halklara ve bilim bilginlerimize (bilim insanlarımıza) bebek kuntakinte karıncaları muamelesini (burs,proje ve kredilerle, yuvasında köleleştirmek)yapıyorlar (Filmi izleyin). Ne acıdır ki: dinle, dini liyakatsiz uygulayanların farkını doğru kavrayamayan veya buna yönelik çözüm üretemeyen; son derece zeki ve dahi bazı bilim bilginlerimiz (bilim insanlarımız) bile bilimi ve kendilerini bu liyakatsiz metriksten/lerin denklemlerinden kurtarmamışlardır. Allah C.C. tarafından; laf olsun diye yer yüzüne Allah C.C.'HUN dinleri gönderilmemiştir. Gerçekten! eylemler katıksız ve kuşkusuz saygı duymaya değerdir.
Astekler (filmi izleyin) ,Astekler, Mayalar,1, İnkalar ve İspanyolların şeytanı ve iblisi avlama ütopyaları (filmi izleyin), İnkalar (filmi izleyin), Kızıl derililer, Romalılar (Filmleri izleyin 1, 2, ) Thaipusam Doğa Dininine Tabii Hinduları, Pamir Dağlarının keşişleri, Puta, hayvanlara tapanlar, budizm... vb yeryüzündeki;zeki tasarım dinleri ör.Budizm (Filmleri izleyin 1, 2 ) ve Doğal-Atasal Kültür Dinlerinin inanç cahillerini ve inanç sapıklarının sayılarının çığ (Doğal-Atasal Kültür Dinlerinin)gibi büyümesine Allahın gönderdiği dinler(Allah C.C.'HUN dinleri) engel olmuştur. Zaten Kuran-ı Kerimin son ayetlerinde de Müslümanlara!!! ve diğer inananlara; insanın rabbine!!!, sahibine ve ilahına sığınması istenmiştir.Ümmet gemisi insan gemisinin ortamındadır (metriksindedir).Bazı insanlar kendi hür tercihleriyle ar ederek iman eder insanlık gemisinden(beyin makamından) ümmet gemisine(kalbe) inerler ya da nasyonalistler, şovenistler ve siyonisler isterlerse bu dar ve liyakatsiz(soy kütüğü makamından) makamlardan ümmet makamına(kalp makamına ) çıkarlar . Güdük olmayan evrensel insanlarda buna saygı duyarlar. İnsanın sanal dünyasının huzuru ahlakına ve davranışına da yansır.İnsanın toplumsal döngüsünde; kavimler arasındaki çeşitliliğin önemi;İzmir'n aziz kargaları ve Yellowstone gri kurtlarının gerçek hikayesinden (Film İzle) daha çok şey ifade etmelidir. Onun için Müslümanlar, insanın Allah'ına sığınır ve insanın misafiridir bu dünyada.Evrensel insana düşen doğru, net ve nokta teşhisle samimi Müslümanların içindeki kesin din, millet, kavim ve bilim münafıklarını asimile etmek, deşifre etmek veya avlamaktır. Bu tercihler liyakatli ve fıtrata uygun olunca inancından hayır görenlerden insanlık ve kendileri hayır görür (Hidayetin liyakatlisi Allah CC’ ten olanıdır) . Yoksa tarih boyunca siyasi, politik…vb sadece dünyevi veya sadece uhrevi amaçlar için tüm fıtratların hür iradelerini gasp (tercihlerini gasp etmek) ederek inanca zorlamak liyakatsiz ve sonuçları da ortadadır.
ŞEYTAN KİMDİR?Akıllı yaratıkları; gayri ahlaki,gayri akli ve istenmeyen hayvani;eyleme, düşünceye yönlendirmek ve telkin etmek üzere; fert, toplum, kurum, kuruluş, yaratık/ları kullanan; bilinçli-bilinçsiz - mantık sistemlerine sahip sanal veya gerçek kişiliğe/lere verilen kavram-isimdir. İnsan aklının zekasının ve fıtratının açıklamaya ve anlamaya henüz müsait(uygun) olmadığı; eylem, olay, olgu ve tartışmalara başka insanları (fert, toplum,kurum, kuruluş, devlet..vb araç olarak) kullanan, sürükleyen ve zorlayan yaratıklara atıf edilen sıfattır. İnsanın cehaletinden yararlanarak,aklının ermediği şeylere insanı yarıştırmaya, tartıştırmaya-eyleme sürükleyen, zorlayan ve araç olarak kullanan bedensel veya sanal yaratıklardır. Kısaca İblisin karakteri ve ahlakıyla kendini donatmış ve havyalar alemindeki ahlaktan ilham alan ve feyizlenerek akıllı yaratıkları da kendi ahlakı metriksine sokmak için gayret eden yaratıkların hepsine şeytan denir.
Adem AS ve eşine cennete bulaşıp gübre kokusuyla ve kovulmakla şereflenerek yer yüzüne inen iblis ve ona uyan tayfası (Şeytanı) belki de tekrar cennete konsa canı sıkılır gübre kokusuna ulaşmak için birlerini yolda atmak için tekrar canı sıkılıp ortalığı kokutur. Sizi tekrar dünyaya gönderseydik yine aynı işleri yapar dönediniz(ayet var). Onun için şeytan ve tayfası için hamaset ve işgüzarlık edip ebedi barış ninnilerini insanlığa okumaya gerek yok.
Şeytanın ve ona uyanların (fert, toplum, kavim ve insanlık bazında) en önemli gayesi ve amacı;cebren, siyasetle ve hile ile... vb insanların IP numarasını(iç ve dış alem şifrelerini/tiryakiliklerini, zafiyetlerini, aşmazlarını, cehaletlerini, bilmezliklerini, tabularını) ele geçirip geliştirdiği hayvani-doğal-vahşi sistemlerin handikabını/larını insanlara cebren, hile ile, siyasi…vb kabul ettirerek her alanda faiz(parazitli-asalaklı) düşünce sistemi ve zihniyetiyle cebren ve hile ile vebalini-günahını-suçunu-ceremesini… vb her şeyini insanların sırtına bindirip yaşamını sürdürmektir.
Şeytan; fert, kavim, toplum, millet, halk..vb bazında akıllı yaratıkların üzerinde parazit geçinmek ve ısrarla onların nesnel ve düşünsel yönetim sistemlerini (özgü kişilik şifrelerini, değer yargıları örgüsü zafiyetlerini) ele geçirip kendi kavmine asimile yada özümseyerek ateşli bir yönetici olmak isteyen yaratık yada yaratıklardır. Akıllı yaratıkların sırtında ve emeği üzerinde bedava geçinmek için;cebren, hile ile, iknaa ile…vb yollarla kandırıp hayvanlardan daha aşağı toplumsal makamlarda yaratıklar olarak yaşamayı akıllı yaratıklarda alışkanlık-alışık tepki (refleks) ve tiryakilik haline getirmeye çalışan; nesnel, sanal, düşünsel…vb kılıkta ki tüm yaratıklardır.
Yaradılış;
-Allah CC’HU bir şeye ol der o da hemen oluverir.(Ayet)
-Ebedi-ölümsüz boyutta kâinata ol dedi ve her şey oldu bitti! Olmuş bitmiş boyuttaki sonuçlarda; yaratığın tüm tercih olasılıklarıyla varacağı sonuçların hepsi mevcuttur. Yani bir kişi Allah CC’HUNA peygamber gibi teslim olması ile varacağı kader çizgisiyle sona ulaşır. Kendi özgün tercihleriyle hayatını değerlendirmesiyle varacağı kader çizgisinde karışılacakları önceden bilinir ve farklıdır. Onun için Allah şeytanı şeytan olsun diye yaratmadı. Akıllı varlık olarak yarattı ve şeytan nefsini tanıdı. Sonradan şeytanının kendisi Allah CC’HUN kurallarının tersine kendi tercihleriyle hilkat garibesi kader çizgisine girmiştir. Kendisine neden Adem AS’A secdeye gitmedin diye sorulduğunda ben ateşten yaratıldım ve ondan daha hayırlıyım demiştir. Nefsine uyduğu kendisine hatırlatılmıştır. Sonrada bu çizgideki tüm akıllı varlıklar(İnsan, Cin... vb) şeytana uymuş kabul edilip yada yaşam döngüsünde şeytana tam itaat ediyorsa sanal yada nesnel şeytan kabul edildiği:Allah CC'HU;Peygamberleri, Suhuf ve Kitaplarıyla bildirilmiştir.
-Ancak Allah CC'HU ebedi boyutta olup biten senaryonun geçici-ölümlü hayat ve yaratıklar boyutundaki (Kainattaki) senaryoyu tarif ederken;
1-Yer ve gök yapışıktı biz onların arasını açtık (Ayet)
2-Yeri göğü 6 günde yarattık (Ayet)
3-Göğü hala genişletmekteyiz. (Ayet)
Sonuç;
-Ölümsüz bir boyutta olmuş ve bitmiş bir senaryonun ölümlü, geçici ve sonlu boyutu yaşanıyor ve yaşıyoruz.
-Yaşayan bu senaryoda;ör, hayırlı mukadderat dileyen bir insana Allah CC’HU icabet ettiği zaman o insanın geçiciden
ebediye tüm mukadderatını değiştire biliyor. -Yada geçi senaryodan dilediğini ebedi, geçici…vb yapabiliyor.
-Onun gücü her şeye yeter ve o her şeye kadirdir.(Ayetler var)
DECCAL KİMDİR?En çok Allah C.C ’HUYU taklit ederek ona benzemek isteyen sahte ilaha/lara denir.
-Deccal;gizli, açık, bilerek, bilmeden; ilahlaşmak isteyen,kandırılan, dini ile alış veriş yapan veya dinini satan... vb tüm yaratıkların ilişkilendirildiği sanal kişiliktir yani "bir o var ki oda ondan içeru". İnsan veya insanlık üzerine ilahlık niyetlerini hayata geçirmek için; insanı yozlaştırıp hayvanlaştırmak ve bilgi edinmek için kudurmuş ahlak sisteminin insanda ortaya çıkmasına vesile olan sahte ilah ve ilahlardır. Kısaca onun için başta insan olmak üzere tüm yaratıklar ilahlaşma aracıdır. Bu amacına ulaşmak için;başta insan olmak üzere sıra dışı kötü amaçla;çoklu, bölücü, parçalayıcı, analiz edici uygulamalar ve zihniyetle, yaratıkların fıtratlarını zorlayarak tüm enerji hallerini deşifre ederek edindiği bilgilerle kendini tevhit ettirten sahte ilahi kişiliktir.
-Allah CC'DEN başka (arda kalan); arda kalan; gizli, açık ve diğer konumlardaki ilahların hepsi onu taklitçi, belgesiz ve delilsiz çapulcu sahte doğa-uzay dinlerine tabii yada Allah CC’NİN dinine ve insanlara karşı kahpe, sahte, çapulcu ve deccalı ilahlardır.
-Fert ve toplum bazında emir kipleriyle dua ettirerek, tersine dualarla, düşüncelerle, eylemlerle va ibadetlerle insanı Allah CC’HUN rızasından uzaklaştırarak yecüc-mecücleştiren yani maddi ve manevi her iki cihan da her şeyinden hayır görmeyen gün geçtikçe cüceleşerek her şeyiyle alemlere rezili kepaze ve ibret olan kavimlere dönüştüren yada insanları, cetlerini liyakatsiz severek okşayarak met et fetih et okşa okşa sonra yokuşa yokuşa ahlakını yozlaştıran eğitim sistemleriyle sahte başıboş özgürlük vaatleriyle ilahlaştırmaya yönlendiren çapulcu sahte rablik makamıdır.
-Şeytanın arzuladığı çapulcu ilah/lardır.
-Genellikle insanlar kendine iftira ederek;kendilerine şeytan ya da deccal demektedirler veya dedirtmektedirler.
-İnsanlar deccal olamaz olsa olsa Deccal’e malzeme olur.
-Bugün batıdaki satanistler ya da iblisim diyenler saptırılmış zihniyetin cahil avukatlarıdır.
-Bu tip insanlar sadece iblisin ya da deccalin varlığına ve kendilerine iftira eden sapık insanlardır.
-Aklın şah prensibin tersine çalıştığı asrın ilahlık makamıdır.
-Fert ve toplumların nefsine ve zekasına kul ve mahkum olduğu zamandır.
-Hayvanların insanlardan daha çok sevgi, saygı ve itibar gördüğü zamandır.
-İnsanların hayvanlardan daha aşağılık itibar gördüğü zamandır.
Deccalı Asrımıza Güncellemek;
-Allah'ı taklit etmeye çalışan;hedefine ve emeline ulaşmak için; sapık ve cahil inanç ehlini, ilahlaşmak isteyen insanları, inanç düşmanlarını ve cahil insanların emeklerini ve enerjilerini makamına tevhit etmeye çalışan çapulcu ilahlık makamının ehlidir.
-Allah CCH’HU insanları dirilterek sanal, nesnel ve düşünsel hayat döngülerinde kanıtlar gösterir.
-Deccal insanları hortlatarak peygamber ahlakı sıfatlarını taklit ederek tasarrufa götürüp sahte Kadiriliğini Rahmaniliğini kanıtlamaya çalışır.
-Sonuçta Allah CC’HUN dirilttiği ve icabet ettiklerinin ürettikleri peygamber ahlakı ve peygamber ahlakına uyumludur.
-İnsanları hem ahrete, hem geleceğe hem de dünyaya uyumlu ve liyakatli hayat döngüleriyle kenetler.
-Deccallın ürettirdiklerinin sonuçları doğal ahlak ve hayvani ahlak’a uyumlu sonuçlardır.
-Deccal
insanları sürekli liyakatsiz sanal, nesnel ve düşünsel hayat döngüleriyle sadece doğaya ve hayvanlara kenetler.
-Deccal asrında bazı insanları ikna etmek için düşünsel ve nesnel örtüşen gerçek kerametlerle kendine inandırmayı başaracaktır.
-Hatta insanı bile ortadan ikiye ayırma ve tekrar birleştirme bilimine sahip olacağı ve bu ilimle insanları kendi ilahlığına tevhit etmeye çalışacağı hadislerde bildirilmiştir.
-Deccalın ilminde ve uygulamalarındaki sonuçlar;nesnel, sanal, toplumsal, düşünsel, zihinsel olarak insanlığı ifrat ve terfide zorlam amacıyla sindirim sistemi mantığı ile önce belirgin olarak zıt ve boğuşan vahşi olarak ikiye ve giderek çok parçaya böler. Deccal ülke sınırlarını ve toplumsal çeşitlilikleri kangrenleştirir.
-Bu asır insanlık yaşam döngülerinde bu vardır.
-Sağcı-solcu, kuzeyli-güneyli, dindar-dinsiz, kuzey Kore-güney Kore, Ademin çocukları-maymunun çocukları yada Ademiler-Maymuniler, Kuzey Yemen-Güney Yemen…vb
-Ancak önceden peygamber hadisleriyle deşifre edildiği için kolayca fark edilebilecektir.
-Dinde bu konuda yaklaşık 10 hadis verilmişidir. En zayıf noktası önceden haber verilişidir. Kolayca deşifre edilebilecektir.
-Özellikle fert ve toplum bazında insanların cehaletinden, zayıf ve hassasiyetlerinden yararlanarak onları, Allah CC'HUN yasakladığı hududuna/larına ve dinin kesin yasaklarına (gizli-açık şirke/lere ... vb) sürükleyip;Allah’a, dinine ve inananlara düşman etmektir. Deşifre edildiği zaman ilk işleri kılık değiştirip haktan yana dem vurmalarıdır.
-Buna alet olan zayıf insanları ve münafıkları izlemek, ibret almak ve hoş görülü olmak;gelişmiş ve erdemli-evrensel insanların, vicdani vebali ve namus borcudur.
Allah C.C ’HUN kıyamete kadar dinini koruyacağına dair ayeti ve değişen asırlara insanın dine uyumu konusunda kontrolü ve ıslahatında alimler gönderip peygamberininhadisleri vardır.Din elden gidiyor diye, münafıkların ve cahillerin telaşa, hamasete, takiyelerine, yardımlarına, babalık, ağabeylik, alimlik... vb hatta icraatlarına bile mahal-gerek yoktur.
Önemli not;İnsanlığın güzel,haklı geleceğini garantilemesi ve bu kadar bilgiyi ilahlaşma küstahlığına kalkışanları fark etmesi için: bu düşünceler çerçevesinde aklın ve sağ duyunun ilelebet galibiyetine yönelik gizli ve açık önlemleri içeren:insan demokrasisi çerçevesinde;eğitim, öğretim, yönetim…vb sistemleri kurmaları kesinlikle gerekli. Bu olgular;belki de evrensel ve akıllı her insanın namus ve vicdan borcu olmalıdır.
Bedenen, zihnen, eylemsel ve iş olarak;kadın ve erkek eşitliği kisvesi altında; dişilik ve erkeklik fıtratlarını denkleştirme liyakatine aykırı eşitlemeye kalkışmakla toplumsal dişilik ve erkeliğin özgünlüğünün fıtratını güdükleştirip (anti maço ve anti feministleştirmek veya tam tersi) toplumsal transseksüelliği yaygınlaştırmaya kalkışmasıdır!
MÜNAFIK KİMDİR-NEDİR(Çok Yüzlü Kuduzluğu)?Bir insan, devlet, kurum veya toplumun... vb; bilerek ve bilinçli olarak şahsi veya azınlığın menfaat sünnetleri ve farzları için arda kalan tüm yaratıkların haklarına hile-hırsızlıkla zarar vererek veya gasp edecek şekilde;gizli-açık çok yüzlü eylem, davranış, tepki ve bilgi üretmesi-yaymasıdır.
-Düşünsel ve nesnel olarak herkesin fıtratını kendi fıtrat farzlarına ıslahata ve uyuma kalkışan, zorlayan ve halden anlamaz zararlı radikaller ise düşünsel olarak kangrenleşmişlerdir
-Bazı radikaller düşünsel olarak toplumsal denklemin/lerin tümünü bilerek yada bilmeden köten tekdüze kendilerine benzetilmesini isteyecek kadar zihnen kangrenleşmiş, kanseleşmiş özel münafıklar yada cahilleridirler.
