Bilgi: Doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten, süreç, olay olgular... vb ilgili zihinsel asimile(özümsenen) olunan - giren veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen; ses, görüntü, imaj, sembolik kod, eylem, ... Vb dinamik kalıntılardır.
-Her türlü yolla (bilinçli veya bilinçsiz) edindiğimiz bilgiler, belleğinize yerleşip, gerekirse bu bilgiler kullanılarak yeni bilgiler üretiriz. İşte dışarıdan edinilen tüm bilgilerin belleğimize yerleşmesi, yerleşen bilgileri kullanarak yeni bilgileri üretmek ve bu olaylardaki yeteneklerimizin, rollerimizin ne olduğunu öğrenmeye özgün bilgileri üretmeye yönelik zihinsel yapılanma kuramı ileri sürülmüştür.
-
Dağarcığımızdaki bilgilerin hepsi doğru bilgi değildir. Dağarcığımızdaki sağlıklı bilgiler oranında sağlıklı kararlar verebiliriz.
Bilgi; insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü … Vb şeklinde kodlanmış insan zihninde üretilen ya da doğal ve sanal kaynaklı yaratık, olay olgu, süreç… Vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi; doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten, süreç, olay olgular... vb şekil de zihinsel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen; ses, görüntü, imaj, sembolik kod, eylem, ... Vb dinamik kalıntılardır. Bilgi zeki yaratıkların çevreye uyum ya da yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına ya da sistemlerine kayıt edilir. Ör, Yerküresi bedenine insanların liyakatsiz etkisine, yer küresi yeni koşullara uyun için; kendisini ve iklimsel rejimini yeniden düzenleyerek depremler, aşırı yağışlar ve küresel ısınma ile tepkisel uyum gösterdi. Örneğin. bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirişi. Canlı, cansız ya da yarı canlı yaratık sistemleri; değişen çevre koşullarına ya da çevreye uyuma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren ya da sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki göstermesi. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği ya da gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır. Ruh Allah CC emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu yaratıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini (Kendisini) ve Rabbini(Allah CC'Yİ)tanımasına yardımcı olur. Ola ki ilkel, doğal, cahil ve vahşi insanımsılarda (Adem AS öncesi ve sonrası bazı cahil insanlarda) Ruh yoktur. Bu nedenle Allah CC'Yİ ve kendilerini tanımazlar. Ola ki onun için cahillerde uzak durun diye ayet ve hadisler vardır.
Bilgi; bilimin (nesnel + sanal+düşünsel+dijital/hesabi insani bilim) ilimin (tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal + düşünse + ilahi ... bilim)... vb beynimizdeki ve zihnimizdeki farkında olduğumuz ve olmadığımız bilgi birim alt birimleri ya da veri tabanı olan birim (görsel, işitsel, görsel+işitsel, hissel, duyuşsal... Vb) enerji hallerinin karşılığı gibidir.
*İnsan genellikle sahip olduğu bilginin; ya bilmezi, ya cahili, ya alimi ya da hamalıdır!! İnsan; doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin sakatı ve bilmediği bilginin cahilidir. Demirkuş 2008
*Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz... Vb bilgiler doluşur. *Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
*Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder.
Bilginin Temel Kaynakları;
Hangi Kaynaklardan Bilgi Edinilir?
1-Çevresel Kaynaklı Bilgiler; Çevremizden maksatlı ve maksatsız edindiğimiz bilgiler. Doğal çevre ve öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimle edinilen bilgiler.
2-Düşünsel Kaynaklı Bilgiler; Uyanık halde iken düşünsel sentezle hayal ederek, kurgularak… Vb şekilde iç dünyasında bilgi üretip beyine ve zihnine kayıt etmek.
3-Atasal Gen Kaynaklı Yapısal (Fıtrati) Bilgiler; Atasal olarak genlerimizde var olan ya da ceddimizden bize aktarılan yapısal (fıtrat) bilgiler.
4-Yaratık Kaynaklı Bilgiler; Cahili, Hayvani, Şeytani, İnsani... Vb yaratıklar tarafından diğer yaratıklara bahşedilen ya da kasti nüfuz edilen yaratıksal feyiz bilgileri.
5-İlahi Kaynaklı Bilgiler; Peygamberlere vah edilen vahi kaynaklı bilgiler. Ör. Allah CC Gönderdiği kitaplar ve onlarla ilgili peygamberlerin hadisleri… Vb
6-Rahmani Kaynaklı Bilgiler; Rahmani feyizle bahşedilen bilgiler. Allah CC tarafından alimlerin, peygamberlerin kalbine verilen ledünni ilimler.
7-Rüya Kaynaklı Bilgiler; Gerçek hayatımıza tesir edecek ve unutulmayacak derecede önemli rüyalar.
8-Trans Kaynaklı Bilgiler; Herhangi bir şey hakkında bilgi edinmek için uyku ile uyanıklık halı arasında dikkatini; bayılmadan, dağıtmadan uyutmadan
konuya yoğunlaşıp istare ederek iç alemlerden bilgi toplamak ya da edinmek.
9-Diğer kaynaklı bilgiler.
Bilgiyi Oluşturan Temel Öğeler; Zihinsel ve beyinsel havuzumuzdaki bilgilerin çeşitlerini içeren öğelerdir. Ör.Görsel-işitsel-tatsal-dokunsal-kokusal-özel duyusal-özel duygusal-düşünsel kod ya da ses, imaj, kavram, görüntü, olay, yaratık, eylem, yasalar… Vb öğelerdir.
1-Olaylar, Süreçler, Olgular
2-Kavramlar,Kavram-isimler, İsimler, Noktalama işaretleri, Bağlaçlar, Deyimler, Vecizeler, Atasözleri, Cümlecikler... vb
3-Genelleme ve ilkeler
4-Soyut modeller
5-Doğa yasaları
6-Yaratıklar
7-Enerji ilişkisi
8-
kâinat öncesi ve
kâinat sonrası bilgilere ait öğelerdir.
Bilim İçeriği
Doğa ötesi ve doğadaki;düşünsel, nesnel, sanal... Vb bilgi kaynaklarından
duyularımızla ya da iç dünyamızdan bilinçli ve bilinçsiz zihin havuzumuza (zihinsel pazılı çerçevesi ya da hafıza meleği/melekleri kontrolüne) alınan bilgi birimlerinin ilişkisel disiplin bütünlüğüne bilim
içeriği denir.
İnsanlar doğadaki bu konulara ulaşırken
bilimsel yöntemlere ilaveten deneyim ve toplumsal yaşantılarından edindiği
bilgileri kullanarak neticeye ulaşırlar.
Bilimsel yöntemler kullanılırken
araç ve gereçlerde nitel ve nicel olarak bilimsel-teknolojik 1 bilgi edinilir ve kullanılır. Örneğin, terazi kullanılarak tartım,
cetvel kullanarak
uzunluk ölçümü gibi
.
BİLGİ ÇEŞİTLERİ;
1-Doğruluğu hep aynı neticeyi veren bilgiler. (Bilimsel Bilgi)
2-Deneysel çalışmalarla elde edilen bilgiler.(Deneysel Bilgi)
3-Doğruluğu kişiye göre değişen ya da değişken olan bilgiler (İzafi Bilgi).
4-Doğa ötesi ya da bilimsel olanaklarla denenemeyen ya da denenmekte sıkıntı çekilen ama mutlaka yanıtlanması gereksinim duyulan ve genellikle teorilerle
yanıt verilen yarı gerçek bilgiler Ör, Genel ve Özel Görelilik kuramları. Olanaksızlıklar nedeniyle doğruluğu kesinleşmemiş doğa üstü veya buna yakın
derecedeki gerekli soru ve problemlere cevap olacak şekilde var olan, ileri sürülen bilgiler(Kuramsal bilgiler
5-Doğum, ölüm,
kâinat, bilim... vb (Geçici-Sonlu Gerçek Bilgi), İlim, hayat, enerji, yaratık... vb
(Gerçek Bilgi),
6-Deneyimlerle Elde Edilen Bilgiler (Deneyimsel Bilgi)
7-Dini Bilgiler(İlahi Bilgi)
8-Zihinsel Trans Bilgileri ya da Bilinçli Düşünsel-Hayali Arası Bilgi ve Rüyadan Bilgi Edinme (Düşünsel Bilgi)
9-Pasif Sanal Bilgiler (Kullanılmayan Bilgi)
10-Doğuştan Sahip Olunan Doğal Bilgiler (fıtratı-Yapısal Bilgi)
12-Doğa Ötesi,Doğadaki, Zihinde ve Dijital(Hesabi) Ortamdaki Bilgiler (Mekansal Bilgi)
13-Sakat, Yanlış ve Eksik Bilgi
14-Diğer Bilgiler ( Doğal Bilgiler, Sanal Dünyadaki Bilgiler... vb)
1-BİLİMSEL
BİLGİ Bilimsel
bilgi, bilimsel yöntemlerle doğruluğu kanıtlanabilen bilgilerdir.Bilimsel bilgide;olay ve yaratıklar hakkında
çeşitli ilkeler ve kavramlar mevcuttur. Ancak doğada
öyle olgu ve olaylar var ki, mevcut olanaklarla bunlar hakkında kısa sürede bilimsel
bilgi edinmek bazen olanaksızdır. Örneğin, kara deliklerde yutulan yaratıklara
ne olur? Bu tür durumlarda olayın özünü temsil eden veya buna en yakın bilimsel
deneyler düzenlenir. Mevcut bilimsel bilgilerden yararlanarak bu sahadaki uzman
Bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) sentez yetenekleri ile kuramlar ileri sürülür. Zaten kuramların çoğu önemli soru, problem ve sorunlara geçici yanıt olması için ileri sürülmüştür. Bilimsel bilgilerin en az veya hiç
değişmez olmaları veya bağımsız olma özelliğine bilimsel objektiflik veya
nesnellik denir. Bilim; kişisel değil, toplumun ve kültürün ortak malıdır.
Bilimsel bilgilerin zamanla büyümesi ve gelişmesinde, fen bilimleri de genişler
ve değişikliğe uğrar. Doğadaki yaratık ve olaylar hakkında daha genel ve doğru
açıklamalar bulunduğunda önceki bilgiler ya düzeltilir ya da vazgeçilir. Yeni
bilgiler kabul görür.
Bilimin
bu özelliğiyle FEN BİLGİSİNDE MUTLAK GERÇEK YOKTUR? (Fen
Bilgisi Öğretimi Prof. Dr. Fuat Turgut) Yukarıda anlatılan bilimsel bilgi dışındaki sadece sağ
duyuya dayalı boş hurafeler, mistik inançla
ilgili bilgiler bilimde geçersizdir.
2-DENEYSEL
BİLGİ:Fen Bilimleri geniş ölçüde gözlem ve deneylerden edinilen bilgilerle
genellemelere dayanır, onun için fen bilimlerine Deneysel Bilim de denir.
Aslında bu ayırım doğru değildir. Çünkü fen bilimleri tümüyle deneysel
değildir. Deneysel çalışmalarda olaylar ve yaratıklar belirli nitelikleri
gözlenip nitel ve nicel özelliklerine ait bilgiler edinilerek genellemelere ve
ilkelere ulaşılır. Deneysel çalışmalarda gözlem, ölçme ve betimleme önemli yer tutar. Bir noktada fen bilgisi sadece
deneysel bilim değildir, deneysel bilimi içine alır.
Bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) karmaşık olayların
tümünü değil, önemli bir veya birkaç niteliğini; gözlemleyerek, gözlemler ışığında deneyler düzenleyerek, gerekirse
deneylerinden de yararlanarak yaptığı düzenlemelere basitleştirme denir. Örneğin tohumların çimlendirilmesinde nem ve ısı etkisi görmek
istiyorsak bir takım deneylerle değişken ve sabit faktörlere dayalı deney
düzenekleri hazırlayarak, tohumun çimlenmesi hakkında bilimsel veriler elde
edebilir ve genellemelere gidebiliriz.
3-İZAFİ BİLGİLER Hayatın gereği icabı; insanlarda her şeyin
nedenini sorgulama duygusu ve güdüsü mevcuttur
yani öğrenmeye kuvvetli bir İLGİ (affinite) duyar ve sebeplere
bağlar. Bu sorgulama ve güdü uygulamaya geçince bilimsel yöntemler ve
tecrübelerle test edilip neticeye bağlanmazsa gerçek bilgiler zamanında doğru bir şekilde yerleştirilmezse; bunun yerine
gerçek,hurafe ve diğer bilgiler rastgele doluşur.. Bu nokta itibariyle çocukların ve toplumların gelişim
dönemlerindeki bu güdü ve duyguları nedenlere bağlı olarak yaşayarak öğrenmeye affinite (ilgi) duymaya: eğitim yöntemleriyle gerçek bilgilerle icabet edilmezse bunun dışındaki her bilgi istisnalar hariç
yanlış netice veren veri tabanı gibidir. Genellemelere ve neticelere
negatif tesir eder. Mutlak yanıtlanmasına gereksinim duyulan sorular kısmen
teorilerle ya da tecrübe ve gerçeklerle bu boşluğun eğitimle doldurulması
gerekir. Tercihe
dayalı her şeyde kader diye inanca
iftira etmeyelim. Trafik kazaları ve depremlerin zararları kaderin cilvesi midir yoksa
tercihin meyvesi midir.
4-KURAMSAL BİLGİ:
Fende kuramsal düşünme ve yapılar yardımı ile bilime
önemli katkılar getirilmiştir. Örneğin,Güneşin doğup batması deneysel
olarak
açıklanamaz. Kuramsal bilgilerle açıklanmaya çalışılır. Ör: Uzaya göç neden
zorunlu olacak ve nasıl olacak? Sorusuna yanıt, kuramsal bilim
kuralları ve bilimsel bilgilerin doğru
senteziyle sonuca ulaşılır.Ulaşılan sonuçta yer alan bilgilerin bazıları kuramsaldır.
5-GEÇİCİ-SONLU-KISMİ GERÇEK YADA GERÇEK BİLGİ:Doğada varlığı en az değişen veya doğa var oldukça değişmeyen;yaratık, olay, olgu, kurallar ve kanunlardır. Doğum, ölüm,
kâinat
6- DENEYİMSELBİLGİLER ;
Bütün bilimsel bilgiler, bilimsel
yöntemlerle elde edilmemiştir. Bunların çoğu toplumsal deneyimler ve denemelerle
günümüze kadar gelen birikimlerin sunucudur. Özellikle Fen Bilgisi konusu dışındaki
toplusal bilgilerin çoğu deneyimlerle elde edilmiştir. Bilimsel bilgiler sadece Fen Bilgisi ile ilgili değildir.
7-DİNİ BİLGİLER
8-ZİHİNSEL TRANS BİLGİLERİ (HAZ VEREN,ZİHİNSEL DOYUMSUZLUK YAPAN ... Vb)
9-PASİF SANAL BİLGİLER (DOĞA ÖTESİ,DOĞADAKİ,ZİHİNDE VE DİJİTAL ORTAMDAKİ BİLGİLER)
10-SAKAT, YANLIŞ VE EKSİK BİLGİ;Toplumca kabul gören ancak gerçeğe yakınlığı şüpheli veya ters bilgilerdir.