-Cahiller toplumsal denklemin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için olması gereken sabitleri, münafıklar çok yüzlü ve yönlü cıvık değişkenleri ve parametreleridirler.Demirkuş 2009
Münfıklar;toplumsal ahlak bağışıklık sisteminin güçlenmesi için;dinde, bilimde ve toplumsal denklemlerde mutlaka olması gereken; çok çabuk değişen yalancı-güdük-yanıltıcı değişkenler ve parametreler gibidirler.Müslüman'ın ayıbın örtemek ve münfıkları gizli veya açık deşifre etmek elzemdir.Bunun farkındalığı ve ince çizgisi çok önemlidir. 0, 1, 2, 3, 4
-Din, millet, devlet, sistemi siyaset…vb münafıkları bu asır meşhur olmuş
Din Münafıkları;Allah CC’NİN rızası için İslam dini üzere yaşayanları peygamberin çizgisinden gizli açık saptırmak ve şaşırtmak için bilinçli olarak her türlü faaliyette bulunan fert ve toplumlardır.
Milet Münafıkları;korkusundan, şerrinden, belasından…vb sebeplerden değil de, bilinçli olarak ait olmadığı başka milletlerden yana görünerek onlara ihanet etmek için, şaşırmak için; şahsının, kendi milletinin…vb menfaatleri için bilinçli olarak her türlü faaliyette bulunan fert ve toplumlardır.
İblis, Şeytan, Deccal, Peygamber, Ümmet, Kafir, Gayri Müslim, Akıllı(Doğal, İlkel, Hercai, Evrensel..vb insan ve cinler) ve Akılsız Yaratık (Hayvan, Bitki, Diğer Yaratıklar) Kavramlarının Bir Biriyle ilişkisi.
İblis; şeytan kavminin imamıdır. Mavi alevli ateşten yaratılmış (nurdan değil!) , Menazil adlı topal bir cinin oğludur asıl adı Azazildir. Adem AS secdeye gitmeyen, Adem ve Havva annemize cennete elmayı yedirmeyi başaran zattır. Bu zattın ahlakına itaat eden veya kandırabildiği akıllı yaratıkların (İnsan ve cinler) hepsi şeytanın kavmi kabul edilir. İblis ve şeytanın arzuladığı çapulcu sahte ilaha da Deccal denir.
-Sırasıyla; Melekler nurdan, Cinler mavi alevli ateşten en son İnsan cennete topraktan yaratılmıştır. Sonra insanlar cenkteki miracından sınavı gereği hayvanlar ve cinlerin miracına indirilmiş büyük kıyamet sonrası bir kısmı cennetteki miracına veya ıslahat-arınma gereği cehenneme gireceklerdir.
-Peygamberler ümmetinin (getirdiği kurlarla itaat eden akıllı yaratıklar topluluğu) imamıdır.
-Akıllı olmayan canlı yaratıklara akılsız yaratık denir. Hayvanlar, bitkiler ve diğer yaratıklar bu gruba girer. Eşyada(cansız yaratıklar) akılsız yaratıktır.
-Allah CC’HUNA inanamayan fert ve kavimlere kâfir ya da ateist. Yaratıklara tapanlara putperest denir.
-Müslüman olamayan tüm akıllı yaratıklara gayrı Müslim denir.
|
DEVRİM NEDİR? Toplumların; asrın koşullarından yararlanmak veya zarar görmemeleri için, kısaca, asrın koşullarına doğru-gerçek uyumlar için, ithal edilen-deneyimlerden çıkartılan veya orijinal üretilen toplumsal kurallar sistemlerinin toplumlara; cebren, hile ile veya ikna-rıza ile benimseterek... vb yöntemlerin empoze edilmesi-kabullendirilmesini ifade eden kavram-isimdir. Zamanından erken yapılan devrimler; toplumun tüm değerlerini(ahlak..vb) devrim kurallarına yem yapar veya toplumu devrimlerin kökenlendiği kaynağa/lara özümsetir. Zamanından geç yapılan devrimlerde kokar dikiş tutmaz görünüyor. Devrim kurallarını; toplumun fıtratını ve değişim gücünün ivmesini/lerini dikkate alarak;doğru zamanda,süreçte ve koşullarda, dar-küçük yerleşim alanlarında denemelerle uygulamaya koymak gerekir. Gerçekler, doğru zamanda mayalanacak kadar ekilmeli. Edinilen verilere dayalı genellemelere gidilmeli.Devrimde başat toplumlar;devrimleri evrensel ve toplumsal özgünlüklerine endeksli asimile edip üretime geçebilen ve diğer toplumlarca gereksinim duyulan özgünlüğünün gücü ile uyumlu yaşayabilenlerdir.
Kavimlerin yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarında eğitimle haklı ve doğru değişim için; doğru devrimler yapılırken doğru adreslere ekim yapılması gerekir. Sonra mayalanan bu yenilikçi ve diğer kesim toplumda devrimi ve değişimi mayalar. Devrimlerde doğru adres yenilikçilerdir.
Devrimler;insanın, evrimler ise hayvanların (kısmen insanın) zihinsel ve bedensel değişimin (değişmenin) aşısı/ları gibidirler. Aşıların seçimi, hazırlanması ve dozu; kavimlerin yararlı ve özgün yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargıların yaşatıcı olmadıkça faydadan çok zarar verir.
Evrimi/leri aşabilen (evrim metriksini aşan) insani devrimler ancak insanın ürünüdür.
Evrimi aşıp, özgünlüğü ile edepli isimsiz devlet olarak yaşamayı-geçinmeyi, nefsine örnek olmayı başaran dürüst milletler en gelişmiş milletlerdir. 1, 2 Değişmek istemeyeni Allah C.C.'HUDE değiştirmez. İnsan İçin Yaşamak; Geleceğe Liyakatli Değişmektir (Uyum Sağlamaktır) Demirkuş 2007.En güzel ve özgün devrimler;doğru süreçte gerçekleştirilen,mutlak gerekli,toplusal dozu yaşatıcı,özgün, değişime uyumlu ve orijinal olanlarıdır.
Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Doğan Güneş Yada Yeşeren Gülmüş. Genel olarak devrimler; nefsi müdafaa ve mutlak gerekli oldukları zaman da yapılmalı, ancak;yapılacak devrimle/lerle toplumun değişe bilirlik özgünlüğü ve değişecek kitlenin;oranı-gücü ve zamanı dost doğru saptandıktan sonra; eyleme ferdin kendisinden başlanmalıdır. Topluma kontak eylemlerle gereksinimler ve yapabilirlikler mutlaka doğru teşhis edilip istişare edildikten sonra fert veya toplumun kaldırabileceği hududu zorlamamalıyız. Devrimlerde veya eylemlerde gerekçelerinin geçerliliği nedeniyle;hastalar yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve aklı baliğ olgunluğa ermemişler kullanılmaz gerektiğinde diyet ve geri hizmetlerde yer alabilirler. Ör: fert, aile, toplum veya herhangi bir gezegende/lerde dine gereksinim ortaya çıkmışsa; peygamberlerin gönderilme ölçü ve eylemleri buna kusursuz örnek teşkil eder.
Dinde ve Doğada Uyumsal Değişim(evrimleşme) Şart m? Değişmeyenler ne olur?
Değişmek istemeyeni/leri (DEĞİŞMEZ CAHİLLERİ) Allah C.C. değiştirmezmiş(ayet). Haklı ve gerekli değişmeyi istemeyenlerin (cahillerin) liyakati doğadaki dogma yasalarla şekilleniyor; ya doğa yasalarına uyumlu asimile olup yok olur (bileşenlerine parçalanır), ya değişenlerin-uyum sağlayanların biriken devasa kitlesinin kementlerine malzeme olur ya da doğaya uyumlu döngülerin (dijital/hesabi,sanal, zihinsel, düşünsel, hayali, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngülerin) aksamı olurlar sonrada buna batıda evrimleşmiş deniyor. Kısaca;fert ve toplumsal bazlarda belki de tüm canlılar, geleceğin fiziksel, toplumsal, sürü, sanal, zihinsel…vb koşullarına uyum için;ya ilahi nadası (formatı) ister ya da doğal format(nadas) yer. Bu uyumsal değişimin bedeli de yediği doğal veya ilahi format ( nadas) nedeniyle sıkıntı ve acı çeker. Belki de değişim için bu bedel ve olgu tüm canlı için değişmez bir sonuçtur. Dinde ve normal hayatta;siyasi, düşünsel ve/veya nesnel mazoşistler nadası yerken ve siyasi, düşünsel ve/veya nesnel sadistler acı çektirir veya işkenceyi seyir ederken zevk alırlar bu tepkileri normal değildir. Bu tepkiler toplumsal normlara çok zarar vermiş, toplumları şaşırtmıştır. Bu özel anormal tepkidir. İnsan İçin Yaşamak; Geleceğe Liyakatli Değişmektir (Uyum Sağlamaktır) Demirkuş 2007. Belki inanmaya fıtratı müsait olamayan insanlar, dini tercih etmeyen ya da dinden nefret eden insanlarla , inanç cahilleriyle , münafıklarla uğraşmaktansa; harfleri, rakamları, elementleri, olayları, olguları, süreçleri, aşkları, kitapları, makaleleri, hayvanları, nefisleri ya da kısaca;bu tip değişmek istemeyen fert, toplum ve kavimler hariç; tüm külli enerji ve külli metriksi (ortamı) inandırmaya çalışmak ve doğaya pozitif değerler kazandırmak amacıyla merhametli-adil icabet etmek daha hayırlıdır.Dinin, rejimin ve bilimin toplumsal döngülerdeki ilişkisel özgünlüklerinin önemini ve liyakatlerinin konumlarını doğru kavramaktan aciz namuslu ve dürüst inanç, bilim ve rejim cahilleri; bu toplumsal zincirin halkasını/larını koparmadan, alternatifinin liyakatini kavramadan veya tenezzül edip üzerine bu reçeteyi bir ay bile uygulamadan; yargılamasının acısını gelecek nesillerimiz çekecektir. Sürekli genişleyen ve hızlanan kainattaki değişimin(Göğü hala genişlemekteyiz/ayet var) mekanlara ve yaratıklara etkisine uyumsal tepkiye; canlılar(canlı sistemle) genleriyle ve zekalarıyla, cansız sistemler zekaları ve değişime uyum mekanizmalarıyla, akıllı yaratıklar yaşama şekillerini, döngülerini, mekanlarını, davranışlarını, kısmen de genlerini değişime uğratarak uyum sağlarlar. Değişmek istemeyeni Allah CC’HU değiştirmez (ayet var). Değişmezler(Cahiller) doğa yasarlıyla değişir. Önermesinin sizde zihinsel doku uyuşmazlığı yaptığı alanlarını daha uygun öneriler ileri sürerek eleştiriniz.
İpucu;;sürekli değişen kainata fert, toplum, ülke, devlet bazında insanın/ların;yaptığı peygamberi ibadetler ve uyguladığı peygamber ahlakı kurallarla zihinsel-düşünsel işletim sistemini/lerini sürekli güncellenmesi gerektiğini düşünün. Güncellenemeyen düşünsel ve zihinsel sistemlerin nesnel-düşünsel-sanal hayat döngüsünde zarar görebilecekleriyle ilişkilendirin.
Değişim/lere bağlı olarak hangi andan…hangi asırlara hangi kavimlerin insanlığın hangi boyutunda olması gerektiğinin değişmez kader çizgilerini Allah CC’HU taktir eder, ve ircaa eder. Akıllı insanlardan da kendilerine verilen tercih hürriyetleriyle de kalan işlemi peygamber ahlakı tercihleriyle en sağlıklı tamamlanması istenir. Bunu yapmayanlar bedelini verimsiz ve istenmedik sonuçlarla öder.
1
Belki de değişmek isteyen insanların Allah CC’HUNU doğru anlamak ve muhatap oldukları - olacağı tüm yaratık-olay-olgu-süreçler..vb; doğru algılamak, doğru empati duymak-kurmak ve doğru iletişim için insan sanal araçları için gerekli mantık ve düşünme ara yüzünü içeren insani işletim sistemini yüklemek için (kalbini temizlemek=kalp nadası ve kuran ahlakının işletim sistemini yüklemek için) sanal dünyası ve sanal araçları (zihinsel kapasitesi) nadas (formatı) yapılması gerekir. Ör.bir robotun veya bilgisayarın önce kapasitesi nadas (format) yapılır. Sonra onunla iletişim kurmak için ona işletim sistemi, dil ve sanal programlar yüklenir. Bu yöntemin/lerin bir yolu da kişilerin doğru zaman-koşul-mekan da…vb fıtratlarının kaldırabileceği kadar çoğu şeyin veya temel şeylerin terseri-nötrleri- ilgisizleri. ilişkisini ve çevreye çimlenişini uzlette ve yer yer toplum içinde yaşayarak ve yaşatarak öğretip-öğrenip hayata güncellemektir. Bu hikmeti taklit ederek; insanlarda iletişimin sağlıklı olması ve birbirini doğru anlamaları için (algıda değişmezliği yaratmak için) bu yöntemi kısıtlı eğitimde uygulayabiliriz
Kapitalist(Sermaye Kuduzu)ler, siyasiler ve inanç münafıkları dinden ve Allah"tan yana görünüp, hatta inandıklarını paralarına bile kazarken, uygulamada Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)-fosil teknoloji yönünden az gelişmiş toplumların samimi, saf veya cahil insanlarını tepe tepe toplumsal ve teolojik mayın tarlalarına (Allah’ın hududuna) sürükleyerek dine karşı bedensel ve zihinsel eylemlerde kullanıyor.Halklara ve bilim bilginlerimize (bilim insanlarımıza) bebek kuntakinte karıncaları muamelesini (burs,proje ve kredilerle, yuvasında köleleştirmek)yapıyorlar (Filmi izleyin). Ne acıdır ki: dinle, dini liyakatsiz uygulayanların farkını doğru kavrayamayan veya buna yönelik çözüm üretemeyen; son derece zeki ve dahi bazı bilim bilginlerimiz (bilim insanlarımız) bile bilimi ve kendilerini bu liyakatsiz metriksten/lerin denklemlerinden kurtarmamışlardır. Allah C.C. tarafından; laf olsun diye yer yüzüne Allah C.C.'HUN dinleri gönderilmemiştir. Gerçekten! eylemler katıksız ve kuşkusuz saygı duymaya değerdir.
Astekler (filmi izleyin) ,Astekler, Mayalar,1, İnkalar, İspanyolların şeytanı ve iblisi avlama ütopyaları (filmi izleyin), İnkalar (filmi izleyin), Kızıl derililer, Romalılar (Filmleri izleyin 1, 2, ) Thaipusam Doğa Dininine Tabii Hinduları, Pamir Dağlarının keşişleri, Puta, hayvanlara tapanlar, budizm... vb yeryüzündeki;zeki tasarım dinleri ör.Budizm (Filmleri izleyin 1, 2 ) ve Doğal-Atasal Kültür Dinlerinin inanç cahillerini ve inanç sapıklarının sayılarının çığ (Doğal-Atasal Kültür Dinlerinin)gibi büyümesine Allahın gönderdiği dinler(Allah C.C.'HUN dinleri) engel olmuştur. Zaten Kuran-ı Kerimin son ayetlerinde de Müslümanlara!!! ve diğer inananlara; insanın rabbine!!!, sahibine ve ilahına sığınması istenmiştir.Ümmet gemisi insan gemisinin ortamındadır (metriksindedir).Bazı insanlar kendi hür tercihleriyle ar ederek iman eder insanlık gemisinden(beyin makamından) ümmet gemisine(kalbe) inerler ya da nasyonalistler, şovenistler ve siyonisler isterlerse bu dar ve liyakatsiz(soy kütüğü makamından) makamlardan ümmet makamına(kalp makamına ) çıkarlar . Güdük olmayan evrensel insanlarda buna saygı duyarlar. İnsanın sanal dünyasının huzuru ahlakına ve davranışına da yansır.İnsanın toplumsal döngüsünde; kavimler arasındaki çeşitliliğin önemi;İzmir'n aziz kargaları ve Yellowstone gri kurtlarının gerçek hikayesinden (Film İzle) daha çok şey ifade etmelidir. Onun için Müslümanlar, insanın Allah'ına sığınır ve insanın misafiridir bu dünyada.Evrensel insana düşen doğru, net ve nokta teşhisle samimi Müslümanların içindeki kesin din, millet, kavim ve bilim münafıklarını asimile etmek, deşifre etmek veya avlamaktır. Bu tercihler liyakatli ve fıtrata uygun olunca inancından hayır görenlerden insanlık ve kendileri hayır görür (Hidayetin liyakatlisi Allah CC’ ten olanıdır) . Yoksa tarih boyunca siyasi, politik…vb sadece dünyevi veya sadece uhrevi amaçlar için tüm fıtratların hür iradelerini gasp (tercihlerini gasp etmek) ederek inanca zorlamak liyakatsiz ve sonuçları da ortadadır.
EVRİM BİLİMİ NEDİR?
-Tüm enerji hallerindeki;enerjilerin, yaratıkların, oluşumların ( eylemlerin, olayların, süreçlerin, olguların …vb) yaşanmış ve yaşanacak; sanal ve nesnel nefsi gerçek hayat hikayelerini bilimsel bulgulara dayalı olarak ilişkilendiren bilimdir.
-Evrim Bilimi sanki-özellikle akli primitif (ilkel) insanın nefsini tanıma aracıdır.
-Devrimler;insanın, evrimler ise yaratıkların özellikle hayvanların (kısmen insanın ve bitkilerin) zihinsel ve bedensel değişimin (değişmenin) aşısı/ları gibidirler.
- Aşıların seçimi, hazırlanması ve dozu yaşatıcı olmadıkça faydadan çok zarar verir.0, 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9
EVRİM MEKNİZMASI;Evrim Bilimindeki tüm mekanizmaları ifade eden
ve içeren genel bir kavramdır. Evrim Bilimi, Evrim Teorisi ve Evrim
Mekanizmaları, Evrimin Prensipleri en az Hücre Bilimi, Hücre Teorisi ve Hücre Mekanizması gibi
farklı anlamlar taşımaktadır. Evrim, Evrimin Prensipleri, Evrimleşme, Evrim Bilimi ve Evrim
Teorisi kavramları doğru bilinmezse kavram ve düşünce yanılgısına neden olur. Evrim Bilimi öğretiminde
özellikle algıda değişmezliğe yönelmek gerekir. Ör.Hücre, Hücre oluşumu, Hücre Bilimi ve Hücre Teorisi çok iyi
bilinmektedir.
EVRİMLEŞME;Doğal ve
yapay yasalara dayalı ortaya çıkan/çıkartılan koşulların, canlıların
genotip ve fenotipleri üzerinde meydana getirdikleri kalıcı kalıtsal
değişimleri ifade eden kavramdır.Değişen çevre koşullarına uyum amacıyla, canlı ve kısmen cansız yaratıkların nesnel, sanal ve yaşam döngülerin de benimsediği ve oluşturdukları uzun vadeli değişimlerdir.Hücre teorisi alternatifi yerine organik kılıfa sarılı üretken canlı gen birimleri daha makul tanımdır.
EVRİM;Evrimle ilgili tüm, kavram, süreç ve bilgileri içeren genel bir kavramdır.
EVRİM TEORİSİ;İleri sürülmeden önce, yaratıklar olalı beri çevresel değişimlere bağlı olarak yaratıklarda ortaya çıkan sonuçların arasındaki ilişkilerin Darvin’ce izah edilmesi veya Darvin’ce izah edilmesi kılıfıdır. Darvin bu teoriyi ileri sürmeseydi veya ileri sürmeden öncede değişimlerin yaratıklar üzerine ortaya çıkan sonuçlar vardı ve var olacaktır. Bir Darvin buluşu değil var olan sonuçları bir doğa sofisinin bilimsel izahatıdır. |
Enerji: Bilinen tüm yaratıkların; yaratıldığı, oluşturulduğu, kişilik kazandığı, hal değiştirdiği ve geri döndüğü/dönüştüğü/dönüştürüldüğü varlıkların yaratık olarak potansiyel gücünü ifade eden bir kavramdır. İstisna hariç tüm enerji miktarı ve kapsamı tüm yaratıklardan daha büyük bir kavramdır. Enerji tüm yaratıkların kişilik kazandığı ve şekillendiği hamuru gibidir.
Kâinatta çeşitli enerji halleri mevcuttur Ör. katı, sıvı, gaz, ısı, radyasyon, ses, ışık..vb. enerji halleri doğal ve sanal enerji döngüleriyle hal değiştirir. Sanki enerji kainattaki ilk haline meyilli hal değiştirerek hayat buluyor. Şöyle ki enerji hal değiştirmeden uzun süre dengede duramamakta veya dengesizliğe (hal değiştirmeye) meyilli toplam(total) yaratık hamuru halleri gibi gözükmektedir. Doğa, hala doğa ötesine doğru genişlemektedir. Enerji hiç bir zaman israf olmayacak bir döngü içinde devamlı yaratıkların kisvesi altında (yaratık olarak) hal değiştirerek ömrünü geleceğe taşımaktadır. Büyük kıyametle (kainatın ölümü ile) kainattaki tüm enerji halleri ya da toplam kainat enerjisi ölecek, yani aslına veya orijinine geri dönecektir.
Enerji Hallerinin Dönüşüm Prensibi:Her enerji hali, bulunduğu veya değişen koşullara bağlı olarak, orijine doğru en ekonomik eşik minimum farklı enerji haline/lerine dönüşmeye meyillidir.
Enerji Hallerinin Evrimi:Filogeni (kategori hayat döngüsü) ve ontogeni (tekil hayat döngüsü) bakımından,
kainatın oluşumundan bugüne kadar tüm yaratıklardaki enerji hallerine ait döngülerin,
kronolojik olarak ortaya çıkışları, ortadan kayıp oluşları, birbirine dönüşümleri,
hal değiştirmeleri vb. ile ilgili süreç ve olguları ifade eden ilgili kavram-deyimdir. Ör.bilgisayarın sanal(işletim sistemi…vb) ve mekanik enerji halleri, insanın sanal (akıl,zeka... vb.) ve bedensel enerji halleri
Enerji Hallerinin Filogenisi:Kainatın oluşumundan, ölümüne kadarki oluşan bir enerji halinin belli koşullarda;birden çok enerji hallerine ve bir birine dönüşüm eğilimlerinin açılım kümelerini (enerji halleri) ifade eden kavram deyimdir. Örneğin;magmadan toprak çeşitlerine ve diğer eneji hallerine açılım.
Enerji Halleri Döngüsü:Belli ortamlarda çeşitli enerji hallerinin bir arada biri birine dönüşüme meyilli döngüsünü ifade eden kavram-deyimdir. Ör;bazı canlılarda ki kreps döngüsü. Önemli olan bu mantık sistemini tüm yaratıklara ve kainata güncellemektir.
Genel Enerji Halleri:
1-Zihinde Kavramsal ve İmaj Enerji Halleri: Zihnimizde bulunan ve üretilen bilgilerin kavramsal ve imaj olarak kodlanmış enerji halidir. Aynı zamanda zihinde ve bilinçaltında kavramlarla ilgili depolanan bilinçaltı ve zihinsel altyapı enerji halleridir. Örneğin; Aşk, sevgi ve evrim nedir sorularına zihinde harekete geçen tepki ya da enerji halleridir.
2-Zihinde Düşünsel Enerji Halleri: Tefekkür ve düşünmekle üretilen;
pozitif, negatif, nötr yani
olumlu (+) olumsuz (-), nötr (0) varyasyon ve diğer enerji halleridir. Örneğin;
Zihinde senaryolar üretmek.
3-Bedensel Enerji Halleri: Genellikle
ısı, ışık, ses, katı, sıvı, gaz, jel vb. enerji halleridir.
4-Duyusal ve Zihinsel Araç Enerji Halleri: Zihinsel sanal araçlar ve mevcut duyularımızla ilgili enerji halleridir. Zihin
bir düşünsel havuzdur. Örneğin; zeka, akıl, mantık zihinsel sanal araçlarımızdandır.
5-Diğer Enerji Halleri: Yukarıdaki kategorilere girmeyen enerji halleridir.
Döngüler
Doğal Nesnel Enerji Döngüsü;tüm nesnel doğal döngüler
Doğal Zihinsel Enerji Döngüsü;tüm canlıların zihin havuzundaki döngüler
Yapay Nesnel Enerji Döngüsü; hidroelektrik, termik, nükleer enerji döngüleri
Yapay Sanal Enerji Döngüsü;bilgisayarların ve medya ortamındaki tüm sanal bilgi döngüleri
Doğal ve Yapay dijital(hesabi) Enerji Döngüsü;doğal ve nesnel döngülerin mantıksal yazılım ve matematiksel ilişki denklemlerinin bilimsel ve ilimsel döngülerindeki enerjiler.
Sanal Döngü;Nesnel ve sanal araçlardaki tüm dinamik ve statik görsel, işitsel…vb her türlü bilgilerin döngüsüdür.
Melez Döngü (Yarı Nesnel, Yarı Düşünsel, Yarı Sanal Döngü..vb);Bir ucu sanal diğer uçları;nesnel, düşünsel…vb yada tam tersi olan döngülerdir.Yarı nesnel, yarı sanal ve yarı dijital(hesabi) döngü her iki veya çok tarafı döngü özelliklerini taşıyan.
Nesnel Döngü;Tüm nesnel alemlerdeki nesnel döngülerdedir.
Düşünsel Döngü;Yaratıkların zihin havuzu ve sanal-düşündel kalpteki döngülerdir.
dijital(hesabi) Döngü;Sanal, Nesnel, Yarı Sanal, Yarı Nesnel…vb her türlü döngüdeki matematiksel karşılığı denklemsel ve bilgisayardaki yazılım mantığı döngülerin dönüşümüdür.
Toplusal Döngüler;insanla ilgili döngüler
Sürü Döngüleri;İnsan dışındaki nesnel canlıların döngüleri
Filogeni (Kategori Hayat Döngüsü):Bir taksona ait canlı grubunun gerçek
hayat hikayesini ifade eder.
Ontogeni (Tekil Hayat Döngüsü):Bir taksona ait ferdin gerçek hayat
hikayesini ifade eder.
Bilgi:Doğadaki subjektif-objektif yaratık(nesnel), olay, süreç ve olgularla ilgili
genellikle duyularımızla zihnimize
özümsenen, alınan, giren yada genlerimizde var olan(fitrati-yapısal bilgi) veya zihinsel operasyonla
ürettiğimiz ürünlerin zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı imaj, görüntü, ses, kavramsal
ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize
yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca
bilgi; yaratıklar hakkında bilinen veya
zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı imaj, görüntü, kavram ve ilişkisel veri halleridir.
Bilgi, bilimin havuzu içinde yer
alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir. Bir bakıma bilgilerimiz sahip olduğumuz bilimin veri
tabanlarını teşkil ederler.
Dağarcığımızdaki bilgilerimizi yazılı dil ve lisanla ifade ederken;kavram, isim, kavramisim, resim, üç boyutlu cisim, davranış, ima …vb şekilde ifade ederiz.
Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler. Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim-İlim bilirkişisi, alimi kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir.
Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi;doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular... vb şekil de zihnisel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ... vb dinamik kalıntılardır.Bilgi canlı yaratıklara çevreye uyum yada yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına kayıt edilir. Örneğin bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirmesi.Bilgi cansız yaratık sistemlerinin çevreye uyma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren yada sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki göstermesi.
İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği yada gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.Ruh Allah CC’HUN emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu varlıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini ve rabbini tanımasına yardımcı olur.
Bilgi;... vb zihnimizdeki veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir.
*İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008
*Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik ve hurafe bilgilerle doluşur.
*Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
*Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder.
Varlık;var olmaktan gelir. Aslında yokluk diye bir şey düşünmek yanlış ve iftiradır. Her şey Allah CC'HUN ilminde varlık olarak vardır ancak bunların içinde dilediklerine yaşama hakkını vererek (yaratarak) yaratık olarak hayat buldurur. Enerji yoktan var vardan yok edilmez enerjinin korunumu yasası: israf haramdır ayetine uygundur. Her şey Allah CC’HUN ilminde varlık olarak vardır ancak hepsine her an yaratık olarak hayat vermemiştir. Nurundan ilmindeki varlıklara hayat vererek yaratır. Sadece dilediklerine geçici hayat vermiştir (Sadece taktır edilenler yaratık olarak hayat bulmuştur) ve bazılarına sonradan ebedi hayat vereceğini vaat etmiştir. Ebedi hayatın tarlası olan kainattaki bazı yaratıkların yaydıkları ve ürettikleri enerji halleri ebedi yaratık olarak kişilik kazanıp geleceğe yol alırken bazıları yaratık hamuru olarak kalırken bazıları da olduğu gibi ait olduğu ilimdeki varlık hallerine dönerek Allah CC’HUN icabetine amade bekleyeceklerdir. Kainat bir nevi ebedi hayatın (ebediyetin) tarlasıdır. Nesnel, düşünsel, sanal…vb çeşitli enerji hallerindeki yaratıklar atom, atom altı parçacıklar ve bazı enerji halleri hamuru ile defalarca yaratıldığı gibi belki de yaratık hamuru olarak kainatta defalarca yaratılıp öldürülecektir. Her yaratık aynı zamanda bir varlıktır. Her varlık bir yaratık değildir. Allah CC'HU bazı varlıklara hayat verip dirilttiği zaman yaratık sıfatını kazanır. Her yaratık eylemlidir. Yaratılmayan varlıklar eylemsizdir yani enerji hamurunda kişilik kazanmamıştır.
Varlık Yaratık Bilim ve İlim Kavramları Arasındaki İlişki Fark ve Özgünlükler;varlık, her şeyin var olduğu ilim potansiyeli içinde anlam kazanan bir kavramdır. Ör.bir bilgisayarda olası pek çok sayıda belki de sonsuz sayıda animasyon ve çizim yapma ve yapay yaratma potansiyeli ilmen vardır. Ancak çizim veya animasyon enerji sarf edilerek yapıldığı yada yaratıldığı an yapay yaratık kimliğini yada sıfatını kazanır. Bu ilim ve doğal(doğal bilgisayar ortamı ve habitat) yaratma ortamı olan doğa içinde aynı şey söz konusudur. Varlık potansiyeli ve enerji var. Yaratıldığı an yaratık sıfatını kazanır. Bilim insan tarafında keşif edilen ilimin yapay versiyonudur ve onunla yapay yaratıklar yaratılır.
Yaratık:Varlıklar ilim aleminde yaşamaya hak kazandıkları veya hayat buldukları an yaratık (yaşayan varlık) olamaya hak kazanırlar. Değilse ilmin içinde varlık olarak hayat verilmeyi bekler.
Allah CC’HUN ilminde yaratılacak, yaratılmış, yaratılan veya tüm diğer yaratıklar ilmen her şey varlık olarak vardır ve bulunur yani hayat verilmemiş varlık olarak her şey bulunur. Ancak bazı varlıkları zamanı gelince yaratık olarak taktir eder ve yaratık olarak hayat verir. Yaratılan yada hayat verilen bu varlıklara yaratık denir. Özgün enerji hali/leri veya doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın hem eneji döngü hali/halleri hem de kişiliği, enerjinin ise halleri vardır. Allah CC’HU bazı yaratıkları ömürleri bitimin de ebedileştirilen (ölümsüzleştirirken) bazılarını eski ilim makamına gönderir ve yaratılmayı beklerler.
BİLGİSAYAR;çeşitli tek düze enerji halinden-hallerinden;görsel, işitsel, görsel-işitsel... vb idrak edilebilir, kullanılabilir mekanik(robotlar) ve sanal enerji hallerini üreten yarı nesnel-yarı sanal araçtır.
KAİNAT(DOĞA): Beş
duyumuz ve teknolojik araçlarla idrak
edebildiğimiz tüm yaratıkları içeren en büyük evrendir.
KONUM:herhangi bir şeyin işgal ve nüfuz ettiği özgünlük alanı, hacmi, sistemi…vb olarak tanımlanabilir.
BOYUT; tekil konumdur. Herhangi bir konum sistemindeki, yaratık... vb ile ilgili aynı cinsten tekdüze ve genellikle tek düzeye meyilli konumlara boyut denir.
Ör.En, boy, yükseklik, genişlik, derinlik, zaman...vb nesnel, antinesnel ve diğer kainatlarda sonsuz çeşit ve sayıda boyut vardır.
Bir insanın kaç boyutu vardır? Sorusunun yanıtı belki de bir insandaki toplam; özgün nesnel, sanal, düşünsel..vb diğer boyutlarının toplamıdır denebilir.
Ör.İnsanda; en, boy, yükseklik, genişlik, derinlik, eylem, zaman, akıl, zeka, ruh, duygu, kişilik, sanal nefis, nesnel nefis…vb boyutları vardır. İnsandaki boyutların sayısı genel olarak döngüsel boyutlara sahip kainatın boyutlarından daha fazladır. Yani insansız kainat genel olarak döngüsel ve çekimsel boyutlara sahiptir. İnsan hem döngüsel hem çekimsel hem de serbest... vb çok boyuta sahiptir.
Önemli not;Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
-İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5
Kainatta bilinen ve bilinmeyen boyutlar ve çok şey. Tüm bu boyutlar Allah CC’HUN ilmini aşamaz. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır. Allah CC’HU mahlukattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah CC’HU insana şah damarından daha yakındır (Ayet var)
Hız Boyutu; Birim zamandaki eylemin boyut değiştirme-yönsel (mekan, zaman…vb boyut değiştirmenin) ifade şeklidir. Var olan hız tanımı; birim zamanda alınan yol kâinatta her zaman ve koşulunda geçersizliği yakın zamanda kanıtlanabilirliği olasıdır. Hızla ilgili var olan formüllerin sonsuzlar ve sıfırlarla ifadesi bu konudaki hız tanımının yetersizliğine kanıt gösterilebilir. Hız çok sayıda boyutun tutkalı gibidir. Hız arttıkça içinde geçtiği ve etki alanındaki boyutlar kaynaşır/kaynaştırır. Kâinatlardaki (nesnel, anti nesnel, sanal, düşünsel…vb) hızlanışın akıbeti ola ki bu olacaktır. Yani kütle çekim boyutlarının birleşimi, kaynaşımı, çeşitliliği ve çok miktarda enerji hallerinin hal değiştirip varlık alemindeki orijinine dönüşü olacaktır. Işık hızından daha hızlı olan düşünsel boyut içindeki hızlanışın bağıntılarının sonuçları çok zevkli ve araştırılması gereken bir konudur.
Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır.
Mekan Boyutu;Klasik mekân tanımı; en-boy-yükseklik-bileşke… vb fazla boyutu içinde barındıma özelliğine sahip tanımlı alan olarak bilinir. İlk mekân; nesnel, anti nesnel… vb kainatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… vb varlıklar alemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan yaratık boyutlarına doğru değişimi için; kainatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekan-mekanlardır. Bekli de en küçük mekânlardır. Bu ilk mekana doluşan; atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar. Matematiksel ve yapısal olarak mekân bir yaratıktır. Ola ki ilk yaratıklar ilk mekânlardır. Bu gün bilinen en büyük nesnel mekân kainatı kuşatan kozmik ağ kümesi mekanıdır. Hidrojen atomunun dış yörüngesindeki içindekilerin mekanı kabul edilebilir. Mekanın yaratıklardaki karşılığı aktivite gösterdiği, etkilendiği , etkilediği alanın dış sınırlarıyla tanımlanır.
Allah CC’HUN ilmi içindeki her şeyin var olduğu ebedi boyutlardaki varlıklar âleminden zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… vb kainatları ve tüm yaratıkları yaratırken ebedi hızı ve zamanın yavaşlatarak kainatlarda dengeli zıt yön-konum-zaman-mekan… vb geçici boyutları yaratmıştır.
Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri dahilinde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır. Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır.
Düşünsel Boyut (Hafıza Boyutu);Kendilerine akıl, ruh ve vicdan emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel aleminde ürettiği ebedi hızdaki tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır.
Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kainattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım(hadis var). Allah CC'HUN insanda tecelli ettiği geçici mekandır.
Hz. Muhammed AS’IN Batıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah CC’HU ona oku emrini vermiş ve kalbini okumuştur. Takiben Hz. Muhammed AS kalbindekileri peygamber ahlakı hasletleri ve Hz. Kuran bilgilerinin tümünü hayatına uygulayarak, mantığına, bilincine ve davranışlarına mekanize ederek alışık tepki ve zamanla alışkanlık haline getirmiştir(gelmiştir).Peygamber ahlakı hasletlerini kazanmak ve yaşantısından hayır görmek için insanlara da Hz. Muhammed AS'IN davranış ve eylemleri örnek gösterilmiştir.
Zaman Boyutu;Zaman bir yaratıktır ve parçalanmış boyutlu kainatlarda genellikle!!! hıza bağlı olarak değişir. Yaratık olmanın vasfı olan bir boyuttur. Zamanın varlığı tüm yaratıklara yapışık olarak yaşar. Yaratık ebedileşse bile zamanın girdabından kurtulamaz. Zaman diğer boyutlar gibi hıza bağlı olarak değişir ancak yok edilemez. Aklı, ruhu olan yaratıklar ve diğer bazı yaratıklar da uykuda ve uyanıkken farklı algılanabilen bir yaratıktır.