Yanlış-Eksik;Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümleleri... vb Toplumsal Tufanlara, Eksik ve Yanlış Toplumsal İletişime Neden Oluyor;
-Fert ve toplumsal olarak kabul gören atasözü, vecize, deyim, özdeyiş, deneyim cümleleri... Vb fert ve toplumun inançsal, düşünsel ve mantıksal değişmez değer yargıları olarak zihinsel havuzun ve bilinç sisteminin köşe taşları ve temel veri tabanları gibi iş görür.
-Hemen hemen çoğu eksik ve yanlıştır. Tüm dünyadaki bu atasözü, vecize, deyim, özdeyiş, deneyim cümlelerin bilimsel tezlerle geçerlilik sınırları belirlenmeli ya da en doğru alternatifleri ortaya konulmalıdır. Varılan özdeşleşim ve bilimsel sonuçların Kuran ayetleri ve peygamber hadisleriyle ya da bilimsel sonuçlarla örtüşeceğinden hiç şüphem yoktur. Bu durum bir sürprizde değildir. Geçerlilik sınırları kesin ve belli olmayan; atasözü, vecize, deyim, özdeyiş, deneyim cümlelerin bazen yarardan kişi çok sürekli yanıltan düşünsel bir değer yargısıdır. Demirkuş 2011
-Sağlıklı ve düzgün çalışan, toplumun zihin yapısı açısından;varılan sonuçların, doğru alternatifleriyle ve kökenlendiği kaynaklarla(din, bilim, deneyim, halk … Vb), bilimsel ve peygamber ahlakıyla gerçekçi eşleştirmek gerekir.
-Dinden, bilimden, ilimden ve deneyimlerden; edinilen bilgilerin, benzer özellikleri ilişkilendirilerek oluşturulan çıkarsamalardır.
tümevarım-tümdengelim, ders çıkarış, pekiştireç ve varılacak sonuçlar bildiren genellikle vahşi/doğal toplumsal deneyim ve çıkarsayışlara dayalı; doğal/vahşi, bilimsel ve yaratık kökenli ayet ve hadisler gibidirler diyebiliriz.
Aşağıda Bazı Eksik veya Yanlış Kavram-Düşünce-Anlam Yanılgılarını İçeren; Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümlelerinin Alternatifleri Sunulmuştur.
Allah C.C. ile kulu arasına girilmez!! Bu taktirin yetkisi kime aittir? Peygamberler kimin elçisidir kime aracılık eder? Orta çağ papazlarıyla peygamberlerin hünerlerini karıştırmayalım.
Ak Akçe Kara Gün İçindir?! Ak akçe en helal olan akçedir. Ak akçe Allah CC’NİN rızası için olandır. Ak Akçe Gerekli Gün İçindir. Demirkuş 2008
Ak Akçe Gereksiz Gün İçin Değildir!! Demirkuş 2008
Aklını başına devşir!? Aklını başına topla!? Aklınla her şeyi devşir! Aklını her yere devşir! Demirkuş 2009
Aklın Yolu birdir?? Aklın Yolu tektir??
Aklın yolu her zaman her konuda bir değildir? Önermelerini Eleştiriniz
Ağlamayana memem yok? Ağlamayana bazen memem yok!! Demirkuş 2012
Bir-leşmiş Milletler ??? Birlikte/Beraber Milletler!!!, Milletler Birliği/Beraberliği!!! Demirkuş 2010
İpucu;eğer aklın yolu bir olsaydı insan fıtrat özgünlüklerine farklı kolaylıklar olamazdı.
Aklın yolu birdir demek akla iftiradır. O zaman akıl dogma karar veren insandaki ilahi/peygamberi bir araç olurdu. Akla göre her şeyin dogma bir ağ olurdu? Aklın yolu bazen koşullara göre değişir.
Aklın yolu çoktur, sen koşullara en liyakatli ve hayırlısını tercih et!!
Ör.bazı koşullarda bazı kişilerin yalan konuşması mubahken aynı koşulda başka birisinin yalan konuşmaması ya da doğruyu konuşması mubahtır.
Bir yanlışı gördüğünüzde gücünüz oranında (cebine, ceddine, nefine, menfaatine, işine … Vb göre değil) Allah CC rızası için icabet ediniz.
İpucu;Aynı koşullardaki insanları aklın gösterdiği yol bazen aynı bazen farklı… Vb olabilir
Aklın yolu yerine göre tek, çok ya da hem tek hem de çok olabilir. Ortak aklın yolu tek, özgün aklın/ların çoktur. Demirkuş 2010
Allah sizi başımızdan eksik etmesin!? Allah CC rızası üzerimizde eksik olmasın inşallah.Demirkuş 2010
Aslan yattığı yerden belli olur!? Aslanlar avlarken insan işbaşında belli olur. Demirkuş 2010
At atın yanında ya huyundan ya da tüyünden kapar?! At atın yanında bazen ya huyundan ve/veya tüyünden kapar. At atın yanında her zaman huyundan ve/veya tüyünden kapmaz!!! Demirkuş 2011
Atın Ölümü Arpadan Olsun!? Atın Ölümü Arpadan Olmamalı! Demirkuş 2010
Ayağını Yorganına Göre Uzat?! Ayağını Yorganına Göre, Gerekirse Yorganını Ayağına Göre Uzat!! Demirkuş 2008, Ayağını Allah CC (rızası için) rızasına göre uzat.
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!? Ayinesi iştir kişinin lafına da bakılmalı. Demirkuş 2010.
-Avrupalılar ceddimizin ökçesini öpmüş kişilerdir?!! Yerine “Ökçesini öptürmeye kalkışanlar; ökçe öpmüşlerdir ya da gün gelir ökçe öperler!!! “ Demirkuş 2010
Azmettikten sonra insanın yapamayacağı şey yoktur!? Azmettikten sonra insanın elinde hiçbir şey kurtulamaz!? Azmettikten sonra insanın yapabileceği çok şey vardır. Demirkuş 2009
Balık baştan kokar!? Balık her zaman baştan kokmaz.Demirkuş 2010
Bana Dostunu Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim?? Söyle Bana Arkadaşının Kim Olduğunu,Söyleyeyim Senin Kim Olduğunu Sana??
Söyle Gerçek Dostunu/larını Bana, Söyleyeyim Senin Kim Olduğunu Sana!! Demirkuş 2010
Başından büyük işlere karışma!? Sadece başınızdan küçük işlere karışırsanız ne kaybınız olur?Yerine göre başından büyük işlere de karış. DEMİRKUŞ, 2009
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır toprak uğrunda ölen varsa vatandır. Bayrakları bayrak yapan üstündeki namdır toprak uğruna değil Allah CC’NİN rızası için ölen varsa cennet vatandır. Toprak (uğrunda/üstünde/üzerinde) Allah CC rızası hâkimse (cennet) vatan gibidir. Demirkuş 2011
Allah CC rızası için üzerinde can verilen toprak (cennet) vatandır. Demirkuş 2011
Besle kargayı oysun gözünü??? Besleme nankör kargayı oyar gözünü! Demirkuş 2011
-Beşer Zulmeder, Kader Adalet Eder??! Beşer bazen zulüm etse de Allah CC her zaman adalet eder. Demirkuş 2010.
-Bilmemek ayıp değil, sormamak (öğrenmemek) ayıptır?!!! Bazı insanların bazı şeyleri bilmemesi, sormaması ve öğrenmemesi ayıptır, günahtır veya suçtur.
-Biz tükürdüğümüzü yalamayız?! Bunu Müslüman’ım diyen bir Başbakanın toplum huzurunda böbürlenerek söylemsi çok acı ve düşündürücüdür. Halbuki;suç, günah, hata, yanılmak, bilmezlik … Vb akıllı yaratıkların yaşam döngüsünde aşamayacakları vazgeçilmez vasıflarındandır. Cüzi bir ilme sahipsiniz (Ayet var). Gerekirse yanlış yere tükürdüğümüzün bedelini ödemeye gayret ederiz. Demirkuş 2010 Bu yazıdaki amaç kibir, ucup, haset, eğitim, yapısal(fıtrat) ve vahşi laiklikten doğan din cehaleti yöneticilerin vahşi-doğal demokrasinin seçim sistemi eserinin delillerini ortaya koymaktır. Tabii ki bu cümleyi sarf eden; Başbakanın, Cumhurbaşkanın...Vb kişinin her şeyinin bu cümlede yargılanmaması gerekir. Sadece toplum huzurunda bu sözel ifadesinin liyakati değerlendirilmelidir. Çevresindekilerin onu uyarması bizi düşündürmelidir. Dost gerekirse bazen acı söylemelidir!!!
Bu Dünya Böyle Gelmiş Böyle Gidecek!? Bu Dünya Böyle Gelmemiş, Böyle de Gitmeyecektir.Demirkuş 2010
Büyük lokma ye büyük konuşma. Hep küçücük lokma yemenin ve küçücük konuşmanın zararlarını düşünün.Yerine göre büyük lokmada ye büyükte konuş. DEMİRKUŞ, 2009
Cennet cennet dedikleri üç beş huri üç beş melek bana seni gerek. !?? Ola ki Liyakatsiz
Ey rabbim cennetteki ne huriler nede melek bana seni gerek seni Rabbim.
Çocuk en değerli hazinedir, Bu hazineyi keşif etmenin anahtarı eğitimdir??? Çocuk en değerli hazinedir, onu en değerli insan yapışın anahtarı eğitimdir. Demirkuş 2011
Çok bilen çok az bilen az yanılır? Her zaman; çok bilen çok az bilen az yanılmaz!! Demirkuş 2010
-Yanılmayan yegâne zat Allah CC. Allah CC her şeyi bilir.
-Yanılmak ve yanılmaktan ders çıkarmak yaratıklara mahsustur. -Az veya çok yanılmak yaratılanlara mahsustur. Önemli olan yanılgısını anladığı an doğru tercihlerle telafidir
-Peygamberler, rahmani, şeytani alimler ve deccal insanlardan daha çok şey bilirler. İnsan cüzi ilme sahiptir. (Ayet vardır). Tüm sular mürekkep olsaydı Allah CC söylediklerini yazmaya yetmezdi.(ayet var.)
Çok bilen çok çalışan çok, az bilen ve az çalışan az konuşsun. Eşekler çok az konuşsun? Üstün olan;konumuna uygun konuşmayı ve/veya dinlemeyi ya da susmayı liyakatli tercih ediştir. Demirkuş 2010 Yerine göre konuşmak gümüşse susmak altındır, yerine görede susmak gümüşse konyşmak altındır!!
Çok gezen mi çok okuyan mı çok bilir? İnsanına göre değişir. Eşekler dünyayı dolaşsa ne değişir. Çok-şok gezen mi yoksa çok okuyan mı çok bilir? İnsanına göre göre değişir?
Çok yaşa? Hayırlı ve istendik yaşa.
Damlaya damlaya göl olur?! Damla damla tasarrufla göl, damlaya damlaya israfla sel ve çöl olur. M.A. Evren DEMİRKUŞ 2009
Delikli Demir Çıktı Mertlik Bozuldu?! Delikli Demir Çıktı Mertlik Saflaştı!! Demirkuş 2008
Domuza inci dizilmez!? Şerrinden ve katlinden emin olmak için gerekirse şeytana inci dizilir!! Demirkuş 2008 Bu düstura uygun hadis var;şerrinden emin olmak için münafığa güler yüz gösterilmiştir.
Domuza inci dizilmez!? Şerrinden ve katlinden emin olmak için gerekirse şeytana inci dizilir!! Demirkuş 2008 Bu düstura uygun hadis var;şerrinden emin olmak için münafığa güler yüz gösterilmiştir.
Rabbim diye diye nicesine secde etim benim sadık Rabbim Rahman Allah CC dır. Demirkuş 2011
Dost dost diye nicesine sarıldım benim sadık dostum peygamberimdir.. Demirkuş 2011
Dost Her Zaman Acı Söyler?! Dost Gerekirse Acı Söyler!! Demirkuş 2008
Eğri oturup doğru konuşalım?! Düzgün oturup doğru konuşalım. DEMİRKUŞ 2010
El elden üstündür arşa kadar?! Denk eller!!
El elden güçlüdür arşa-her yere kadar! Rekabetten Hayvanlar için
El. ele emanettir arşa kadar-her yere kadar!! Demirkuş 2009 İnsan için
El elden mütevazidir arşa kadar veya her yere kadar.Demirkuş 2009
En yüksek mevki, en büyük servet, en yüksek puan... Vb en sitendik şey/ler her zaman en hayırlısı değildir? Demirkuş 2011
Gençlikte taş taşı ihtiyarlıkta ye aşı? Gençliğinde taş taşı ihtiyarlığında ye aşı?
Gerekirse taş taşı gereksizse yeme aşı. Demirkuş 2009
Hak ile irtibata geçince, halk ile irtibatınızı kesiniz??? Hz Ömer RA, Hz. Ali RA Camilerde habersizce katledilişi, Filistin’deki Camilerin silahla taranışı? Hak ile irtibata geçince, halk ile irtibatınızı tedbirli ve liyakatli konumlandırın!!!
Hayır! Hayrat, Hayır işlemek! Hayır!? Değil! Olmaz! Hu CC’HU Hu kukla/Hukukla;Toplumsal Nizam, Hay CC’HU Hay At / Yaşam (Dili ve lisani kurgulayanların; cehaleti, vahşeti ve düşünsel basireti kör eden afatı)
Her zaman ateiste takke takmakla Müslüman, kiliseye minare dikmekle cami olmaz. Demirkuş 2011
Her şeyin bir nedeni vardır!? Genellikle çoğu şeyin bir nedeni vardır.DEMİRKUŞ 2009 Nedensiz bir şeyin olması istisnaidir. DEMİRKUŞ 2009
Her şey tersi ile ayaktadır?! Çok şey tersi ile bilinir. Nefsini tanıyan Rabbini, tanır. Allah CC Tenzih ederim
Her zaman doğruyu söyle. Her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir. Yalanın mubah olduğu yerler vardır.
Her doğruyu her durumda söylemek doğru değildir, ancak gücümüz oranında bazı doğruları bazı ortamlarda söylemek farzdır. Demirkuş 2011
Her doğru her zaman söylenmez, bazı doğruları bazen söylemek farzdır. Demirkuş 2011
Hizmette sınır yoktur!!?? Hizmette sınır vardır ama sinir olmamalıdır.
“Dinsiz İlim Kör, İlimsiz Din Topaldır” Albert Einstein 1, Bu öz deyişte kavram ve düşünce yanılgısı var.
Belki de özeyiş;“Dini Eksik Bilen Kör, İlimi Sakat Olan Topaldır” DEMİRKUŞ 2009 şeklinde söylenseydi daha mantıklı olurdu.
“İlimsiz Din Düşünülemez, Dinsiz İlim Düşünülebilir”,“İlimsiz Din ve İlimin Dini Düşünülemez”, “İlimsiz Din, İlimin de Dini Olamaz.” Her Dinin Mutlaka İlmi Vardır, Fakat Hiçbir İlimin Dini Düşünülemez. Her İlim ve Bilimde Doğru ve Hayırlı Değildir . Demirkuş 2008 .1, 2 ,3,4“ Dinler Akıllı Yaratıklar İçin Sunulan Sistemlerdir, İlim ve Bilim İse; Öğrenme ve Tatbik/Uygulayış Aracıdır” Demirkuş 2008 "Hayatta En Hakiki Akli Araç; İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Akli Araç Aramak Belki de Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." DEMİRKUŞ 2010 En Hakiki ve Gerçekçi Mürşit Allah CC veya En Hakiki ve Gerçekçi Mürşit Allah CC Peygamberleri ve Rahmani Alimleridir. Demirkuş 2011
"Hayatta en Hakiki Mürşit İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Yol Gösterici Aramak Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." Atatürk 1
-Hak CC’HU Allah CC Sıfatıdır. Hak; aitlik, kazanılmış, hak edilmiş ya da zata-kişiye ya da yaratığa aitliği ifade eder. Hakka tapar!?? Hak kavramının uygulanışında;cinaslılık, anlamsal ayrılık, şekli benzeyişlik, şaşırtıcılık ve kavram yanılgısı vardır.