Allah CC’HUN ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel…vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kainatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerin
yaşam döngülerinde alışık tepki (refleks) haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Batıni kainatın 1 zaman biriminin zahiri kainatın 50 bin katıdır diye!? Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah her şeyi nurunda yarattı, Onun (Allah CC’HUN)her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var.
ZAMAN; İstisnalar hariç genel olarak herhangi bir konumda, boyutta… Vb. ölçülebilir hız sınırı varsa orda zaman boyutu var demektir.
Zamana Bağlı Olarak Doğadaki Genellemeler;BİLİNENLER<TÜM VARLIKLAR< BİLİNMEYENLER !? <BÜTÜN ENERJİ (Geçişken-hızlı dönüşen özel enerji halleri ve diğer haller ihmal edilmiştir).
-Doğal(Vahşi) , Yapay ve Yarı Doğal Alfabelerin- Sembollrin Örgüsüyle Doğadaki (Kainattaki) Tümdengelim ve Tümevarımların Bazı Sonuçları ve Genellemeleri. Demirkuş 2010
Bilimsel Olarak Bilinen Doğal ve Yapay Atomlar, Canlı Yapı Taşları ve Evrensel Sembollerle; Tümevarımla Evrensel Alfabeye, Evrensel Dile, Evrensel Lisana ve Doğal Genellemelere Varmak
1-Doğal ve Yapay Kimyasal Yapı Taşları (Periyodik Cetveldeki Tüm Semboller...) 1-Doğadaki Tüm Bileşikler-Karışımlar... vb (Ortak Kimyasal Alfabe ve Dil)
2-Doğal ve Yapay DNA, RNA, Protein... vb;gen asiti bazları, amino asitler... vb Canlı Yapı Taşları (Moleküler Tüm Semboller) 2-Doğadaki Tüm Yaşamış ve Yaşayacak Canlılar... vb (Ortak Canlı Alfabesi ve Dili) Belki de istisnai canlı yapı taşlarına sahip yani dünyadaki nesnel canlıların yapıtaşından farklı yapıtaşlarına sahip nesnel canlıların doğada bulunma olasılığı çok olağan gözükmektedir!!
3-Tüm Sayılar ve Semboller (Matematikteki) 3-Tüm Matematiksel İşlemler. ( Ortak Matematiksel Alfabe ve Dil)
4-Tüm Doğal Kültür Alfabelerine Ait Harfler- Semboller 4-Tüm Dillerdeki;Sözcükler, Kelimelerden Mantıklı Yazılımlar (Ortak Kültürel Alfabe ve Dil )
5-Tümdengelim-Tümevarımla Geçmişe Ulaşılır 5-Tümdengelim-Tümevarımla Geleceğe Ulaşılır
6-Orijine Doğru Küçülen Sistemlerdeki Sadelik İNSANLIK DÖNEMİ (Sistemdeki Mükemmellik) 6-Geleceğe Doğru Genişleyen ve Büyüyen Sistemlerdeki Sadelik
7- Ortaya Çıkma- Kodlanma –Küçülme-Sentez 7-Genişleme-Değişme-Büyüme-Analiz (Doğal Genellemeler ve Doğal Analizler )
8-Hayat Elektronu Atom Sistemleri + Mikro Kainatlar ve Ötesi 8-Yer Küresi Hayat Gezegeni Yıldız ve Gezegen Sistemleri + Makro Kainatlar ve Ötesi .
GEÇMİŞ<Parçacık Fiziğindeki Paçacıklardan Daha Küçük Parçacıklar-maddenin evrendeki en basit,sade halı-plazma boncukları+Miroskobik Işık Halleri+Diğer Mikroskobik Enerji halleri (Mikro Parçacıklar ve Yasalarda Sadelik) Organizmalardaki ve Yasalardaki Sadelik-Mükemmel Komplikasyon İlişkisi+Mükemmel Enerji Halleri (İnsan Organizması) Devasa Makroskobik Paçacıklar + Makroskobik Işık Halleri + Diğer Makroskobik Enerji Halleri (Parçacık ve Yasalardaki Sadelik)>GELECEK
DÜNYEVİ İNSAN ÖNCESİ KAİNAT VE DÜNYEVİ İNSAN SONRASI KAİNAT UZAY ÇAĞININ ÖNEMLİ KAVRAMLARINDAN BİRİ OLACAK (İ.Ö VE İ.S);
İnsan, Hayvan, Doğa ve Bilgisayarın Karşılaştırılması Varsayımı
-Bu işlemleri sanal ortamda yapabilecek araçlar Tera Bilgisayarlardır;1,2, 3, 4 , 5 ,6
-İnsanın bedensel ve zihinsel sanal araçları tam kapasiteyle doğru-verimli çalıştırılırsa, hiç bir zaman globalde biyonik insan evrensel ve gelişmiş insanı aşamayacaktır.
-Belki de İnsanı yetenek-beceri ve bedensel olarak bilgisayarlarla karşılaştırmak, doğru bir mantık-ölçüt değildir.
-Sanki insanı hayvanlarla karşılaştırmanın, bilgisayarla karşılaştırmanın arasında hiç bir fark yoktur.
-Bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan veya yapılan genellemelerdir.
-Doğada gözlenen veya duyumlaşan yaratık, olay, olgu veya bir sorunun nedeni olarak ileri sürülmüş bir önerme-faraziye-hipotez olarak tanımlanabilir.
Örnek Hipotez;
-Bu açıdan insan, hayvan, doğa ve bilgisayarın;özgü, ortak, geçişken, benzer-örtüşen ve diğer özelliklerini tüme varım ve tümden gelim mantığı ile eşleştirerek, çeşitli toplumsal, çevresel, doğal, yapay ve yarı doğal yargı ve sonuçlara varmak olasıdır.
- Ör1. Ata sözlerin analiz edilmesi ve açıklanması. Ör2.Alem kavramından özgün özelliklere dayalı olarak; sınıf takım familya, tür ve tür altı kategorilere doğru yapılan analizdir. Yani genel kavramlardan, özgün özelliklerden hareket edilerek yapılan analizlerdir.
Algıda Değişmezlik Kuramı Nedir ve Nasıl Uygulanır? Algıladıklarını/a, Düşündüklerini/e, Yaptıklarını/a… vb Doğru Anlamdır, Doğru Öğret ve Doğru Anlam Yükle !!! Bu konuda öğrendiklerini hayattaki deneyimlerinle ve uyguladıklarınla doğrulayarak, gerçekçi ve yanıltıcı değer yargılarını tanı ve doğru-liyakatli değişimi kabullen !!! Demirkuş 2009
-Herhangi bir şey bedenen- zihnen sağlam insanlarda aynı tepki ve anlamı uyandırıyorsa algıda değişmezlik oranı %99 dur. Örneğin, renk kavramını anlatırken beyaz bir kağıdı gösterelim. Bu kağıt ne renktir? Alınan yanıt;ya beyaz, ya pür beyaz veya kirli beyaz olmalıdır. Üçü de doğru yanıt kabul edilirse bu örneğin algıda değişmezlik oranı %99 dur. Diğer renklerde bu oran daha düşüktür. Örneğin ölmüş bir insan konuşmaz örneğinde algıda değişmezlik oranı %99 dur.
-Öğretim, öğrenim ve eğitimde kullanılan envanterin algıda değişmezlik ve değişirlik oranları çok iyi bilinmesi gerekir.
-Sorulan soruların, ders notlarının, her cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... vb her envantere ait kontrollü denemelerin sayısı arttıkça algıda değişmezlik oranın geçerliliği mutlaka bilinmelidir.
-Örneğin her fıtratta 3 kişinin bulunduğu yatılı okuldaki kontrol grubu öğrencilere sorulacak her seviyedeki tüm soruların yanıtlarına kontrollü olarak çalıştırılır. Sonra sınavda tüm sorular sorulur. -Öğrencilerin verdikleri tüm yanıtlara bakılır ve soruların algıda değişmezlik oranları hesaplanarak ortaya çıkarılır.
-Sorular için bu kontrollü denemelerin sayısı arttıkça alınan sonuçların anket ortalaması algıda değişmezlik oranı o kadar sağlıklı ve net elde edilir.
-Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa o sorunun değeri;100 üzerinde 99, 10 üzerinde 9, 1 üzerinde 0,9…vb kabul edilir. Algıda değişmezlik oranı %70 se olan sorunun değeri 100 üzerinde 70, 10 üzerinde 7, 1 üzerinde 0,7... vb dir. Böylece her sorunun algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur.
-Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... vb her envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar.
-Öğrencilerimizin bildiklerine doğru empati duymak ve onları doğru tanımak amacıyla (tanımaya endeksli) sınav sorusu sormak ne demektir?
-Algıda değişmezliğin hedefine ulaşmak için fıtrat çeşitliliğine dayalı öğretim, öğrenim ve eğitim yapmak ne demektir?
-Bazen dersi hazırlarken, dersi anlatırken, soru sorarken, duygularımızı mekanize ederken, sesimiz, vücut dilimiz ve yüz ifadelerimiz …vb mümkün olduğu kadar kullanmak gerekir. Bazen gerekirse çok örneklilik, çok başlık koyma ve çok yönlülük ilkesine uymak çok büyük önem taşır.
Çiçek kavramını ilk defa öğretirken;
1-Tek bir çeşit gelincik çiçeğini örnek verelim.
2-Her çiçek durumu tipini temsil eden birer çiçekten oluşan çok örnekli bir çiçek grubunu örnek gösterelim.
-İkisi arasındaki farkı anlamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavramaya çalışın.
-Bu durumu konu başlıkları içinde düşünün.
-Öğretim açısında bazen bir içeriğe birden fazla başlık vermek daha yararlı olabilir.
-Bu durumu farklı zihinsel fıtrat ve zihinsel kavram ilişki ağına sahip öğrencilerin olabileceği ile ilişkilendirmeye çalışın.
Ör.”Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri” tek tip başlık verelim.
Aynı içeriğe;
Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri
Materyal Çeşitleri,
Materyal Grupları,
Materyallerin Sınıflandırılması. Başlıklar arasındaki farkları anlamaya çalışın.
Ör.
Bilgisayara Veri Nasıl Aktarılır?
Bilgisayara Veri Aktarmak.
Bilgisayar Ortamına Veri Aktarılması.
Nesnel Araçlardan Bilgisayar Ortamına Materyal Görüntüsü Aktarmak
Algıda Değişmezliğin, Kaynaşırlığın, Değişirliğin, Değişkenliğin;Sınırlarının ve Özgünlüklerinin Bilinmesi
1-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda değişmezliğin sınırları ve özgünlerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda tek yönlü anlam taşıyan düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey. Örneğin;beyaz renk, ses, tat,
2-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda kaynaşıklığın sınırları ve özgünlerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda cinaslı veya çok yönlü cinaslı anlam taşıyan düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey.Ör.cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür.
3-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda değişirliğin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Aynı şeyin yanıltıcı veya gerçek anlamda algısal olarak düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb olarak farklı tepkisel algı uyandırmasıdır.
Örneğin;şekilsiz bir objeye neye benziyor sorusuna verilen yanıt,yada kişilere göre değişken algısal anlam unadıran düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey.
4-Düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şeydeki Algıda değişkenliğin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda değişken anlam taşıyan yada fertlerde değişken anlam taşıyan düşünsel, görsel, işitsel, eylemsel, tatsal…vb her şey.
ör;güzellik, çekicilik, iştahlandırıcılık, lezzet, erotiklik…vb kavram özgünlüklerinin fertlerdeki farklılığı.
5-... vb
Algıda Değişmezliğin Geçmiş, Gelecek ve Günümüzle İlişkilendirici Düşünsel Uygulaması
1-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki;eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb aynı dilerdeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan değişmezleri(sabiteleri) en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu;geleceğe doğru değişmez bir kural bilim ve ilim havuzuna sürekli yeni bilgiler katılır.En azından insan için böyledir.
2-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültür dillerindeki kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb bazda aynı fakat eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişkenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; tarihin her döneminde bilim kavimleri farklı etkilemiştir.Bilimin kavimleri farklı etkileyişi değişkenlik gösterir. Bilimin her kavimi/leri değişken etkileyişi önem taşır.
3- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki geçişkenlik gösteren; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişenleri en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; Ör.tarihin her döneminde kavimler bilimden etkilenerek değişmişlerdir. Kavimlerin biliminden etkilenip değişmeleri önem taşır. Yada bilimin her kavimi/leri değişik etkileyerek değişime uğratması önem taşır.
4- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda geçişken en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; Ör. nüfuz ve yetki sahibi bazı radikal din cahillerinin ve kasti din münafıklarının evrim ve matbaaya itirazları geçişken bir durumdur sonra uyum sağlanıp dengeye oturur. Dinden değil radikal cahillerden ve münafıklardan kaynaklandığına dikkat edilmeli.
5- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda uyumları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İpucu; Örneğin, Rönesans’tan bugüne gelişen bilimin önemine tüm kavimler inanıp kabullenişleri nedeniyle bazı dini ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarıyla değişimi kabullenerek bilimin getirdiklerine uyum sağlamaya çalışıyorlar.
6- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki; özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç…vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, deyim, cümle, mısra …vb arasında algıda ortak paydaları en üst seviyeye nasıl çıkarırdınız.?
İletişim açısında ortak payda alfabe ve lisanda toplamak için nasıl bir yol izlerdiniz?
İpucu; Örneğin:canlıların evrimine bağlı olarak genlerindeki dizilim ve değişim oranlarına bağlı olarak uyum sağlayan fertlerin ortaya çıkması genler açısından değişkenlik, fertler açısından uyum söz konusudur. Tüm canlı yaratıkların gen havuzunun varlığı ortak paydayı temsil eder.
Düşünme mantığı ipuçları;Geçmişten geleceğe doğru düşünürken;düşünce mantığınızın çalışma sistemini, eğitim sistemini-bilgisayar programlarını;değişmezler, en az değişenlerden-değişkenlerden….en çok değişenlere-değişkenlere göre doğru çalıştırmayı ve kurgulamayı-kurmayı deneyin.
Geçmişten geleceğe düşünce aleminde yürüyerek, ışık hızı…vb ile ulaşmak için;dünyada 4.5… milyar yıldan beridir güneş hep doğudan görünür ve batıda görünmez olur eylemi üzerinde çok boyuta(zaman, mekan…vb) ulaşabilir.
Periyodik cetveldeki her element üzerinde yürüyerek, düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal alemlerde ışık hızından hızlı düşünerek;mekan, zaman, genişleme, daralma…vb çok boyutta geçmişten geleceğe doğru çok boyuta(zaman, mekan…vb) ulaşabilir.
Burada önemli olan hangi hedefe/lere ulaşmak isteniyorsa o boyuta dek ulaşan değişmezlerden, en az değişken-değişenlerden…vb arasındaki eşleştirmeleri doğru yaparak mantık sistemini öyle kurgulamak takiben bilimsel ve ilimsel verilere dayalı olarak; düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal (yarı nesnel, yarı sanal, yarı düşünsel… vb) alemlerinde eylemli-eylemsiz-yarı eylemli ışık hızından hızlı düşünerek hareket etmektir.
Akli ve Mantıki Ortak Alfabe Oluşturmanın Basmakları. Kavimler (Milletler) Arası Mantıki, İnsani ve Akli İletişim İçin; Tek Alfabe, Tek Dil ve Tek Lisan Kuramı (Demirkuş 2009)
-Liyakatsiz, ceddi, gereksiz, zararlı, vahşi, ifrat, tefrit ve doğal kurallarla akıl ve mantığa dayalı şeyleri boğdurtan, kementleyen, yok sayan kültüre sahip fert, toplumlara, kavimlere, devletlere …vb ne denir denir?
-Kuralları akıl ve mantığa aykırı olan dil ve lisanlara ne denir?
-Yer yüzünde hangi dil ve lisanlar Mantıki, İnsani ve Akli kurallara dayalı geliştirilmiştir?
-Akli ve mantıki örüntülere dayalı alfabe, dil ve lisan var mı?
-Hece vezni, kulak zevki ve lisanın vahşi kurallarına uysun diye kavram, kavramisim, isim, özdeyiş, cümle, düşünce yapılarının anlamları katlediliyorsa yada mantıksızlaştırılıyorsa bunu yapaya ne ad verilir yada bu kural ve şekilcilerin geliştirdiği lisan ve dile ne dili-lisanı yada mantığı denir?
İpucu;cehalet lisanı olabilir mi?
-Genellikle bilinçli ve hür tercihleriyle mantığını/kendini kimin/kimlerin mantıksızlıklarına at edenler (etmişlerse) ona/onlara mat olmayı hak ederler.Demirkuş 2009
-Rahmani hal ve hakikatten uzaklaşanın akıbeti şeytani ve hayvani hal ve hakikate muhatap olmaktır veya düşmektir.Demirkuş 2009
-Allah CC'HU, Aklı, insani mantığı veya peygamber ahlakını terk edenlerinin hemen her şeyi başka yerlerinin ve nefsinin ürünüdür. Demirkuş 2009
İpucu;Yaratıkların ürettiklerine ve yaşama stillerine dayalı olarak, bakarak, tanıyarak onların hangi tercihlerin tevhidine, hangi mantık-akıl işletim sistemiyle yüklü kişilikler olduğu ile ilişkilendirmeye çalışın. Kişilikleri tanıma farkındalığını anlamaya çalışın. Yada bu özelliklere sahip insanları yetiştiren eğitim sistemleriyle ilişkilendirin.
-Herhangi bir koşulda veya konuda;akıl, mantık ve dil-örf-adet…vb vahşi kuralları tercih söz konusu olunca hangisini/lerini hangi koşullarda tercih etmek gerekir?
-Mantıki ve vahşi kuralcı öncelikli düşünmek arasında ne fark vardır? Hangi koşullarda hangisi öncelik taşır?
İpucu;dil ve lisandaki vahşi kuralların mantık la revize edilmesi(gözden geçirilmesi) gerektiğinden emin olun.
-Her alanda aşırı ve mantıksız vahşi(doğal) kuralcı olmanın cehaletinin; zihinsel, toplumsal ve kültürel tufanların kaosuna neden olabileceğinden emin olun
Ör;Türkiye Bilimsel Araştırma Kumru!? Türkiye Bilimsel Araştır Kurumu!!
-Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi!!
-Yer yüzündeki dillerin hemen vahşi olduğunun delili bu olabilir mi?
-Yer yüzü kavimlerin yari vahşi oluşunda yer yüzü dillerindeki kuralların akıl ve mantığa aykırılığı etkisi ne kadar olabilir?
-Aşılamak istediğini (düşünceni) kafiyeli melodiye giydir istediğine bindir. Önermesindeki mantıktan hareketle müzikle, müziksi anlatımla ile eğitimde kullanılabilir mi?