Herkes babasının oğludur!? Herkes babasının oğlu değildir!
Ancak akıllı yaratıklar en hayırlı mürşit olabilir. En hayırlı mürşitler akıllı yaratıklar içinde aranır. En hayırlı mürşitler akıllı yaratıklar içinde çıkar. Şeytan ve ona uyanlar şeytan olmak için yaratılmamışlar. akıllı yaratıklar olarak yaratılmışlar ancak hilkat garibesi tercihleriyle kader çizgisi/leri içinde şeytan olma unvanını hak etmiş en hayırsız ve sapık mürşit/lerdir.
“İlim İlim Bilmektir İlim Kendin Bilmektir Sen Kendini Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır ” Hz. Yunus EMRE
İlim Bilmeye Araçtır, Sen Aracın Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır. ” DEMİRKUŞ 2008"Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır" Ayet/Hadis
“İlim Çin’de Bile Olsa Gidip Alınız” Hz. Muhammed AS“"İlim(Hikmet) Müslüman'ın Yitik Malıdır, Nerede Bulursa Alır.""İlim Öğrenmek,Beşikten Mezara Kadar Farzdır” Hz. Muhammed AS
İki gönül bir olsa samanlık seyran olur. İki gönül bir olsa samanlık bazen viran olur. DEMİRKUŞ 2010 Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun. İki gönül bir olsa bazen samanlık seyran olur.
İyilik yap denize at balık bilmezse Halik bilir??
İyilik yap gerekirse denize at balık bilmezse Halik’ı de Malik’i de bilir!!
İşeyen Demir Işıldar!?
İşleyen demir her zaman ışıldamaz.Demirkuş 2012 İşleyen demir ışıkta ışıldar. Demirkuş 2010
Karga ile konuşanın yeri her zaman çöplük baş değildir. Karga ile dost ve arkadaş olanın yeri çöplük başına yakın geçer. Çıkarsayış; Şeytanla sıkı fıkı olanın (arkadaş olanın) yolu cehennemden geçer.
Depreme dayanıklı olarak yapılan 1-2 katlı evler için de; Deprem evi, daha geniş olanlara Deprem Konutu deyiş daha doğrudur.
Kambersiz düğün olmaz!? Kambersiz düğün olabilir ancak şeytansız dünya kıyamete kadar olamayacaktır.
Kurdun ve kedinin kovalamacasına dalan it genellikle çoban ıslığını aldırış etmez. Demirkuş 2011
Güç, menfaat, cet, tarikat, asker, parti, kemik, it, örgüt,..Vb selamın kıblesini Allah CC rızası dışına farklı yönlere kaymış.
Ola ki itten kemik selamını kesersen şerrinden emin olmak çubuk taşınması sünnettir. Demirkuş 2011
Genellikle her it hükmü ve icabeti bedelinde yaranacak bir sahip arar. Demirkuş 2011
Kim bilirdi, kim söylerdi, kim yazardı, kim okurdu düğümleri kim çözerdi? Demirkuş 2011. Kim okurdu kim yazardı? Kör düğümleri kim çözerdi?!
Kim okurdu kim yazardı, gerçekleri kim yaşardı kim söyler di? Kör düğümleri kim çözerdi?Demirkuş 2008
Kim olursan ol gel!!? Allah CC, Peygamberler, Âlimlerin sana gelişe ihtiyaçları yoktur. Şeytanında sana gelişine affı için çaresi yoktur. Kim olursan ol gel!? Allah CC iblisi, şeytanı ve taifesini cennetten kovmuştur. Kim olursan ol Allah CC git.Demirkuş 2009
Kontrolsüz güç,sınırsız hürriyet, disiplinsiz uğraş kanserli bedene benzer? Özgür olmanın hududunu ne belirler??
Kusursuz bir dost ararsan bir ömür biter, teselli ararsan gözyaşı yeter??
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır!? Kusursuz dost ararsan dostsuz kalırsın??
Kusursuz bir dost istersen Allah CC'YE yeter. Fert, kavim, devlet ve benzeri insani bazlarda; fıtratı-yapısallığı ve olanakları oranında peygamberi ahlaka, İslami kurallara ve vicdanlı tercihlere uyuldukça gerçek ve yegâne tek dost Allah CC olacağından emin olabilirsiniz. Demirkuş 2010. Gerçek ve Kusursuz yegâne dost Allah CC. Allah CC İbrahim AS dostu olarak kabul etmiştir.
Malda Yalan Mülkte Yalan Var Sende Biraz Oyalan?! Malda, mülkte, canda… hemen her şey emanet var sen etme ihanet. Malda Emanet Mülkte Emanet Sakın Etme İhanet!! Demirkuş 2008
Dünyası için ahreti, ahreti için dünyasından vazgeçen bizden değildir.(hadis)
Minareler Süngü, Kubbeler Miğfer, Camiler Kışlamız, Müminler Asker??? Ola ki Şiir anlamsal olarak liyakatsiz, eksik ve sakat.
Minareler Şahadet parmağı, Kubbeler Gök Kubbesi (Arşın), Camiler Allah CC’NİN evleri, Müminler insanlığın
Askerleri!!! Demirkuş 2011
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer?! Misafir bazen umduğunu bazen de bulduğunu yer.
Namuslu, dürüst, zengin, yoksul… Vb ama din, bilim… Vb cahili insan düşünün?
Namuslular namussuzlardan daha cesur olmalı özdeyişi eksik ve çok cahilce.
Namuslu, dürüst insanlar namussuzlardan daha bilgili ve cesur olmalılar.Demirkuş 2010
Ne bulursan yeme ne bulursan oku!? Gerekli bulduğunu oku ve ye! Demirkuş 2009
Ne Gelmişse Allah’tan Gelmiş?! Kaderimiz Böyle İmiş, Bizim işimiz Allah’a Kalmış?!
Hür İrade Çerçevesindeki Yanlış, Eksik Tercihin Vebali Kader Çizgisine Yüklenemez. Demirkuş 2010
Hayır, Şer, Hakikat… Vb her şey Allah CC tercih ve tedbir in sorumluluğu akıllı yaratıktadır.
Ola ki mertler malının geçici sahibi cimriler ise bekçisiydiler. Demirkuş 2011 Çıkarsayış; Şovenler ırklarının, Siyonistler dinlerinin, cimriler paralarının, Vb. radikal (köktenci) bekçisidirler. Sanki doğadaki tüm cimriler-kapitalistler Karun’un, tüm insanlık, ırz ve namus düşmanları Cengiz-Han‘ın, ilahlaşmak isteyenler Firavunun ve tüm inat sahipleri Nemrut’un genlerinin, günahlarının ve düşüncelerinin hamlıdırlar.
Ölmek var dönmek yok!?
Ölmekte var dönmekte var!!
Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi/Kurumu!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi/Kurumu!! Demirkuş 2008
Öğrenci?? Öğ ren ci?? Öğrenici!!
Öğretmen?! Öğ ret men ?? Öğreten!!
Önemli olan bâki kalan bu kubbede bir hoş seda bırakmak değil midir?!! Önemli olan bâki kalan bu kubbede boş ve nahoş seda bırakmamak değil midir?
Rabbim neylerse güzel eyler, arif anı seyir eyler.!?
Rabbim neylerse haklı eyler, cahil onu seyir, arif anı ders eyler!! Demirkuş 2009
Rahim CC’HU Din Günü Sahibi. Rahim? Döl yatağı, Uterus (Dili ve lisani kurgulayanların; cehaleti, vahşeti ve düşünsel basireti kör eden afatı)
Sabreden Derviş Muradına Ermiş?! Sabreden Derviş Her zaman Muradına Ermemiş!! Demirkuş 2008
Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Görünen(Doğan) Güneşmiş!! Demirkuş 2008
Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Yeşeren Gülmüş!! Demirkuş 2008
Sahibine Rahmanı budanmayan ağacın meyvesi vahşi pençeye emanettir. Demirkuş 2012 Çıkarsayış; Ola ki sahibine teslim olmayan insan vahşi doğaya emanettir.
Sakla samanı gelir zamanı?!. Her samanı saklamaya gücümüz ve olanaklarımız yetmez.
Saklama Gereksiz Samanı Gelmez Zamanı!, Sakla Gerekli Samanı Gelir Zamanı!! Demirkuş 2008.
Sevgi paylaşıldıkça büyür, üzüntüler paylaşıldıkça azalır?!
Sevgi paylaşıldıkça pekişir, üzüntüler paylaşıldıkça erir. Demirkuş 2008
Söz erkeğin ağzından çıkar !?? Bazen yanlış ve/veya eksik verilen veya sarf edilen sözün neresinden dönülürse kardır. Demirkuş 2011
Tarih tekerrürden ibarettir??? Tarihin bazı şeyleri tekerrürden ibarettir. Demirkuş 2011
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır!? Tatlı dil her yılanı deliğinden çıkaramaz. Demirkuş 2010
Tavuk mu yumurtadan çıkmış yoksa yumurta mı tavuktan çıkmış? Kuşkusuz doğal hayatta!! her tavuk bir yumurtadan çıkmıştır, ama her yumurta bir tavuktan çıkmamıştır.Demirkuş 2008
Üzüm üzüme baka baka kararır??? Bazen üzüm üzüme baka baka kararır!!! Her zaman üzüm üzüme baka baka karamaz!!! Demirkuş 2011
Yalan Allah CC Düşmanıdır. Yalanın mubah olduğu yerler vardır.
Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!? Vicdani olarak yerine göre ya olduğun gibi ya da göründüğün gibi ol. Demirkuş 2010 Yerine göre;olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol
Yanlış hesap Bağdat’tan döner!? Yanlış hesap her zaman Bağdat’tan dönmez!!
Yiğidi Öldür, Hakkını Yeme?! Yiğidi Öldürme Hakkını Ver!! Demirkuş 2008
Yaratılanı sev yaratanda ötürü!!
Yaratanı sev nimetlerinden ötürü! Yaratanı sev yaratıklarından ötürü! Yaratılan her yaratık sevilmeye layık değil!! Lanet olası şeytanı ve İblisi sevecek halimiz yok! Yaratılanın hakkına saygılı ol yaratandan ötürü. DEMİRKUŞ 2010 Yaratanı sev/an... yarattığı güzelliklerden ötürü! Demirkuş 2008
Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü?! Yaratılana sabret yardandan ötürü!! Demirkuş 2012
Veren el alan elden üstündür!? Veren el alan elden merttir. Veren el alan elden mütevazıdır. Demirkuş 2009
Vuran Oğul Babaya Bakmaz. Vuran Oğul Her Zaman Babaya Bazen Bakmaz. Demirkuş 2010
Zamanında itine/lerine(nefisine/lerine) hoşt demeyenler gün gelir sürüsüne/ye nefer olurlar.
"Demokrasilerde çare tükenmez"??Önermesi; hem gizli düşünce ve kavram yanılgısı hem de gizli şirki içeren asrın cahillerinin bir cehalet belgesi ve kanıtıdır.Önermelerinin safsatalarına alternatifle ileri sürünüz. İpucu;1, 2, 3, 4, 5, Çıkarsayış;Dinler ve
kâinat dahil, tüm nesnel, sanal ve kuramsal sistemler belli tatbik/uygulayış sahaları için idealdirler. Hiç bir sistem veya sistemler grubu her şeye çare olamaz .Her sistemin en az bir kara deliği vardır. Tüm çaresizliğin yenik düştüğü veya çare bulduğu yegane makam;her şeye kadir olan Allah CC olarak bilinir. Demirkuş, 2008
"Genellikle her çarede en az bir demokrasi vardır ama her demokrasinin en az bir çaresizliği vardır!!" Demirkuş 2008
Ya nefsini liyakatle aşarsın ya içine düşersin sakın sürekli sürtüşme (diyetle sürtüş).Ya nefsini liyakatli aş ya da içine düş sakın sürekli sürtüşme (diyetle sürtüş) Demirkuş 2008
Öneri;Fert, toplumsal ve dünya bağlamında:gereksiz, geçersiz ve yanlış; din, inanış, örf, adet, davranış, alışkanlık, toplumsal egolar(istemler), özdeyişler, atasözleri ve kurallardan kendimizi bilimsel ve haklı olarak azat etmemiz en doğal hakkımızdır. Ancak doğru ve bilimsel alternatiflerini geliştirebilirsek bu azat et etmeyi hak etmiş oluruz. Fert, Aile, Kurum, Bölge, Ülke, Devlet… Vb bazında, toplumsal sınav denklemin huzurlu adaleti… Vb için her kes gücünün yettiği oranda itine/lerine(nefsine) hoşt demezse toplumsal tufan kopar.
Çözüm;Bir yanlışı gördüğünüzde gücünüz oranında (kalp, söz, eylem.. Vb) düzeltiniz Hz. Muhammed AS!! Yardım etmeye ve yanlışı düzeltemeye önce kendiniz, akrabalarınız ve çevrenizden başlayınız !!Hz. Muhammed AS. Bu hadisi eksik hatırlıyor olabilirim!? Bu asrın en büyük toplumsal felaketlerinden biriside, fert, aile, kurum, bölge, ülke, devlet… Vb bazında zihinsel, bedensel ve toplumsal ilişkilerinde insanlara değer verirken ve konumlandırırken; liyakate değil akrabalığa ve akrabalık akaidine öncelik verilmesinden kaynaklandığına dikkat ediniz.Tüm dünya devletlerinin bu toplumsal sorunu için üniversitelerde yüksek lisans ve doktora çalışmalarının hazırlanabileceğini düşünün.1, 2 Öğrenci Yanıtları
Aslında: Dinde, Deneyimlerden ve Bilimden yapılan çıkarsamalar(Ata sözleri, Vecizeler, Deyimler .. Vb) zamanla gerçek kaynağın bütünlüğü bakımından saparak topluma yerleşmiş eksik-yanlış,sapık… Vb bir bilinç yapısını oluşturur (eksik ve yanlış çıkarsamalar kaosu) süreç içerisinde orijinal sistemden farklı; anonim asimilasyonun kaos olarak toplum bilincinde yer eder. Bu da zamanla yanlış verilere sahip bir işlemde her zaman faktöriyel yanlış ve eksik sonuçların ortaya çıkmasına neden olur.
-Yanlış, Eksik ve Sakat;İsim, Kavram, Kavramisim, Kavram Kümesi ve Cümleler Toplumsal Bilincin Kara Delikleri Gibidirler.
-Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin.
-Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
-İsim, kelime, deyim, kavramisim ve kavramların mantık kurallarına aykırılıklarının gerekçesiyle mantıklı alternatifleri ilişkisel listesi olarak kavram araçlarıyla hazırlamak son derece önemlidir.Demirkuş 2009.