Kavimler (Milletler) Arası Mantıki, İnsani ve Akli İletişim İçin; Önerilen Kültürel, Kimyasal, Matematiksel ve Canlılara Ait Evrensel Alfabeler
1-Liyakatli Kültürel, Kimyasal, Matematiksel ve Canlılara Ait Evrensel Alfabeye
2-Liyakatli Kültürel Dilin:Yapı taşları, kültürel;isim, ad, kavram, kavramisim ve diğer kültürel dil araçlarından oluşmuştur.
3-Liyakatli Kimyasal Dilin:Yapı Taşları, elementler, atom altı parçacıklar ve bazı özel enerji halleridir.
4-Liyakatli Matematiksel Dilin:Yapı Taşları, matematik sembolleridir.
5-Liyakatli Canlı Dilin::Yapı Taşları, çekirdek asidi alt birimleri (baz, çekirdek asidi şekerleri, fosfat grubu), protein alt birimleri (amino asitler), bazı şekerler ve özel moleküller...vb den oluşmuştur.
6-Liyakatli Kültürel ve Bilimsel Evrensel Lisana gereksinim vardır.
7-İnsanları liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; doğallaştıran, vahşileştiren, şeytani alimleştiren (iblisleştiren ve ), cahilleştiren; alfabelerin, dillerin ve lisanların yeryüzünde varlılığından emin olabilirsiniz ya da farkındalığını anlamamız gerekir.
İnsanları liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; insanlaştıran ve peygamberi âlimleştiren alfabeleri, dilleri ve lisanları yeryüzünde geliştirmemiz insani bir farzdır. İnsanları yer yüzünde; vahşi, doğal, hayvani, insani, iblisi, peygamberi, şeytani çok çalıştırmanın hak edişleri arasındaki farkları ve farkındalıkları anlamaya çalışın. Peygamber ahlaklı;kardeşlik, öğretim, öğrenim ve eğitimle ilişkilendirin.
İpucu;
Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA’nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır yada gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır yada gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-ABCDEFGĞ………XYZ…vb Vahşi alfabede rast gele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır yada gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Matematikte;0123456789..vb rast gele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır yada gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır.
-Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve uygulama düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yer yüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010
-Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkod) ismi olsun veya koyalım.
-Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkod) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkod)(Özgün DNA Barkodu).
-Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkod(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları,
-Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir.
-Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkod) isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün.
-Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkod) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.
-Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin;öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.0,1, 2, 3
OKUMA PARÇASI
İnsanların eğitiminde bilimi ve bilimselliği insanların yararlı özgün yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına uyumlu hafızasına konumlandırmakla, eğitim adı altında insanların yararlı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarını bilim farzlarıyla budamak arasında ne fark vardır?
İpucu; ortaçağda eski din ehli bilim bilginleri (bilim insanları?!) laikle dinden men etmiş daha sonrada bilim bilginleri (bilim insanları?!) ortaçağ zihniyetini laikle haklı olarak egale etmiştir.
Bilim ve bilimselliği Müslümanların inanç yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... vb değer yargılarına uyumlu hafızalarına konumlandırarak yapılan bir eğitim sistemi düşünün.
Deneyimsel çıkarsama;dünyadaki tüm alfabe dilleri vahşi-doğal-rastgele-maksatlı…vb hercai ürünü ve sonucudur. Demirkuş 2009
-Allah CC'HUN gönderdiği suhuf ve kitap dilleri hariç;Dünyada hiçbir dil ve lisan tamamen insanın mantık, akıl örgüsü üzerine yaratılmamıştır. Sonradan mantıki kurgular ilave edilmiştir. Tüm dillerin ortak payda insani ve mantıki ıslahata ihtiyacı vardır. Her asır bilimselliği ve bilim dilinin ortak paydasını vahşi hükümranlığının ürünü devletlerin dillerine emanet etmek; israf, haram, cehalet hatta insanlığa ihanettir. İnsanlığın cahil kalmasının ve toplumsal iletişimdeki yanılgıların baş kaynaklarında biriside tüm toplumsal dil ve lisanların vahşi oluşundan kaynaklanmaktadır.
Bilimin özgürlüğünü vahşi ve doğal dillerin hükmüne emanet israf ve haramdır.
19 ve 20 yüzyılın canilerini yetiştiren deccali kavimlerin birlik ve beraberliğin enkaz ve kaos zihniyeti 21. yüzyılın ve geleceğin mimarları olmamalılar ve olamazlar. Olsa olsa 21. YY'LIN içinde özel ve ders verici bir zihinsel kabre girmeyi hak eden şer, şirret, kanlı deccale malzeme cani cahil kavimleri olmalılar.
Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye Ayet vardır.
Matematiksel rakamlar ve iletişim lisan insanın güdük bir mantık ürürünü sayısal alfabedir. Bu mantıktan ve düşünsel kurallardan hareketle; eğitim sistemlerinde mantıksal-düşünsel-zihinsel çimlendirerek algıda değişmezlik kuralına en uygun hareketle önce bilimsel iletişimde matematiksel barkod dilini kullanmalıdır. Demirkuş 2009
Örneğin ülkelerin isimleri yerine GPRS koordinatları, nesnelerin, canlıların, şekilsel parçalarındaki nicel, nesnel, yarı nesnel özgünlüklerinin matematiksel barkod dilinin kullanılması.
Soyut kavramların özgün tanımlarının ortak payda nitel-nice-yarı nicel..vb özgünlüklerinden matematiksel barkod isimleri türetilmelidir.
Sonra her dildeki çoğu şeyin yazılı karşılığında mutlaka uluslar arası barkod isim karşılığı bir sembol ilave edilmelidir. Bu barkod sembolüne tıklananınca internette o kavramın tüm dillerdeki karşılığı harf sırasına göre verilmelidir.
Bu iletişim mantığının emeklemesinin mayalanması sonrası evrensel alfabe ve lisanın uygulamasına geçilmelidir. Bu eylemler mutlaka insanlığın uzaya açılmadan önce gerçekleşmesi farz olarak gözükmektedir. Demirkuş 2009
Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin.
Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
Kavramların listesini kavram araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir.
Yapay ve Doğal Alfabe Farkındalığının Nesnel ve Düşünsel Uygulaması;
-Kimyasal, Kültürel, Canlılara ait ve Matematiksel alfabelere ait birer torba hazırlayın.
-Her torbaya her alfabeye ait yüzer harf-rakam, sembol..vb koyun.
-Her torbada rastgele eşit sayıda harf-rakam, sembol..vb çekin ve çıkış sırasına göre dizin ve yazın.
-Deneme sayısını artırarak her alfabenin harf-rakam, sembol..vb gerçek hayatta karşılıkları en yüksek olan alfabeleri sırasıyla ortaya koyun.
-Sonuçta matematiğin birinci sırada olduğunu göreceksiniz.
Nesnel Canlı Yaratık: Yaşamak ve üremek
için enerji tüketimine gereksinim duyan ve kendisine benzer fertler meydana
getiren yaratık grubuna denir. Kısaca özgün üreyebilen, etrafını etkileyen,
etkilenen ve bilgi ile ulaşılan yaratıktır.
Aktif kalıtım maddesi taşıyan ve doğal koşullarda kendisine benzer ferter verebilen nesnel yaratıklara denir.
Canlılar Bilimi: Tüm canlıları inceleyen bilimdir.
Cansız Yaratık: Yaşamak için enerji tüketimine gereksinim duymayan, kendisine benzer fertler meydana getirmeyen objektif yaratık grubuna denir.
Cansızlar Bilimi: Tüm cansızları inceleyen bilimdir.
Geçiş Özelliği Gösteren Yarı Canlı Yaratık: Örneğin spor, tohum, vb. özel
hallerde oluşan veya ontogeni hayat döngüsünün aşamalarına denir. Canlının hayat döngüsünün aşamaları veya
halleridir.
Araform Bilimi: Canlı ve cansız olduğuna henüz karar verilmeyen ya da canlı-cansızlar arasında geçiş gösteren yaratıkların kategorize edildiği ve incelendiği bilimdir.Ör.tohum, spor
Bilinmeyen: Henüz yaratıkların idrakine ve bilincine ulaşmadığı
veya idrakinden silinip kaybolmuş/unutulmuş bilgi veya enerji halidir.
Bilinmeyenler Bilimi: Canlı, Cansız ve Araform Biliminin kategorisine girmeyen yaratıkların bilimidir.
Kayıp: Varlığı kabul edilen ancak kendisine herhangi bir şekilde ulaşılamayan
yaratıktır.
Kayıp Yaratık: Önceden bilinen sonradan
arandığında bulunamayan-ulaşılamayan yaratığın konumudur. Bilinen bir
yaratığın, diğerinin/lerinin malumatından kaybolması veya kendisini kayıp etmesi/ettirmesidir.
Yok Olmak: Hal değiştirirken veya öldükten sonra; hal değiştirmeden
önceki hayatıyla bağlantısı kurulamıyorsa; önceki kişilik yok olmuş
demektir. Örn: bitkisel hayat.
Gerçek: Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan veya hiç değişmeyen yaratık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan çok şey gerçektir. Hayatta, izafi, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçektir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir.
Yaratmak;Dışarıdan hiçbir enerji haline gerek duymadan, var olan güç ve potansiyelinden bir veya çok şeyi değişik enerji halleri şeklinde veya yaratık/lar olarak oluşturmak, yaşamaları içinde kendi gücünden ve potansiyelinden yaralandırmak veya başka hiçbir enerji hallerine-şeylere gerek duydurtmamaktır. Alllah CC.HUNE özgüdür.
Yaratmak;Yaratılan yaratık gerçek yaradılış ürünü enerji ile hayatını devam ettirir.
Yaradılış;
-Allah CC’HU bir şeye ol der o da hemen oluverir.(Ayet)
-Ebedi-ölümsüz boyutta kâinata ol dedi ve her şey oldu bitti! Olmuş bitmiş boyuttaki sonuçlarda; yaratığın tüm tercih olasılıklarıyla varacağı sonuçların hepsi mevcuttur. Yani bir kişi Allah CC’HUNA peygamber gibi teslim olması ile varacağı kader çizgisiyle sona ulaşır. Kendi özgün tercihleriyle hayatını değerlendirmesiyle varacağı kader çizgisinde karışılacakları önceden bilinir ve farklıdır. Onun için Allah şeytanı şeytan olsun diye yaratmadı. Akıllı varlık olarak yarattı ve şeytan nefsini tanıdı. Sonradan şeytanının kendisi Allah CC’HUN kurallarının tersine kendi tercihleriyle hilkat garibesi kader çizgisine girmiştir. Kendisine neden Adem AS’A secdeye gitmedin diye sorulduğunda ben ateşten yaratıldım ve ondan daha hayırlıyım demiştir. Nefsine uyduğu kendisine hatırlatılmıştır. Sonrada bu çizgideki tüm akıllı varlıklar(İnsan, Cin... vb) şeytana uymuş kabul edilip yada yaşam döngüsünde şeytana tam itaat ediyorsa sanal yada nesnel şeytan kabul edildiği:Allah CC'HU;Peygamberleri, Suhuf ve Kitaplarıyla bildirilmiştir.
-Ancak Allah CC'HU ebedi boyutta olup biten senaryonun geçici-ölümlü hayat ve yaratıklar boyutundaki (Kainattaki) senaryoyu tarif ederken;
1-Yer ve gök yapışıktı biz onların arasını açtık (Ayet)
2-Yeri göğü 6 günde yarattık (Ayet)
3-Göğü hala genişletmekteyiz. (Ayet)
Sonuç;
-Ölümsüz bir boyutta olmuş ve bitmiş bir senaryonun ölümlü, geçici ve sonlu boyutu yaşanıyor ve yaşıyoruz.
-Yaşayan bu senaryoda;ör, hayırlı mukadderat dileyen bir insana Allah CC’HU icabet ettiği zaman o insanın geçiciden
ebediye tüm mukadderatını değiştire biliyor. -Yada geçi senaryodan dilediğini ebedi, geçici…vb yapabiliyor.
-Onun gücü her şeye yeter ve o her şeye kadirdir.(Ayetler var)
Taklidi veya Güdük Yaratmak;Kendisini yaratanın ona sürekli hayat vermeye gücü yoktur. Saldım bayıra-çayıra rabbi kayıra yaratma türüdür. Örneğin, Zihinsel olarak insanın doğda olamayan şeyleri hayal edip sanal ve nesnel hayata uygulaması gibi
Üretmek;Kendisinden ve çevrede var olan enerjiden bir veya çok şeyi oluşturmaktır.
TüremekKendine benzer yaratıklar oluşturmaktır.
Yalan:Karşılığı doğru ve ebedi gerçek olmayan kasti veya bilinçsiz uydurmalardır.Karşılığı doğru ve haklı olmayan yanıltıcı gerçektir. Yalan kısmen gerçeğin tersidir. Var olmayandır (yoktur).Örnek;Güneşteki füzyon misali aşkımın yanında kainat kıvılcım bile değildir. Demirkuş 2003.
"Aşkımın yanında kainat kıvılcım bile değildir.
-Kara delikler kabrim, ak deliklerde meyve vereceğim.
-Bir kanadım geçmiş, bir kanadım gelecek.
-Kalbime gömülü, sonlu sonsuzlar!!!
-Büyük kıyametten ebediyete uçuyorum". Demirkuş 2010.
Sürreya HAZIR'A Atıf Ettiğim Şiirimdir.
Hayvanlarda yalan var mıdır? Toplumda yalan olmasaydı ne olurdu? Yalanın mubah olduğu uygulama alanları var mı? Sorular yalanın toplumsal döngülerdeki gerekliliğini vurgulamak için önem taşır.
Yanlış:Karşılığı doğruya ve gerçeğe aykırı kasti olmayan uydurmalardır.
İftira:Liyakatsiz yakıştırmadır.En büyük iftira Allah CC’HUNA şirktir.
Yokluk:Hiç bir
şeyin olmadığı anlamına gelen yokluk kavramının karşılığı koca bir yalandır. Yaklaşık;
Yokluk=Yalan !! Yokluk kavramı hiçbir enerji halinin
olmadığı boyut/larla örtüşen bir kavram olarak ifade
edilmesiyle kavram ,özdeyiş ve düşünce yanılgısını yaratmaktadır. Bu kavram, kayıp ve bilinmeyen
kavramları ile karıştırılmaktadır.
Belki de;"Enerji
Yoktan Var Vardan Yok Edilemez" prensibinin
tanımı eksik veya mantıksızdır. Çünkü enerjisiz bir boyut
düşünmek mantıksızlık ve saçmalıktır. Doğadaki tüm döngüler bu mantıksızlığın kanıtı
olabilir!! ”Enerji Kayıptan Var, Vardan Kayıp Edilebilir” demek belki daha doğrudur veya
mantıklıdır.
Bu
açıdan, bilim ve insan henüz gençtir. Bilim ile bedensel beş
duyuya ilave olarak, sanal dünyamız ve duyularımızla idrak edişimiz; eğitim,
öğretim ve teknoloji ile pozitif bir şekilde evrimleştirilmedikçe; evrim teorisi
ve prensiplerinin bazı bölümlerini gerçeklerle ilişklendirmenin ispatı şu an
için olanaksız gözükmektedir. Bunun ispatı için bazı zihinsel ve bedensel
enerji hallerini açıklamak asırlar alabilir. Hz. Muhammed AS. Miraca çıkmasıyla, Adem A.S.’ın yer yüzüne inmesini ışınlamayla ilişkilendirmeyi ispat etmeye veya çürütmeye henüz bilimsel veri ve teknoloji eksik ve yetersiz.Bu durum şu an zor, köre ışığı tarif
etmek misali. Belki de ışınlamanın gerçekleştiği çağda veya maddeden anti
maddeye doğru insanda var olan tüm enerji hallerinin döngüleri deşifre edildiği zaman bunu daha iyi anlamamız sağlanmış
olacaktır.
Değişim;Enerji veya yaratığın;bulunduğu konum, hal ve hayat denkleminden farklı konum, hal veya hayat denklemine geçme eylemi, süreci veya olgusudur.
I-Doğal Değişimler:Doğal koşullarda meydana gelen değişimlerdir.Ör;evrimsel değişimler, türleşme
II-Yapay Değişimler:İnsandan kaynaklanan değişimler. Ör, çevre kirliliğinden kaynaklanan değişimler
III-Ferdi ve Toplumsal Değişimler:Tercihlerimizden kaynaklanan ferdi ve toplumsal değişimler.
A-Liyakatli Değişimler:Toplumsal veya tüm döngülerde;yaşatıcı, tamamlayıcı pozitif bütünleşik veya analitik özgünleşen değişimleridir.Ör,Liyakatli devrimler. Ör,Doğru, insancıl veya akıllı eğitimin, peygamber ahlaklı insanları.
B-Liyakatsiz Değişimler:Toplumsal veya tüm döngülerde, antagonistik yani yok edici, zararlı bölücü ve parçalayıcı veya zararlı bütünleştirici değişimlerdir. Ör,Liyakatsiz devrimler ve ihtilaller. Ör,Yanlış, başıboş, doğal ya da vahşi eğitimin kuduz-vahşi-doğal ahlaklı insanları.
IV-Nötr Değişimler:Değişim potansiyeli mevcut ancak, sistemin ve organizmanın minimum değişimini ifade eden değişimlerdir.
V-Diğer Değişimler:Kategorilere girmeyen değişimler.
Sabite;değişim potansiyeli sıfıra yakın seyir eden:matematiksel, Toplumsal, ferdi özellik-eylem-davranış…vb karşılık gelen kavramdır. Ör;plank sabiti, küresel ısınmaya tepkisiz insanların bedensel-zihinsel eylemin değişmez cahillikleri toplumsal sabitelerdir.
Din nedir (İSLAM'DA) ; Akıl, ruh ve vicdan sahibi yaratıkları muhatap alan yaşanmış istendik, istenmedik ve nötr örnekler, peygamberi uygulamalarla ve yaratıkların akıbetleri konusuyla ilgi gelecek bilgileriyle dolu;kurallar ve yönetim sistemlerinden ibarettir. İlim ve bilim:insanın;olgu, süreç, olay, yaratık, enerji hallerini…vb tanıma ve uygulama araçlarıdırlar. İlim ve bilimin dini olmaz. Bu kavramları her konum ve boyutta dine bağlı düşünmek anlamsızdır veya mantıksızdır.