Dil ve lisanda yerleşirmiş yanlış ve eksik cümlelerin daha anlamlı olanlarıyla yer değiştirerek toplumsal dinamik bilinç altı yapısını sağlamlaştırmak.
Bilimsel Araştırma Fonu!? Bilimsel Araştır Fonu. Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ?! Türkiye Bilimsel Araştır Kurumu!! Demirkuş 2008.
Güneş doğudan doğar!? Güneş Doğudan Görünür!!
Güneş batıda batar!? Güneş Batıdan Görünmez Olur.
Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi/Kurumu!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi/Kurumu!! Demirkuş 2008
Öğrenci?? Öğ ren ci?? Öğrenici!!
Öğretmen?! Öğ ret men ?? Öğreten!!
Sonuç olarak; toplumsal bilinç sisteminin eksik-yanlış ve sakat verileri olarak hizmet eder. Bu nedenle; kaynakla-süreçle ilişkilendirilip bildirilmediği veya doğru örneklendirilmediği zaman, orijinal ve gerçekmiş gibi amacından farklı şeylere (hurafelere) hizmet eder. Bu toplumsal kaosu; zamanla kabul görüp uygulamada bir inanç sistemi gibi ortaya çıkar.Bunu doğrusuyla değiştirmek yeniden öğretmekten daha zordur;kavram-deyim-atasözü-vecize, düşünce yanılgısı!!. Örneğin bugünkü birçok kişiye ve halka ait çıkarsamalar dine ait ve deneyimlerin ürünü olup, kaynak gösterilmeden eksik ve yanlış kullanılıyor, hatta bazısını da sahipsiz gördüğü için kavim kültüründen çıkmış gibi tarihe asimile ve dikte ettirilmektedir.Öncelik kuralı ve bilimsel dürüstlük gereği;bilgiler dinde-bilimde.. Vb hangi kaynaktan yararlanılarak edinilmişse mutlaka kaynak verilmelidir. Din (ülkemizde dini bilgiler kiler bilgi olarak kullanılmaktadır ) ve bilimdeki bilgileri halk kültür ve dehalarının ürünüymüş gibi lanse etmenin bedeli, Fert ve Toplumlarda ;anlaşılmayan ve hayır görülmeyen ne olduğu belirsiz inanç sisteminin ortaya çıkmasına neden olur.
Çözüm: Bilimsel olarak:mevcut; -İsim, kelime, deyim, kavramisim ve kavramların mantık kurallarına aykırılıklarının gerekçesiyle mantıklı alternatifleri ilişkisel listesi olarak kavram araçlarıyla hazırlamak son derece önemlidir. Atasözü, Vecize, Deyim ve öz deyişlerin orijinal kaynaklarıyla ve gerçeklerle bağdaştırıp, uygulanabilirlik sahaları mutlaka denenip öylece belirlendikten sonra, öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimde kullanılmalıdır. Eksik veya yanlış olanlarının yanına doğrusu/ları veya alternatif ya da tamamlayıcıları pekiştireçlerle kaynaklarıyla birlikte yazılmalıdır. Hatta bu konuda ders verilmeli ve tezler hazırlanmalıdır.
11-DİĞER BİLGİLER Yukarıdaki bilgilerin dışında
ilave bilgiler.
Önemli:Doğal Bilgiler, aslında doğada vardır. Kurgu bilimi ve bilgi, doğal bilim ve bilgi değildir yapay bilgidir. Doğada var olan bu bilgileri insanların anlayabileceği ve yararlanacağı bir şekilde aktarılması haline kullanılabilir bilgi denir. Deneyimlerle, bilimsel çalışmalarla ve
diğer yollarla edinilen gerçek bilgilerin; sistematik ve düzenli bir şekilde gruplandırılarak,
biriktirildiği havuza da bilim havuzu denir.
Algıda Değişmezlik Kuramı Nedir? Öğretim Öğrenim ve Eğitim de Nasıl Uygulanır?
-Algıladıklarını/a, Düşündüklerini/e, Yaptıklarını/a… vb Doğru Anlamlandır, Doğru Öğret ve Doğru Anlam Yükle !!!
-Herhangi bir şey bedenen- zihnen sağlam insanlarda aynı tepki ve anlamı uyandırıyorsa algıda değişmezlik oranı %99 dur. Örneğin, renk kavramını anlatırken beyaz bir kağıdı gösterelim. Bu kağıt ne renktir? Alınan yanıt;ya beyaz, ya pür beyaz veya kirli beyaz olmalıdır. Üçü de doğru yanıt kabul edilirse bu örneğin algıda değişmezlik oranı %99 dur. Diğer renklerde bu oran daha düşüktür. Örneğin ölmüş bir insan konuşmaz örneğinde algıda değişmezlik oranı %99 dur.
-Öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimde kullanılan envanterin algıda değişmezlik ve değişirlik oranları çok iyi bilinmesi gerekir.
-Sorulan soruların, ders notlarının, her cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... Vb her envantere ve bilgi birimine
ait kontrollü denemelerin sayısı arttıkça algıda değişmezlik oranın geçerliliği mutlaka bilinmelidir.
Örneğin her fıtratta 3 kişinin bulunduğu yatılı okuldaki
kontrol grubu öğrencilere sorulacak her seviyedeki tüm soruların yanıtlarına kontrollü olarak çalıştırılır. Sonra sınavda tüm sorular sorulur.
-Öğrencilerin verdikleri tüm yanıtlara bakılır ve soruların algıda değişmezlik oranları hesaplanarak ortaya çıkarılır.
-Sorular için bu kontrollü denemelerin sayısı arttıkça alınan sonuçların anket ortalaması algıda değişmezlik oranı o kadar sağlıklı ve net elde edilir.
Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa o sorunun değeri;100 üzerinde 9, algıda değişmezlik oranı %70 se sorunun değeri 100 üzerinde 7 veya
değişik kat sayılar uygulanarak sorunun algılanabilirlik derecesiyle temsil ettiği puanın değeri arasında bir doğru orantı mantığı vardır. Böylece her sorunun
algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur.
-Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... vb her
envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar.
-Öğrencilerimizin bildiklerine doğru empati duymak ve onları doğru tanımak amacıyla (tanımaya endeksli) sınav sorusu sormak ne demektir?
-Algıda değişmezliğin hedefine ulaşmak için fıtrat çeşitliliğine dayalı öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitim yapmak ne demektir?
-Bazen dersi hazırlarken, dersi anlatırken, soru sorarken, duygularımızı mekanize ederken, sesimiz, vücut dilimiz ve yüz ifadelerimiz … Vb mümkün
olduğu kadar kullanmak gerekir. Bazen gerekirse çok örneklilik, çok başlık koyma ve çok yönlülük ilkesine uymak çok büyük önem taşır.
Çiçek kavramını ilk defa öğretirken;
1-Tek bir çeşit gelincik çiçeğini örnek verelim.
2-Her çiçek durumu tipini temsil eden birer çiçekten oluşan çok örnekli bir çiçek grubunu örnek gösterelim.
-İkisi arasındaki farkı anlamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavramaya çalışın.
-Bu durumu konu başlıkları içinde düşünün.
-Öğretim açısında bazen bir içeriğe birden fazla başlık vermek daha yararlı olabilir.
-Bu durumu farklı zihinsel fıtrat ve zihinsel kavram ilişki ağına sahip öğrencilerin olabileceği ile ilişkilendirmeye çalışın.
Ör.”Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri” tek tip başlık verelim.
Aynı içeriğe;
Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri
Materyal Çeşitleri,
Materyal Grupları,
Materyallerin Sınıflandırılması. Başlıklar arasındaki farkları anlamaya çalışın.
Ör.
Bilgisayara Veri Nasıl Aktarılır?
Bilgisayara Veri Aktarmak.
Bilgisayar Ortamına Veri Aktarılması.
Nesnel Araçlardan Bilgisayar Ortamına Materyal Görüntüsü Aktarmak.
Geçmişten Geleceğe Algıda Değişmezlikle İlgili Kavramların Duyuşsal-Düşünsel Uygulanışı ve Kullanılışı;
1-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişmezliğin sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi
çok büyük önem taşır.
Algıda tek yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey. Örneğin,beyaz renk, ses, tat,
2-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda kaynaşıklığın;kökendeş (homolog) ve şekilsel
benzerliğin (analog) sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda kaynaşıklığın sınırlarının kavramsal benzerlik açısından; algıda cinaslı veya çok yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb duyuşsal, anlamsal ve algısal farklılık gösteren ancak kavramsal yazılım-söylem açısından benzer her şey.Ör.cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür.
3-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişirliğin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Kavramsal ve söylemsel olarak aynı fakat gerçek anlamda algısal olarak; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb
olarak farklı algıda olmasıdır. Algıda değişirliğin cinaslı değişken ara yüzü vardır; algıda cinaslı veya çok yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal,
kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb duyuşsal, anlamsal ve algısal değişirlik gösteren her şey.Ör. cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim
dolu güldür.
Örneğin,şekilsiz bir objeye neye benziyor sorusuna verilen yanıt,ya da kişilere göre değişken algısal anlam uyandıran; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal,
kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey.
4-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişkenliğin bilinmesi çok büyük önem taşır.
Algıda değişken anlam taşıyan ya da fertlerde değişken anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb
her şey.
ör;güzellik, çekicilik, iştahlandırıcılık, lezzet, erotiklik… Vb kavram özgünlüklerinin fertlerdeki farklılığı.
5-... vb
Geçmişten Geleceğe Algıda Değişmezliğin Düşünsel İlişkisi ve Uygulanışı
Algıda Değişmezliğin Geçmiş, Gelecek ve Günümüzle İlişkilendirici Düşünsel Uygulaması
İnsanın Geçmişten Geleceğe Algıda Değişmezlik İlkesine Dayalı;Beyinsel ve Zihinsel Tasarımı;
1-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki;eylem, yaratık, olay, olgu, süreç… Vb aynı dilerdeki kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişmezleri(sabiteleri) en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz?
İpucu;geleceğe doğru değişmez bir kural bilim ve ilim havuzuna sürekli yeni bilgiler katılır.En azından insan için böyledir. Ör. Öğrenmek kavramı insan için değişmez bir kavramdır.
2-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültür dillerindeki kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb bazda aynı fakat eylem, yaratık, olay, olgu, süreç… Vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişkenleri en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz?
İpucu; tarihin her döneminde bilim kavimleri farklı etkilemiştir.Bilimin kavimleri farklı etkileyişi değişkenlik gösterir. Bilimin her kavimi/leri değişken etkileyişi önem taşır. Öğrendiklerimiz ve öğrettiklerimizin oranı değişkendir.
3- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki geçişkenlik gösteren; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç… Vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişenleri en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz?
İpucu; Ör.tarihin her döneminde kavimler bilimden etkilenerek değişmişlerdir. Kavimlerin biliminden etkilenip değişmeleri önem taşır. Yada bilimin her kavimi/leri değişik etkileyerek değişime uğratması önem taşır.
4- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait; eylem, olay, olgu, süreç… Vb kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında algıda geçişken en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz?
İpucu; Ör. nüfuz ve yetki sahibi bazı radikal din cahillerinin ve kasti din münafıklarının evrim ve matbaaya itirazları geçişken bir durumdur sonra uyum sağlanıp dengeye oturur. Dinden değil radikal cahillerden ve münafıklardan kaynaklandığına dikkat edilmeli.
5- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait; eylem, olay, olgu, süreç… Vb kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında algıda uyumları en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz?
İpucu; Örneğin, Rönesans’tan bugüne gelişen bilimin önemine tüm kavimler inanıp kabullenişleri nedeniyle bazı dini ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarıyla değişimi kabullenerek bilimin getirdiklerine uyum sağlamaya çalışıyorlar.
6- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait; eylem, olay, olgu, süreç… Vb kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında algıda ortak paydaları (benzerlikleri) en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz?
İletişim açısında ortak payda alfabe ve lisanda toplamak için nasıl bir yol izlerdiniz?
İpucu; Örneğin:canlıların evrimine bağlı olarak genlerindeki dizilim ve değişim oranlarına bağlı olarak uyum sağlayan fertlerin ortaya çıkması genler açısından değişkenlik, fertler açısından uyum söz konusudur. Tüm canlı yaratıkların gen havuzunun varlığı ortak paydayı temsil eder.
Düşünsel Mantık İpuçları;Sağlıklı İnsan Bedeni, Bilim, Gen havuzu, Her Bilgi Birimi… Vb; Değişmezlerini, Değişenlerini, Değişkenlerini, Geçişkenlerini Bir Örnekle İzah ediniz.
Sağlıklı İnsan Bedeni;
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organlar Kavramı ve Görevleri Tüm Bedenler İçin Değişmezdir.
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organların Yapısı ve İçeriği Ferde Özgünlüğü Nedeniyle Kavram Değişkendir.
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organların Değişken Her Şeyi Değişendir.
-Göz; Kulak, Burun, Dil, Deri… Vb Organların Geçici olan her şeyleri geçişkendir. Bu mantık her bilgi birimi için disipline edilerek eğitimde verilmesi algıda değişmezlik ve algıda özgünlüğün liyakatli öğretime katkısını artırır.Bir insanın;bedensel, düşünsel, nesnel gen havuzu, toplumsal, zihinsel ve batini kalpsal özelliklerini; tüm insanlığın; bedensel, düşünsel, nesnel gen havuzu, toplumsal, zihinsel ve batini kalpsal özelliklerini; "Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" mantığıyla disipline ederek karşılaştırın.Bir insanın insanlıkla ortak payda ve özgünlükleri nelerdir sorusunun yanıtını maddeler halinde yazınız.
-Atom altı parçacıkları, atomları ve elementleri (her bir atom altı parçacık çeşidini ya da elementi bir legonun parçacığı olarak düşünün ya da yaratık hamurunun oluşturan alt üniteler- bileşenler olarak düşünüşü) baz alarak; insan türünün, bir hayvan türünün ve bir bitki türünün; "Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, -Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" mantığıyla disipline ederek karşılaştırın. İnsan türünün, bir hayvan ve bitki türünün; ortak payda ve özgünlükleri nelerdir sorusunun yanıtını maddeler halinde yazınız. Geçmişten geleceğe doğru düşünürken;düşünce mantığınızın çalışma sistemini, eğitim sistemini-bilgisayar programlarını;özgünlükler, değişmezler, en az değişenlerden-değişkenlerden….en çok değişenlere-değişkenlere göre doğru çalıştırmayı ve kurgulamayı-kurmayı deneyin.
Geçmişten geleceğe düşünce aleminde yürüyerek, ışık hızı ya da ondan daha hızlı olan düşünse ve sonsuz hızlar (ebedi hız değil!!!)… Vb ile ulaşmak için;dünyada 4.5… milyar yıldan beridir güneş hep doğudan görünür ve batıda görünmez olur eylemi üzerinde çok boyuta(zaman, mekan… Vb) ulaşabilir.
Periyodik cetveldeki her element üzerinde yürüyerek, düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal alemlerde ışık hızından hızlı düşünerek;mekan, zaman, genişleme, daralma… Vb çok boyutta geçmişten geleceğe doğru çok boyuta(zaman, mekan… Vb) ulaşabilir.