Din; akıllı yaratıkların kainatta verimli ve hayırlı yaşam döngüsünde yaşamaları için; her fıtrata uygun içeriği/leri, yaklaşımları, kuralları ve peygamberi uygulamaları içeren ilahi kökenli hayatın yaşama şekli reçetesidir. Bu tanım sadece Allah CC'HUN gönderdiği dinler içindir, yaratık kökenli dinler değil. Yapısının-fıtratının kaldırabileceği, yapabileceği ve diğer yaratıklara hayırlı konumlandırmayı içeren kurallar bütünüdür. Geçmişte,hayatta ve gelecekteki gerekli, önemli; zaman,olay, süreç olgu ve sonuçları bilirir.
İpucu;Müslüman, namuslu, dürüst, yeterince bilgili, zihinsel, eyelemsel ve davranışsal olarak kendini liyakatli konumlandırmasını alışık tepki (reflek) haline getirmeye çalışan çeveresine peygamber liyakati ile yaklaşan insandır. İnanıyorsanız üstün sizsiniz(ayet var)
-Allaha CC’HA doğru teslim olmayan.İblisi, şeytanı, cahili, vahşi ve münafığı yaşam döngüsünde doğru konumlandırmayan Müslüman’ın işi zor. Yani kişilik şifresini (IP numarasını) sadece Allaha CC’HA veren ve ondan başak şifresinin kopyasını bile;nefsine, ceddine, cebine…vb hiçbir yaratık ve ilme emanet etmeyen Müslüman kurtuluşta kabul edilir. Peygamberler Allah CC’HA böyle teslim olduğu kabul edilir. Yarabbi bir an bile olsa beni nefsimle baş başa bırakma. (Hadis var)
-Düşünsel dünyamız nesnel dünyamızdan daha gerçekçi ve daha baskındır bu nedenle eğitim sistemleriyle düşünce sistemimizi düşünsel peygamber ahlakı temellerine dayalı somutlara ve gerçeklere göre inşa etmeliyiz.
-Doğa ve bilim; doğa öncesi ilim ve hakikatlerin geçicici meyvesi olup, geldiği yere döneceğinden emin olun.
-O zaman eğitim ve düşünce sistemimizi nesnellikten daha somut ve gerçek olan doğa öncesi gerçeklere dayalı ve temelli inşa etmeliyiz. Bu düşünce mantığına dayalı geleceğe yönelmeliyiz.
-Sinerjitik (Uyumlu birliktelik) uyumlu kuvvetlerin ve güçlerin dengesine dayalı
ile kuvvetler ayrılığına, çelişkilerine dayalı demokratik sistemler arasında ne fark vardır?
-Antagonistik(Birbirini yok edici) denge nefsani, vahşi, doğal, şeytani ve asabidir? Sinerjitik (Uyumlu birliktelik) denge insani ve Rahmanidir.
-Kısaca;ilimsiz ve bilimsiz din düşünülemez, bilim ve ilminde dini olmaz. Dini; ilim ve bilimsiz düşünmek, telkin etmek;anlamsız, cehalet, mantıksız belki de antagonistik (yok edici) analitik düşünme ürünü yapay bölücülüktür.1
A-Bir din tüm yaratıkları ve ürettiği enerji hallerinin tümünü aşarak her şeye öneriler ve çözüm üretmiyorsa o din geçersizdir?
B-Siyaset, bilim, şeytan…vb yaratık ve yaratıkların düşünsel-nesnel ürettikleri dini aşabilir mi?
İpucu;-Siyaset dahil hiç bir şey İslamiyet'e aykırı değildir. Önemli olan helale aykırı olmayı dine aykırı olma ile karıştırmanın cehaleti, gafleti ve dalaletine düşmemek ve her şeyin dindeki yerini doğru konumlandırarak peygamber ahlaklı tepki ve davranışlar geliştirmektir. Bu açıdan İslamiyet yer yüzünde hemen her türlü rejimi içinde barındırmıştır. Geçici olan ortaçağ ve öncesi Allah CC'HUN dinleri bilimi ve siyaseti İçin de yekpare konumlandırmamasının nedeni doğaldır. Çünkü geçici ve vadesi dolmuş dinlerdir, Bu nedenledir ki laikle bu dinlerin çıkmazları aşılmaya çalışılmıştır. İslamiyet hariç diğer tüm dinlere için laiklik farz gibi gözükmektedir. İslamiyet’e laiklik ceketini giydirmeye kalkmak büyük bir iftiradır. İslamiyet’in içinde vahşi ve insani demokrasi siyaseti mümkündür. Tüm gizli ve açık münafıkları deşifre etme siyasetle ilgilidir. Dinini satan, kötüye kullanan, yaratıklar her şeyini kötüye kullanabilecek kadar tehlikelidir. Onun için İslamiyet’te zaten rahmani, cahili, vahşi, doğal ve şeytani (münafık) siyaset vardı ve olacakta. Önemli olan siyaseti doğru konumlandırıp kötü niyetlileri de dinle, bilimle, hukukla etkisiz ve pasifsize etmektir.-Deneyimlere dayalı olarak ortaçağda vadi dolmuş ilahi dinlere tepki olarak dini siyasetten ayırma olan laiklik buluşu istenmedik, geçersiz ve yetersiz fert, toplum ve dinler için bir ilaçtır.
-Geçerli bir din(İslam) içinde belki de af edilmez bir iftiradır.
-Dinin içinde çok yüzlü münafıkların hepside din ve insanlık olalı beri iki yüzlü siyasetle hayat buluyorlardı ve kıymete kadar bu böyle olacak. Geçerli bir dinin siyasetten ayrılması yada koparılması; kapitalistler (sermaye kuduzluğu), radikaller (empati kuduzluğu), Şovenistler (cet kuduzluğu) , Siyonistler(din kuduzluğu), münafıklar (çok yüzlü kuduzluğu) ve cahiller(bilmezlik kuduzdu/değişmezlik kuduzluğu) için çifte start getirme anlamını taşır. Kainattaki tüm yaratılmış, yaratılan ve yaratılacakları içeren, kâinatta nasıl yaşaması gerektiğini örnek peygamber ahlakı kurallarıyla yaşatarak ve gelecekte tüm olacakların (tüm akıbetlerini) bildiren yegane din İslam’dır.
REJİM
NEDİR?Bir devletin yönetim şekline rejim denir.
LAİKLİK NEDİR?geçersiz dinlerin illetinden
ve ehlinden yakasını kurtarmak için ortaçağ da doğa denizine atlayan belki de itilen
veya düşen bilim bilginleri (bilim insanları?!) yılana (vahşi doğaya) sarıldılar. Getirilen ve
razı olunan bu kuralın adını da laik koydular. Daha henüz doğayı
hortumlama sanatını (patojen teknolojiyi edinme) edinmeden İslamiyet’te de
bu tepki kaftan empoze edildi ve liyakatsizce ve cahilce biçtirilip
giydirilmeye çalışıldı. Kısaca dini devlet
işlerinden, siyasetten ve bilimden men etmektir. Dinle devlet yönetimi
arasında insanların kafasında ve düşüncesinde cahilce ve liyakatsizce
oluşturulan nesnel ve zihinsel Berlin duvarı gibidir. Ancak inanların da
haklarının ve serbest ibadetini koruyacağını garanti eder. Özellikle İslamiyet’e aynı koşulu koymak büyük cehalettir. Geçersiz dinler için
gerekli bir önlem olabilir. Laikliği daha iyi anlamak için;önce laiklikle ilgili beyin fırtınası sorularını sonra parçayı okuyun
Devrim;genellikle doğadan (evrimden) kaynaklanan; rekabetin, nefsin gücüne veya akıla dayalı uzun süre kabul gördürülen/gören toplumsal eylemler ve kurallar bütünüdür.Ör;Veto imparatorluğu, toplumsal hile, oyun ve doğal gücün (nefsin) eylem ürünüdür.
BİLİM NEDİR?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam
bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha
çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler.Bilim hayatın başlamasıyla insanın çevresindeki, iç dünyasındaki…vb edindiği bilgiler bütününe verilen addır.Büyük Kıyametle ölüme mahkumdur. Daha çok
öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim yaratıkları, olguları, olayları ve
süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir.
Bilim; yaratık ve enerji halleri arasında öğrenme aracıdır.
Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.1
İnsanlarca Kullanılan Bilimin Meyvesi:İnsanın bilim aracını ve teknolojik araçlarla ürettiği sanal ve nesnel teknoloji, bilgi, kültür... vb. benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki çok şeyi öğrenip, kendi arzularına göre işleyip devşirmesidir.
Bilimsel Açıdan Doğa Ötesi:Bilim açısından henüz genişleme boyutuna
ulaşılmayan doğanın geleceğini ifade eder.
Bilim ilmin (pozitif, negatif, nötr bilim; beşeri bilimlerin) , öğretim ve öğrenim eğitimin, alt ünitesidir. Bilim daha çok öğretim, İlim ise eğitim kavramı ile ilişkilidir.
-Bilim;İnsanların nesnel kökenli kainattaki her şeye yüklediği yazılı, sözlü, görsel..vb kanıtlara dayalı sonlu ve ölümlü anlam ilimin insanlar tarafından ortaya konmuş ve üretilmiş karşılığına bu gün bilim deniyor.
-Bilim ilmin insandaki geçici ve cüzi ölümlü ilim halidir.
-Onun için bilim bilginleri (bilim insanları?!) bilimde mutlak gerçek yoktur önermesini genellikle kabul ederler.
-Kâinat ebedi ve ezeli gerçek olan ilmin içinde geçici sınırlı ve sihirli hayat olarak yaratılmıştır.İnsan cüzi ilme sahiptir(Ayet var)
İLİM NEDİR? Bilime ilave olarak;ahlakı, doğa
ötesi ve tasavvufu içeren, tüm bilgi ve uygulamaların hayatla gerçek ilişki ve tanımlarıyla şekillenen en kapsamlı kavramdır.İlim daha çok eğitim kavramı ile ilgili olup, beşeri merkezli olarak bilime ulaşır. İlim;Allah CC’HUN Alim sıfatına tabi olup tüm yaratıkların ezeli, yaşayan ve ebedi aşamadığı ve hayat bulduğu ölüp ve diriltildiği tüm bilgilerin en kusursuz ve israfsız konumlandığı bilgi bütünlüğü ve birlikteliğini içerir. İlim bilinen ve bilinmeyen tüm bilimleri de içerir. İlim bir gerçek bilim ise ölümlü, sonlu ve geçici bir araçtır.
Bilim ve ilim; tüm yaratıkları, olguları, olayları, süreçleri, ilişkileri ve enerji hallerini tanımak için
bir araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.Bilimi ve ilimi bilgilerimizle işletip, hayata uygularız.
İlim, bilime ilave olarak ahlaki - hayvani-meleği doğa ötesi ve tasavvufu içeren en geniş bilgi havuzunu temsil eden kavramdır. Bilim;akıllı ve zeki yaratıkların çevresine uyum, gelişim, çevresini ve kendilerini tanıma aracıdır. Bilgi ise bilim ve ilimin veri tabanıdır. Bilim yaratıkların geçici enerji yaşam döngüsünde deneyim, öğretim, öğrenim ve eğitime dayalı ortaya çıkardıkları ilim versiyonu ürünüdür. İlim, ezeli, ebedi ve Baki olan Allah CC’HUN Alim Sıfatına tabiidir ve ölümsüzdür. Aslında bilimin kökeni de ilimdir. Yaratıkların genetik, fıtratı, deneyimleri ve ilahi kökenli ölümlü ve geçici hayata uygulanan ilim versiyonuna bilim deniyor. Bilim ve ilim mürşit olamaz ancak araçtırlar. Ör.Peygamberler; Peygamber Ahlakı Münşidirler. Ünlü bilim uzmanları;sahalarının mürşididirler. İnsanlarda bilim ve doğa insanı değil Allah CC’HUN insanıdırlar. Onun için ilim daha çok beşeri merkezli olarak, bilime ulaşır. Bilim-İlim İnsanı, Bilim-İlim Adamı, Bilim-İlim Kadını Kavramları bazı insanlar için yanlış ve liyakatsizdir. Bilim Uzmanı, Bilim Eksperi, Bilim-İlim Ustası, Bilim ve İlim Alimi, Bilim Bilgini, Bilirkişi, Bilen Zat kavramları bazı insanlar için daha liyakatlidir.Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.
İlim;içinde, sonsuzluk döngüleri, bilinen-bilinecek-bilinmeyecek ve var olması gereken; tüm zamanları, olayları, süreçleri, olguları, eylemleri, bilgileri, yaratıkları…vb her şeyi liyakatli, israfsız güçte ve konumda/larda... vb bulunduran ve bilinen;hiçbir tercih ve kader çizgisinin aşmadığı sahipsiz olmayan çoğu şeyin en büyük havuzudu Yer/ler ve gök/ler yapışıktı biz onu/ları açtık (Ayet var)Başlangıçta yer ve gökler yapışıktı(ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün). Biz onları açtık sonra isteseniz de istemeseniz de bir arayan gelin dedik. Hala göğü genişletmekteyiz...Ayetler var
İnsanlarca Kullanılan İlmin İnsandaki Meyvesi:ruhuna endeksli aklı kuralları benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle, doğa ve hayvani-insani doğa ötesini aşarken öğrendiklerini davranış ve eylemlerine;peygamber ahlakıyla işleyip, devşirmek ve yansıtmaktır.
İlim
Açısından Doğa Ötesi:Beşeriyetin madde aleminden (evren, dünya) madde ötesine tüm sanal dünya/lar vb.iç ve dış alem kast edilmektedir.
Doğa Ötesi İlim;ilim havuzundaki madde ve anti (melek, cin... vb) madde tabanlı sistem, araç ve birimlerle hayat bulmuş yaratıkları inceleyen bilime Doğa Ötesi Bilim denir.Ör;akıl, zeka, ruh, sanal nefisler…vb
İlim Havuzu İçinde Tüm Bilimlerin; Liyakatli Konumlandırılması ve İlişkilendirilmesi Önemli ve Gerekli Bir Disiplindir.
İlim havuzunda, tüm enerji halleri ve yaratıkların (sanal, nesnel, yarı sanal) yapısı ve gerçek ilişkilerin sembollerle denklemsel ifadesi belki de Matematiktir.
Matematik külli ilmin içindedir. Her yaratığın konumunda en azından mutlaka bir matematik konum ve hayat denklemi var demektir.
Yaratıkların, olayların, süreçlerin... vb yapısı ve aralarındaki ilişkilerin sembollerle denklemlerini ifadeden bilime Matematik denir.
İlim havuzunda; madde (elementlerden), anti madde tabanlı birimlerdeki özgün ve mantıklı matematiksel denklem kümelerine dayalı enerji hallerinde hayat bulmuş;sanal, nesnel ve yarı sanal kişiliklere yaratık denir.
Sonsuz;Sonsuz;nesnel, sanal ve insani olanaklara dayalı hesaplanamaz boyutlara varabilen sonuçlara ulaşan kavramdır.
-Belki de sonsuz kavramını azcık kavramak için;tüm yaratılmış-yaratılan ve yaratılacak yaratıkların toplam geçici ömürleri boyunca; düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi) …vb tüm faaliyetlerinin ve tersinin bir biriyle çarpımının, toplamının…vb tüm işlemlerinin hesabı olarak düşünebiliriz. Sonuçta her sonsuz ölüme mahkum çok büyük ve çeşitli ilişkiler mantığının-hesabının yaratıklarca kolayca ölçülemez sanal, nesnel, düşünsel, dijital(hesabi) ..vb veya tümünün devasa yığınıdır.
-Genellikle hesapla, çalışmakla, uğraşla…vb sunucuna ulaşılamayan her şeye biz sonsuz deriz.
-Sonsuz
başı boş bir kavram değil hatta her başı boş gözüken şeylerde mutlak bir sınır içindedir.
-Her sonsuzun tükendiği bir sınır vardır.
-Her sonsuzun öldüğü bir hudut vardır.
-İstisnalar hariç her tüm sonsuzlar mutlak değerler içinde birer yaratıktırlar.
-Bu devasa kavramın; hesaplanmasına, ulaşılmasına ve kontrolüne ulaşılmayan veya yetişilmeyen yaratık, olay, olgu, süreç, zaman, hesap…vb her şeye sonsuz kavramını yakıştırırız.
-Döngüsel sonsuz(ekolojik döngüler), mikroskobik (hücresel, fiziksel parçacıklar, elektron, plazma boncukları, ışık demeti... vb döngüler ve küçülmeler) , makroskobik (ör.yıldız-gezegen döngüleri, kainatın genişleme boyutları ve büyümeleri) ve devasa matematiksel hesaplar, sonuçlar ve döngüler (kainattaki nötrino sayısı ve Pi sayısı)
-Enerjisel, matematiksel, sanal, yarı sanal, boyutsal, nesnel, döngüsel, ilmi, bilimsel, yarı nesnel, hayatsal ... vb devasalığı, boyutları hesaplanamayan sonsuzlardır.1, 2, 3 ,4
Aynalarda Sonsuz Görüntü 1s
Elmas
Sonsuz Değil 1s
Evren
Gerçekten Sonsuz mu? 1s
Evrenimizin
Geleceği (Sonsuzluk Takvimi) 2s
Matematiğin
Şaşırtan Yüzü Sonsuz Sayıda Direnç3s
Matematik
Sonsuz 4s
Sonlu ve
Sonsuz Sayılar 3s
Sonsuz
Sevgilerle 2s
Sonsuz(a)
Sevgilerle 2
s
Sonsuzluk 5s
-Nesnel, Nitel ve Eylem Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde;yaratıklarca aşılmaz, hesaplanamaz devasallıktaki düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi) ..vb tüm yaratıkların-eylemlerin... kümesi veya alt kümelerine denk sayıdır.
Ebediyet;Bekası yaratıklarca sınırlanamayan, hesaplanamayan ve bilimsellikte yeterince doğru algılanamayan "Ölümsüz Hayat" anlamıyla örtüşen kavramdır.
Allah CC’HUN "Baki" Sıfatı himayesinde devasa sonsuzları ve hemen her şeyi (tüm yaratıkları ve ürünlerini) barındıran "Ebedi Hayat-Ölümsüzlük Bahşedilen Her Şey" anlamında kavramdır.
-Bazı yaratıklar Allah CC’HUN himayesi ve gücü sayesinde ebedileşecekler. Hep var olan ebedi bir hayata kavuşacaklar. Allah CC'HUN gücü her şeye yeter(ayet).
-Tüm varlıklar, Allah ’CC’HUN ilmi içindedir. Allah CC'HU hayat verirse ilmindeki o varlık, yaratık (yaşayan varlık) olarak hayat bulur. Değilse ilmin içinde varlık olarak hayat verilmeyi bekler.
-Tüm hayat bulmuş sonsuzlar ebediyetin metriksini aşamazlar.
İpucu;ebediyet ile sonsuz kavramının ayrıcalığını ve anlam farkındalığını pekiştirmeye çalışın. Her sonsuzun akıbeti ölümle sonlanır, ebediyet ölümsüzlüktür.
-Sonsuzdan büyük bir değer;en azında ebedi boyuttaki hayatın ilk basamağına-sınırına ulaşmış değer kabul edilmelidir. Ebediyet tüm boyutların ölümsüzlüğü demektir.
-Ebediyet;kainatta bilinen ve bilinecek birim veya tüm boyutların(zaman, mekan, yaratık, hız, eylem, sonsuzluk,…vb) kaynaşık olarak;ölümsüz hayat bulmuş veya ölümsüz ilimdeki yaratılmaya hazır konumunda bekleyen kesintisiz ve kalıcı varlığını ifade eder.
-Nesnel, Nitel ve Eylem Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde;Allah CC’HUN rızasından nasiplenmiş yaratık veya yaratıkların ölümsüz ebedi hayatının kümesini veya kümelerini ifade eden yaratık-mekan-zaman-hayatla ebedi kaynaşmış kavramdır.
İstatistik;matematiğin hayata uygulanışının mantık ve çoklu denklem sistemlerini içeren uygulamalı bir disiplin bilimidir.
İSTATİSTİK BİLİMİ;Nesnel ve sanal bilimlerdeki;doğal, ampirik-mantıksal ilişkileri içeren tüm formülleri, analitik ilişkilerin şablon denklemlerini bir arada inceleyen ve uygulamaya koyan bilimdir. Diğer bir deyişle; bilinen tüm ampirik denklem ve ilişkisel mantık sistemlerinin şablon denklemlerini bir arada ve birbiriyle ilişkilerini çoklu disiplin mantık sistemleriyle uygulamaya koyarak; insanlığa, hazır paket mantık hizmeti veren ve zaman kazandıran bilimdir.
İlim havuzunda doğada sanal ve nesnel hayat bulmuş yaratıkları inceleyen bilime Doğa Bilimi denir.
DOĞA BİLİMİ: Canlı,
Cansız ve Araform Bilimlerine ait bilgilerin
Evrim Bilimi ile hayat bulduğu bütünleşik pozitif bilimdir.
-Canlı,
Cansız ve Araform Bilimlerinin doğal
şekillenmesi ve Evrim Bilimi ile geleceğin dirimsel
ve uygulamalı bilimi şekillenir. Bu bilim Doğa Bilimidir.
-Tüm
pozitif bilimlerin morfogenezisi doğa biliminde
hayat bulur.
-Evrim
Bilimi doğadaki ve insandaki tüm özgün enerji halleri bilimsel olarak
deşifre edilip, doğa ötesi güç-teknoloji, tera bilgisayarlar ve tera teknolojiyi kullanan
evrimle gerçek hayat hikayeleri açıklandığı zaman, Doğa Bilimi gerçek
konumunda hayat bulmuş olacaktır.
Tüm
bilimler arasında ilişki kuran evrim; her bilim dalı bir çiçek kabul
edilirse; evrim bu çiçeklerdeki özgün balı toplayan bal arısı misali
topladığı balları “Doğa Bilimi” kovanlarındaki peteklere doluşturarak
ona geleceğe yönelik dirimsel hayat veren bilim
gibidir grafik
AHLAK NEDİR?İnsanın, istendik, geçiş ve istenmeyen; bedensel ve zihinsel; davranış, eylem ve tefekkürlerinin tümünü ifade eden kavramdır.
İpucu;Hırsızlık, gasp, katletmek, yalan, numara, dalavere, terör, rekabet(vahşi-doğal birliktelik), avlamak, avlanmak, şaşırtmak…vb kavramlar açısından;insan ahlakı, hayvan ahlakıve robot ahlakıı arasındaki;benzerlik, ayrıcalık, özgünlük, ortak payda, geçiş, nötr ve diğer özelliklerine göre kategorize ediniz. Ör:Hercai Ahlak (İnsan Ahlakı), doğal Ahlak, Radikal Ahlak (rejim, din…vb köktencilik Ahlakı), Emperyalizm Ahlakı... vb izm Ahlakı, Siyonist, Sosyalist Ahlak, Komünist Ahlak, Şovenist Ahlak …vb ist Ahlakı...
KAPİTALİST AHLAK NEDİR?Tüm bedensel ve zihinsel; davranış, eylem ve tefekkürlerini para kazanmaya veya ekonomik çıkarlara dayalı icraa eden; fert toplum, devlet..vb yaratıkların ahlak tipidir. Kapitalist(Sermaye Kuduzu)lerin amigdalasın da ve limbik sisteminde bu mantık yatar.Kaz gelen yerden tavuk esirgemeyerek; halk ve toplumu direkt veya dolaylı tapılacak veya yegane baş vurulacak ilahi makam olarak empoze edip icraata koydurtmayı başaran kapitalizm için aslında halk ve toplum besi yeri olarak değer bulur.Kapitalizm için yaşamak besi yerlerini (toplumu) kapitallerine dayalı yaşatmaktır Demirkuş 2007. Ör.kapitalislerin ahlakı filmi izleyin
KUDUZ AHLAK-CİNNET AHLAK VEYA DOĞAL-VAHŞİ AHLAK NEDİR(Külhan Beyi Ahlakı)?Gayri ahlaki ve gayri akli her türlü düşünsel ve bedensel;alışık tepki (refleks)ler, alışkanlıklar, eylemler, tefekkürler ve davranışın/ların kudurmuşluğu-hayvanları taklit eylemidir. Güncel olarak;devletlerin mahiyetindeki;fert, siyasetçi/ler, örgüt, kurum, kuruluş ve kitlelerin normal ahlaki fıtratlarını zorlayacak şekilde(maymunları toplu avlayan şempanzeler den farkı, daha örgütlü sesli-kavgalı-gürültülü hak arayışı oluşu)intranet; topluma, iktidarlarına / devletine ve birbirlerine karşı sokakta veya herhangi bir ortamda kudurmuşluğu taklit ederecesine;özgürlük arayan, hak arayan..vb olarak doğal-uyumlu özgünlüklerini birbirlerine antagonistik (birbirini yok edici) şekilde zihinsel-düşünsel ve bedensel eylemlerle kullanmalarını/kullanılmalarını teşvik etmek/ettirmek ve bu konumdaki kitleleri sokaklarda görmek kapitalistlerin özel zevkleri ve menüleri arasındaki ahlak hastalığıdır. Peygamber ahlakının tam tersidir. İnsanların bir birini anlamsı veya arzularını ifade etmesi yontma taş devrinde bile bu kadar ilkel olmamıştır.Önemli olan kuduz ahlak taşlarını-piyonlarını, satranç tahtasına oturan oyuncularını, seyircilerini, pirini/lerini çapulcu ilahını/larını anlamak ve çözmektir.Hayvanat bahçesi ve doğadaki çığırtkan şempanze ahlakında bu benzerlikler vardır. Ör.ilkel insan
İT AHLAKI:Kendisine terbiyeli icabetleri ve itaatleri farz kendisinin başkalarına terbiye icabetleri ve itaatlerini sünnet kabul eden zorbaların ahlakıdır.
Ör.Koyun ve sürü ahlakına sahip olanları kontrol edip hüküm etmeyi çok seven ahlak tipidir. İt mahiyetindekine hükmeder çoban idare eder.İt kirişi kırılırsa sürüye yaslanır, sürü bayram eder.
Günümüzde bazı internet itleri bilerek ve bilmeyerek; hava hatunlara tatlı elmayı yedirmek için (yedirme tiryakiliği), özellikle devlet sektöründe bilgisayar üzerinde sohbetleriyle toplumsal ahlakı pezevenkleştirirler.
Bu ahlak tipine sahip olanlar, en güzel ve akıllı insanın en peygamber ahlaklı insan olmasını sözde kabullenseler bile, tüm gücünün hükmündeki insanların bilgi ve ahlak güzelliğine bakmak sızın kendi dar kafalarına mutlak itaat edilmesinde ısrar eden cahillerdir. Alimine teslim olmayanları zalimine teslimiyete mahkumdurlar.
İpucu, Öneri ve Çözüm;insan evladı;bedensel, fiziksel, çevresel ve zihinsel olarak; yaşanabilir (ifrat ve tefritten uzak) Richter ölçeğine göre; donuyla nerelerde ne zaman dolaşması ve yaşaması gerektiğinin ölçüsü hudutlarına çekilmesini alışık tepki (refleks) olarak bilmelidir. Yoksa sonuç kesin ve nettir. Yaşanabilir edepli Richter ölçeği sınırları dışındaki ahlak ölçüsü cehaletinin sonuçları yaşanmış, yaşıyoruz ve yaşayacağız. Doğada edepli ve itidalli yaşamanın doğaya konmuş bir yasa olduğunu bir gün;internette, sahillerde ve çıplaklar kampında... vb;çıplak dolaşanlarında bedelini ödeyerek kavrayacağından emin olabilirsiniz. Güzel Ahlaklı (peygamber ahlaklı) insanlar yetiştirmek yegane ilacımız gibi gözükmektedir.
KOYUN-SÜRÜ AHLAKI:cahil, çok yüzlü, korkak, bilinçli ve bilinçsiz yaratıkların, bazı hayvan sürülerindeki kurallara benzer ahlak tipidir.İnan sistemlerinde "Beni koruyan yılan hep yaşasın DEMİRKUŞ 2008" mantığı ve ahlakı. Ör.Menfaatleri, cehaleti, korkaklığı ve pısırıklığı gereği bazen it ahlakına teslimiyeti kabul etmeyi isteyenlerin ahlak tipidir.Sürü ahlakını menfaatleri, cehaletleri ve güçsüzlükleri gereği kabullenişleri karıştırmamak gerekir. Ör.bazı Afrika kavimleri güçsüzlükleri, olanaksızlıkları ve cehaletleri gereği bu icabeti görürler. Aslında onlar doğaya daha az zarar veren evren-doğa sistem zekasına ve doğaya tabii insanlardır.Filmleri izleyin;1, 2, 3
HERCAİ AHLAK;Her ahlaktan nasiplenmiş ahlak tipidir.Ör.normal insan ahlakı
GÜZEL AHLAK NEDİR (Peygamber Ahlakı) ?Kuduz ve Koyun ahlakın tam tersine, ruhun sınarsız özgürlüğü içindeki akıl işletim sisteminin insan bedenine yansıyan eksiksiz ve kusursuz dost doğru bedensel ve zihinsel;alışık tepki (refleks)ler, alışkanlıklar, eylemler, davranışlar, tefekkürler ve uyumlu tepkilerden oluşan peygamber ahlakıdır.Ben peygamber ahlakı tamamlamak üzere gönderildim(hadis).Ör. evrensel ve gelişmiş insan
SAMİMİ VE SADIK AHLAK NEDİR?Fert ve toplumun: liyakatli ve gerçek menfaatler için peygamber ahlakı taklit edenlerin sergilediği ahlak tipidir.Ör.samimi alim ve zahitlerin ahlakı.
SAHTE VE SAKAT AHLAK NEDİR?Fert ve toplumun: liyakatsiz güdük veya şahsi menfaati/leri için güzel ahlakı taklit edenlerin sergilediği ahlak tipidir. Bu asrın ahlak hastalığıdır.Ör.bazı drama insanlar, drama miskinler ve drama dilencilerde bu ahlak yaygındır.
CAN NEDİR? canlının/ların bedensel(fizyolojik)-zihinsel dirilik dengesi ve hayatın devamında keyifle sorunsuz yaşadığını hissedişidir. Bu dengelerin bozulmasında canı acır ve kendisini rahatsız hisseder yani hastalanır. Kısaca can;Tüm canlılardaki bedensel ve zihinsel dirilik dengesinin hayati faaliyetlerin özüdür veya hayatıdır.
HAYAT NEDİR?Tüm yaratıklarda ( canlı ve cansız) yaşamak için mutlak enerjinin hal değiştirerek sonlu olan ömür halıdır. Geri dönüşümsüz ilk kişilik halini/lerini(geçmişini) hatırlamayacak şekilde hal değiştirmişse yok olmuş demektir.
İRADE NEDİR?İnsanın nefsine kadir olabilme (gücü) sıfatıdır.
RUH NEDİR?;Allah.CC. tarafından sadece insana üflenmiş evrensel, doğa-hayvani-meleği doğa ötesi hemen her şeyin özünü içeren ilahi kökenli meleği kişilik olup; akıl bu nüveyle etkileşimli çalışır. Sadece akıllı yaratıklarda var. Maddi ve manevi anlamda çoğu şeyin en değerli nüvesi olması hasebiyle akılla birlikte insanı evrenselleştirir. İnsandaki, nefis tanımının tersi (meleği) sanal insani-meleği kişiliğidir (1)aklı tercihlerle örtüşür, Allah C.C.;İnsana ruhumdan üfledim der. Fıtrat itibarıyla meleği doğa ötesine bağlıdır.İnsandaki melek gibidir.İnsan ruhu bedensel ve bâtını/düşünsel/sanal kalp le çalışır ruhsal bilinci uyumaz. Ben uyurum(nefsim uyur) kalbim uyumaz (hadis vardır).
En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla ilahi kabul edilir. Sanki uçak için kara kutu ne anlam ifade ediyorsa, bedenimiz içinde ruh onu ifade ediyor gibidir.
İnsan ölünce de ruhunu Azrail A.S. (Ruhu teslim alan melek/ölüm meleği) alır Allaha C.C.'HUNE götürür.
Her insanda akıl sahibi bir melek (ruh) vardır. İnsan ölünce Allah emanetini (ruhu/meleği ve aklı) alır. Kalan her şeyle ve yaptıklarıyla insan belli bir vakte kadar baş başa kalır.
Ruh kıyamete kadar ölmez ve hastalanmaz meleği kişiliktir. İnsanın sanal dünyasındaki ruhsal-meleği (psikolojikve psikiyatrlık bozuklukları ruh ve akılla değil nefis, zeka ve bedenle ilgilidir. Bu hastalıkların hemen hepsini hayvanlarda da görmek mümkündür. Evrensel bir insanda:canlı beden ve nefis, içgüdü, deneyim, alışık tepki (refleks), zeka... vb doğal sanal araçlarına ilave olarak, ilahi kaynaklı ruh ve akıl özgün sanal araçlarının varlığı kabul edilir.İnsanda hem can hem de ruh vardır. Hayvanların ruhu yoktur, bedensel canı var. Hayvanlar tamamen canlı beden ve nefis, içgüdü, deneyim, alışık tepki (refleks), zeka... vb sanal araçlardan ibarettir.
Ruh, kişilik olarak Allah CC’HUN bizdeki en değerli emaneti ve elçisidir. İbadetlerimizle aklımızı kullanarak ruhsal kişiliğimizin külliyatındaki hakikatlere ve gerçekler arif oluruz.
Tüm insanlar İslami fıtrat üzerine doğması nedeniyle insana verilen Allah.CC’HUN emanetidir. Ruh çoğu şeyin insandaki anlayış, ilim ve mantık aynasıdır. Olay olgu, yaratık, süreç, enerji halleri, yaşanmışlar, yaşanacaklar ve yaşanacakların çoğu şeyin özü ve ilmi onda vardır. Bu nedenle her şeyi anlamaya düşünmeye kavramaya, yoruma..vb olanağımız vardır.
Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, İnsanın Hüneri Cehalet-Hüsran(sabrı, imanı, hakkı tavsiye edenler ve iyi amel işleyenler hariç) ve Kişiliğin Hüneri Tercihtir.
Hayvanlar; bedensel organlarından öncelikle beyinlerinin, genlerinin ve zekalarının kontrolündendir. Bazı aklı ve ruhu güdükleşmiş ilkel insanlarda böyledir. Bu insanların iradeleri nefisleri ve zekalarının kontrolündedir.Gelişmiş insanlar;akıl, ruh ve vicdanın kontrolündeki iradelerini liyakatli(akıllı) kullanırlar.
Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende peygamber ahlakı ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
Büyük bir olasılıkla insan doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki tüm nesnel ve sanal eşyanın veya çoğu şeyin nüvesinin, kendisine verilen ruhun nüvesinde olması nedeniyle aklını kullanarak; eşyayı-doğayı anlıyor tanıyor ve gerçek kişiliğini tanıyor ve hayvani-meleği doğa ötesine taşıyabiliyor. Hayvanlarda ve bu sanal aracını çalıştırmayan veya çalıştıramayan insanlara da eşyayı kavrama-doğayı anlama sadece zeka aracı ve nesnel-sanal nefislerle olur. İnsanda; zeka, nefis, akıl, ruh ve vicdan sanal araçların hepsi çevreyi ve eşyayı tanımada kullanıldığı için diğerlerine baskındır.
-Ruh ve Akıl Allah CC’HU tarafından ilk defa Adem AS’A verilmek üzere sonrada ola ki bazı insanlara özgü verilen sanal araçlardan olup;ölümden sonra Ruh özel olarak Azrail AS tarafından Allah CC’HUNA geri götürülür ve Akılda ALLAH CC’HUNA imanla döner. Zeka ebeveyn ve çevirenin ürünüdür ölümle hayvanlardaki gibi muamele görür.
Adem AS’IN halifeliğinden öncesi yaşayan tüm vahşi-doğal insan ve insanımsıların hepsi zekiydiler ancak akıllı değillerdi. Adem AS’IN halifeliğinden bugüne kadar bazı insanlar akıllıdır yada peygamber ahlaklıdır. Bazıları akıllı değillerdir veya aklı güdüktürler yada münafıktırlar aklının aksine hareket ederler. örneğin, cahiller, münafıklar, doğal insanlar, nefsi deliler (aklın ve ruhun hastası delisi olmaz), kapitalsiler….vb güdük insanımsı konumda olanlar
|
AKIL NEDİR?İnsandaki meyveleri;peygamber ahlakı, paylaşma, zayıflarına insancıl (rekabete girmeyen), doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi hikmetlere sahip …vb olan ilahi kökenli sanal araçtır. Sadece akıllı yaratıklara özgüdür. Bitkilerde, hayvanlarda,... sistemlerde …vb bulunmaz.Sadece akıllı insan ruha endeksli düşünebilen insan demektir. Sadece zeki insan nefse endeksli düşünebilen insan demektir.