Burada önemli olan hangi hedefe/lere ulaşmak isteniyorsa o boyuta dek ulaşan değişmezlerden, en az değişken-değişenlerden… Vb arasındaki eşleştirmeleri doğru yaparak mantık sistemini öyle kurgulamak takiben bilimsel ve ilimsel verilere dayalı olarak; düşünsel, sanal, nesnel, değişken, geçişken ve yarımsal (yarı nesnel, yarı sanal, yarı düşünsel… vb) alemlerinde eylemli-eylemsiz-yarı eylemli ışık hızından hızlı düşünerek hareket etmektir.
-Tarihi, asri ve atiyi (geçmişi, asri ve geleceği) tek havuzda düşünerek, bedensel-düşünsel olarak bu üç zaman boyutu içindeki tüm ;zaman, süreç, olay, olgu… Vb her şeyi;değişmezler, az değişenler, çok değişenler ve sürekli ya da her an değişenler diye kategorize edersek; bedensel, zihinsel, düşünsel ayağımızla değişmezlerin üzerine basarak adımlarımızın arasına da en çok ve en hızlı evrimleşenleri, değişenleri analiz ederek adım arasına alıp ya da atlayıp öğrendiklerimizi peygamberi ahlak ve tefekkürlerle hayatımıza güncelleyerek ve ilişkilendirerek yaşarsak o zaman evrensel ve gelişmiş insana yaklaşmış oluruz. Bu mantıktan hareketle düşüncemizin nirengi noktalarını her şeyin ilk kaynağı ve orijini olan yaradılışın o ilk anındaki çekirdek ve çekirdeklerden yeşerterek peygamberi; akıl, mantık, muhakeme, ahlak, tefekkür, yaşam şekli, düşünme şekliyle her şeyin geldiği, vardığı ve varacağı büyük kıyametteki sonuçları daha rahat kavrar ve yorumlayabiliriz. En azında bu hasletlere sahip insanların rehberliğinde ve önderliğinde, idarelerle, öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleriyle geleceğe ve geçmişe yol almamız farz gözükmektedir.
İpucu;düşüncenin nirengi noktalarını; madde ya da nesnel tabanlı, cet tabanlı, ulus tabanlı, ruh tabanlı, ateş tabanlı, doğa tabanlı, din tabanlı… Vb güdük kaynaklı ve orijinli olan çekirdek ve çekirdeklerden düşüncemizi yeşerterek; vahşi, eksik, doğal, otistik… Vb düşünme şekliyle her şeyin geldiği, vardığı ve varacağı sonuçları ve büyü kıyameti kavramadaki güdük ve eksikliği görmeye çalışın. Bu günkü öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitim sistemlerinin yetiştirdiği insan tiplerinin;düşünce sistemlerinin ve düşünsel havuzu sınırlarının hemen hepsinin bu kategorilere girebileceğinden emin olun.
-İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinç altlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı vahşi oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kotlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır.
Kavimlerde İnsani, Akli, Bilimsel ve Mantıki Özgün ve Ortak; Dil, Lisan ve Alfabe Yaratmanın Gerekliliği Kuramı.
(Kavimler/Milletler Arası Mantıki, İnsani ve Akli İletişim İçin; Kavimlerin Özgün Dil, Lisan Ve Alfabelerinin Yeniden Mantıki ve Ortak Lisan-Dil ve Alfabeye Göre Düzenlenmesi, İnsanlık İçin Tek Alfabe, Tek Dil ve Tek Lisanın Gerekliliği Kuramı) Demirkuş 2009
-Liyakatsiz, ceddi, gereksiz, zararlı, vahşi, ifrat, tefrit ve doğal kurallarla akıl ve mantığa dayalı şeyleri boğdurtan, kementleyen, yok sayan kültüre sahip fert, toplumlara, kavimlere, devletlere … Vb ne denir.
-Kuralları akıl ve mantığa aykırı olan dil ve lisanlara ne denir?
-Yer yüzünde hangi dil ve lisanlar Mantıki, İnsani ve Akli kurallara dayalı geliştirilmiştir?
-Akli ve mantıki örüntülere dayalı alfabe, dil ve lisan var mı?
-Hece vezni, kulak zevki ve lisanın vahşi kurallarına uysun diye kavram, kavramisim, isim, özdeyiş, cümle, düşünce yapılarının anlamları katlediliyorsa ya da mantıksızlaştırılıyorsa bunu yapmaya ne ad verilir ya da bu kural ve şekilcilerin geliştirdiği lisan ve dile ne dili-lisanı ya da mantığı denir?
İpucu;Tüm kavimlerin dili, lisanı ve alfabesi; vahşi, doğal ve cahili olabilir mi?
-Genellikle bilinçli hür irade ve tercihleriyle; mantığını/kendini kimin/kimlerin mantıksızlıklarına at edenler (etmişlerse) ona/onlara mat olmayı hak ederler.Demirkuş 2009
-Rahmani hal ve hakikatten uzaklaşanın akıbeti; şeytani, cahili/hayvani, insan(hüsranı) vahşi ve doğl hal ve hakikate muhatap olmaktır veya düşmektir.Demirkuş 2009
-Allah CC, Aklı, insani mantığı veya peygamber ahlakını terk edenlerinin hemen her şeyi başka yerlerinin ve nefsinin ürünüdür. Demirkuş 2009
İpucu;Yaratıkların ürettiklerine ve yaşama stillerine dayalı olarak, bakarak, tanıyarak; onların hangi tercihlerin tevhidine, hangi mantık-akıl işletim sistemiyle yüklü kişilikler olduğu ile ilişkilendirmeye çalışın. Kişilikleri tanıma farkındalığını anlamaya çalışın. Ya da bu özelliklere sahip insanları yetiştiren eğitim sistemleriyle ilişkilendirin.
-Herhangi bir koşulda veya konuda;akıl, mantık ve dil-örf-adet… Vb vahşi kuralları tercih söz konusu olunca hangisini/lerini hangi koşullarda tercih etmek gerekir?
-Akli, zeki, vicdani, ruhi, nefsi, özgün (ego), mantıki ve vahşi kuralcı öncelikli ya da istişareli düşünmek arasında ne fark vardır? Hangi koşullarda hangisi öncelik taşır?
İpucu;dil ve lisandaki vahşi kuralların bilimsel mantıkla yeniden düzenlenmesi ya da gözden geçirilmesi (revize edilmesi)gerektiğinden emin olun.
-Her alanda aşırı ve mantıksız vahşi(doğal) kuralcı olmanın cehaletinin ve vahşetin; zihinsel, toplumsal ve kültürel tufanların kaosuna neden olabileceğinden emin olun.
Ör;Türkiye Bilimsel Araştırma kurumu!? Türkiye Bilimsel Araştır Kurumu!!
-Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi!!
-Yer yüzündeki dillerin, lisanların, alfabelerin hemen hepsinin vahşi olduğunun delili bu olabilir mi?
-Allah CC ıslah ettiği peygamberler, alimler, fertler ve kavimler hariç (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil); yer yüzü kavimlerin yari vahşi ya da doğal oluşunda yer yüzü dillerindeki, lisanlarındaki, alfabelerindeki ve sosyal döngülerindeki kuralların;peygamber ahlakına, akıl ve mantığa aykırılığına etkisi ne kadar olabilir? Dünyadaki tabu, vahşi, doğal , zarar verici değer yargıları ve inançlarla ilişkisel düşünerek farkındalığını kavrayınız. Dünyadaki tabu, vahşi, doğal , zarar verici değer yargıları ve inançlarla ilişkisel düşünerek farkındalığı nı kavrayınız.
-Aşılamak istediğini (düşünceni) kafiyeli melodiye giydir istediğine bindir. Önermesindeki mantıktan hareketle tecvitli, müziksi anlatım ve sanatsal yöntemler-sunumlar eğitimde kullanılabilir mi?
İnsanı İletişim İçin Önerilen Doğal ve Yapay alfabelerin Yapı Taşları;
1-Liyakatli Kültürel Lisan ve Dilin Yapı Taşları: Kavim alfabe harfleri, noktalama işaretleri, isimler, adlar, kavramlar, kavramisimler ve diğer kültürel dil araçlarından oluşmuştur. Sosyal bilimlerdeki kavim alfabelerinin ortak paydası ve kavimlerin vahşi/doğal kelam sıfatı alfabeleri ve kültürleridir.
2-Liyakatli Canlı Dilin Yapı Taşları: çekirdek asidi alt birimleri (baz, çekirdek asidi şekerleri, fosfat grubu), protein alt birimleri (amino asitler), bazı şekerler ve özel moleküller... Vb den oluşmuştur.
3-Liyakatli Kimyasal Dilin Yapı Taşları: doğadaki ve periyodik cetveldeki elementler, atomlar ve atom altı parçacıklara ait birimlerden oluşmuştur.
4-Kuantum, Simetri, Sicim-Halka, Evrim… Vb Tüm Kuramların ya da Her Şeyin Kuramının Oluşturan Atom Altı Parçacıkların Kozmik Alfabe Yapıtaşları: Fiziksel alfabe, kuark çorbasındaki özgün plazma boncukları, en küçük özgün atom altı parçacıkları, özgün kuantum ve bazı özel –özgün enerji halleri çeşitlerinin her biri fiziksel ve doğal kozmik alfabenin harfleridir.
5-Liyakatli Matematiksel Dilin Yapı Taşları: matematik uygulayışlarda kullanılan; matematik rakamlar, semboller ve işaretlerdir.
-Matematiksel Alfabe; bugünkü matematiksel, rakamlar, semboller matematikte kullanılan noktalama ve diğer işaretler… Vb den oluşur. Bu günkü matematikte; bir ve klonları/katları (2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb) olan rakamlar arasındaki dört işlem ve ötesi kuralları temel olarak dikkate alınmaktadır. Örneğin, birin tüm klonlarına ait sayılar (1,2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb); a.b, a/b. b/a, a/b, a+b, a-b, b-a… vb kurallara ve dört işlem kurallarına genellikle aynı tepkiyi gösterirken, bu kuralların içine sıfır ve sonsuz rakamları (yani a ve/veya b yerine sıfır ya da sonsuz yazıldığını zaman) girdiği zaman her şey alt üst oluyor ya da kural çalışmıyor ve anlamsızlıklar ve/veya istenmedik sonuçlar ortaya çıkıyor.
-Belki de sıfır sayısı, sabite sayısı, sonsuz sayısı, geçişken sayı, değişken sayı, özgün/lük sayısı, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı, ve ilk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekan-sıfır)=00, gerçek, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/yaklaşık benzerlik, kavram yanılgısı, sabite, kanun/yasa, nokta/ilk nokta, doğru, doğayı genişleten/iten/şişiren enerji (karanlık enerji;
kâinatın % 73 nü oluşturur), kütle çekimi ( karanlık madde;
kâinatın % 23'ünü oluşturur ve kütle çekiminden sorumlu madde olarak bilinir. Bizim algıladığımız
kâinatın sadece %4'üdür.), hız, ilim, bilim, varlık, zaman, yaratık, mekan, küme, küme elemanı, matematik(Evrensel,doğal, düşünsel, hesabi... Vb matematikler), Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri, ilksiz, sonsuz, ebediyet… Vb kavramların yeniden tanımlanıp matematiğe doğru konumlandırılarak yerleştirilmesi gerekir.
-Belki de; zihinlerdeki nicel-nitel matematik ile doğadaki nesnel matematiğin konumları ve ifade edilişleri doğal ve evrensel matematik alfabesiyle ya da yapı taşlarıyla bilimdeki yerini henüz almamış gözüküyor. Ola ki bu durum; var olan yapay matematik alfabesinin; sadece yapay, eksik, tanımsız ve bazı matematiksel doğal kavramların tanımlarının eksik oluşu ya da bazı doğal rakam ve tanımların matematikte yer almayışından kaynaklanıyor olabilir.
-Düşünsel, zihinsel, sanal, nesnel, muhakemesel, eylemsel… Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" tabanlı düşünceler ya da tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki iletişim fermuar dişlerini ilişkisel kapatmak için en büyük eksik ola ki matematiksel doğal alfabenin ya da yapı taşlarını oluşturan rakam ve matematiksel kavramların yeterince keşif edilip ve/veya doğru konumlandırılmayışından ve/veya kavram yanılgılarından kaynaklanmaktadır (ileri gelmektedir). Ör. sıfır ve sonsuz sayılarına ilaveten küme kavramı sınır ve ilişkileri; eksik ve/veya tanımsız oluşları nedeniyle kavram yanılgısına neden olmaktadırlar. Bu gün hala yeterince doğal ve net olarak tanımlanıp nesnelleştirilemedikleri diğer normal sayıların dört işlem kurallarına tam uymamaktadırlar.
-Sıfır sayısı, sonsuz sayısı, geçişken, değişken, özgün, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı ve ilk küme/küme sınırı-mekan-sıfır örtüşümü, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/benzerlik, nokta, doğayı genişleyen/şişiren çekim (karanlık enerji;
kâinatın % 73 nü oluşturur), özel-genel kütle çekimleri (karanlık madde;
kâinatın % 23 nü oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise
kâinatın sadece % 4'nü oluşturur) Çekim=10, zaman =01, Yaratık= 11, mekansal küme sınırını ifade eden sıfır ( küme/küme sınırı-mekan-sıfır)=00, hız, ilim, bilim, ebediyet... Vb kavramlarının matematikte liyakatli konumlandırılışıyla: matematiğin insani hayat döngülerindeki; nesnel, sanal, zihinsel ve düşünsel doğa ile liyakatli kenetlenişi ya da bütünleşik uygulanışıyla tüm bilim dallarını bünyesinde tevhit eden ve/veya ilişkilendiren miğfer bilim olarak yer alacaktır.
-Belki de bahsedilen kavramların doğru ve liyakatli tanımlarının ve/veya konumlarının eksikliklerinden dolayı matematik bilimi; bilim içinde ve zihinlerde hala nicel odaklı oluştan kendini kurtaramamış ve hak ettiği ya da olması gereken konuma oturmamıştır.
6-İşitsel ve Müziksel Alfabe: tüm nesnel, sanal ve düşünsel; doğal, yapay ve/veya yarı doğal seslerin özgün alt birimlerinin yapı taşlarından oluşturan doğal, yapay ve yarı doğal nota seslerinin özgün yapı taşları ya da özgün ses birimi çeşitlerinin tümünü oluşturan alfabedir. Bu günkü yapay müzik notları; yapay, doğal ve/veya yarı doğal tüm sesleri kurgulayışta yetersizdir ve kısıtlı gereksinimleri karşılar niteliktedir. Örneğin sanal ortamda bilgisayardaki işitselleri veren özgün piksellerin ve/veya alt özgün işitsel alt birimlerin asgari çeşitleri sayısı bize “Sanal İşitsel” alfabe harflerinin sayısını ifade eder. Belki de doğadaki; yapay, doğal ve yarı doğal işitsel alt birimler (alfabesi) bu mantıkla keşif edilmeli ve/veya oluşturulmalıdır
7-Görsel Alfabe: tüm nesnel, sanal, hayalı ve düşünsel; doğal, yapay ve yarı doğal görselleri üretebilen asgari görsel alt birimlerin ve/veya modellerin çeşitlerinin hepsinin yapıtaşlarının özgünlükleri toplamıdır. Örneğin sanal ortamda bilgisayardaki görselleri veren özgün piksellerin ve/veya özgün görsel alt birimlerin asgari çeşitleri bize “Sanal Görsel” alfabe harflerinin sayısını ifade eder. Belki de doğadaki; yapay, doğal ve yarı doğal görsel alt birimler (alfabesi) bu mantıkla keşif edilmeli ve/veya oluşturulmalıdır.