Akıl ruhun nüvesine dayalı en insancıl ve evrensel çalışan işletim sistemi gibidir.Sıra dışı doğal ve hayvani-meleği doğa ötesi erdemli sezgilere-bilgilere açık ya da sahip, fıtratı ölçüsünde, peygamber ahlakı kurallarına uyumlu yaşamayı arzulayan veya yaşamaya çalışan insandaki kişiliktir.Kısaca, insani özellikler açısından en az güdük olan, büyük zihinsel kapasiteye sahip insandaki erdemli insani kişiliktir.Tüm insanlar akıllıdır. Aklı ilkel, aklı doğal, aklı asri, aklı normal, aklı meleği, aklı selime kadar çeşitli akıl dereceleri vardır.Genetik yapının %1'i ? akıl,ruh la ilgilidir.. Akıl ruhun işletim insani sistemi gibidir. Onunla doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinin peygamber ahlakı kuralları (meleği kurallar) deşifre ve kabul edilip öğrenilir.
Aklı zekadan ve nefisten ayıran en önemli özelliği ve özgünlüğü Ruha dayalı olarak liyakatli mantık aynasına sahip oluşudur. Yani liyakatli öncelikli düşünür ve karar yargısına varır.
Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende peygamber ahlakı ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
Sanki akıl her şeyin özünü içeren ruhun engin ve kusursuz edepli deryasında, nefsin-zekanın; düz-çukur-tümsek(pire) ayna mantık sistemlerini insanın önüne koyan yegane sanal araçtır. İnsanın nefsini/kendisini tanımasını sağlayan insani sanal araçtır.
Akıl ve Zekanın Önemli Farkı;Akıl işletim sistemi tek başına geçiciliği, ebediyeti, ölümü ve ölümsüzlüğü dikkate alarak karar verir, zeka tek başına karar verirken bunun bilincinde değildir. Akıl her insana özgün olarak Allah CC’HU tarafından verilir. Zeka; anne-babadan veya önceki sistemden sonrakilere geçer ve çevre ile etkileşimin ürünüdür.
Tüm yaratıklar zekidir ancak tüm yaratıklar akıllı değildir.
Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, Kişiliğin Hüneri Tercih ve İnsanın Hüneri Hüsran(sabrı, imanı, hakkı tavsiye edenler ve iyi amel işleyenler hariç)-Cehalettir.
Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende güzel ahlak ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
Sanki akıl her şeyin özünü içeren ruhun engin ve kusursuz edepli deryasında, nefsin-zekanın; düz-çukur-tümsek(pire) ayna mantık sistemlerini insanın önüne koyan yegane sanal araçtır. İnsanın nefsini/kendisini tanımasını sağlayan insani sanal araçtır.
Akıllı insanlar (aklı selim); tüm aşmazlarını, aşılmazlarını, marifet, zafiyetlerini, emanetlerini, risklerini, davranışlarını, eylemlerini ve değerlerini;en doğru zaman, süreç ve olguda/larda; doğru yerde/kişi-kişilerde değerlendiren ve değerlendirtenlerdir.Akıllı insanların en çarpıcı özelliklerinden birisi, gerektikçe;sıra dışı, negatif, istenmeyen veya güdük insan sıfatlarını (drama,dengesizlik, aptallık, yalanı, geri zekalılık, zır delilik, saflık, ahmaklık, serserilik, yalancılık..vb. özellikler) toplumun menfaatleri için diyet olarak kullanmalarıdır.
Bazı akıllı insanların özelliklerinden birisi de; nefsini çok iyi tanıdığı için; pozitif, negatif(aptallık, dengesizlik, safflık, serserilik, drama, yalancılık... vb), nötr ve geçişken hertürlü insani sıfatlarını, hüner ve yeteneklerini; bulunduğu habitatta en mükemmel dizayn edebilen ve kullanabilen kişiliktir. Kısaca, inanç değerlerinide dikkate alarak, fıtratına uygun doğru tercihler yapan kıvrak, doyurucu ve güvenilir kişiliktir. Akıl, Ruhun (insan genlerindeki oranı %1'i ? ) işletim sistemi gibidir.İşleyen-çalışan akıl, ruh ve vicdan ; en güzel meyvesi peygamber ahlaklı insandır. Hayvanlar asla akıllı olamazlar.
Aklın derecesi, güzel ahlakla doğru orantılıdır.En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla ilahi kabul edilir.
En akıllı insanlar(aklı selim), peygamberler ve velilerdir. Onlar, ileri derecede;insani, doğal, doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi sezgilere sahip, yeterince akıllı(aklı selim) ve zeki insanlardır. En sıra dışı çile - sıkıntılara katlanabilen nefse sahiptirler. İnsanlığın en güzel-verimli eğitilmiş önderleri ve büyükleridirler. Hiçbir sıra dışı insan; yani çok yüzlü münafıklar, cahiller, aptallar, geri zekalılar, dahiler, şok Akıllılar(aklı ilkel), süper parti siyasetçileri, deliler... vb. akıllı insanların hudutlarını aşamaz. Belki de bu karakterin hepsini drama veya yaşarak öğrendikleri için tepkisinde/lerinde başattırlar.
İnsan çözümlerini delilerin dudakları arasında aramaz. Belki de, hikmet sahibi insanlar;bedenen ve zihnen değişmek üzere, sıra dışı olay ve olguları yaşayarak öğrenmek için Allah CC'HUNA baş vuranlardan çıkar. Kozmopolit insanlarda, hikmet görülmez ve beklenmez.
Tarih boyunca;güzel ahlak hakimiyetinin-yayılması için;Hıristiyanlık öncesinde çok sayıda peygamber öldürülmüştür.
Belki de değişmek isteyen insanların Allah CC’HUNU doğru anlamak ve muhatap oldukları - olacağı tüm yaratık-olay-olgu-süreçler..vb; doğru algılamak, doğru empati duymak-kurmak ve doğru iletişim için insan sanal araçları için gerekli mantık ve düşünme ara yüzünü içeren insani işletim sistemini yüklemek için (kalbini temizlemek=kalp nadası ve kuran ahlakının işletim sistemini yüklemek için) sanal dünyası ve sanal araçları (zihinsel kapasitesi) nadas (formatı) yapılması gerekir. Ör.bir robotun veya bilgisayarın önce kapasitesi nadas (format) yapılır. Sonra onunla iletişim kurmak için ona işletim sistemi, dil ve sanal programlar yüklenir. Bu yöntemin/lerin bir yolu da kişilerin doğru zaman-koşul-mekan da…vb fıtratlarının kaldırabileceği kadar çoğu şeyin veya temel şeylerin terseri-nötrleri- ilgisizleri. ilişkisini ve çevreye çimlenişini uzlette ve yer yer toplum içinde yaşayarak ve yaşatarak öğretip-öğrenip hayata güncellemektir. Bu hikmeti taklit ederek; insanlarda iletişimin sağlıklı olması ve birbirini doğru anlamaları için (algıda değişmezliği yaratmak için) bu yöntemi kısıtlı eğitimde uygulayabiliriz.
Değişim zorunludur.
Gerçekte akıl, ruh ve vicdan kavramı batıda çok yanlış, karışık ve çapraşık geçtiği için Tıpta Akıl, Ruh ve Sinir hastalığından bahsi edilir. Aslında gerçek ve sanal nefis hastalıkları vardır. Ya da zeka özürlülük vardır. Bu hastalıkların hemen hepsini hayvanlarda da görmek mümkündür. Ruh-Akıl, Evrensel insana özgü ve ilahi kabul edildiği için;
En alt seviyedeki, aklı ilkel olup tüm insanlarda vardır. En üst seviyedeki akıl;aklı selim olup, peygamber ve velilerde vardır. insanda çeşitli akıl dereceleri vardır; az akıllılar(aklı ilkel) .... ya da çok akıllılar(aklı selim) denilir.Yoksa akıllı olmayan insanların hepsi (aklı ilkel olanlar) akıl hastası kabul edilirdi.
( 1' Film İntranet Üzerinde Sadece Zeve Kampusun de ve YYÜ Tıp Fakültesi'nde İzlenebilir) internet.
"
Akıl ve zekanın uygulama alanları nelerdir? Aklımızı ve zekamızı nerelerde kullanmalıyız?
Akıl:
özellikle ve öncelikle;yaşama stilimiz de ki tercih ve uygulamalarımızla ilgilidir. Nefsine uysun uymasın ya da hangi nefis mertebesinde olursa olsun iradesi dahilinde;akıllı insan/fert/devlet/kurum/kavim..vb yaşama stilinde(şeklinde) kendine güzel ahlakın kurallarını(peygamber ahlakı) benimseyen, tercih eden ve iradesi ölçüsünde uygulayanlardır. Akıl işletim sistemi ruhun sınırsız güzelliği ve evrenselliğin ötesindeki havuzunda güzel ahlak kurallarıyla yaşayarak yol alır. Kişi nefsi emareye sahip olsa da yani ibadetler ve kurallar kendine zor gelse de sanal dünyasında ve gerçek dünyasında iradesinin gücü oranında bu kuralları samimiyetle benimsemesi onun akıllı bir kişilik olduğundan şüphe edilmemelidir.Aklın sadece öncelikli alanı budur.Tefekkür, ilimi kullanma-tetkik etme... vb uygulama alanları var.
Zeka;Nefsimizin
dünyevi ve uhrevi işlerinde;özellikle ve öncelikle;menfaat farzlarımız, idlerimiz, egolar(istemler)ımız ve süper egolar(istemler)ımızın uygulama alanlarında kullandığımız sanal aracımızdır. Vahşi hayvanlarda akıl olmadığı için;duygularını, içgüdülerini, deneyimlerini ve zekalarını kullanarak güçleri oranında kendi yaşam sınırlarını belirleyip can pazarında menfaat farzlarına dayalı olarak yaşarlar. Aklını kullanmayan-kullanmak istemeyen ya da aklın kurallarını kabullenmeyen/ kabul etmeyen tüm insanlar bu kategorinin kombinezonları içine dahil edilebilirler.Bu kurallarla yaşamaya mecbur ve mahkumdur. Ör:Kuduz ve kapitalist ahlak yaşam biçimi bu kategoriye girer.
Hayvanlar; bedensel organlarından öncelikle beyinlerinin, genlerinin ve zekalarının kontrolündendir. Bazı aklı ve ruhu güdükleşmiş ilkel insanlarda böyledir. Bu insanların iradeleri nefisleri ve zekalarının kontrolündedir.Gelişmiş insanlar;akıl, ruh ve vicdanın kontrolündeki iradelerini liyakatli(akıllı) kullanırlar.
İnsanda Aklın Öncelik Prensibi Alışkanlığı (İnsanda Asil Şah Prensibi):
Özel haller ve istisnalar hariç, en kaliteli insanlar;zeka ve nefsinin tüm
faaliyetlerini; aklın ve ruhun; gölgesinden, süzgecinden ve kontrolünden geçirdikten sonra uygulamaya koyanlardır
.
İnsanda:ruh şah'ının işletim sistemi akıl, nefis
vezirinin işletim sistemi de zekadır.
Ruh akılla birlikte, insanı hayvani-meleği doğa ötesindeki; ulvi, meleği makamlara meyilli yönlendirirken bedendeki hasılatı güzel ahlaktır. Nefis zeka birlikte;doğayı ve madde alemini hızlı kavrayıp uyum sağlamamıza yardımcı olur. İnsanı doğadan daha aşağılık(hayvandan daha aşağı) makamlara meyilli yönlendirirken ahlaki hasılatı kuduz ve koyun ahlaktır.
Sanki insanların bu asır liyakatsiz;yönetim, eğitim, öğretim... vb yaşam tercihleri nedeniyle/leriyle; ruh ve akılla; meleği doğa ötesine yönelimi güdük, nefis ve zekayla hayvanlardan aşağı doğaya yönelimi ise baskındır.
Akıl ve zeka , nefis ve ruh zıt kutuplara insanı yönlendiren tamamlayıcı sanal araçlar olup, konumlarının yararı; asimetrik düşünmemize engel olup daha küresel, simetrik dengeli ve verimli düşünmemizi sağlar. Bu araçları dengeli çalıştırmayan primitif insanlarda düşünce asimetrik olduğu için ahlak doğal ve asimetriktir. Ya şucudur ya da bucudurlar.
Sonuç olarak;
ferdin, nefsini-bedenini ve zekasını, aklının-ruhunun kontrolüne koyması gerekir. Bu çıkarsamadan hareketle;toplumlar, kavimler, devletler ve milletlerde;nefsine ve zekasına tabii insanlarını, akıllı-evrensel insanlarının güdümüne ve yönetimine koydurtacak; eğitim, seçim, sınav, yönetim…vb sistemleri geliştirmeleri gerekir.
|
Vicdan; Allah CC’HU tarafından tüm akıllı yaratıklara verilmiş, meleği bir kalp ibresidir. Akılsız yaratıklarda ya yok ya da güdüktür.
Vicdan;akıllı yaratıkların herhangi bir şey hakkında; akıl, zeka, nefis, kişilik, ortam, bilgi dağarcığı… vb tüm olanaklardan süzülmüş (filtrelenilmiş) sonuçların arasında verilecek en meleği tercih ve tercih serisini gösteren düşünerek kara veren batını kalp ibresidir.
-Akli selim haldeki (sinirli, asabi, düşünsel-bedensel hastalıklı…vb sıra dışı halde olmayan) olgun akıllı bir yaratığın düşünsel-batını kalbinin ibresinin gösterdiği ve rahat ettiği karardır.
-Bir konuda karar vermekte sıkıntı çekiyorsanız kalbinizin rahat ettiğini yapın.(hadis var)
-Aklımız, zekâmız, ruhumuz nefsimiz ve tüm olanaklarımızı kullanarak bilmekte ve karar vermekte sıkıntı, titreklik ve karasızlık çektiğimiz herhangi bir konuda vicdanımızın (batını kalp ibremizin gösterdiği) sesini dinleriz.
-Sorumlu gerçek kişiliğe; vicdanın sesini dinlemediğinin bilincinde olduğu ve vicdanının sesini bildirerek ihlal ettiği kayda geçer. Akıllı kişi bunun bilincindedir.
-Ömür boyu verdiği; doğru-yanlış, günah-sevap ya da nötr-geçişken… vb kararlarda bu meleği kalp ibresi kararına bilerek uymayan kişinin hanesine kalp ve bilincine bu yanlışlarının kayıt edildiğinden yada yazıldığına dair şuana kadar hiçbir akıllı yaratık ciddi olarak yazılı ve sözlü itiraz etmemiştir. İtiraz eden olgun insanlarında aklından??, nefsinden, zekasından, anormalliklerinden yada deliliğinde şüphe edile bilir yada şüphelenmek farzdır.
|
NEFİS NEDİR?İnsanın; hayvani,gayri ahlaki, sıra dışı istenmeyen; tercih-davranış-duygu ve düşüncelerinin ilişkilendirildiği; doğaya eğilimli-etkili, Nesnel hayvani-bedensel ve hayvani-nefsi-vahşi-doğal (etolojik) sanal nesfi bedenimize ya da nüvesine (1)denir. Kısaca;Gücümüz, irademiz, tercihlerimiz ve eylemlerimizle baş edemediğimiz gayri akli ve gayri ahlaki her;davranış, eylem, hayvan, fert, devlet, kurum kuruluş..vb her şey; bu istenmeyen konum itibarıyla nefsimiz mesabesindedir Ör;sigarayı veya içkiyi bırakamamak (zayıf irade) da bedenimiz nefsimizdir. Mantık ve irademizin; aşka, kumara, aşırı adrenalin tiryakiliğine... vb karşı aciz düşmesi nefsimizdendir. Küresel ısınma sorununa karşı önlem ve çözümlere katılmayanların bu süreçteki kişilik konumları nefsimiz mesabesindedir. İrademiz, yeteneklerimiz ve gücümüzle kesinlikle başaramadığımız veya başarmayacağımızdan emin olduğumuz olayların, süreçlerin, sorunların ve problemlerin çözümü konusunda; Allah CC. dua ederiz. Sonuçta; doğru-yararlı tepkiler, davranışlar, çözüme yönelik yönelik denklemlerin, konumların kombinezonları ortaya çıkınca veya çözülünce de; Nefsini tanıyan rabbini tanır (ayet/hadis!).İnsandaki bu kişiliğin konumu ve etkisi ayrıcalık gösterir.İnsanın genetik yapısı-yatkınlığı ve çevrenin; nefsi kişiliğinin (sanal-zeka-bedensel kişilik) gelişimine etkisi, çok büyüktür.
Normal insanların çoğu, doğuştan; nefsi-zekası itibarıyla hayvanidir (kötü değildir), ruhu-akli itibarıyla meleğidir. Sanki insan; nefsi, zekası ve genetik yapısı itibarıyla primat, aklı, ruhu ve vicdanı itibarıyla melek gibidir, bu açıdan evrim daha çok insanın nefsi ile(bedeni, zekası…vb) muhataptır. (Demirkuş 2007).Genetik yapının %99'u belki de %100'ü maymunlara benzer ve nefisle ilgilidir.Nefisin göbek bağı;zeka
işletim sistemiyle ile doğaya meyilli çalışır.
Belki de bir insanın fıtratından ve nefsinden verim alması için: geçici bir süre (en azında;çocukluk,öğretim, öğrenim ve eğitim sürecinde) her şeyi gönlünce düşünüp yaşamaya çalışırken ( nefsi arzularını dolu dolu yaşarken); nefsinin diğer insanlara açılan ikram kapılarını tanımak (en güzel ortak payda özelliklerini tanımak), ilgi ve icabet koşullarını çok iyi saptaması gerekir. Her insan nefsinin sıfatlarında külli nefsin ortak paydası gereği en azında; bir veya birkaç güzel karakteri vardır. Kişinin, nefsini doğru tanıyıp;normal hayatta, bu özelliklerine yoğunlaşıp- kullanması-geliştirmesi(eğitimle bu güzel hasletini/lerini alışık tepki (refleks) haline getirmesi) adil toplumsal ilişkilerde bulunmaya kendini endekslemesi (kendini bu duruma göre dizayn etmesi) önemli bir problemini çözmesi anlamına gelir.
Belki de doğrusu;pozitif-negatif-nötr..vb arzularla doluşan; sanal kişilik (1)ve canlı bedeni nefis kabul edersek, gerçek-sanal doğayı da onun habitatı kabul etmek gerekir.
Kısaca,
gelişmiş insan olmaya engel;eylem, özellik, davranış, kışı, devlet... vb çok şey nefsinizdir.
En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla, bedenle birlikte doğal kabul edilir.
Çeşitli nefis mertebeleri mevcuttur; nefsi emare (emir eden nefis, iradeye baskın nefistir, kötülüğü emir eder ve pişman olmayan nefis), nefsi müsevvile, nefsi raddiye, nefsi levvame, nefsi natıka (genleri diri ve konuşan nefis), nefsi mutmaine, (güzel ahlaklı evcilleşmiş, iradeye ve güzel ahlak-adil düzen kurallarına itaat eder).
| |