İnsanları liyakatli öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitim süresince; insanlaştıran ve peygamberi âlimleştiren alfabeleri, dilleri ve lisanları yeryüzünde geliştirmemiz insani bir farzdır. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akademik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen ya da vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hakimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hakim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun için hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akademik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör; yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, vahşi toprağı, vahşi çölleri... vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak vahşi dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştiremedik yani akli ve mantıki olarak eleştirel düzenlemedik. Bu nedenle yer yüzü kültür alfabelerinin hepsi doğal/vahşi zekâların, deneyimlerin ve denemelerin evrimsel ürünüdür. Akli, mantıki ve peygamberi ahlakla ıslah edilmesi ve geliştirilmesi gerekir ki insan beyni, zihni ve kalbi insani iletişimde en az kusurlu kemale ersin. Bu amaçla insanların beyin, zihin ve kalp havuzundaki bilgilerin;görsel, işitsel, eylemsel, davranışsal, tatsal, bilişsel… Vb kodları günlük hayatta iletişim de kullanılan alfabe ve lisanın; harf, sembol, kelime, kavram ve kodlarından, daha sade ve daha çok benzerdir. Örneğin,kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgar... Vb seslerinin) seslerinin tüm insanların ( bazı engelliler ve bazı istisnalar hariç) zihnindeki bilişsel, eylemsel, görsel, tatsal, kokusal, davranışsal... Vb kodları hemen hemen aynı dır. Ama kültür dillerinde kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgar... Vb seslerinin) seslerinin her kavimdeki isimlerin/kavramların ya da kavram-isimlerini zihin havuzundaki kavramsal kodlanışı farklı olduğu için iletişimi vahşi, doğal ve zor olmaktadır. O zaman çözüm olarak;"Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" Kuralına uygun olarak kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerinin zihinsel bilgi biriminin ifadesine ve konumuna en uygun kavramlarla iletişim, öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimle ortaya çıkarırsak her kes kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerini daha rahat anlar, günlük hayatta ve iletişimde kullanır. Bunu tüm kavimlerin (insanların) beyinleri, zihinsel havuzları ve batini kalplerindekileri de kodlanmış kültürel isimler, kavramlar/kavram-isimler hepsi için düşünüp günlük hayatta hepsini kırmızı elma mantığı ve örneği gibi uygularsak insanlığın akli, mantıki ve peygamberi ahlaklı ortak iletişim alfabesi ortaya çıkmış olur. Tüm kavimlere ait yazımsal ve konuşsal ya da hem konuşsal hem de yazımsal:alfabelerinin, lisanların ve dillerinin; Ademin dilinde vardıkları ortak payda ve özgün;işitsel, yazımsal, görsel, dokunsal, tatsal, hissel … Vb özellikleri bilgisayar ortamında kökenlerine/köklerine, hecelerine/ ses parçalarına kadar sadeleştirilerek yeniden matematiksel iletişim ve alfabe mantığıyla ya da kozmik (evrensel) ötesi atom altı parçacıkların çeşidinin her birini kozmik alfabe kabul ederek oluşturulan yani kuantum alfabesi sade iletişim mantığıyla veya her yaratığı matematiksel küme elemanı kabul ederek ve her şeyi, tüm bilimleri-tüm
kâinat ve yaratıkları bu kozmik matematiksel kümeler denizi içinde yüzen elemanları temsil eden “Kozmobiyomatematik, Evrensel, Uzaycanlımatematik... Vb (Simetri, Kuantum, Satandart, Sicim-İp-Halka, Paralel Evrenler, Şişme, Evrim...Vb her şeyin kuramlarına uyumlu)” alfabe mantığıyla; ilişkisel, organize, disipline ve kategorize edilerek hayata uygulanabilir. Demirkuş 2010. Çözüm;Tüm sorun kültürel dillerde iletişim amaçlı kullandığımız; hece, ses, vurgu, kavram, isim ve kavram isimleri; şekilsel (analog), kökensel (homolog), özgün, sesdeş, anlamdaş, değişken ve geçişken benzerlik tabanlarına göre mantıki kurgularını bilgisayarda düzenleyerek; matematiksel iletişim sembollerindeki gibi en doğru algılanabilir şekil de zihnimizde ki bilgilerle ( bilgi birimleriyle) ve çevremizde ki her şeyle algıda değişmezlik ve algıda özgünlük ilkelerine dayalı ilişkilendirmektir. Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm kavimlerin ana dil, lisan, alfabe için geliştirilen çözümler akli, mantıki ve bilimsel tevhit edilerek insanlığın tek dil, tek lisan ve tek alfabesine kaynak oluşturacak şekilde;bilimsel, akademik çalışmaların yapılması gerekir. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Peygamber ahlaklı insanları yetiştirmedikçe ve dilimiz/dillerimiz; algıda değişmezlik ilkesine olanaklarımız ölçüsünde değiştirmedikçe ya da yaklaştırmadıkça yani peygamberi özellikler sahip insanları yetiştirip doğru adreslerde görevlendirmedikçe, var olan ve gün geçtikçe genişleyen ve büyüyen yarı vahşi kültür, alfabe ve dilleri akli ve mantıki ıslah etmedikçe doğaya uyum, küreselleşme sıkıntısı ve adaletsizliği çeken özgün kavimler olarak kalmaya mahkumuz.
İnsanların zihninde ve bilinç altında yer alan bilgilerin benzerliği ve algıda değişmezlik oranı;iletişimde kullanılan yarı vahşi ve yarı doğal kültür dilerindeki kavramsal ifade ediliş havuzundaki çeşitlilik ve özgünlülük kaoslarından daha yüksektir.
Doğal insanların ya da Adem AS öncesi ve/veya sonrası insanımsıların; (ruhsuz, akılsız, insani ilimsiz, eşyayı liyakatli tanımaz yani doğal-nesnel-düşünsel-zihinsel döngü düzenlerinin cahili ve vahşi vicdanlı) yaşam döngülerindeki çevresel koşulların tehlikesi, paylaşım duygularının gelişmesi ya da paylaşım zorunlulukları dilsel iletişim ve dilin evrimleşmesi olumlu yönden güdülenmiş olabilir.
Algılanarak kabul gören bilgilerin zihinde kategorize edilerek kodlanışı tüm insanlık zihin havuzunda çok benzerdir. Bilgi birimlerinin, kümesinin, kümelerinin ortak paydası geniş, özgünlükleri ve farklılıkları azdır ya da algıda değişmezlik–algıda benzerlik ilkelerine daha uygundur. Ancak zihindeki bilgi birimlerinin farklı kültür dillerinde farklı kavramlarla kodlanışı, ifade edilişi ya da uygulanışı iletişimde vahşi ve doğal bir iletişim kaosu/karışıklığı/kargaşayı ya da hercümerci oluşturmaktadır. Örneğin kırmızı elmanın bilgi birimi olarak tüm insanlık zihin havuzundaki kodlanışı çok benzer ancak kavram olarak kodlanışı çok çeşitli ve vahşidir. Bu kargaşanın ıslahı en az çevremizde ıslah ettiğimiz ya da evcilleştirdiğimiz hayvanlar ve bitkiler kadar önemlidir.
Kırmızı elma mantık kurgusundan (Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusundan) hareketle zihinsel olarak insanlığın ortak payda ve benzerlik olgusundaki kavramlardan hareketle algıda değişmezlik ilkesi ve zihinsel kavram havuzları arasındaki deşifreyi doğru ve mantıklı yapmak gerekmektedir.
Islahat yapılırken; şuan ya da bu güne kadar zihnimiz ve çevremizi bu yarı vahşi mantığa uydurarak yaşıyoruz. Bu yarı vahşi dil kargaşasını; insanlığın bilgileri zihinsel kodlanış ortak payda mantığı ve algıda değişmezlik kurallarına uygun–uyumlu; akli, mantıki, bilimsel, deneyimsel, uygulamalı ve akademik disiplinlere dayalı olarak öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimle ıslah etmemiz gerekir. Bu mantık kurgusundan hareketle kavimlerin özgün dillerinde ve insanlık ortak payda dilinin ortaya çıkışında zihinsel kodlanış mantığıyla en çok örtüşen, benzeşen mantık kurgularıyla ve aynı zamanda matematiksel iletişim mantık kurgusuna uygun yeni dil ve alfabeler geliştirilmelidir.
Zihnimizdeki kodlanmış bilgilerin ya da bilgi birimlerinin (kavramların değil);görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel ve diğer duyusal/duyuşsal özelliklerine göre; ilişkisel konumlanış, disipline ediliş ve etkileniş mantık kurgusunun deşifre edilişi çok önemli gözükmektedir. Ortak payda bilgileri ademin dili katmanını oluşturur bunlar genellikle nesnel yaratıkların görsel, şekilsel ve eylemsel bilgi birimleri katmanıdır. Özgünlükler ve ayrıcalıkların en çok olduğu kavramlar düşünsel (soyut) kavramlar ve ayrıntılı bilgi birimlerine yönelik bilgi birimleri katmanıdır. Akademik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim ata sözü, vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü ata sözü her şey akademik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen… Vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslar arası seviyede;halka açık internet ortamı dahil, akademik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Aslında insanların zihnindeki bilgi birimlerinin çoğu benzer ve çevredeki olay, olgu, süreç… Vb ile aynıdır ya da benzerdir. Duyuşsal (görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal ve hissel duyularımızla) olarak zihnimize girip kayıt olan bilgi birimleri çevredekilerle benzer ve tüm insanlıkta ortak payda benzer zihinsel doku katmanıdır. İnsanlığın ortak, lisan, dil ve alfabenin esas bilgi birimi kaynağı bu dokudur. Düşünsel olarak zihnimizde ürettiğimiz düşünsel bilgilerimizde zihnimize kayıt olur. Ör. unutulmayan bir rüya ya da düşünsel kurgularımızdan unutmadıklarımız. Zihinsel havuzumuzun içinde yer alan; nesnel, düşünsel ve sanal
kâinatlar; zihinsel ürettiğimiz ya da duyuşsal edindiğimiz ve bellediğimiz bilgi birimlerinin;geçmiş, gelecek ve güncel deposu ya da hard diski (dinamik veri depo diski) gibidir. Zihindeki doğal kayıtlar hemen tüm insanlarda aynıdır. İletişim kültür alfabelerinin; yazımsal, işaretsel, eylemsel ve konuşsal çeşitliliği ve/veya sadece konuşsallık çeşitliliği, insanlıkta hoş görüyü artırırken ortak payda iletişimini zorlaştırır. Beyin sanki zihinsel bilgi birimleri deposunun hatırlayıcı biyolojik bağlantılar ve biyolojik hatırlama moleküllerin adeta nesnel çekirdeği gibidir. Bilgi hatırlandığı an bazen geçmişte ki mekandan çağrılır ya da o mekanda algısal tecelli (algısal ışınlama) olur ve hatırlanır. Kuranı Kerim ve Allah CC gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil); yazılı dil, mantık, ilişki, peygamberi konuşma ve okuma (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil) akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir. Bütün dillerin yazım, konuşulan şekli, ifade… Vb kurallarının anatomisi vahşi ve doğaldır. Uluslar arası seviyede kabul görebilen bilimsel insani mantıksal anatomisi ve kuralları çerçevelerde mukayese edilerek ıslah edilip değiştirilişe gereksinimi vardır. Bu mantık Kuran-ı Kerimi CC Kitabındaki mantık kurallarından esinlenerek ortaya konulmuştur. Yani kurandaki ayetler ve hadisler baz alınarak doğadaki yapay ve doğal vahşi alfabelerdeki kuralların ıslah edilişine gereksinim olduğu otoya çıkmıştır. İnsanları yer yüzünde; vahşi, doğal, hayvani, insani, iblisi, peygamberi, şeytani çok çalıştırmanın hak edişleri arasındaki farkları ve farkındalıkları anlamaya çalışın.Fazla çalışmakla hak edişin sınırlarını düşünün. Hak edişle her şeyin elde edilemeyeceğinden emin olun. Cahilce ve Şeytanice Hak edişine tapınma gayretini düşünün. “Azmin elinde hiç bir şey kurtulmaz” cümlesinin cehaleti ve gizli, şirkini; fert, toplum, devlet… Vb bazında; Rahmani, Cahili/Hayvani ve Şeytani Çok çalışmaların arasındaki farkındalığı ; geçmişten geleceğe ilişkisel leştir ve günümüze güncelleyip örneklendirişi deneyin. Hakkına tapınma, yaptıklarına tapınma ve Hak CC’HUNE tapınmalar arasındaki düşünce kaosu, kavram yanılgısı, düşünce yanılgısıyla kafa bulandırmayı ortaya atanların ve hayata uygulayanların bedbahtlığının farkındalığını alamaya çalışın. Peygamber ahlaklı;kardeşlik, öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimle ilişkilendirin. Hayatın yaşam terazisi üzerinde iradi tercihlerimizin hasılatı yolcusuyuz. Demirkuş 2010
İpucu;
Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA’nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-ABCDEFGĞ………XYZ… Vb Vahşi alfabede rast gele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Matematikte;0123456789.. Vb rast gele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır ya da gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır.
-Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve tatbik/uygulayış düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yer yüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010
-Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım.
-Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkot)(Özgün DNA Barkodu).
-Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkot(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları,
-Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu Doğal GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir.
-Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün.
-Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.
-Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin,öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.0,1, 2, 3
OKUMA PARÇASI
İnsanların eğitiminde bilimi ve bilimselliği insanların yararlı özgün yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına uyumlu hafızasına konumlandırmakla, eğitim adı altında insanların yararlı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarını bilim farzlarıyla budamak arasında ne fark vardır?
İpucu; ortaçağda eski din ehli bilim bilginleri (bilim insanları?!) laikle dinden men etmiş daha sonrada bilim bilginleri (bilim insanları?!) ortaçağ zihniyetini laikle haklı olarak egale etmiştir.
Bilim ve bilimselliği Müslümanların; yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb pozitif değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hafızalarına konumlandırarak uygulanan bir öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitim sistemi düşünün.
Deneyimsel Çıkarsayış ve Çözüm Önerileri;dünyadaki tüm alfabe dilleri vahşi-doğal-rastgele-maksatlı… Vb hercai ürünü ve sonucudur. Demirkuş 2009
-Allah CC gönderdiği suhuf ve kitap dilleri hariç;Dünyada hiçbir dil ve lisan tamamen insanın mantık, akıl örgüsü üzerine yaratılmamıştır. Bu vahşi alfabe, lisan ve dil oluşumuna sonradan mantıki kurgular bu vahşete giydirilerek ilave edilmiştir ya da insani mantığa dayalı disipline edilmeye çalışılmıştır. Tüm dillerin ortak payda insani ve mantıki ıslahata ihtiyacı vardır. Her asır bilimselliği ve bilim dilinin ortak paydasını vahşi hükümranlığının ürünü devletlerin dillerine emanet etmek; israf, haram, cehalet hatta insanlığa ihanettir. İnsanlığın cahil kalmasının ve toplumsal iletişimdeki yanılgıların baş kaynaklarında biriside tüm toplumsal dil ve lisanların vahşi oluşundan kaynaklanmaktadır.
Bilimin özgürlüğünü vahşi ve doğal dillerin hükmüne emanet israf ve haramdır.
19. ve 20. yüzyılın canilerini yetiştiren deccali kavimlerin birlik ve beraberliğin enkaz ve kaos zihniyeti 21. yüzyılın ve geleceğin mimarları olmamalılar ve olamazlar. Olsa olsa 21. YY'LIN içinde özel ve ders verici bir zihinsel kabre girmeyi hak eden şer, şirret, kanlı deccale malzeme cani cahil kavimleri olmalılar.
Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye Ayet vardır.
Matematiksel rakamlar ve iletişim lisan insanın güdük bir mantık ürürünü sayısal alfabedir. Bu mantıktan ve düşünsel kurallardan hareketle; eğitim sistemlerinde mantıksal-düşünsel-zihinsel çimlendirerek algıda değişmezlik kuralına en uygun hareketle önce bilimsel iletişimde geçici olarak matematiksel barkot dilini kullanmalıdır. Demirkuş 2009
Örneğin ülkelerin isimleri yerine Doğal GPRS koordinatları, nesnelerin, canlıların, şekilsel parçalarındaki nicel, nesnel, yarı nesnel özgünlüklerinin matematiksel barkot dilinin kullanılması.
Soyut kavramların özgün tanımlarının ortak payda nitel-nice-yarı nicel... Vb özgünlüklerinden geçici olarak matematiksel barkot isimleri türetilmelidir.
Sonra her dildeki çoğu şeyin yazılı karşılığında mutlaka uluslar arası barkot isim karşılığı bir sembol ilave edilmelidir. Bu barkot sembolüne tıklananınca internette o kavramın tüm dillerdeki karşılığı harf sırasına göre verilmelidir.
Bu iletişim mantığının emeklemesinin mayalanması sonrası evrensel alfabe ve lisanın uygulamasına geçilmelidir. Bu eylemler mutlaka insanlığın uzaya açılmadan önce gerçekleşmesi farz olarak gözükmektedir. Demirkuş 2009
Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin.
Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir.
Kavramların listesini kavram kümesi araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir.
Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinç altlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı vahşi oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kotlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır.
Yapay ve Doğal Alfabe Farkındalığının Nesnel ve Düşünsel Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);
-Tüm alfabelerin her birine ait birer torba hazırlayın.
-Her torbaya her alfabeye ait yüzer harf-rakam, sembol... Vb koyun.
-Her torbada rastgele eşit sayıda harf-rakam, sembol... Vb çekin ve çıkış sırasına göre dizin ve yazın.
-Deneme sayısını artırarak her alfabenin harf-rakam, sembol... Vb gerçek hayatta karşılıkları en yüksek olan alfabeleri sırasıyla ortaya koyun.
-Sonuçta matematiğin birinci sırada olduğunu göreceksiniz.
ALGIDA DEĞİŞMEZLİK YÖNTEMİNİN BAZI UYGULAMALARI, PRENSİPLERİ VE TEKNİKLERİ NELERDİR?
I-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezlik İçin Seçilen Materyalleri (Envanterlerin) Herkes Tarafından Aynı Kalitede Algılanmalı ve Ait Olduğu Kümeyi Kusursuz Temsil Etmelidir.
Eğitimde kullanılan ve kullanılacak her envanteri (materyali) öyle seçelim ve uygulayalım ki her fert ve toplum tarafından kusursuz, verimli ve aynı kalitede; algılansın, uygulansın ve güncellensin.1, 2
II-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezlik İçin Seçilen Yöntem ve Yöntemler Serisi(leri) Hedefe Ulaşmakta Mutlaka En İsrafsız, kusursuz, verimli ve Doğru Konumlandırılmalıdır.
Eğitimde kullanılan ve kullanılacak veya uygulanan yöntemi/leri; öyle seçelim ve uygulayalım ki her fert ve toplum tarafından kusursuz, verimli ve aynı kalitede; algılansın, uygulansın ve güncellensin.
III- Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezliğin Yorumu;
İnsanın düşünsel ve bendesel enerji hallerinde;algıda gerçek değişmezliğin ortak paydasını ve düşüncede çeşitliliğin bereketini karıştırmaması gerekir. Oluşumcu düşüncede amaç;algıda değişmezlik kuralı ile; Olay, olgu, süreç, yaratık, kavram,… Vb temsil eden film, resim, görüntü, çizim, grafik, yapay ve doğal nesnel yaratık... vb materyallerdeki ortak payda; bilginin ve biligi birimlerinin herkes tarafından kusursuz, verimli ve eksiksiz kavranmasıdır.1, 2, 3
IV-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişebilirliğin Yorumu;Olay, olgu, süreç,yaratık, kavram,… Vb bilgiyi temsil eden film, resim, görüntü, çizim, grafik, yapay ve doğal nesnel yaratık... vb materyallerdeki değişebilirlik sınırları doğru bilinmedikçe, insan zihninin mutfağına takdimi ya da eğitimde kullanılması tartışma ve şüphe götürür. Algıda değişirliğin güçlüğünü ya da zorluğunu aşmak için bir konuyu;çok örneklilik ve alternatif yöntemlerle bir arada sunumu yapılarak verimlilik artırılabilir. Bir konuyla ilgili;fıtrat, zeka, yetenek, değer yargıları ... Vb çeşitliliğine uygun çok sayıda yöntem ve teknik kombinezonlarını (Öğretim Stratejilerini) hazırladık. Çok örneklilik, çok yöntem ve teknik uygulamalarında (Öğretim Stratejilerinde) hangisini/lerini uygulamaya koyacağız? Uygulanacak sınıfın bir alt ve bir üst basamaktaki sınıflara uygulanan yöntem kümelerinden alınan en yüksel başarı sonucu hangi kombinezona/lara aitse istendik kombinezon/lar odur/onlardır. Belli bir grup öğrenci belli kombinezona %90 başarıyı yaklaşmış diğer gruplarda başka bir kombinezona %90 yaklaşmış ise her iki kombinezonunda ders sunumunda öğrenciler verilmesi uygundur.
İp ucu;aynı resme veya görüntüye… Vb bakan 3 kişi düşünün, Kritik uzaklıkta bir gerçek görüntü veya resim de denenebilir(düşüncede serap etkisini deneme). Mutlak sınanmaya konan resmin, görüntünün gerçek yanıtları ve yanıltıcı oranları yanıtları çok iyi bilinmeli.Bu mantıktan hareketle;bir kavram, kavram kümesi, soru, tanım, resim, materyal, konu, ders… Vb nin düşünce ve algıda yanılgı payı iyi bilindikçe hizmet verimi artar.1, 2
V-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Çeşitliliğin Yorumu;Olay, olgu, süreç, yaratık, kavram,… Vb bilgiyi temsil eden film, resim, görüntü, çizim, grafik, yapay ve doğal nesnel yaratık... vb materyallerdeki çeşitliliğinin ve gerekliliğinin sınırları doğru bilinmedikçe, insan zihninin mutfağına takdimi ya da eğitimde kullanılması tartışma ve şüphe götürür.E18 modeli ile fertlerin ve toplumların tüm ortak payda (benzerlikleri), özgünlüklerinin (paylarının) ve özel hallerin; fıtrat, zeka, yetenek, değer yargıları ... Vb çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimine kusursuz hizmet veren anahtar-kilit eğitim-öğretim hizmetleri geliştirmeliyiz.Algıda çeşitliliğin güçlüğünü ya da zorluğunu aşmak için bir konuyu;çok örneklilik ve alternatif yöntemlerle bir arada sunumu yapılarak verimlilik artırılabilir. Bir konuyla ilgili;fıtrat, zeka, yetenek, değer yargıları ... Vb çeşitliliğine uygun çok sayıda yöntem ve teknik kombinezonlarını (Öğretim Stratejilerini) hazırladık. Çok örneklilik, çok yöntem ve teknik uygulamalarında (Öğretim Stratejilerinde) hangisini/lerini uygulamaya koyacağız? Uygulanacak sınıfın bir alt ve bir üst basamaktaki sınıflara uygulanan yöntem kümelerinden alınan en yüksel başarı sonucu hangi kombinezona/lara aitse istendik kombinezon/lar odur/onlardır. Belli bir grup öğrenci belli kombinezona %90 başarıyı yaklaşmış diğer gruplarda başka bir kombinezona %90 yaklaşmış ise her iki kombinezonunda ders sunumunda öğrenciler verilmesi uygundur.1, 2, 3
V-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Gerçeğin Değişmezliğine Dayalı Olarak Geliştirilen Bu Yöntemin En Önemli Hedefi ve Amacı (Eğitim-Öğretim Anahtar Fıtrat Kilit Yöntemine Uygun);Fert ve toplumsal bazda;bedensel ve zihinsel eksiğimizi/lerimizi-hatalarımızı tanıyıp ona göre ürettiklerimizi ve üreteceklerimizi daha doğru konuma oturtmaktır. Bu amaçtan hareketle bedensel ve zihinsel olarak doğru düşünmek-doğru algılamayı alışkanlık ve alışık tepki (refleks) haline getirmeyi amaçlayan öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitim sistemleri geliştirmektir.
VII-Düşünsel ve Duyuşsal Bilgide Algıda Değişmezlik Oranı;E18 Modelinde eğitime ve öğretime dahil edilen her bilgi kümesi (resim, cümle, animasyon, film… Vb) faktöriyel olarak % kaç algıda değişmezlik ilkesine dahil olduğuna dair minimum insani; fıtrat, zeka, yetenek, değer yargıları... Vb seviyeleri çeşidi kümesi üzerine yapılmış bilimsel anket, tatbik/uygulayış, deneme … Vb yapıldıktan sonra toplumsal öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitiminde uygulanmaya geçilmeye hak kazanan bilgi kümesi olur.
Ör.Bu ne renktir? cümlesinin realitesi ve doğru cevabı; insani; fıtrat, zeka, yetenek, değer yargıları... Vb seviyeleri çeşidi kümesi üzerine yapılmış bilimsel anket, tatbik/uygulayış, denemede beyaz yanıtı alınmış ise; gerçek hedefte bu renk türünü öğretmekse bu cümle ve kelimeyle muhatap materyalde algıda değişmezlik oranı %99 kabul edilir.
VIII-Düşünsel ve Duyuşsal Algıda Değişmezliğe Uygun Bilgi Üretme Prensibi;E18 prensibi için bilgi üretirken eğitimin her aşamasında faktöriyel olarak bu kural göz önünde bulundurulmalıdır.
IX-Öğretim, Öğrenim ve Eğitim Anahtar, Fıtratlar Kilit Mantığı Yöntemi;Algıda değişmezliğin uygulamadaki yöntem mantığıdır.
E18'DE Liyakatli Öğretimin Sekiz Doğru Prensibi/Öğretimin Hayata Liyakatli Uygulanış Prensipleri (Öğreticinin Yada Öğretenin Uyması Gereken 8 Doğru Prensip) (Öğretimde 8D Prensibi);
Özel Not:Her hangi bir öğretim üyesine veya öğretmene öyle bir ortam hazırlayalım ki sadece butonlara basarak;her seviyede öğrencinin bulunduğu bir sınıfta azami verim verebilsin ve alabilsin.
1-Doğruya İnandır Prensibi;Öğrenciyi konunun önemine veya gerekliliğine inandırmak, konuyu doğru ve net öğrendiğinde kazanımlarını açık ve net örnekleriyle ortaya koymak.
2-Doğru Tanı Prensibi: Eğitilecek olan yaratığın/ların; idoları, idleri, ilahları, yaşı, eşik bilgileri, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, haz duyguları,nefretleri, korkuları, sevgileri ve fıtratının değişebilirlik açılımlarını… Vb sıra dışı bedensel, zihinsel olgu ve araçlarını özelliklerini-özgünlüklerini algıda değişmezlik prensibine uygun tanımak.
3-Doğru Empati (Anlamlandırış/Anlam Veriş) Duy Prensibi:Eğitilecek olan yaratığın/ların tüm nesnel, sanal sıfatlarına ve davranışlarına algıda değişmezlik prensibine uygun doğru empati duymak gerekir.
4-Doğruyu Seç Prensibi;Öğretilen konuya; doğruöğrenci, doğru zaman/larda, doğru yer/sınıf, doğru materyal/ler, doğru örnek/ler, doğru bilgi/ler, doğru yöntem/ler seçmek.
5-Doğru Eşleştir Prensibi; Öğrencilerin; fıtratları, özgünlükleri ve seviyelerine göre liyakatli ve verimli yöntemler kombinezonlarıyla öğretilecek bilgileri doğru eşleştirmek.
6-Doğru Güncelle Prensibi;Öğrenilen bilgileri yaşanan güncel bilgilerle ilişkilendirip doğru örneklerle eşleştirip hayata güncellemek.
7-Doğru Uygula Prensibi;Öğrenilen bilgilerin yaşam döngüsündeki konumunda alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline gelecek şekilde pekiştireçlerle hayata doğru uygulamak. Örneğin. Öğrenilen bilgiyi toplum içinde hayata uygulayıcı sorumlulukları içeren ödevler defalarca öğrenciye verilir. Öğrenci/öğrenici öğrendiklerini; Rahmani, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, insani(hüsranı) ve cahili (çocuksu) kullanılışına veya uygulanışına karşı tepkilerin, sonuçların bir arada gerekçeleriyle uygulamalı verilmesi (öğretilmesi öğrenilmesi ve eğitilmesi gereklidir) gerekir. Bu nedenle insanlığın 21.YY’DA 19. ve 20. YY’LIN hiç bir şeyine teslim olmadan 21.YYDA 19. ve 20. YY’LIN her şeyini gerekçeli kefenleyip kabrine defnetmeyi (ya da ola ki; bu iki asrın her şeyini gerekçeli kefenleyip 21. YY da kabre gömülüşü ve/veya nezarete alınışını müteakiben alternatif istendik (hayırlı) İbrahim'i insan ve kavimlerin yaradılışını Allah CC'DEN dileniş elzemdir.) her yıl kıyamete kadar belli zamanlarda anılıp unutulmamalıdır. İnsanlık yaratılalı beri hiç bu kadar; üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenine ve çevresine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve doğal gaz kaynaklarını yani üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenini eritip gaza çevirip ve insanların toplumsal ilişkilerini kötüye kullanarak; doğayı ve doğal koşulları (hava basılan dünya bedeni depremleri tetikler, fosil ürün gazı basılan dünya seması küresel ısınma, aşırı dengesiz ani yağışları ve selleri tetikler) insanlığın üzerine kışkırtacak ya da tahrik edecek kadar hoyratça ve bedbahtça kullanarak aşağılık cahil (çocuksu) ve/veya belki de kahpe durumuna düşmemiştir. Kaldı ki İnsanlık; 19. ve 20.YY'DA bitkiler kadar bile insanlık ömrünün (insan türünün) sonuna kadar bitmeyen güneş, dalga, rüzgar, su, çekim… Vb enerji kaynaklarından yararlanmaya teknolojisini yönlendirmeme ya da geliştirmeme bedbahtlığında bulunmuştur. Belki de bu duruma bir daha düşmemek için gerekçesiyle "19. ve 20. YY’LIN ve Öncesi Benzeri Cehaleti ve/veya Kahpelikleri" başlığı altında kıyamete kadar bir ders verilmelidir.
8-Doğru Değerlendir Prensibi;Hayata doğru güncellenen ve uygulanan bilgilerin; yaratıkların olumlu, olumsuz, nötr ve geçişken toplumsal döngülerine etkilerinin doğru değerlendirilmesi.
Verilen bilginin ne kadarı öğrenilip amaca ulaşıldığını öğrenmek için doğru-liyakatli soru sormak ve doğru sınav koşullarını sağlamak. Örneğin,bir sınavda sınıftaki başarısızlık oranı %50 den fazla ise ortada normal başarısızlık nedenlerinden başka nedenleri aramak gerekir. Öğrenenin bilgiyi hayatına doğru sonuçlandırdığını anlamak, öğrenmek ve test etmek.
Sonuç;E18 modeli ile fertlerin ve toplumların tüm ortak payda (benzerlikleri), özgünlüklerinin (paylarının) ve özel hallerin; fıtrat, zeka, yetenek, değer yargıları ... Vb çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimine kusursuz hizmet veren anahtar-kilit öğretim öğrenim/öğrenme ve eğitim hizmetleri uygulanır.
Öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimde algıda değişmezlik ilkesini uygulayarak insanlarda peygamberi ahlak ve bilgilenme hevesi, alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları geliştirirken, insanlarda sürekli yardım ve talimat alma alışkanlığını geliştirmenin (hür düşünme ve eylemde bulunma iradesini köreltmek) toplumsal tufanın farkındalığının bilincinde olmak önemlidir.
Eğitimcinin en önemli özelliği ya da eğitimcinin istenen hüneri(mahareti) en karmaşık şeyleri karşısındaki kitlelerin anlayabileceği, öğrenebileceği, rahat algılayabileceği seviyeye indirgeye bilmek(sadeleştirebilmek) ve bilincinde doğru konumlanmasını başarmaktır.
Bunu başarmanın birinci prensibi;eğitimcinin kendisini ve aktarmak istediği konuyu doğru tanımak ve muhatap olduğu kitleye doğru empati duymaktır (yeterince doğru tanımasıdır).
Sağlam tohum, verimli ve nadaslı tarlaya doğru zamanda doğru şekilde ekilmeli çıkarsama mantığını düşünün.
E18'DE Öğrencilerin Özel Halleri, Günlük-Anlık Haleti Ruhiyatı, Fıtrat(Yapı) Özgünlükleri, Zeka Farklılıkları ve Öğretilen Konunun Özellikleri Nedeniyle Aşağıdaki Farklılıklar Ortaya Çıkar;
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede kavrayan öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede öğrenen öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede hayata güncelleyen öğrenciler
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede hayata uygulayan öğrenciler
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede öğrenim/öğrenme hızı farklılığına sahip öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede öğrenim/öğrenme fıtratı (yapı) özgünlüğüne sahip öğrenciler,
-Konuyu yavaş, hızlı, orta ve ara derecede zeka fıtratı (yapı) özgünlüğüne sahip öğrenciler,
E18'DE Öğrenci Özgünlüklerini ve Farklılıklarını Verimli Kılmak İçin Yapmamız Gerekenler;
1-Bilgisayar destekli öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimle;bilgisayar-internet olanakları, fıtrat(yapı) özgünlüklerine yönelik çok yönlü-çok amaçlı yani fıtrat, zeka-yetenek, değer yargısı… Vb özgünlüklere, ortak paydalar/benzerliklere ve/veya özel durumlara uyumlu hazırlanmış ders konuları ve ders envanterleri aracılığı ile öğrenciler arasındaki öğrenim/öğrenme, kavrama ve tatbik/uygulayış hızları, özgünlükleri ve farklılıkları verimli hale getirmek ve sınava eşit koşullarda-azami verimle hazırlanmış olarak girmelerini internet ve diğer özel medya olanaklarıyla destekleniş çok önemlidir.
2-Fıtrat(Yapı), zeka-yetenek, değer yargısı… Vb özgünlükleri, ortak paydaların/benzerliklerin ve/veya özel durumların çeşitliliği dikkate alınarak algıda değişmezlik ilkesine dayalı ders materyali kullanmak ve konuları internete hazırlamak ve sunmak önemlidir.
3-Sınav akabinde ilgili dersle dağarcığı doluşmuş öğrencilerle mümkünse öğrenilen konuları pekiştirirken öğrenci eksiklerini ya da sınav soruları değerlendirilerek yanıtlarına susamış ve uyarılmış öğrenci beyinlerini öğrenilmek istenen bilgilerle hemen sulamak önemlidir.
4-Sınav akabinde konulara ait en az doğru yanıtlanan sorulara ait konulara en çok zamana ayırma kuralına uyularak; grup çalışması, tartışması ve etkinlik yapılarak öğrenilenler pekiştirilir.
5-Grup eğitimi sosyalleştirmeyi motive edici okul öncesi ve orta öğretimde mutlak gereklidir ve önemlidir.
6-Her öğrencinin öğrenim/öğrenme ve kavrama hızına özgü sınava kadar uygun ve özgün olanaklar ve sınava hazırlanma zamanı tanımak önemlidir.
7-Dersle ilgili ön koşul bilgilerini öğrencilerde harekete geçirmek ve ön koşul bilgilerini öğrencilere derste kazandırmak önemlidir.
8-Dersle ilgili ön koşul bilgileri kazanmış öğrencilere ortak payda ve özgünlüklerine uygun hazırlanmış dersi öğretme şekli çok önemlidir.
9-Konular internete ve ders materyallerine yansıtılırken;tüme varım ve tümden gelim Yöntemleri çerçevesinde tüm yöntemlerin içersinde en uygun yöntem stratejisi felsefesine uygun yöntem dizini stratejisi ile diğer yöntemlerle konuları fıtrat çeşitliliklerine uyumlu/uygun sunarken;kullanılan ve sunulan, her kavram, isim, kavramisimi deyimi cümle, şekil, resim, grafik, film, tatbik/uygulayış, etkinlik, davranış, mimik, giyim, dikkati çekme … Vb materyallerin algıda değişmezlik oranları çok uygulamalı ve bilimsel anketlerle dayalı bilinmesi gerekir.
10-Her dersin internette sunulmuş tüm koşullarını içeren bilgisayar ortamında dinamik çalışan internet bağlantılı/linkli DVD’sinin mutlak hazırlanması ve öğrenciye bedava sunulması çok büyük önem taşır.
11-Fıtrat(Yapı) özgünlükleri ve algıda değişmezlik ilkesi dikkate alınarak;çok sayıda çeşitli ders materyali ve yöntemler dizgesi ile hazırlanan ders envanterleri;öğretici, pekiştirici etkileşimli sorularla bir arada hazırlanarak öğrencilerin özgünlüklerine takdim edilmeli.
12-Daha sonra sunulan ders materyalinin hangilerinin hangifıtrat(yapı), zeka-yetenek, değer yargısı özgünlüğüne uygun olduğu belirtilmeli. Öğrenciler bu bilgilere dayalı olarak Fıtratlarına (yapılarına), zekalarına-yeteneklerine ve değer yargılarına özgü olan materyaller, yöntemler ve tekniklerden oluşturulan stratejiler dizgesinin içerdiği envanterden çalışmayı tercih etmeliler.
13-Hatta her öğrencinin sıfatlarını, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarını, süper istemlere (egolara) direncinin-uyumunun, zekasının-yeteneğinin ve fıtrat(yapısal) özgünlüğünü tanıması için uzmanlardan yardım alınarak o dönemdeki özgülüklerinin farkındalığı kavratılır.
14-Öğrencilerin özgün fıtratları(yapıları) ve öğrenim/öğrenme hızları dikkate alınarak yüz yüze eğitim programı hazırlanmalı.
15-Öğretilen konunun amaç, hedef ve yapısına uygun ve olanaklara dayalı olarak;gerekirse benzer ya da farklı fıtratlara ve öğrenim/öğrenme hızlarına sahip öğrencilere; aynı grup için de veya harmanlanarak yani farklı grup içinde ders ve tatbik/uygulayış verilmelidir.
Çıkarsayış;
-Gerek insanların fıtratı özgünlüklerin çeşitlerine gerekse ortak fıtratı özelliklere göre; ders sunumları, notları, tatbik/uygulayış dokümanları, kitaplar, ders materyalleri... Vb hazırlanırken her aşamada ders materyali hazırlama kriterleri dikkate alınarak hazırlanmalıdır.
-Fıtratı özgünlükler çeşidi-serileri ( payların özgünlükleri ) için seçenek (opsiyonel) tercihler le donatılmış ders materyalleri geliştirmek gerekir.
Örneğin,hazırlanan ders sunumu ya da doküman üzerinde;fon müziği, sesli konuşma, ses sviyesi, ses frekansı, ek görsel ya da işitsel materyaller, arka fon rengi… Vb özellikler izleyicinin tercihine dayalı olarak hazırlanmalıdır.
- Ortak fıtratı özellikler içinde ders sunumları, notları, tatbik/uygulayış dokümanları hazırlanırken;öğretim, öğrenim ve eğitimde algıda değişmezlik ilkelerine uygun en kusursuz örnekler ve materyalleriyle donatılmış olmasına dikkat edilmelidir.
-
İnternet üzerinde öğretim, öğrenim ve eğitimde sunulan konuyu olanaklar ölçüsünde;insan fıtratlarının kavrama çeşitliği dikkate alınarak;bir konuyu çok sayıda yöntemle hazırlayıp internete koymaktır.
E18’De Ders Materyali Hazırlanışında ve Sunuşunda Dikkat Edilecek Hususlar ve Kurallar;
1.Toplumdaki zeka, nefis, fıtrat, zeka-yetenek ve değer yargıları özgünlüklerinin çeşitleri belirlendikten sonra her birisinin kavramaya yatkınlık yolları (yöntemleri) bilimsel olarak belirlendikten sonra her ders konusu her özgünlüğe uygun hazırlanır ve öğrencilere ders kitabı, CD… Vb medya aracı şeklinde verilir. Ayrıca bu ders her özgünlük ve ortak payda/benzerlik için hazırlandıktan sonra tüm özgünlüklere ait hazırlanan ders internet ortamına da konur. Gerekirse uzakta eğitimde de aynı yol izlenir.
Sınıfta ders anlatılırken en geç ve güç algılayan fıtratların özgünlüğü baz ve kriter alınarak öğrenci aktif, ders hocası motivasyoncu ve rehber olarak dersi işler.
Ör.basit bir ders süper zeki öğrenciler için sıkıcı olan klasik yöntemler serisi(anlatım, klasik sunu.. Vb), geç kavrayan öğrencilerin olaya-derse aşina olmaları için mutlak gereklidir.
2.Derse ve konulara muhatap kitle veya öğrencilerin geçmiş, bugün ve gelecekteki yaşam döngülerindeki yaratık, süreç, olay, olgu, öğrencilerin özgün-ortak payda hayat hikayeleri, toplumsal hayatın süper egolar(istemler)ı, inançları, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, idleri (kimlikleri), idolleri(putları)… Vb dikkate alınarak konular örneklendirilmeli ve hayatla güncellenmeli. Gerekirse tercüme edilen kitaplarda bu mantıktan hareketle güncellenmelidir.Örneğin,Kara Deniz bölgesi havzasında Karadeniz kültürü ve doğal çevresi, Van gölü havzasında Van gölü kültür ve doğal çevresi, Marmara’da Marmara Denizi kültür ve doğal çevresi, Ak Deniz Bölgesinde Akdeniz Havzası kültür ve doğal çevresi ile konular güncellenmelidir.
Gerekçe;özellikle Okul Öncesi, İlk ve Orta öğretim (orta kısım) öğrenci yaşantısını ilgilendiren;olay, süreç ve olgularla ilgisi daha sıcak ve bilinçli olur. Sonra orta öğretimde(orta son-lise) tüm ülke ve dünya bazına bu bilgilerini hayatın diğer alanlarına günceller veya benzeterek transfer eder.
3.Anadilde eğitim en az ortak dilde eğitim kadar önemlidir. Yabancı kavramlar öğrencilerde özgün zihinsel kavram; ilişkisi, konum ve denklemleriyle ters ve bağlantısız düşmektedir. Çünkü yabancı dilde eğitim, bilinçsizce tercüme edilen kitaplarda kullanılan yabancı kavramlar, verilen yabancı örnekler ve öğretimde konuşulan ve yaşanan dilde kavramlar arası ilişkilendirmede kopukluk olması ya da analog (şekli benzeşim) ve homolog (kökeni benzeşim) olması nedeniyle öğrencilerde son derece sakıncalı dersi dışlama, itici ve bu günkü gibi derste pozitif enerjisini kayıp eder.Yabancı dili asimile etmiş kişilerde zaten o yabancı dilin özgün kavram ilişki, konum ve denklemi gelişmiştir. Ancak çocuklarda bir anda iki dil genellikle bocalamaya neden olmaktadır.
4-Tüm ders konularında, iletişimde, öğrenilenleri hayata tatbik/uygulayış ve güncellemelerinde "Algıda Değişmezlik Prensiplerinin" oranı belirlenmelidir.
5.Tüm ders konularında, iletişimde, öğrenilenleri hayata tatbik/uygulayış ve güncellemelerinde;"Öğretimde 8D Prensibi" uygulanmalıdır.
6.Öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimle insanlar arasında kusursuz, verimli ve eksiksiz iletişiminin ve buna uygun ders materyalinin hazırlanışını önemini düşünün.
7.Fıtrat çeşitliliklerine yönelik çok yönlü ve çok amaçlı ders notları hazırlamak gerekir.
8.Ancak buna ilave olarak her öğrencinin özgün zihinsel kavram; ilişkisi, konum ve denklemleriyle özgün kelimeleriyle, kavramlarıyla, isimleriyle, kavramisimleriyle, zihinsel dağarcığının ürünü olarak öğrenci tarafından hazırlanması için; algıda değişmezlik ve algıda zorunlu çeşitliliğe yönelik ders notları ve ders materyalleri hazırlanmalıdır.
9.Fıtratı, zekayı, yeteneği ve değer yargılarını kategorize edici sorular sorarak öğrencilerden edinilen yanıtlardan fıtrat (yapısal), zeka, yetenek ve değer yargıları özgünlüklerini belirleyerek kendilerini tanımasına yardımcı olmak.
10.Fıtrat (yapısal), zeka, yetenek ve değer yargıları özgünlükleri aynen her kişinin;özgün parmak izi, dil izi, göz bebeği, genetik yapısı gibidir.
11.Öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimde algıda değişmezliğe ulaşmak için;mümkün olduğu kadar tüm fıtrat özgünlüklerinin ortak paydasına hitap eden ve fıtrat özgünlüklerine ulaşıldığında hepsinde benzerlik oranı olasılığı yüksek tepki ve yanıtları ortaya çıkaracak ders envanteri ortaya koymak ve bu hedefe bizi ulaştıracak öğretim, öğrenim/öğrenme, eğitim sistem ve yöntemleri geliştirmek zorundayız.
12.Bunun için öğretim, öğrenim/öğrenme ve eğitimde öğrencinin ve ilgili kitlenin önüne çıkarılan her;kelime, soru, cümle, noktalama işareti, materyal, mimik, etkinlik… Vb tek tek "Algıda Değişmezlik Prensiplerine" uygunluk oranları çok iyi bilinmelidir.